Civil: İyi Ki Amerika'da Bankacılık Yapmıyorum
Teb Genel Müdürü Varol Civil, Türkiye'deki Siyasi Risk Tehlikesine Karşın, "Bizim Durumumuz O Kadar da İçler Acısı Değil. Bir Bankacı Olarak İyi Ki Şu Anda Amerika'da Bankacılık Yapmıyorum. Hatta Bizim Durumumuz Diğer Avrupa Ülkelerine Göre de Çok Daha İyi. Türkiye'de Bankacılık Tarihinin En İyi Dönemlerinden Birini Yaşıyor" Dedi.
TEB Genel Müdürü Varol Civil, Türkiye’deki siyasi risk tehlikesine karşın, "Bizim durumumuz o kadar da içler acısı değil. Bir bankacı olarak iyi ki şu anda Amerika’da bankacılık yapmıyorum. Hatta bizim durumumuz diğer Avrupa ülkelerine göre de çok daha iyi. Türkiye’de bankacılık tarihinin en iyi dönemlerinden birini yaşıyor" dedi.
DIŞ piyasalarda yaşanan olumsuzlukların yanında, içeride de siyasi risk endişelerinin artması pekçok kişiyi rahatsız ederken, Türk Ekonomi Bankası (TEB) Genel Müdürü Varol Civil, dışardaki meslektaşlarına göre şanslı olduklarını söyledi. Siyasi istikrarsızlığın ekonomiye olan etkisini değerlendiren Civil, "Türkiye’de siyasi risk arttı diyoruz ama bu dönemde iyi ki Amerika’da bankacılık yapmıyorum diyorum. Bizim durumumuz o kadar da içler acısı değil" diye konuştu.
EN İYİ DÖNEMLERİMİZDEN BİRİ: "Hatta diğer Avrupa ülkelerine göre de çok iyiyiz" diyen Civil, sözlerine şöyle devam etti: "Çünkü onların derdi finansal kriz. Bugün ABD hatta biraz daha ileri giderse belki Avrupa’ya sıçrayacağından söz ediliyor. Ama Türkiye şu an bankacılık olarak tarihinin en iyi dönemlerinden birini yaşıyor. Baktığınız zaman rakamlar gayet açık. Sermaye anlamında kuvvetli, sermayedar anlamında kuvvetli, serbest sermaye anlamında kuvvetli. Likiditesi çok iyi, kárlılığı çok iyi. Büyüme potansiyeli var. Dolayısıyla Türk bankacılığı şu anda dünyanın en sağlam bankacılık sektörlerinde bir tanesi."
SERTLİĞİ YUMUŞATACAK GELİŞMELER: Türkiye’nin bu döneme bir anlamda "şanslı" girdiğini söyleyen Civil, 2001’de yaşanan "o çok ağır krizden" sonra, regülasyonun yeniden kurulmuş olmasının önemine dikkat çekti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) sektörü çok sıkı takip ettiğini, kriz sonrası Merkez Bankası’nın bağımsızlığının çok daha iyi oturduğunu söyleyen Civil, şu değerlendirmeyi yaptı: "Hem gözetleme-denetleme kurumlarının yapısı, hem de bankacılığımızın geldiği nokta çok sağlıklı. Dolayısıyla bu dalgalanmalar Türkiye’yi etkilese bile bu olumluluklar etkinin sertliğini yumuşatacaktır."
ESKİSİ GİBİ ETKİLEMİYOR: Şu anda yaşanan politik dalgalanmaların eskisi kadar Türkiye ekonomisini etkilemediğine dikkat çeken Civil, şöyle konuştu: "Çünkü Türkiye’nin temel yapısı geçmişe nazaran daha sağlam, hazinesi daha kuvvetli, bütçesi daha iyi, kamu borçlanma ihtiyacı daha iyi, bankacılığı sağlam. Pek çok açıdan Batı standartlarına sahip sermaye piyasası, borsası var, finansal sistemi var. Bütün bunlara baktığınız zaman ister politik ister dışarıdan gelen etkileri absorbe edip etkisini yumuşatacak. Ancak, şöyle bir sonuç da çıkarmamız lazım; bunlara güvenip hiç bizi etkilemeyecek gibi değil, sürekli bizim de dış gelişmeleri iyi takip hazırlıkları yapmamız, reformlara devam etmemiz ve daha da disiplinli hareket etmemiz gerekir."
Kendi sisteminde bir kriz olmadıkça Türkiye etkilenmez
TEB Yönetim Kurulu Üyesi Patrick Rene Pitton, ABD kaynaklı krizin "gayrimenkul sektöründe görülmekle birlikte başka sektörlere de sıçrayabileceğini" söylerken, bunun olumsuz etkilerinin 2007 yazından bu yana gelişmekte olan piyasalarda da etkisinin görüldüğünü belirtti. 2008 yılı içinde bu krizin biteceği öngörüsünde bulunan Pitton, "Kendi sisteminde bir kriz olmadığı sürece dışarıdaki ekonomik kriz Türkiye’yi çok fazla etkilemeyecektir" dedi.
Yabancıların Türkiye’de yatırım iştahı kalıcı
VAROL Civil, böyle bir dönemde yabancı sermayenin Türkiye’ye ilgisinde bir azalma bekleyip beklemediğine ilişkin sorumuz üzerine, şunları söyledi: "En başta Türkiye’nin yabancı sermaye açısından her zaman cazip olacağını söyleyebiliriz. İçinde yaşadığımız konjonktür gereği zaman zaman daha azalabilir, durgunluk gösterebilir ama orta vadede Türkiye’nin yabancı sermaye açısından cazip olacağını düşünüyorum. Çünkü Türkiye küçük bir ülke değil, genç nüfusu, tüketim potansiyeli, dünyanın 17’nci büyük ekonomisi oluşuyla cazip."
TÜRKİYE ÜS:
"Bulunduğu yere bakınca rahatlıkla Türkiye’yi üs olarak kullanıp çevresindeki ülkelere pazarlama yapabilirsiniz" dilen Ciliv şöyle devam etti: "Dikkat edin, Türkiye pek çok Avrupa şirketinin outsourcing (dış kaynak) üssü oldu. Otomotivde, televizyonda pek çok alanda Türkiye uluslararası firmalar için bir üs olmaya başladı. Türkiye makine halısında Belçika’nın yerini alıyor. Pekçok alanda Türkiye’nin ciddi potansiyeli bulunuyor. 2008’de geçtiğmiz yıl kadar yabancı sermaye girişi olmayabilir ama yatırımcının Türkiye’ye olan iştahının kesinlikle kalıcı olacağını düşünüyorum."