Çocuğunu Alabilmek İçin 8 Yıldır Mücadele Ediyor

Son Güncelleme:

Berlin'de yaşayan Gökay Düz, Alman Gençlik Dairesi tarafından alınan çocuğunu geri alabilmek için 8 yıldır mücadele ediyor.

Almanya'nın başkenti Berlin'de yaşayan Gökay Düz,

Alman Gençlik Dairesi tarafından alınan çocuğunu geri alabilmek için 8 yıldır

mücadele ediyor.


Gökay Düz, 2004 yılında evlendiğini ve bu evlilikten Erencan adını

verdikleri bir çocukları olduğunu belirterek, çocuğun, 3 aylıkken midesini

üşütmesi sonucu hastaneye kaldırıldığını sonrasında ise ayrıldığı eşinin

ilgisizliğinden dolayı çocuğa Gençlik Dairesi'nin el koyduğunu ifade etti.


Erencan'ın taburcu edilmesi için hastaneye gittiğinde, Almanya'da ikamet ve

ev sorunu olduğu gerekçesiyle çocuğun kendisine verilmediğini belirten Düz, anne

tarafından da hastaneden alınmadığından çocuğun bakıcı aileye verildiğini

kaydetti. Düz, "Çocuk 8 yaşında ve ben 8 yıldır çocuk için uğraşıyorum. Savaş

veriyorum. Bana tek dedikleri sana alıştırmaya ısındırmaya çalışıyoruz. Ama tam

tersi oluyor. Çocuğu ayda bir kez gösteriyorlar. Ayda bir defa çocuğa bir şey

veremem. Bir yakınlık sağlayamam" dedi.


-"(Bakıcı) Ailenin yanında olmuyor"-


Çocuğu ya bakıcı ailede veya dışarıda bir buluşma noktasında gördüğünü ifade

eden Düz, çocukla buluştuğunda bakıcı ailenin de yanında olması nedeni ile

kendisini yarı açık cezaevindeymiş gibi hissettiğini kaydetti.


"Çocuğumla oturup oynayamıyorum, öpemiyorum bile. Böyle şartlarda ben

çocuğumu görüyorum ayda bir kez" diyen Gökay Düz, bakıcı ailenin, çocuğunu

hafta sonu kendisinde kalması yönündeki teklifine cevap bile vermediğini ifade

etti.


Kesinlikle agresif ve olumsuz bir davranış içinde olmadığını, aile ile iyi

diyalog içinde kalmak zorunda olduğunu anlatan acılı baba, "Sonuçta Erencan

benim çocuğum bu yaşa kadar onlarda kaldı, onlar baktı, onlar ilgilendi. İsterdim

yanımda olsun. Çocuğumla beraber kahvaltı edeyim dışarı çıkayım. Oyun oynayalım

alış verişe gideyim. Ama şartlar bunu sağlamıyor" şeklinde konuştu.


-"Kiliseye götürülüyor"-


Çocuğun sonuçta bir Türk çocuğu olduğunu ve kendi kültürünü ve dilini

öğrenmesi gerektiğine işaret eden Düz, "Bu yaşa kadar öyle bir gelişme olmadı.

Ben bu konuyu açtığımda çocuğun sağlığı önemli dediler. Psikolojisi önemli

dediler. Ben buna da karşı çıkmam. 6 yaşında kiliseye gidiliyor. Merak etti

deniyor. Kendi kültürüne doğru yönlendirilmiyor, merak edilmiyor. Neden kiliseye

götürülüyor" diye sordu.


Bakıcı ailenin sıkça oturduğu evi değiştirmesinin canını sıktığını belirten

Düz, çocuğun gittikçe kendisinden uzaklaştırıldığını kaydetti.


Çocukla okulda dalga geçildiği gerekçesiyle soy isminin de değiştirilmek

istendiğini ifade eden Baba, okulda tek yabancı çocuğun Erencan olmadığını

belirtti.


Düz, şimdi 2 odalı bir evde oturduğunu, düzenli bir işi olduğunu belirterek,

"Çocuğumu almak için gerekli her şeye sahibim ve almak için her şeyi yapmaya

hazırım" dedi.


Kendisine bu konuda yardım edilmesini isteyen Düz, "Bizim büyüklerimizden

bize sahip çıkmalarını, yardımcı olmalarını istiyorum. Gurbette yaşıyoruz. Bizim

ülkeden insanlardan başka sahip çıkan çıkmaz. Yardımcı olmalarını istiyoruz.

Bizim çocuklarımız elinden alınıyor. Kendi kültüründen uzak yetiştiriliyorlar"

ifadesini kullandı.


-"Soyadları değiştirilemez"-


Berlin Kreuzberg semtinde çalışan sosyal pedagog Ercan Yaşaroğlu da Gençlik

Dairesi tarafından alınan çocukların sayısının çok fazla olduğunu belirterek,

kendisinin ilgilendiği 3 aile olduğunu belirtti.


Bir babanın 7 yıldan beri babalık görevini yerine getirmek için çaba sarf

ettiğini ifade eden Yaşaroğlu, diğer bir babanın da 13 yılda çocuğunu 2 kez

görebildiğini kaydetti.


Bazı uygulama hatasından dolayı ailelerden alınan çocukların da bulunduğunu

kaydeden Yaşaroğlu, bunun ömür boyu çocuğun cezalandırılmasına veya annesiz ve

babasız yetişmesine yol açtığını kaydetti.


İsim değişikliğine de değinen Yaşaroğlu, 7 yaşındaki bir çocuğun soyadının

değiştirilemeyeceğini, çocuğun karar verme yaşının 13-14 olduğunu, psikolojik bir

durum olması durumunda ise tedaviye gidilmesi gerektiğini ifade etti.


Muhabir: Erbil Başay/ Cüneyt Karadağ


Yayıncı: Yusuf Kaya - BERLIN

Kaynak: AA