Çocuk Koruma Kanunu TBMM'ye Sunuldu

Son Güncelleme:

AK Parti, çocukların korunmasına yönelik düzenlemeler içeren kanun teklifini TBMM'ye sundu.

(TBMM) - AK Parti'nin TBMM'ye sunduğu Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile çocukların korunmasına yönelik çok sayıda düzenleme öngörülüyor. Teklifte, çocukların erişebileceği şekilde silah bulunduranlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getirilmesi, çocuklara uygulanan yaş küçüklüğü indirimlerinin yeniden düzenlenmesi, bazı suçlarda çocuklara yönelik indirimli infaz uygulamasının daraltılması, "suça sürüklenen çocuk" yerine "adli süreçteki çocuk" ibaresinin kullanılması ve çocuklara özgü "yönlendirme tedbirleri" ihdas edilmesi öngörülüyor.

AK Parti tarafından hazırlanan "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", TBMM Başkanlığı'na sunuldu.

Toplam 18 maddeden oluşan teklifte, çocukların korunmasına, çocuk adalet sistemine ve çocuk hükümlülerin infaz rejimine ilişkin kapsamlı değişiklikler yapılması öngörülüyor.

Teklifle, bireysel silahlanmada muhafaza yükümlülüğü sıkılaştırılırken, çocukların erişebileceği şekilde ateşli silah bulunduranlara hapis cezası verilmesi düzenleniyor. Ayrıca çocuklara uygulanan yaş küçüklüğü indirimleri yeniden ele alındığı teklifle, bazı suçlar bakımından indirimli infaz rejimi daraltılıyor, koruyucu ve destekleyici tedbirlere ilişkin yeni hükümler getiriliyor ve mevzuatta yer alan "suça sürüklenen çocuk" ibaresi "adli süreçteki çocuk" olarak değiştiriliyor.

ATEŞLİ SİLAHLARIN ÇOCUKLARIN ERİŞİMİNE KARŞI MUHAFAZASI ZORUNLU HALE GELİYOR

Teklifte yer alan düzenlemeler, madde madde şöyle:

Teklifle 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a eklenecek 13/A maddesiyle bireysel silahlanmada muhafaza yükümlülüğü sıkılaştırılıyor. Buna göre, ateşli silahların gerekli güvenlik tedbirleri alınmaksızın ev, araç gibi ortamlarda bulundurulması sonucu çocuklar tarafından ele geçirilmesini önlemek amacıyla, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan kişiler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor ve bu fiil müstakil suç olarak düzenleniyor.

ÇOCUKLARA UYGULANAN YAŞ KÜÇÜKLÜĞÜ İNDİRİMLERİ YENİDEN DÜZENLENİYOR

Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesinde değişiklik yapılarak suça sürüklenen çocukların yaş gruplarına göre yaş küçüklüğü indirim oranları yeniden düzenleniyor, hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılıyor. Buna göre, 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren fiillerde verilecek cezanın alt ve üst sınırı 12-15 yıldan 13-18 yıla çıkarılıyor. Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 9-11 yıl yerine 10-12 yıl hapis cezası öngörülüyor. Diğer suçlarda ise her fiil için uygulanabilecek 7 yıllık üst sınır 9 yıla yükseltiliyor.

Düzenlemeyle ayrıca, kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç veya saik, suçun işleniş şekli ve sabıka durumu gibi ölçütler dikkate alınarak, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuklar hakkında yaş indiriminin uygulanmaması, 12-15 yaş grubundaki çocuklar hakkında ise bir üst yaş grubunun ceza rejiminin uygulanabilmesi konusunda hakime takdir yetkisi tanınıyor.

TEKERRÜR HÜKÜMLERİNDEKİ YAŞ SINIRI DEĞİŞTİRİLİYOR

Türk Ceza Kanunu'nun tekerrür hükümlerini düzenleyen 58. maddesinde değişiklik yapılıyor. Mevcut düzenlemede 18 yaşından önce işlenen suçlar tekerrüre esas alınmazken, teklif ile bu yaş sınırı 15'e indiriliyor. Böylece fiili işlediği tarihte 15 yaşını doldurmuş çocukların işledikleri suçlar ileride işlenecek suçlar bakımından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas oluşturabilecek.

AİLE HUKUKUNDAN DOĞAN YÜKÜMLÜLÜKLERİN İHLALİNE YÖNELİK CEZALAR ARTIRILIYOR

Türk Ceza Kanunu'nun 233. maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere verilen bir yıla kadar hapis cezası, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası olarak yeniden düzenleniyor. Hamile eşini veya kendisinden gebe kalmış evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk edenlere verilen üç aydan bir yıla kadar hapis cezası altı aydan iki yıla çıkarılıyor. Maddi ve manevi özen eksikliği nedeniyle çocuklarının ahlakını, güvenliğini ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye atan anne ve babalara verilen üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ise bir yıldan üç yıla kadar yükseltiliyor. Ayrıca, birinci ve üçüncü fıkralarda düzenlenen yükümlülük ihlalleri nedeniyle çocuğun kasten öldürme veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu işlemesi halinde, aile yükümlülüğünü ihlal eden kişi hakkında bu madde kapsamında verilecek cezanın yarısından iki katına kadar artırılması öngörülüyor.

SOSYAL İNCELEME RAPORU BULUNMAYAN İDDİANAMELER İADE EDİLECEK

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında Çocuk Koruma Kanunu kapsamında alınması zorunlu olan sosyal inceleme raporu hazırlanmadan düzenlenen iddianameler mahkeme tarafından Cumhuriyet başsavcılığına iade edilecek.

ÇOCUK HÜKÜMLÜLERİN İNFAZINA KAPALI KURUMDA BAŞLANACAK

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 11. maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, çocuk hükümlülerin cezalarının doğrudan çocuk eğitimevlerinde infaz edilmesi uygulaması sona erdiriliyor. İnfaza, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanması, iyi hallilik tespit edilmesi halinde eğitimevlerine ayrılmaları öngörülüyor. Ayrıca çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında, yaş gruplarının yanı sıra suç türleri de dikkate alınarak ağır suçlardan hüküm giyen çocuklarla hafif nitelikte suçlardan hüküm giyen çocukların birlikte barındırılmaması düzenleniyor.

EĞİTİMEVİNE AYRILMA KOŞULLARI YENİDEN DÜZENLENİYOR

Teklifle, çocuk hükümlülerin kapalı kurumdan çocuk eğitimevine ayrılmasına ilişkin kararların psikolog, pedagog gibi uzmanların yer aldığı idare ve gözlem kurulu değerlendirmesiyle verilmesi hükme bağlanıyor. Terör ve örgüt suçları hariç olmak üzere kasıtlı suçlardan 3 yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise 5 yıl veya daha az ceza alanların cezalarının doğrudan eğitimevinde infaz edilmesi öngörülüyor. Eğitimevlerinde firar eden veya disiplin kurallarına aykırı davranan çocukların ise yeniden kapalı kurumlara gönderilmesi düzenleniyor.

BAZI SUÇLARDA İNDİRİMLİ İNFAZ UYGULAMASI KALDIRILIYOR

Çocuk hükümlüler bakımından koşullu salıverilme hesabında uygulanan indirimli infaz rejiminde değişiklik yapılıyor. Buna göre, çocuğun 15 yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği her günün iki gün sayılması uygulaması, kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarında uygulanmayacak. Bu suçlarda geçirilen süre bire bir esasına göre hesaplanacak.

KESİCİ VE DELİCİ ALETLERİN ÇOCUKLARA SATIŞI VE TAŞINMASINA YAPTIRIM GETİRİLİYOR

Teklifle, Kabahatler Kanunu'na 43/C maddesi ekleniyor. Buna göre, 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan kesici, delici ve bereleyici aletlerin amaç dışı satışı, sergilenmesi ve taşınması yasaklanıyor. Bu aletlerin ruhsatlı iş yerleri dışında satılması, 18 yaşından küçüklere verilmesi veya çocuklar tarafından taşınması halinde idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımı uygulanacak. İnternet satışlarını da kapsayan düzenlemede, kabahati işleyen 15 yaşından küçük çocuklar hakkında idari yaptırım yerine çocuk hakimi tarafından koruyucu ve destekleyici tedbirlere karar verilebilecek. Mesleki amaçlı kullanımlar ise düzenleme kapsamı dışında tutuluyor.

"YÖNLENDİRME TEDBİRLERİ" UYGULANACAK

Düzenlemeyle, Çocuk Koruma Kanunu'na 5/A maddesi ekleniyor. Teklifle, ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde "yönlendirme tedbirleri" uygulanması öngörülüyor. Bu kapsamda çocukların sosyal ve toplumsal hizmetlerde görev alması, siber ve dijital risklerden takip yazılımları aracılığıyla korunması, kitap ve kütüphane hizmetlerinde görev üstlenmesi, çevre temizliği ve ağaçlandırma faaliyetlerine katılması ile bağımlılıkla mücadele kapsamında tedavi programlarına yönlendirilmesi mümkün olacak.

TEHLİKE OLUŞTURAN ÇOCUKLARIN ZORUNLU TEDAVİ SÜRECİ DÜZENLENİYOR

Teklifle, Çocuk Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde değişiklik yapılıyor. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bağımlılık veya ağır bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi ya da başkaları için ciddi tehlike oluşturan çocuklar hakkında zorunlu tedavi süreci düzenleniyor. Buna göre, sağlık kuruluşuna gelen veya getirilen çocuk hakkında 24 saat içinde rapor hazırlanacak, sağlık kuruluşu en geç 24 saat içinde çocuk hakimine başvuracak, üç uzman hekimden oluşan kurul raporu ise 48 saat içinde mahkemeye sunulacak. Hakim de en geç 48 saat içinde karar verecek. Kararın tebliğine kadar gerekli tıbbi müdahale ve tedavinin uygulanabileceği, ihtiyaç halinde kolluk desteği alınabileceği hükme bağlanıyor.

KAMU DAVASI AÇILDIĞINDA İLGİLİ KURUMLARA BİLDİRİM YAPILACAK

Çocuk Koruma Kanunu'nun 15. maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının ilgili il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek. Böylece çocuğun ihtiyaç duyduğu koruyucu ve destekleyici tedbirlerin adli süreç devam ederken ilgili kurumlar tarafından eş zamanlı olarak planlanması ve kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

HAGB KARARLARINDA YÖNLENDİRME TEDBİRLERİ UYGULANABİLECEK

Teklifle, Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesinde değişiklik yapılıyor. Düzenlemeye göre, adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde, Kanun'un 5/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirleri denetimli serbestlik yükümlülüğü olarak da uygulanabilecek. Ayrıca suç konusu malın değerinin düşük olduğu durumlarda, çocukların ekonomik koşulları dikkate alınarak zararın giderilmesi şartının aranmayabilmesi öngörülüyor.

SOSYAL İNCELEME RAPORU ZORUNLULUĞU GENİŞLETİLİYOR

Düzenlemeyle, Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, 15 yaşını doldurmamış bütün çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu hazırlanması zorunlu hale getiriliyor. 15 yaşını doldurmuş çocuklar hakkında ise sosyal inceleme raporu alınmaması halinde bunun gerekçesinin iddianamede veya mahkeme kararında açıkça belirtilmesi zorunlu olacak.

KORUYUCU TEDBİRLERİN UYGULANMASINA İLİŞKİN KOORDİNASYON YENİDEN DÜZENLENİYOR

Çocuk Koruma Kanunu'nun 45. maddesinde değişiklik yapılıyor. Düzenleme kapsamında, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek direnç veya güçlüklerin giderilebilmesi amacıyla ilgili kurumlara gerektiğinde kolluk kuvvetlerinden yardım isteme ve zor kullanma imkanı tanınıyor. Ayrıca koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasına ilişkin kurumlar arası koordinasyon görevi Adalet Bakanlığı'ndan alınarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na veriliyor. İl ve ilçelerde koordinasyon ile takip görevleri vali ve kaymakamlar tarafından yürütülecek, sekretarya hizmetleri ise Aile ve Sosyal Hizmetler il müdürlüklerince yerine getirilecek. Düzenlemeyle ayrıca mahkeme kararlarının uygulanmasını güvence altına almak amacıyla yeni bir yaptırım mekanizması getiriliyor. Buna göre, koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının uygulanmasını engelleyen veya bu kararlara aykırı davranan anne, baba, vasi ya da bakım sorumluları hakkında, eylemleri ayrıca suç oluştursa dahi, çocuk hakiminin kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi uygulanabilecek.

"SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK" İBARESİ DEĞİŞTİRİLİYOR

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Sosyal Hizmetler Kanunu'nda yer alan "suça sürüklenen çocuk" ibaresi değiştiriliyor. Buna göre, soruşturma aşamasında ön kabul ve ön yargı oluşturmasının önlenmesi amacıyla 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu'nda yer alan "suça sürüklenen çocuk" ibaresi "adli süreçteki çocuk" olarak değiştiriliyor.

Kaynak: ANKA