Crist: Türkiye Filistin'e Destekte Omurga

Son Güncelleme:

J. Zacharias Crist, Türkiye'nin Filistin dayanışma hareketindeki kritik rolünü vurguladı.

Küresel Sumud Filosu tekne organizatörü ve aktivist J. Zacharias Crist, Filistin'e destek amacıyla yürütülen uluslararası girişimlerde Türkiye'nin kritik rol oynadığını belirterek, "Müslümanların, özellikle de Türkiye'den yola çıktığımız için Türklerin bu hareketin (Küresel Sumud Filosu) omurgası olduğunu bizzat gördüm; eğer onlar olmasaydı, bu hareketin başlaması ve müdahaleden sonra devam etmesi çok daha zor olurdu." dedi.

Crist, Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde İstanbul Ticaret Odası (İTO) Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından düzenlenen "Cut to the Chase: Sınırları Aşan Hakikat" başlıklı uluslararası gençlik zirvesi kapsamında, Filistin dayanışma hareketi, Sumud Filosu deneyimi ve gençlerin rolüne ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Yaklaşık 20 yıl önce Müslüman olup Türkiye'ye yerleşen Küresel Sumud Filosu tekne organizatörü ve aktivist Crist, katıldığı filoda alıkonulmasının ardından iki gün boyunca İsrail ordusunun şiddetine maruz kaldığını belirterek, "Saatlerce stres pozisyonunda kalma, bağlı olarak kalma, şiddet görme, kısacası işkence görme hissini yaşadım." dedi.

Sumud kelimesinin "direnç, kararlılık" gibi anlamlarına atıfta bulunan Crist, Sumud kavramının yalnızca pasif bir dayanıklılığı ifade etmediğine dikkati çekti.

Crist, "Bu sadece pasif bir kararlılık değil, aktif hatta proaktif bir kararlılık anlayışıdır." ifadesini kullandı.

Gazze'ye insani destek ulaştırmayı amaçlayan Sumud Filosu'nda yaşadığı tecrübelerin Filistinlilerin karşı karşıya olduğu koşulları daha iyi anlamasına yardımcı olduğunu vurgulayan Crist, İsrail güçlerinin müdahalesi sırasında farklı ülke vatandaşları arasında ayrım yapılmadığını vurguladı.

Crist, "Bu kez, Küresel Sumud Filosu'yla işgal altındaki Filistin'e gittiğimizde fark ettiğim şey, siyonist işgal güçlerinin Amerikan pasaportu, Avrupa pasaportu, Türk pasaportu, Endonezya pasaportu olan insanlar arasında ayrım yapmadığıydı. Kim olduğunuzun önemi yoktu. Onların gözünde hepimiz Filistinliydik. Bunu gördüm, bize olabildiğince işkence etmeye hazırdılar." değerlendirmesini yaptı.

Filodaki aktivistlerin farklı bir ülkenin pasaportuna sahip olması nedeniyle, İsrail güçlerinin kendilerine karşı daha ileri gidemediğini aktaran Crist, "Ben, Türkiye ve Amerika'danım. Çifte vatandaşım." diye konuştu.

Filistinlilerin maruz kaldıkları baskılar karşısında uluslararası korumadan büyük ölçüde yoksun bırakıldıklarına dikkati çeken Crist, "Filistinlilerin ise İsrailli zalimlerin elini durdurabilecek bir hükümeti yok." dedi.

"Aktivizm sahadaki gerçekliği değiştiriyor"

Filistin'e destek amacıyla yürütülen aktivizmin etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Crist, sivil girişimlerin sonuç ürettiğini ancak tek başına yeterli olmadığını söyledi.

"Aktivizm sahadaki gerçekliği değiştiriyor." diyen Crist, devletlerin de daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.

Crist, Sumud hareketinin silahsız ve sivil bir girişim olduğunu hatırlatarak, aktivizmin önemli bir temel oluşturduğunu ancak daha kapsamlı siyasi adımlara ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Dünya genelindeki hükümetlerin daha aktif tutum alması gerektiğini vurgulayan Crist, Filistin konusunda yalnızca sivil toplumun değil devletlerin de harekete geçmesi gerektiğini söyledi.

"Siyonist hareketin bir yönü de kültürel kimliği silmektir"

Hikaye anlatımının ve tanıklıkların önemine değinen Crist, kültürel hafızanın korunmasının Filistin meselesinde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Crist, "Siyonist hareketin bir yönü de kültürel kimliği silmektir. Filistin humusu ve şavurması gibi en temel yiyecekleri bile sahiplendiklerini görüyoruz. Filistin'e ait olan her şeyi kendilerininmiş gibi sahipleniyorlar. Bunun İsrail humusu olduğunu söylüyorlar. İsrail humusu diye bir şey yok, bu Filistin humusu." ifadelerini kullandı.

Siyonist hareketin bir amacının da Filistinlilerin hikaye anlatma yeteneğini ortadan kaldırmak olduğunu kaydeden Crist, "Eğer siyonistler bunu Filistinlileri ezmek için kullandıkları araçlarının önemli bir boyutu olarak görüyorlarsa, biz de bunu şu ankinden çok daha ciddiye almalıyız." dedi.

"Türkiye'nin insanları nasıl harekete geçirebildiğini bizzat gördüm"

Hem Türk hem de Amerikan vatandaşı olarak Türkiye'nin Filistin dayanışma hareketindeki etkisini sahada doğrudan görebildiğini kaydeden Crist, "Türkiye'nin, Batılı ülkelerin yapamadığı şekilde insanları nasıl harekete geçirebildiğini bizzat gördüm. Türkiye'de ve daha geniş Müslüman dünyasında, her zaman Batılıların bir şeyler yaptığına dair yanlış bir algı var." değerlendirmesini yaptı.

Crist, Batı ülkelerinde geçmişe kıyasla Filistin'e daha fazla destek verildiğini ancak Türkiye'nin ve Müslüman toplumların katkısının da çoğu zaman yeterince fark edilmediğini belirterek, "Müslümanların, özellikle de Türkiye'den yola çıktığımız için, Türklerin bu hareketin omurgası olduğunu bizzat gördüm; eğer onlar olmasaydı, bu hareketin başlaması ve müdahaleden sonra devam etmesi çok daha zor olurdu." ifadelerini kullandı.

İtalyan bir gazetecinin Sumud filosundayken kendisine "Türkler bunun bir parçası olmasaydı bu hareket ilerleyemezdi." dediğini aktaran Crist, bu görüşe katıldığını vurguladı.

"Özgür bir Filistin için ne gerekiyorsa devam edeceğiz"

Sumud hareketinin yalnızca deniz filolarından ibaret olmadığını belirten Crist, filonun daha geniş bir dayanışma hareketinin parçası olduğunu söyledi.

Crist, "Özgür bir Filistin için ne gerekiyorsa, bu şekilde devam edeceğiz. Bir sonraki filoda veya başka herhangi bir filoda yer almaktan mutluluk duyarım." diye konuştu.

Sumud hareketinin dünyanın farklı bölgelerindeki insanları etkilediğini ve özellikle gençlerin harekete katılmasının önemli olduğunu dile getiren Crist, "Bu ülkedeki ve ötesindeki insanlar, Türkiye'deki insanlar da bu harekete katılma imkanına sahip. Özellikle gençlerin hem enerjileri var hem de hedefleri belli. Onları da bu hareketin bir parçası olmaya davet ediyorum." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA