Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Yeşilay Federasyonu Forumu'nda konuştu: (2)

Son Güncelleme:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şurası bir hakikat ki bazı konuların partisi, ideolojisi, kökeni, kimliği olmaz. Bağımlılıkla mücadele işte böyle bir alandır, böyle bir meseledir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şurası bir hakikat ki bazı konuların partisi, ideolojisi, kökeni, kimliği olmaz. Bağımlılıkla mücadele işte böyle bir alandır, böyle bir meseledir. Dolayısıyla fikir ve siyasi görüş ayrılıklarını bir kenara bırakıp, bu sorunun üzerine hep beraber kararlılıkla gitmemiz gerekiyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen Uluslararası Yeşilay Federasyonu Forumu'nda yaptığı konuşmada, güçlü bireyin güçlü aileyi, güçlü ailenin güçlü milleti, güçlü milletin ise güçlü devleti meydana getirdiğini söyledi.

Fertten devlete uzanan bu zincirin herhangi bir halkasında yaşanacak en küçük bir zafiyetin telafisi imkansız felaketlere yol açtığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya tarihinin bu felaketlerin sayısız örnekleriyle dolu olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sağlıksız bir toplumun güçlü olması asla mümkün değildir. Sıhhatli bir bünyenin en büyük düşmanlarından biri ise bağımlılıktır. Kişiyi içten içe çürüten, toplumu adım adım ifsat eden bu illetle mücadele hepimiz için hayati bir önem taşıyor." dedi.

Önleyici, koruyucu ve tedavi edici tedbirlerle insanların bağımlılığın her türlüsünden uzak tutulması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle gençlerimizin korunması çok ama çok mühimdir. Biz devlet olarak bağımlılığın her çeşidiyle mücadelede üzerimize düşen görev ve sorumlulukları tüm kurumlarımızla birlikte yerine getirmeye özen gösteriyoruz. Tütün ürünleri ve yasaklı maddelerden alkollü içeceklere, internet ve ekran bağımlılığından kumar bataklığına, nesillerimizi doğrudan tehdit eden bu tehlikelere karşı caydırıcı önlemler alıyoruz." diye konuştu.

"Zehir tacirlerine yönelik 48 bin 590 operasyon düzenlendi"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem yasal düzenlemelerle hem de strateji ve eylem planlarıyla bağımlılık konusunda büyük bir hassasiyetle hareket ettiklerinin altını çizerek, "İlgili bakanlıklarımız, belediyelerimiz, kurum ve kuruluşlarımız, temiz zihinler, sağlıklı nesiller, güçlü bireyler yetiştirmek için seferberlik ruhuyla çalışıyor. Emniyet birimlerimiz her yıl düzenledikleri yüzlerce operasyonla zehir tacirlerine ve suç şebekelerine göz açtırmıyor. Bakınız sadece 2024 yılında zehir tacirlerine yönelik 48 bin 590 operasyon düzenlendi. Evlatlarımızın canı, sağlığı ve hayatı üzerinden para kazanmaya çalışan alçaklara nefes aldırmıyoruz." ifadesini kullandı.

Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulunun kapsamlı ve çok boyutlu politikaları hayata geçirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeşilay'ımız başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarımızın birçoğu da aynı şekilde yüksek bir vazife şuuruyla çalışmalarını sürdürüyor. Yani her alanda yoğun bir çaba içindeyiz. Bağımlılıkla mücadele konusunda elini taşın altına koyan, ülkemizin güçlü, sağlıklı ve müreffeh yarınları için fedakarca çalışan her bir kardeşime buradan teşekkür ediyorum." dedi.

"Çocuklarımız ebeveynleriyle geçirdikleri zamandan daha fazlasını sanal alemde geçiriyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte asli görevin ailelere düştüğünü dile getirerek, "İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte tehditler de farklılaştı, çeşitlendi. Sanal dünyanın kaotik yapısı bağımlılıkla mücadeleyi zorlaştırıyor. Eskiden çok zor ulaşılan şeyler şimdi yalnızca bir tık mesafesinde. 6-10 yaş grubu çocukların 3'te birinin günlük internet kullanım süresi bir saat ve üstü. 11-15 yaş grubunda bu oran yüzde 55'e yaklaşıyor. Daha açık söylemek gerekirse çocuklarımız ebeveynleriyle geçirdikleri zamandan daha fazlasını sanal alemde geçiriyor. Yine 2022'de yapılan bir araştırmaya göre dünya nüfusunun yüzde 27'si akıllı telefon, yüzde 17'si sosyal medya, yüzde 14'ü internet, yüzde 6'sı ise oyun bağımlısı olarak ifade ediliyor." diye konuştu.

Dijitalleşme arttıkça bundan çok daha vahim durumlarla karşılaşılacağının açık olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Akıntıyı tersine çevirmek mümkün olmadığına göre ne yapacaksak bunu göz önünde bulundurarak yapacağız. İnternet ve sosyal medya içeriklerinin gençlerimizi, değerlerimizi, toplum yapımızı hedef aldığı bir dönemde ailelerimiz de çok dikkatli olmalıdır. Şu gerçeği açık açık söylemek durumundayım. Şayet sanal bahis ve kumar girdabında boğulmuş, varını yoğunu kaybetmiş nesiller görmek istemiyorsak, zihinleri ve bedenleri esir eden, yuvaları yıkan alkol ve madde bağımlılığını bertaraf etmekte eğer kararlıysak, 'LGBT gibi sapkın akımlar toplum bünyemizi enfekte etmesin, bilhassa yeni kuşakları zehirlemesin.' diyorsak, 'Bilgili, şuurlu, sağlıklı nesillerle Türkiye Yüzyılı hedeflerimize ulaşalım.' diyorsak, bu mücadeleyi hep birlikte omuz omuza vermek mecburiyetindeyiz. Diğer türlü evlatlarımızın, eşlerimizin, komşularımızın, iş arkadaşlarımızın elimizin içinden kaybolup gitmelerine engel olamayız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bunları siyaset olsun diye söylemediklerini belirterek, "Burada ortak bir duruşa ihtiyacımız olduğuna inandığımız için bunları ifade ediyoruz. Şurası bir hakikat ki bazı konuların partisi, ideolojisi, kökeni, kimliği olmaz. Bağımlılıkla mücadele işte böyle bir alandır, böyle bir meseledir. Dolayısıyla fikir ve siyasi görüş ayrılıklarını bir kenara bırakıp, bu sorunun üzerine hep beraber kararlılıkla gitmemiz gerekiyor." dedi.

"Bağımlılıkla mücadele gibi bir konunun dahi ideolojik takıntılara kurban edildiğini görüyoruz"

Milletini ve memleketini düşünen herkesten de aynı hassasiyeti beklediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ancak muhataplarımızdan, özellikle muhalefet cenahından aynı sorumlu tavrı ne yazık ki göremiyoruz. Bağımlılıkla mücadele gibi bir konunun dahi ideolojik takıntılara kurban edildiğini üzülerek görüyoruz. Muhalefetin ülke ve milletin asıl gündeminden kopuk tutumu maalesef burada da karşımıza çıkıyor. Biliyorsunuz ülkemizde alkol tüketimi çok yanlış bir şekilde on yıllar boyunca bir çağdaşlaşma, bir modernleşme projesi olarak lanse edildi. Hatta bir dönem devlet ricali eliyle içki kullanımı teşvik edildi. Yakın tarihimizde gümrük ve tekel bakanlarının 'Bol içki ve sigara içilir inşallah.' diyerek bar açtığı utanç sahnelerine şahit olduk. Bu mesele öyle bir hal aldı ki 28 Şubat döneminde alkol kullanmadığı için insanlarımız fişlendi hatta mesleklerinden atıldı. İçki, kişisel bir tercihten ziyade bir kimlik meselesi haline getirildi, baskı ve dayatma aracı olarak kullanıldı." diye konuştu.

"Aynı faşizan tavırlara biz de defalarca maruz kaldık." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "'Milli içkimiz ayrandır.' dediğimiz için acımasızca eleştirildik. Bir tanesi benim. Öyle dediğim için eleştirildim. Sigarayla mücadeleyi önemsediğimiz için saldırıların hedefi olduk. Alkolün sebep olduğu toplumsal felaketlere dikkati çektiğimiz için yasakçı ilan edildik. Son olarak 14 Mayıs 2023 seçimleri öncesinde benzer ithamlarla, iftiralarla karşılaştık." dedi.

(Sürecek)

Kaynak: AA