Dha İstanbul Bülteni - 4
(ÖZEL) 1- İŞTE HAYDARPAŞA'DA ÇIKAN TARİHİ KALINTILARİL KÜLTÜR MÜDÜRÜ YILMAZ: DÖRT DÖNEME AİT TARİHİN İZLERİNİ GÖRÜYORUZ3 noktada yapılan kazılarda, eski bir liman şehrine ait olduğu değerlendirilen çanak çömlek, sikke gibi buluntular ortaya çıktı.
(ÖZEL)
1- İŞTE HAYDARPAŞA'DA ÇIKAN TARİHİ KALINTILAR
İL KÜLTÜR MÜDÜRÜ YILMAZ: DÖRT DÖNEME AİT TARİHİN İZLERİNİ GÖRÜYORUZ
3 noktada yapılan kazılarda, eski bir liman şehrine ait olduğu değerlendirilen çanak çömlek, sikke gibi buluntular ortaya çıktı.
Haydarpaşa Garı peronlarında rayların altında yapılan çalışmalar havadan da görüntülendi.
Haber-Kamera: Enver ALAS - Anıl UÇAN - Harun UYANIK - İbrahim MAŞE/ İSTANBUL,DHA
Haydarpaşa Garı peronlarının rayları altında bulunan tarihi kalıntılar yakından görüntülendi.
Ağırlıklı olarak Bizans dönemine ait tarihi kalıntıların ortaya çıktığı alanda İstanbul Müzeler Müdürlüğü'ne bağlı 15 arkeolog eşliğinde kazı çalışmaları titizlikle sürüyor. İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, rayların altından çıkan tarihi yapılar için "Kazı çalışmaları neticesinde dokunun altından tarihi yapılar çıktı. Bu alana bakıldığında dört döneme ait tarihin izlerini görüyoruz. Geç Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait kalıntılara rastlamak mümkün. Henüz mevcut verilere bakarak tam tanımlayamasak da buranın yerleşim alanı olarak kullanıldığını kabul ediyoruz" diye konuştu.
15 ARKEOLOGTAN OLUŞAN BİR EKİP ÇALIŞIYOR
10 Mayıs'ta Haydarpaşa Garı'nın peronlarına giden rayların altında tarihi kalıntılar ortaya çıktı. Bu kalıntıların Geç Roma, Bizans, geç Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait olduğu belirlendi. 5 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun kararı doğrultusunda İstanbul Arkeoloji Müdürlüğü'ne bağlı 15 arkeologdan oluşan bir ekip, alanda kazı çalışmalarına başladı. Çalışmalar, peronlara yakın rayları da kapsayan 300 dönüm alanda üç ayrı noktada bugün de titizlikle devam ediyor.
"ÇANAK ÇÖMLEK PARÇALARI... SİKKELER... OSMANLI DÖNEMİNE AİT SU YOLU YAPILARI..."
Eski bir liman şehrine ait olduğu değerlendirilen kalıntılar arasında çanak, çömlek, sikke gibi buluntular ortaya çıkarken, bunlar incelenmek üzere özel mavi kasalara konularak, incelenmek üzere ilgili atölyelere götürülüyor.
KÜLTÜR VE TURİZM İL MÜDÜRÜ YILMAZ'DAN DHA'YA ÖZEL AÇIKLAMA
İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, kazı alanındaki çalışmaları inceleyerek İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdür Vekili Rahmi Asal'dan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Arkeolojik kazılarla ilgili DHA'ya açıklamalarda bulunan Yılmaz, kazıların üç ayrı noktada devam ettiğini söyledi.
"TAM TANIMLAYAMASAK DA BURANIN YERLEŞİM ALANI OLARAK KULLANILDIĞINI KABUL EDİYORUZ"
Coşkun Yılmaz, "İstanbul hemen hemen her yanına baktığınızda binlerce yıllık döneme ilişkin hem yerin altında hem yerin üstünde tarihi eser barındırdığını biliyoruz. Bu tür projeler yürütülürken arkeolojik kazılara ve çalışmalara büyük hassasiyet gösteriyoruz. Bu doğrultuda burada proje çalışmaları başladığında İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü'ne bağlı bir ekibimiz çalışmaları yakından takip etti. Kazı çalışmaları neticesinde dokunun altından bu tarihi yapılar çıktı. Bu alana bakıldığında dört döneme ait tarihin izlerini görüyoruz. Geç Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait kalıntılara rastlamak mümkün. Henüz mevcut verilere bakarak tam tanımlayamasak da buranın yerleşim alanı olarak kullanıldığını kabul ediyoruz" dedi.
"BİR KEZ DAHA İSTANBUL'UN TARİHİ ZENGİNLİĞİNE ŞAHİT OLUYORUZ"
Kazı alanında çanak çömlek parçaları, sikkeler, geç Osmanlı dönemine ait su yolu gibi yapılara rastlandığı bilgisini veren Coşkun Yılmaz, "Bu kazılarda ortaya çıkan veriler, aslında İstanbul'un üstü kadar altının da ne kadar zengin tarihi dokuya sahip olduğunu ve bizim bu dokuyu çok özenle korumamız gerektiğini ortaya koyuyor. Bir kere daha İstanbul'un tarihi zenginliğine yerin altından çıkan tarihi eserler ışığında şahit oluyoruz" diye konuştu.
"HASSASİYETİMİZ SONUNA KADAR DEVAM EDECEK"
Bir yanda tren raylarının yenilenmesi projesi kapsamında çalışmalar, diğer yanda ise rayların olduğu alanda yapılan kazı çalışmalarının nasıl bir arada yürütüleceğiyle ilgili ise Coşkun Yılmaz şunları söyledi:
"Bir taraftan projenin tamamlanması için gerekli teknik ve altyapı çalışmaları devam edecek diğer taraftan uzmanlarımızın nezaretinde kazı çalışmaları devam edecek. Yeni bulgular ortaya çıktıkça bunlar koruma altına alınacak. Mevcut bulgular projenin takvimini değiştirir mi? Mevcut bilgilerden hareketle proje takviminin değişikliğine dair kesin bir tarih vermek söz konusu değil. Ancak olur ya da olmaz diye kesin bir ifade kullanmak da doğru değil. Bunu biraz zaman gösterecek. Çünkü biz tarihi mirasın yer altı ve yer üstü zenginliklerimizin bakanlık olarak bizim en büyük kültürel mirasımızdan birisi olduğuna inanıyoruz. Gerek hükümet yöneticilerimiz gerek il yöneticilerimiz gerek bakanlık yöneticilerimiz bu konuda son derece hassas. Bu alanda incelediğimiz bulgularda hassasiyetimizin bir göstergesi ve bu sonuna kadar devam edecek."
"PROJEYİ AKSATACAK BİR BULGU HENÜZ YOK"
Coşkun Yılmaz, rayların altındaki tarihi kalıntıların olduğu yere bundan sonra yeniden ray döşenip döşenmeyeceğiyle ilgili ise "Mevcut veriler ışığında projeyi aksatacak bir bulgu henüz yok" ifadelerini kullandı.
Arkeolojik kazıların çok hassas yürüdüğünü vurgulayan Yılmaz, kazı çalışmalarında İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü bünyesinde 15 arkeolog ve müze uzmanının görev yaptığını açıkladı. Bugüne kadar yapılan kazı çalışmalarıyla bilgi veren Yılmaz, "Bu çalışmalar numaralandırılıyor, fotoğraflanıyor ve koruma altına alınıyor. Bunların bir kısmı bulgunun yapıldığı alanda korunurken bir kısmı ise müzemizin depolarında muhafaza altına alınıyor" dedi. Açıklamasının ardından Coşkun Yılmaz, kazı alanını gezerek arkeologlardan çalışmalara dair bilgi aldı.
Görüntü Dökümü
-----------------------
-İstanbul Kültür ve Turizm İl Müdürü Coşkun Yılmaz ile röp
-Coşkun Yılmaz'ın alanı gezmesi
-Yılmaz'ın Müze müdüründen bilgi alması
-Kazı alanındaki çalışmalar
-Haydarpaşa Garı'nın görüntüsü
-Arkeologların tarihi buluntuları incelemesi
-Buluntuların mavi kutulara konması
-Alandan taşınan toprak
-İşçilerin çalışması
-Peronlar
-Kazı alanının havadan görüntüleri
-Genel ve detaylar
============================
2- ESENYURT'TA POLİSE ATEŞ AÇAN ŞÜPHELİLER KAÇARKEN GÖRÜNTÜLENDİ
Haber-Kamera: Alper KORKMAZ-İSTANBUL DHA
Esenyurt'ta sivil polis ekibinin 'dur' ihtarına uymayan şüpheliler polis aracına ateş açtı. Çok sayıda mermi polis aracına isabet ederken polisler olayı yara almadan atlattı.
Esenyurt Ardıçlı Mahallesi'nde devriye görevini yerine getiren sivil polis ekipleri öğle satalerinde şüphelendikleri bir aracı durdurmak istedi. Polisin 'dur' ihtarı yapması üzerine şüpheliler durmayarak kaçmaya devam etti. Bu kaçış sırasında otomobilden ekip aracına ateş açıldı. Şüphelilerin silahından çıkan kurşunlar ekip otosuna isabet etti. Saldırıyı polisler yara almadan atlattı.
KAÇARKEN GÖRÜNTÜLENDİLER
Şüpheliler beyaz bir arala kaçarak kayıplara karışırken olay yerine çok sayıda resmi ve sivil ekip sevk edildi. Şüpheliler kaçarken bir kişi tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Olay yerine gelen ekipler çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. İsabet alan otomobilin çevresinde inceleme yapan ekipler şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.
Görüntü Dökümü:
-------
/EK GÖRÜNTÜ
-Şüphelilerin kaçarken çekilen görüntüleri
////
-Olay yeri
-Polis ekipleri
-İncelemeler
-Detaylar
============================
3- SÜTLÜCE'DEKİ ÇÖKME NEDENİYLE ÇEVRE BİNALARDA BAŞLATILAN İNCELEME TAMAMLANDI
İTÜ Mimarlık Fakültesi eski Statik Kürsü Başkanı Prof.Dr Kaya Özgen,
" Belediyenin aldığı bir takım tedbirlerle mevcut binalar göçme öncesi güvenlik durumunu olduğu gibi koruyor"
Haber-Kamera: Hakan KAYA-Yılmaz BEZGİN-İSTANBUL DHA
Beyoğlu Sütlüce'deki çöken binanın çevre binalarda bıraktığı hasar tespit incelemeleri tamamlandı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mimarlık Fakültesi eski Statik Kürsü Başkanı Prof.Dr Kaya Özgen, binalarda göçme sonrası kayda değer bir olumsuzluğun bulunmadığını belirtti.
Beyoğlu İmrahor Caddesinde temel inşaatı sırasında istinat duvarı yıkılmış ve saatler sonra da yan tarafta bulunan 4 katlı bina çökmüştü. Yaşanan olay sonrası İTÜ Mimarlık Fakültesi eski Statik Kürsü Başkanı Prof.Dr Kaya Özgen, Yıldız Teknik Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Engin Gülal ve beraberindeki heyetin çevredeki binalarda başlattığı zemin etüdü ve hasar tespit çalışmaları bugün tamamlandı. Prof.Dr Özgen hazırlanan rapor ile ilgili Beyoğlu Belediyesi Teknik Başkan Yardımcısı İlhan Turan ile birlikte basın mensuplarına açıklama yaptı.
"MEVCUT BİNALAR GÖÇME ÖNCEKİ GÜVENLİK DURUMUNU OLDUĞU GİBİ KORUYOR"
Göçme öncesi binalarda önemli bir sorun olmadığını belirten Özgen, "Belediyedeki teknik arkadaşlarla birlikte bütün sahayı sabah 09.00'dan başlayarak tek tek binalara girerek inceledik. Belediyenin aldığı bir takım tedbirlerle mevcut binalar göçme öncesi güvenlik durumunu olduğu gibi koruyor. İlk bina Çetin Apartmanı'na girdik. Orada hafif bir derzde açılma olmuş, böyle binalarda olağandır, bir sorun yok. Bina mühendislik hizmeti de aldığı için kayda değer bir olumsuzluk gözlenmiyor. Böylesi binalarda eğer bir sorun varsa duvarlarda çatlak olur, kirişler çatlar, fayanslarda ayrılmalar olur. Bu binada hiçbir olumsuzluk yok. Şu haliyle binanın iskan edilmesinde bir sorun görülmüyor. Bir üstte bulunan mavi haliç binalar var göçmeden etkilenmesi beklenen… Onlarda da bir sorun yok. Orada da tüm daireleri tek tek gezdik hiçbir olumsuzluk yok. Binanın kendinden kaynaklanan bazı sorunlar var. Biz belediyedeki arkadaşlarla birlikte denetimlerimizi sürdüreceğiz" dedi.
"BAZI BİNALARDA MÜHENDİSLİK KURALLARINA UYULMAMAMASI NEDENİYLE SORUNLAR VAR"
Bazı binalarda mühendislik kurallarına uyulmaması nedeniyle sorunlar bulunduğunu belirten Özgen, "Sokağın karşı tarafına geçince Fuaye sokak çıkmazı diye geçiyor. Bunlar da göçme öncesi durumunu koruyor. Bir hasar yok o binalarda da. Bu binalar eski olmasına rağmen önlerinde istinat duvarları da var o da korumuş bunlarda da bir olumsuzluk yok. Bu binalar zamanında mühendislik kurallarına uymadan yapılmış binalar şu haliyle durumları pek iç açıcı değil ama göçmeden kaynaklanan bir olumsuzluk yok" dedi.
"BİNALARIN ÖNÜNE İKSA SİSTEMİ KURULMASI GEREKİYOR"
Prof.Dr Kaya Özgen sözlerine şöyle devam etti: Mühendislik hizmeti alan binalarda bir sorun yok iskan edilmesinde de bir sorun yok ama bir yandan da göçme nedeniyle bu yaratılan sorunun da bir an önce ortadan kaldırılması gerekiyor. Bunun için ne yapılacak, bu binaların önüne yeni proje içinde gerekli bir iksa sistemi kurulması gerekiyor. Bu mühendislik kuralları çerçevesinde kolayca bunlar yapılabiliyor. Şu anda belediyedeki teknik arkadaşlar güvenlik unsuru olarak bir dolgu oluşturmuşlar bu yamacın stabilizesi tutması açısından olumlu. Şu anda görülür bir sorun yok. Çetin Apartmanı ve mavi haliç bloklarında bir sorun yok insanlar evlerine dönebilirler diğer binalarda ise göçmeyle ilgisi olmayan kendi kusurları, göçme öncesi kusurları nedeniyle binaların sorunları var. Kentsel dönüşüm kapsamında bunların uygun şekilde iyileştirilmesi gerekiyor onlar için belirsizlikler var.
Görüntü Dökümü:
---------------------------
-Prof.Dr Kaya Özgen'in açıkmaması
-Çöken binanın enkazından görüntüler
-Genel ve detaylar
=============================
(ek görüntü)
4- FESTİVALDE 64 ÜLKEDEN GELEN MİSAFİRLER 'ERİK DALI' TÜRKÜSÜYLE COŞTU
İSTANBUL,
Dünyanın en iyi festivali ödüllerine layık görülen Büyükçekmece Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali yine binlerce kişiyi ağırladı. Bu yıl 19'uncusu düzenlenen festivale 64 ülkeden gelen konukların yanısıra yüzlerce vatandaş katıldı. 64 ülkeden katılan misafirlerin Erik Dalı türküsünde oynaması ise izleyiciler tarafından büyük alkış topladı. Katılımcıların büyük coşkuyla eğlendiği festival birbirinden renkli görüntülere sahne oldu. Festivalin bu yılki teması ise doğanın korunmasına dikkat çekmek amacıyla 'Her Şey Doğadan' sloganı olarak seçildi.
İstanbul'un ve Türkiye'nin sınırlarını aşarak Dünya Festivaller Birliği (CIOFF) tarafından 6 kez dünyanın en iyi festivali seçilme başarısı gösteren festival her yıl olduğu gibi bu yıl da Mimar Sinan Köprüsü ve Kültür Parkı'nda gerçekleşti. Dünya kültür ve sanat hayatı içerisinde bu hayata hizmet eden bir kültür faaliyeti olarak yerini alan festivalde vatandaşlar yine unutulmaz bir akşam yaşadı. Çeşitli sergi, atölye, gösteri ve etkinliklere ev sahipliği yapan festival Derya Tecimer ve öğrencileri tarafından hazırlanan 'Haydi Rastgele' sergisinin açılmasıyla başladı. Resmi açılış seremonisinin yapıldığı etkinlikle 64 ülkeden gelen yabancı uyruklu katılımcılar, yöresel kıyafetleriyle birlikte ellerine kendi ülkelerinin bayraklarını alarak Mimar Sinan Köprüsü'nde yürüyüş gerçekleştirdi. İspanya, Meksika, Rusya, Makedonya, İran, Özbekistan, Kolombiya, Bulgaristan, Peru ve Kuzey Kıbrıs gibi ülkelerin katıldığı etkinlikte vatandaşlar çeşitli şarkılarla dans ettikten sonra kokteyl alanına geçiş yaptı.
'KÜLTÜRDEN VE SANATTAN NASİBİNİ ALMAK İSTEYENLER BURAYA'
Kokteyl alanında konuklarıyla tek tek ilgilendikten sonra onlarla fotoğraf çekinen Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, herkesi Büyükçekmece'ye çağırdı. Akgün, 'Büyükçekmece'de şu anda kültür, sanat, barış ve dostluk bulunuyor. Hepsi Mimar Sinan Köprüsü üzerinde bir araya geldi. 'Sevgi birbirimize, barış hepimize' dedik. Kültürden ve sanattan nasibini almak, dünya gençliğiyle buluşmak isteyenler varsa buraya gelsinler. Burada her şey bedava' ifadelerini kullandı.
BARIŞ SU İLE DANS ETTİ
'Barışın Su ile Dansı' programıyla devam eden etkinlikte yüzlerce kişi Büyükçekmece Gölü'nün etrafında toplandı. Işık ve havai fişek gösterisini izleyen vatandaşlar ışıkların büyüsüyle unutulmayacak bir görsel şölen yaşadı. Bazı vatandaşlar bu anları cep telefonlarıyla kayıt ederken; bazı vatandaşlar gösteriyi çıplak gözle izlemeyi tercih etti.
64 ÜLKE İSTANBUL'DA KARDEŞLİK İÇİN BULUŞTU
Vatandaşlar daha sonra Kültür Parkı içerisinde yer alan Kemal Sunal Amfi Tiyatrosu'na geçti. Festivalin bu yılki temasının doğanın korunmasına dikkat çekmek amacıyla 'Her Şey Doğadan' olarak seçilmesi üzerine çeşitli danslar da bu temadan yola çıkarak hazırlandı ve izleyiciyle buluştu. Yerli ve yabancı uyruklu vatandaşların birlikte dans etmesiyle devam eden festival, renkli görüntülerle devam etti. Yabancı konuklar ülkelerini temsil etmek amacıyla yöresel kıyafetler eşliğinde yöresel şarkılarında dans ederek gruplar halinde amfi tiyatro alanına tekrar giriş yaptı. Ev sahibi Türkiye'nin gelmesiyle izleyiciler büyük bir coşku yaşadı. Hep bir ağızdan İzmir Marşı'nın söylenmesinin ardından ise Erik Dalı, Cemilem, Mardin Kapı Şen Olur türküsü çalındı. 64 ülkenin hep birlikte bu şarkılarda dans etmesi izleyenlere keyifli anlar yaşattı.
6'NCI KEZ DÜNYANIN EN İYİ FESTİVALİ ÖDÜLÜ
Festival ateşini yakmak için sahneye gelen Büyükçekmece Belediye Başkanı Akgün, yaptığı kürsü konuşmasında yaklaşık bin 500 kültür ve sanat elçisine ev sahipliği yapan festivalin dünya barışına, dostluğuna, kardeşliğine büyük katkı sağlamakla birlikte Türkiye'nin ve İstanbul'un tanıtımı için fayda sağlamasının amaçlandığını belirtti. Festival için Büyükçekmece'ye gelen Güney Kore Cheonan Belediye Başkanı Koo Bon Young ise sahneye çıkarak Akgün'e CIOFF tarafından bu yıl 6'ncısı verilen Dünyanın En İyi Festivali ödülünü takdim etti. Tören festival ateşinin yakılmasının ardından sona erdi.
19'UNCU BÜYÜKÇEKMECE ULUSLARARASI KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ
Yurt dışından gelen üniversite öğrencilerinin de katıldığı festival, 'Uluslararası Heykel Sempozyumu', 'Güler Ertan Fotoğraf Yarışması', 'Altın Köprü Halk Dansları Yarışması', 'Geleneksel El Sanatları Sergisi', 'Çocuk El Sanatları Atölyesi' gibi çeşitli etkinliklerde devam edecek. Selda Bağcan, Şevval Sam, Edis, Doğukan Manço'nun sahne alacağı festival, 4 Ağustos'ta sona erecek.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
64 ülke vatandaşları yöresel kıyafetler ve dansları detay
Kokteyl detay
Su dansı ve havai fişek gösterisi detay
Vatandaşlar detay
Amfi tiyatro dans gösterileri detay
Yabancı vatandaşlar dans detay
Erik dalı şarkısı dans
Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgünröp
Ödül takdimi
Toplu fotoğraf
31.07.2018 - 09.48 Haber Kodu : 180731011
31.07.2018 - 09.54 Haber Kodu : 180731012