Dha Yurt Bülteni-13
1)ERKEK ARKADAŞI İLE TARTIŞAN KIZ, KENDİSİNİ 4'ÜNCÜ KATTAN ATTI BURSA'da 23 yaşındaki F.K., iddiaya göre erkek arkaşı A.K. ile kavga ettikten sonra kendisini 4'üncü kattan aşağıya attı.
1)ERKEK ARKADAŞI İLE TARTIŞAN KIZ, KENDİSİNİ 4'ÜNCÜ KATTAN ATTI
BURSA'da 23 yaşındaki F.K., iddiaya göre erkek arkaşı A.K. ile kavga ettikten sonra kendisini 4'üncü kattan aşağıya attı. Kanlar içerisinde yere yığılan F.K'nın başına gelen erkek arkadaşının çaresiz halleri kameralar tarafından görüntülendi.
Olay, merkez Osmangazi ilçesi Doğanbey Mahallesi TOKİ konutlarında meydana geldi. İddiaya göre F.K. (23) ile erkek arkadaşı A.K.(27), tartışmaya başladı. Psikolojik sorunları da olduğu öğrenilen F.K., bir süre sonra apartmanın 4'üncü katındaki evlerinin camından atlayarak kanlar içinde yere çakıldı. Durumu fark eden A.K., panikle dışarıya çıkarak F.K.'nın başına geldi. Burada "Sen ne yaptın, Ölme" diye başında ağlayan A.K., vatandaşlardan yardım istedi. Ağır yaralanan F.K., olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Bursa Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. F.K.'nın hayati tehlikesinin bulunduğu bildirilirken, daha önceden de aynı evde pencereye çıkarak intihara kalkıştığı ve psiikolojik sorunları olduğu öğrenildi. Olayın ardından polis nezaretinde emniyete götürülen A.K., "Tartışıyorduk, bir süre sonra sinir krizi geçirerek kendisi aşağı attı. Daha önceden de kendisini atmaya çalıştı ben engel olmuştum" dedi. İfadesi alınan A.K., serbest bırakıldı.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Yerde yatan kız
-Erkek arkadaşının yardım istemesi
-Olay yerinden görüntüler
Süre: 1.14 Boyut: 138 MB
Haber-Kamera: Berktuğ ÖNCÜ/BURSA,
====================================================
(ÖZEL HABER)
2)FALEZLERDE KAYMA DEVAM EDİYOR
ANTALYA'nın dünyaca ünlü falezlerinde 2010'da Konserve Koyu'ndaki binalarda hasarlar meydana gelmesi üzerine yapılan teknik çalışmalarda falezlerde mikro-milimetrik düzeyde tespit edilen kaymanın halen devam ettiği ve büyük risk oluşturduğu uyarısında bulunuldu. Antalya'nın dünyaca ünlü falezleri üzerinde 2012 yılında kayma tespit edilen binalarla ilgili Antalya Jeofizik Mühendisleri Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası'ndan uyarı geldi. İki meslek odasının yetkili isimleri, sadece Konserve Koyu üzerindeki binalarda bilinen çalışmanın, 12 kilometrelik tüm falezlerde yapılması gerektiğini vurguladı.
İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Akdeniz Üniversitesi Teknik Bilimler MYO İnşaat Bölümü öğretim üyesi Dr. Cem Oğuz, Antalya'nın simgelerinden falezlerin tufa denilen kalsiyum karbonat çökeri olduğunu söyledi. Bu yapının yük ve su altında aşırı deformasyona uğrayarak zarar gördüğünü dile getiren Dr. Cem Oğuz, 1980'li yıllardan sonra turizm olgusuyla yoğun göç alan bu bölge imara açılarak falezler üzerine yapılar yapıldığını, bu yapıları yaparken de yük bindirildiğini kaydetti.
ŞELALER YOK OLUNCA
Antalya'nın eski fotoğraflarına bakıldığında burada yüzeysel suların kendilerine bir dere yatağı bularak falezlerin üzerinde şelaleler oluşturduğu ve denizle buluştuğuna dikkat çeken Oğuz, "Yani yüzeysel sular derine sızmadan akıyordu. Bu binaları yapınca yüzeysel sular engellendi ve derine sızma oldu. Su derine sızınca yapıda bozulmalar meydana geldi. Üstüne de binalar yapınca yük etkisi altında bu deformasyonlar son zamanda hızla arttı. 2010 yılından itibaren de aslında çok sık sinyal vermeye başladı" diye konuştu.
YÜZEYSEL SUYUN DERİNE SIZMASI ÖNLENMELİ
Konserve Koyu'nda 2010 yılında 10 yapıda ciddi manada hasar meydana geldiğini belirten Oğuz, "2013 yılında bölgede Yıldız Teknik Üniversitesi'ne (YTÜ) ciddi bir çalışma yaptırıldı. Bu çalışma neticesinde birinci derecede, yüzeysel suları bir ileti, deşarj hattıyla toparlayıp denize aktarılması, yani derine sızmasını önlemeliyiz. İkinci derecede bundan sonraki yapılaşmada çok dikkat edilmesi gerekiyor. Yapılaşmanın mümkün olduğunca azaltılması gerekiyor" dedi.
ÇALIŞMA YAPILMAZSA ANTALYALILARI ÜZER
Üçüncü olarak da falez gerilemesi denilen, dalgaların etkisiyle birlikte stabilitesinde meydana gelen bozulmalardan dolayı ciddi bir hasar mekanizması oluştuğunu söyleyen Oğuz, "Dolayısıyla bu raporda da denizin altında kalmak kaydıyla topukta bir taş dolgu yapılması öngörülüyor. Bunlar kısa, orta ve uzun vadedeki çözüm önerileri. Bunları yaptığımız takdirde burada herhangi bir sorun yaşanmayacak. Yaptırmadığımız takdirde, ki yaşıyoruz, üst yapılarda meydana gelen hasarlar, zeminde meydana gelen hasarlar bundan sonraki süreçte de Antalyalıları üzecek gibi gözüküyor" diye konuştu.
286 BİN YAPININ 145 BİNİ İMAR BARIŞINDA BELGE ALDI
2013 yılında tam da bu rapor bittiğinde kentsel dönüşüm kavramının ortaya çıktığını kaydeden Oğuz, "Antalya'da maalesef bugüne kadar 10 bin yapı yararlandı. Antalya il genelinde 286 bin yapı var. Ancak 10 bin gerçekten düşük bir rakam. 2018 yılındaki imar barışı ile ilgili şu ana kadar 145 bin yapı kayıt belgesi alındı. Aslında bu bize Antalya'da bazı şeylere çok dikkat edilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. 145 bin bina mevcut yapı stoğunun yarısı demektir ki, bu da Antalya açısından ciddi bir şey" dedi.
İMAR BARIŞI ÇELİŞEN BİR KARAR
İmar Barışı çıkmasıyla birlikte 145 bin yapı kayıt belgesi alındığını, burada hasar meydana gelirse bu hasarın yaptırımının da imar barışından sonra çok zor göründüğünü dile getiren Oğuz, "Çelişen bir karar imar barışı. Hiçbir mühendislik hizmeti almadan direkt 'yapınız güvenli' diye devlet olarak belge veriyorsunuz. Bundan sonra hasar olursa bu hasarın giderilmesi konusunda bir şey yaptırılamayacak gibi görünüyor" diye konuştu.
12 KİLOMETRELİK FALEZLER İNCELENMELİ
Antalya'da 12 kilometrelik falez hattındaki riskli yapılarla ilgili bir çalışma olmadığına değinen Oğuz, 2013 yılında YTÜ'nün lokal olarak yaptığı çalışmanın Antalya falezler boyunca yaptırılması gerektiğini söyledi. Oğuz, "Ölçümlerle bir yıl süren bir çalışma, en azından o zaman daha sağlıklı bir çözüm yoluna gidebiliriz. Ama ben şunu söyleyebilirim. Eğer Antalya'da 286 bin yapının 145 bini imar barışından yararlanıyor, 10 bini de kentsel dönüşümle yıkılıp yeniden yapılıyorsa, Antalya için bir düşünmek gerekiyor" dedi.
FALEZLERDEKİ KAYMA DEVAM EDİYOR
Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Engin Erarslan, falezlerin bulunduğu bölgelerin traverten ve büyük boşluklu bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekti. Erarslan, zemin etüt çalışmalarında bu yapının altında bir insanın girebileceği büyüklükte boşluklar olduğunu söyledi. Falezlerin üzerindeki binalar veya yeni yapılacakların hem geniş alana yayıldığı hem de çok katlı olmasının altındaki boşluklu yapıdan dolayı risk teşkil ettiğini kaydeden Erarslan, "2012'de yapılmış çalışmalarda bir kayma tespit edilmişti. Bu kaymaya tekrar dikkat çekmek istedik. Bu bölgede çalışmalar gerektiği yönünde Muratpaşa Belediyesi'ne de uyarıda bulunmak istiyoruz. Kayma oranı mikron yada milimetrik düzeyde olsa da zaman içerisinde bu kayma devam etmekte" diye konuştu.
HORTUMLAR ZEMİNİ DE ETKİLİYOR
Bazı üniversitelerin deniz kenarına kaya parçaları konularak kaymanın engellenebileceğine dair bilgiler verdiğini, bunun çok efektif olmadığını dile getiren Erarslan, "En güzeli buradaki yapılarla ilgili çalışmalar ciddiyetle yapılmalı. Son dönemde Antalya'nın yaşadığı hortum felaketiyle ilgili dünyada gözlemlerimiz var. Bir binanın çatısını uçurabileceği gibi zeminle ilgili olarak da ciddi tahribatlara neden olabilmekte. Eğer Antalya'da bu hortum felaketi süreç içerisinde yaşanmaya devam edecek olursa zeminimizle ilgili ciddi tahribatlarla karşılaşabileceğimizi düşünüyoruz ve bu ürkütücü" dedi.
Görüntü Dökümü
------------------------
Falezlerden görüntü
RÖP 1: Engin Eraslan
RÖP 2: Cem Oğuz
Evlerden görüntü
762 MB -- 06.52// HD
Görüntü Dökümü
------------------------
Dha Muhabiri Aslı Duran'ın anonsu
Haber: Mehmet ÇINAR-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,
================================================
3)ÇEYİZ GETİRİLİRKEN ATEŞLEDİĞİ TABANCAYLA KENDİNİ YARALADI, OĞLUNU ÖLDÜRDÜ
ŞANLIURFA'da, İsa Bağış (39), bir yakının çeyiz merasimi sırasında tabancasıyla havaya ateş açtı. Son kez kontrol için doldur boşalt yaptığı sırada ateş alan ve İsa Bağış'ın elini sıyıran kurşun, oğlu Mehmet Fatih Bağış'ın (17) göğsüne isabet ederek ölümüne neden oldu. Olay, dün akşam saatlerinde Şıh Maksut Mahallesinde meydana geldi. Su tesisatçısı İsa Bağış, bir yakının düğününe ailesiyle birlikte katıldı. İsa Bağış, çeyizin getirildiği sırada üzerindeki bulundurma ruhsatlı tabancasıyla havaya birkaç el ateş açtı. Bir süre sonra tabancasında kurşun kalıp kalmadığını kontrol eden İsa Bağış, kazara tetiğe dokundu. Tabancadan çıkan kurşun İsa Bağış'ın sol elini sıyırdıktan sonra yanındaki oğlu Mehmet Fatih'in göğsüne isabet etti. Baba ve oğlunu kanlar içerisinde görenler durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Hastaneye kaldırılan Mehmet Fatih Bağış, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kurşunun elini sıyırmasıyla hafif yaralanan İsa Bağış ise tedavisinin ardından polis ekiplerince gözaltına alındı. Ölümüyle yakınlarını yasa boğan Mehmet Fatih Bağış'ın cenazesi yapılan otopsinin ardından ailesine teslim edilirken, ifadesi alınan baba ise sağlık kontörlünden geçirilerek adliyeye sevk edildi.
Görüntü Dökümü
---------------------------------
Şubeden çıkartılan yaralı baba İsa Bağış
Acil servis önünde bekleyenler
Morg gelen cenaze aracı
Ölen Mehmet Fatih Bağış fotoğrafı
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 154MB
================================================
4)İSTANBUL'DAN ÇANAKKALE'YE 'VEFA' YÜRÜYÜŞÜ YAPIYOR
TOKAT 15'liler Derneği Başkanı Saffet Gümüş(52), Çanakkale Zaferi'nin 104'üncü etkinlikleri kapsamında İstanbul'dan Çanakkale'ye 'vefa' yürüyüş yapıyor.
İstanbul Esenyurt'tan 4 gün önce elinde büyük bir Türk bayrağı ile yola tek başına yola çıkan Tokat 15'liler Derneği Başkanı Saffet Gümüş, bugün Tekirdağ'a ulaştı. Yol boyunca vatandaşlardan büyük sevgi ve ilgi gördüğünü söyleyen Gümüş, zaman zaman yürürken zorlandığını söyledi. Çanakkale'ye kadar yürüyerek, orada düzenlenecek törenlerde yanındaki Türk bayrağını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hediye edeceğini belirten Gümüş, şunları söyledi:
"Bu yürüyüşü başlatma sebebim şu. Arkadaşlar tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak diyorum. Çünkü şu anki gençliğimize bunu vermek için, bu duyguları vermek için yürüyorum. İstanbul Esenyurt'tan yola çıktım. Biliyorsunuz 15 Temmuz'da mabedimize saldırdılar. Biz bunları bertaraf ettik. Çünkü biz, Nene Hatun'un torunlarıyız, Tokat 15'linin, Alparslan'ın, Yavuz'un torunlarıyız. Biz bu vatanımıza, bu devletimize sahip çıkmak için bir farkındalık yaratmak için yürüyorum. Tüm şehitlerimiz için, 15 Temmuz şehitleri için, Çanakkale'deki şehitlerimiz için yürüyorum. Oradan Çanakkale yürüyüp şehitlikte sonlandıracağım yürüyüşümü. Orada Fatiha okuyacağım ve tekrar İstanbul'a geri dönüş sağlayacağım. Dört gündür yoldayım, İstanbul Esenyurt'tan başladım. Bugün Tekirdağ'a kadar gelebildim. Bugünlük bir 10 kilometre daha yürüyeceğim. Yani günlük 25-20 kilometre yürüyorum. 18 Mart'ta Cumhurbaşkanımıza bu bayrağı hediye edeceğim." Yaptığı 'vefa' yürüyüşü sırasında yaşadığı zorlukları anlatan Saffet Gümüş, "Köpekler var, zaman zaman saldırıyorlar. Aileler, insanlar bayrağı görünce çay söylüyorlar. Yemek verenler var. Çok sevgi gösterileri var, araçlar, kamyonlar daha çok şahit oluyor. Kamyonlar sevgi gösterileri yapıyorlar. En çok onlar korna çalıyor. Bizim başka gidecek vatanımız yok. Toplam 375 kilometre yol yürüyeceğim" dedi.
Görüntü Dökümü
--------------------
-Saffet Gümüş'ün Tekirdağ'a gelişi
-Yolda seyir eden araçların korna çalması
-Saffet Gümüş ile röp,
-Gümüş'ın yürüyüşü
-Detaylar
Haber-Kamera: Ruhan YALÇIN/TEKİRDAĞ,-
================================================
5)SAĞLIK BAKANLIĞI'NDAN BİTLİS'E 16 AMBULANS
SAĞLIK Bakanlığı'nca Bitlis Sağlık Müdürlüğü'ne gönderilen tam donanımlı 11 ambulans ve 4 evde sağlık hizmet aracı törenle hizmete girdi. Sağlık Bakanlığı'nca Bitlis Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı 112 Acil Sağlık hizmetlerinde kullanılmak üzere tam donanımlı 11 ambulans ve 4 evde sağlık hizmet aracı, Bitlis Valisi Oktay Çağatay'ın katıldığı törenle hizmete girdi. Kurum binası önündeki törene, Vali Oktay Çağatay, AK Parti milletvekilleri Vahit Kiler, Cemal Taşar, İl Sağlık Müdürü Koray Okur ve sağlık personeli katıldı. Ambulanslar hakkında bilgiler alan Vali Çağatay, ardından ambulansların anahtarlarını şoförlere teslim etti. Vali Çağatay, ambulansların Bitlis ve ilçelerindeki acil ve evde bakım gören hastalara hizmet vereceğini belirterek, "Sağlık Bakanlığı tarafından ilimize tahsis edilen 11 tam donanımlı ambulans, 4 bakım aracı ve 1 engelli sevk aracını hayırlısıyla teslim alıyoruz. Bunları, il merkezi ve ilçelerimize dağılımını yapıyoruz. Burada emeği geçen başta Sağlık Bakanımız olmak üzere, her zaman desteğini yanımızda hissettiğimiz milletvekillerimiz Vahit Kiler ve Cemal Taşar'a teşekkür ediyoruz. Bitlisimiz sağlık alanında her geçen gün daha ileriye gidiyor. Yeni araçlarla, kentimizde artık Türkiye standartlarının üzerinde bir hizmet vermeye başlayacağız" dedi.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Ambulanslardan detay görüntüler
-Bitlis Valisi Oktay Çağatay'ın açıklamaları
-Katılanların ambulansları incelemeleri
-Vali ve beraberindekilere sağlık ekipleri tarafından bilgi verilmesi
-Ambulansların içinden detaylar
-Ambulansların şehir turuna çıkmalarından detay
-Detay görüntüler
Özcan ÇİRİŞ- Ceren KURTYE/BİTLİS,
==================================================
6)TOPLADIKLARI OYUNCAKLARLA KÖY ÇOCUKLARININ YÜZLERİNİ GÜLDÜRDÜLER
KAHRAMANMARAŞ'da lise öğrencileri bir proje hazırlayarak köy anaokullarındaki minik öğrenciler için oyuncak topladı. 'Bir oyuncak, bir tebessüm' projesi kapsamında oyuncak toplayan minik öğrenciler 4 anaokuluna yetecek kadar oyuncak toplamayı başardı.
Kahramanmaraş Mükrimehatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin öğrencileri, köylerdeki çocukları sevindirmek için sosyal medya aracılığıyla bir proje başlattı. Proje kapsamında gelen oyuncaklardan hasarlı olanları kendi elleriyle tamir eden öğrenciler, 175 oyuncak topladı ve ana sınıfı öğrencilerine ulaştırdı.
Oyuncakların dağıtıldığı okullardan biri olan Kırmakaya Mahallesi'ndeki ilkokulun ana sınıfı öğrencileri, kendilerine hediye paketlerinde oyuncak getiren öğrencileri görünce mutluluk yaşadı. Minik öğrencilerin mutluluğu hediyeleri getiren ablalarına da yansıdı.
'MUTLU ETMEYE VE MUTLU OLMYA GELDİK'
Projenin fikir sahiplerinden bir tanesi olan 11'nci sınıf öğrencisi Mislina Ekici, çok uzun zamandır çocukları mutlu edebilmek adına böyle bir projenin hayalini kurduklarını belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: "Hiç tanımadığım uzakta yaşayan miniklerin gözlerinin içindeki ışıltıyı görmek istiyordum hep. Çok şükür bugünlere gelebildim ve bu anı canlı canlı görebildim. Miniklerin kalplerindeki o küçük filizleri dışarıya çıkarabildik. Gözlerindeki o ışıltıyı çıkarabildik. Hepimiz bugün mutlu kaplumbağalarız sloganımız bu. Mutlu kaplumbağalarla özdeşleştirdik biz bunu. O yüzden bugün hepimiz mutlu etmeye ve mutlu olmaya geldik."
3 yıldır okulda ana sınıfı öğretmeni olarak görev yapan Mine Yıldız ise çocuklara oyuncak dağıtılmasının mutluluk verici olduğunu belirterek, "Öğrencilerimiz çok sevindiler, mutlu oldular. Biz de yanı şekilde çok mutlu olduk. Köy okulundayız. Buna rağmen unutulmamış olmamız, buraya öğrencilerin gelmiş olması bizim için çok önemli" dedi.
Mükrimehatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı İbrahim Şakalar da köylerde oyuncağa ulaşamayan çocukları sevindirmek adına projenin öğrenciler tarafından hayata geçirdiğini belirterek çocukların yüzünde bir tebessüm oluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Görüntü Dökümü
---------------------------------
Öğrencilerin oyuncakları taşımsı
Minibüse binmeleri
İlkokul önünde fotoğraf çektirmeleri
Okula girmeleri
Sınıfa girmeleri
Çocuklara oyuncak dağıtmaları
Çocukların oyuncakları açmaları
Mine Yıldız ile röp.
Mislina Ekici ile röp.
İbrahim şakalar ile röp.
Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 588 MB