Dha Yurt Bülteni-3

Son Güncelleme:

(ÖZEL)1)SALDIRILARIN SÜRDÜĞÜ İDLİB, HARABEYE DÖNDÜSURİYE'nin İdlib kentinin kırsal mahalleleri ile kasaba ve köyler, son günlerde Rusya'nın desteklediği rejimin şiddetli hava saldırılarıyla harabeye döndü.

(ÖZEL)


1)SALDIRILARIN SÜRDÜĞÜ İDLİB, HARABEYE DÖNDÜ


SURİYE'nin İdlib kentinin kırsal mahalleleri ile kasaba ve köyler, son günlerde Rusya'nın desteklediği rejimin şiddetli hava saldırılarıyla harabeye döndü. Savaş uçakları İdlib'in yanı sıra Hama'nın kuzeyinde kırsaldaki yerleşim yerleriyle, okul ve hastaneleri de hedef alıyor.


Suriye rejimi, geçen yıl Temmuz ayında Deraa'da kontrolü sağladıktan sonar muhaliflerin elindeki son şehir merkezi olan ve ele geçirilen yerlerden tahliyeler ile nüfusu 4 milyona ulaşan İdlib'e taarruza geçti. Rejimin hedefindeki İdlib'in kırsalına yönelik geçen yıl Ağustos ayında Rusya desteğiyle başlattığı bombardıman, Eylül ayında Türkiye'nin ara buluculuğu ile Soçi'de varılan mutabakat sayesinde durduruldu. Ancak, aradan geçen süre içerisinde mutabakatı ihlal eden Rusya destekli Esed rejimi, gösterilen tepkiler ile saldırılarını durdurdu.


SALDIRILAR 26 NİSAN'DA YENİDEN BAŞLADI


Karadan saldırıların neredeyse hiç durmadığı İdlib ve Hama kırsalına yönelik bombardıman ise geçen 26 Nisan günü yeniden başladı. Rusya'nın desteğiyle Esed rejimi, İdlib'in güneyi ile Hama'nın kuzeyinde kalan bölgelere savaş uçağı ve helikopterlerle gece gündüz demeden bomba yağdırmaya başladı. Dozu giderek artan saldırılarda onlarca kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı ve binlerce kişi de zorunlu olarak evlerini terk ederek güvenli gördükleri Türkiye sınırına göç etti.


OKUL VE HASTANELER DE HEDEF ALINDI


Esed rejiminin savaş uçakları ile düzenlediği bombardıman, sadece yerleşim alanları ile sınırlı kalmadı. Rejim havadan yaptığı saldırılarda kamu hizmeti verilen okullar ile hastaneleri hedef alarak bombaladı. İdlib ve Hama kırsalındaki okulların büyük bölümü kullanılamaz hale gelirken, hastaneler ile acil medikal müdahalelerin yapıldığı sağlık tesislerine dönüştürülen mağaralar da yerle bir oldu. Kırsal bölgelerde yaşayan siviller, saldırılar nedeniyle sağlık hizmetinden yararlanabilmek için İdlib kent merkezindeki hastanelere gitmek zorunda bırakıldı.


HER YER HARABEYE DÖNDÜ


Her gün onlarca uçağın gece gündüz demeden yüzlerce bomba bıraktığı İdlib kırsalındaki yerleşim yerleri adeta harabeye döndü. Sivillerin zorunlu göç etmek zorunda kaldığı kasaba ve köylerde, her yapıda saldırıların izlerine rastlanıyor. İnsanların nadiren gözüktüğü kasaba ve köylerde geriye enkaz yığınları kaldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


----------------------------


Yıkılan hastane


Hasan Kırmızıtaş anons


Yıkılan ev ve iş yerleri


Terk edilmiş sokaklar


Genel ve detay görüntüler


GÖRÜNTÜ BOYUTU: 502 MB


Hasan KIRMIZITAŞ- İbrahim MAŞE- Mustafa KANLI/İDLİB (Suriye), -


=============================================


2)BAŞKALE'DE PKK'NIN TUZAKLADIĞI EYP, BULUNARAK İMHA EDİLDİ


VAN'ın Başkale ilçesi kırsalında jandarmanın terör örgütü PKK'ya yönelik düzenlediği operasyonda, araziye tuzaklanan el yapımı patlayıcı, bulunarak imha edildi. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, alınan bir istihbarat üzerine Başkale ilçesine bağlı Esenyamaç Mahallesi Tuluklu Mezrası kırsalında terör örgütü PKK'ya yönelik operasyon düzenledi. 'Şehit Jandarma Uzman Onbaşı Kemal Zeren' adı verilen operasyonda, bomba arama köpekleriyle arazi arama- tarama faaliyeti yapıldı. Aramalarda, 150 kilo gübre ve el yapımı patlayıcı ele geçirildi. Patlayıcı imha edilirken, bölgedeki operasyonların sürdüğü bildirildi.


Behçet DALMAZ/VAN, -


==============================================


3)FEDAKAR ANNE, KENDİSİNİ ENGELLİ OĞULLARINA ADADI


CANI CİĞERİ OĞULLARI İÇİN YAŞIYOR


İZMİR'in Gaziemir ilçesinde yaşayan 3 çocuk annesi Sadiye Candemir (35) tüm hayatını beyin felci olarak bilinen serebral palsi (SP) hastası engelli iki oğluna adadı. Doğuştan yüzde 99 engelli iki oğlunun hem eli ayağı hem de hayat enerjisi olan Candemir, "Bazen vücudum yorgun düşüyor. Ama sürünsem bile onlara bakarım. Onlar benim canım ciğerim" dedi.


Gelecek pazar günü kutlanacak olan Anneler Günü'ne sayılı günler kala İzmir'in Gaziemir ilçesinde hayatını beyin felci olarak bilinen serebral palsi (SP) hastası engelli iki oğluna adayan Sadiye Candemir'in fedakarlığı, oğullarının hayatını bir ölçüde kolaylaştırdı. Henüz 14 yaşındayken evlenen Sadiye Candemir, 16 yaşındayken ilk bebeğini kucağına aldı. Çocukluğunu yaşayamadan anne olan Candemir, serebral palsi hastası iki oğlu ile bir odanın içinde yaşam mücadelesi veriyor. İlk oğlu Ahmet Candemir (19) ile küçük oğlu Yunus Emre Candemir'in (10) yüzde 99 engelli olduğunu anlatan Candemir, kızı Zeynep Sümeyye'nin (12) ise sağlıklı bir çocuk olarak ilkokula gittiğini söyledi. Çocuklarını çok sevdiğini ve onların iyiliği için dua ettiğini belirten anne Candemir, "Çocuklarımdan ikisi genetik olduğu söylenen bu hastalık nedeniyle yatağa bağlı yaşıyor. Benim de onlar gibi bütün günüm ve hayatım bu odada geçiyor. Hiçbir yere gitmiyorum. Sosyal hayatım yok. Bazen 1 ay geçiyor kapının önüne çıkmıyorum. Tamamen onlara bağlıyım. 'Aman kusar boğazına kaçar' diye bırakamıyorum" dedi. Onlara bir bebek gibi bakan ve sevgisini hiç eksik etmeyen genç anne, oğullarının bu sevgiye karşılık verdiğini belirterek "Bence her şeyi anlıyorlar. Sevdiğim zaman bana tebessüm ediyorlar ama verebildikleri fazla tepki yok. Her gün onlar için ekmeği sıcak suyla eziyor, yoğurt ya da çorba gibi gıdalarla besliyorum. Özel mamaları da var. Ama Ahmet 19 yaşında olduğu için ona artık mama vermiyorlar. Devlet karşılamadığı için 1 yıldır ona mama alamıyorum. Mamanın bir kutusu 13 lira. Küçüğe her gün 4 şişe içiriyorum. Aile hekimi ayda bir eve gelip muayene ediyor, ilaç yazıyor. Onlar için elimden geldiğince en iyisini yapmaya çalışıyorum" diye konuştu.


'SÜRÜNSEM BİLE ONLARA BAKARIM'


Eşinin geçici olarak inşaatlarda çalıştığını anlatan Sadiye Candemir, ev kiralarının 750 lira olduğunu söyleyerek, maddi imkansızlıklar içinde yaşadıklarını dile getirdi. SP'li iki oğlunun tamamen ona muhtaç olduğunu belirten Candemir, sözlerine şöyle devam etti:


"Hiçbir komşum bana gelmez. Ben gidemediğim için onlar da gelmiyor. Yapayalnızım. Bir destekçim yok. Gönül ister bazen dışarı çıkıp hava alayım. Bazen 'kapımı biri çalsa da biraz onlara baksa' diyorum. İkizler için olan engelli arabalarından olsa onları alır dışarı çıkarırım. Benim durumum yok ki alayım. Bazen vücudum yorgun düşüyor. Ama sürünsem bile onlara bakarım. Onlar benim canım ciğerim. Nasıl bakmam? Onları çok seviyorum. Onların eli kolu benim. Ben evlatlarım için yorulmam. Sağlığım yerinde olduğu sürece onlar için hizmetimi eksik etmem."


Görüntü Dökümü


----------------------


-Anne Sadiye Candemir'in iki oğluna mama yedirmesinden görüntü,


-Sadiye Candemir'in onlara bakması ve öpmesinden görüntü,


-Eve gelen aile hekiminin çocukları muayene etmesinden görüntü,


-Sadiye Candemir ile röp.


Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,


===============================================


4)ARPAÇAY'DA ENKAZDAN YARALI KURTARILAN KÖPEK TEDAVİYE ALINDI


KARS'ın Arpaçay İlçesine bağlı Göldalı köyünde çöken evin damının altında kalarak arka iki bacağı kırılan kangal cinsi köpek, Kars'ta tedavi altına alındı. Aynı ilçede çöp konteynerine ölüme terkedilen 6 yavru köpeğe ise bir vatandaş sahip çıktı.


Arpaçay ilçesine bağlı Güöldalı köyünde yaşayan Ömer Dumanoğlu'na ait kullanılmayan evin aşırı yağışlar sonucu damı çöktü. Göçük altında kaldığı belirlenen kangal cinsi köpeğin kurtarılması için köylüler seferber oldu. Yaklaşık 3 saatlik çalışmanın ardından kurtarılan köpeğin arka iki bacağının kırıldığı belirlendi. Ömer Dumanoğlu, minibüse koyduğu yaralı köpeği 60 kilometre uzaklıktaki Kars Kafkas Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'ne getirdi. Veterinerlik Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsa Özaydın, iki bacağı kırılan köpeği tedavi altına aldı.


Karabaş ismini verdikleri köpeğin ayaklarının damdan kopan odunların üzerine düşmesi sebebiyle kırıldığını belirten Ömer Dumanoğlu, yaralı köpeği arabasıyla tedaviye getirdiğini söyledi. 1,5 yıldır baktığı köpeğin 3 ay önce 7 yavrusu olduğunu ifade eden Dumanoğlu, "Doğal afetlerde köpekler insanları kurtarıyordu. Bu kez köpeği biz kurtardık. Çok iyi bir kapı bekçisidir. Çok uysal ve sadıktır" dedi


YAVRU KÖPEKLERİ ÖLÜME TERKETTİLER


Bu arada Arpaçay ilçesinde çöp konteynerıne terkedilen 6 yavru köpek son anda kurtarıldı. Arpaçay ilçesinde kaymakamlık binasının karşısındaki çöp konteynerine kim yada kimler tarafından bırakıldığı bilinmeyen 2'si dişi 6 köpek yavrusu şans eseri bulundu. 1 haftalık yavru köpekler yoldan geçen bir vatandaş tarafından fark edilince çöp arabasına atılmadan kurtarıldı. Bahtiye Altın isimli hayvansever ev hanımı yavru köpeklere sahip çıktı ve onları ölüme terk edildikleri çöp konteynerinden alarak evine götürdü. Bir süre köpeklere evinde bakan Bahtiye Altın onları mamayla besledi. Sahiplendiği başka bir köpek tarafından emzirilmesi için de çalışma yapan Bahtiye Altın, herkesi duyarlı olmaya ve canlara sahip çıkmaya davet etti. Altın, şimdi yavru köpekleri sahiplenecek duyarlı vatandaşlar arıyor.


Görüntü Dökümü


----------------------


-Yaralı köpek ve Ömer Dumanoğlu'nun konuşması


-Köpekten detaylar


-Köpeğin Veteriner Fakültesine alınması


-Ömür Duman'ın köpekle ilgilenmesi


-Görevlilerin köpeği muayene etmesi


-Köpeğin tedavi altına alınması


Köpeklerin konteynerdeki görüntüsü (cep telefonu)


Haber-Kamera: Bedir ALTUNOK/ KARS,


592 MB - 5 DK 23 SN - 4 MB - 1 DK 30 SN


================================================


5)ANNESİNİN EMZİRMEDİĞİ MİNİK KUZUYA KUCAK AÇTILAR


MANİSA'nın Şehzadeler ilçesinde, annesi emzirmediği için çiftçi Hüseyin Berilgen'in (60) beslemeye başladığı kuzuyla olan dostluğu dikkat çekiyor. Berilgen, torununun isteği üzerine 'Kömür' adını koydukları kara kuzunun evlerinin neşe kaynağı olduğunu belirtip, bir an olsun yanlarından ayrılmadığını söyledi.


Çiftçilik yapan Hüseyin ve Nezire Berilgen çifti, evlerini küçük bir kuzuya açtı. Berilgen çiftinin, annesinin beslemeyi kabul etmediği için 1 günlükken sahiplendikleri kuzuyla aralarındaki bağ zamanla güçlendi. Torununun isteği üzerine renginden dolayı 'Kömür' adı verilen kuzu 'neşe kaynağı' olurken, aile ferlerinin yanından bir an olsun ayrılmıyor, onlarla oyunlar oynuyor.


Kuzunun aileye neşe getirdiğini belirten Hüseyin Berilgen, "Oğlum Samet'in eşi Nurcan'ın babası olan dünürüm Yusuf Gümüş, Halitpaşa Mahallesi'nde hayvancılık yapıyor. Geçen sene büyük torunu Yunus Emre'ye (6), 'Kuzu çift yavrularsa birini sana vereceğim' diye söz vermişti. Bu sene kuzu ikiz yavrulayınca birini bize verdi. Tabii bunun hikayesi biraz farklı. Bu kuzu ikizinden 45 dakika sonra dünyaya geliyor. Annesi bunu istemiyor ve emzirmiyor. Bize telefon etti, gidip aldık. Geldiğinde 1 günlük bile değildi. Anne sütünü aratmaması için sütün içine yumurtanın sarısını koyarak besliyoruz. Yaklaşık 40 gündür besliyoruz. Aileye bir neşe getirdi. Öpüyoruz, parka gidiyoruz, neredeyse salıncağa koyup sallayacağız. Mesela bana çok alıştı. Yanından ayrıldığımda arkamdan melemeye başlıyor. Gün içinde hep arkamda, sadece sevilmek istiyor, sevgiye ihtiyacı var. Aramızdaki ilişki çok değişik bir boyut kazandı. Çevredekiler çok sevdi, insanlar onu sevmeye geliyor. Ben bir yerden ayrılınca o da peşime takılıyor. Çok sevimli bir kuzu. Herkesin böyle bir iletişimi yaşaması gerek" diye konuştu.


Yavru kuzuyu günde üç öğün beslediklerini belirten Berilgen, "Kuzuyu almaya torunum Yunus Emre ile beraber gittik. Torunun yavru kuzuyu görünce rengi siyah olduğu için isminin 'Kömür' olmasını istedi. Biz de 'Kömür' ismini verdik" dedi.


'AİLE FERTLERİNİ KOKULARDAN AYIRT EDİYOR'


Hayvanlarla içli dışlı bir yaşam sürmenin kişiye terapi gibi geldiğini ve şefkat, merhamet gibi duyguları uyandırdığını belirten Hüseyin Berilgen, "Kömür'le hiç ayrılmıyoruz, kahvehaneye giderken bile yanımda geliyor. Benim kokumdan anlıyor ve hemen tanıyor. Benim geldiğimi hissedip hemen melemeye başlıyor. Diğer yavruyu da gördük ama bizim yavrumuz, annesinin beslememesine rağmen diğerinden daha besili ve daha sağlıklı görünüyor" diye konuştu.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


-Yavru kuzunun beslenmesi


-Yavru kuzunun aile bireyleri ile oynaması


-Yavru kuzunun Hüseyin Belirgen ile gezmesi


-Hüseyin Belirgen ile röp.


-Genel ve detay görüntüler


(Haber - Kamera: Erhan KASIRGA/ MANİSA,


===================================================


6)YAVRU OĞLAK OMUZLARDAN İNMİYOR


Bursa'nın İnegöl ilçesinde 20 günlük oğlak, insanların omuzlarından inmiyor. Sahibinin 'Kızım' diye çağırdığı oğlak, görenlerin ilgisini çekiyor. Bursa'nın İnegöl İlçesine bağlı Yeniceköy mahallesinde yaşayan Mustafa Keskin'in (35) keçisi 20 gün önce iki tane oğlak dünyaya getirdi. Keskin'in elleriyle beslediği oğlaklardan biri yaramazlığıyla olduğu kadar, insanlara yakınlığıyla da dikkatleri üzerine çekiyor. sahibinin 'Kızım' diye seslendiği oğlak insanların omzuna atlayıp kendini sevdiriyor. Gününün büyük bölümünü yavru oğlakla geçiren Mustafa Keskin, "20 Gün önce dünyaya geldiler. 2 oğlaktan 'Kızım' diye seslendiğim yerinde hiç durmuyor. Benim yanımdan da ayrılmıyor. Omuzlara çıkmayı seviyor. Millet omuzlarında muhabbet kuşu gezdirir bense oğlak gezdiriyorum. Oğlağımı satmayı düşünmüyorum. O benim arkadaşım olduö dedi.


Görüntü Dökümü:


----------------------------


-Oğlak ve sahibinden görüntüler


Süre: 00.44 Boyut: 83 MB


Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa),


=================================================


7)BU İLÇEDE ENGELLİLER SAHİLE HASRET KALDI


GİRESUN'un Bulancak ilçesinde tekerlekli sandalyeye bağımlı engelliler, sahil şeridine geçebileceği 5 kilometrelik güzergahta engelli rampası bulunan sadece 1 alt geçit nedeniyle sahile ulaşmakta güçlük çekiyor. Engelliler, ilçede var olan diğer üst geçitlere de engelli rampaları yapılarak sahile ulaşımlarının kolaylaştırılmasını istiyor.


Bulancak ilçesinde tekerlekli sandalyeye bağımlı engelliler, Karadeniz Sahil Yolu aşarak sahil şeridine geçebileceği 5 kilometrelik güzergahta engelli rampası bulunan sadece 1 alt geçit nedeniyle sahile ulaşmakta güçlük çekiyor. Engelli rampası bulunan tek alt geçide ulaşmaları için tekerlekli sandalyeleri ile 2 ya da 3 kilometre mesafe kat etmeleri gereken engelliler, akülerinin yetersiz kaldığından yakınıyor. Engelliler, ilçede var olan diğer üst geçitlere engelli rampaları yapılarak sahile ulaşımlarının kolaylaştırılmasını istiyor.


'DENİZE VARAMADAN AKÜ BİTİYOR'


Karadeniz Sahil Yolu'nda yapılan üst geçitlerde engellilerin dikkate alınmadığını belirten Gökhan Özcan, üst geçitlerin kendileri için sadece demir yığınından ibaret olduğunu söyledi. Özcan, "Biz engelliyken bir de denizle aramıza engel koyuyorlar. Engellimiz üzerine engel koymaktan artık vazgeçilsin. Bulancak'ta 5 kilometrelik bir sahil alanı var. Koca sahil bandında sadece bir yerde engelli rampası bulunan alt geçit var. Orası da evlerimize uzak kaldığı için genellikle denize varamadan tekerlekli sandalyelerimizin aküsü bitiyor. Denize kıyısı olan bir yerde yaşıyoruz ama denize bir türlü varamıyoruz. Gözümüzü karartıp yoldan geçmeye çalışsak zaten demir parmaklıklar var. Gerekli yerlere yazılarımızı yazıyoruz. Karayolları en son 'belediye yapsın biz gerekli protokolü imzalayacağız' dedi. Belediye ise olayı karayollarına atıyor. Bu üst geçitlere engelli rampası yapsınlar. Biz deniz kenarına gitmek, orada çay içmek istiyoruzö dedi.


'ÇOK ZORLUK ÇEKİYORUZ'


İlçede sahil yolunda 4 üst geçit olduğunu ve buralardan engelli araçlarıyla geçemediklerinden yakınan Saniye Aktaş da "Ama biz oradan hiçbir şekilde geçemiyoruz. Bir tane alt geçit var engellilere uygun onu da sağlıklılar bizden daha çok kullanıyor. Gittiğimiz zaman engelli olmayanlardan fırsat bulup orayı da kullanamıyoruz. Zaten oraya giden yollarda bulunan kaldırımlara da genellikle araba park ediyorlar. Kaldırımlardan geçmek alt geçide varmak bile sıkıntılı. İnsanlar biraz duyarlı olsunlar. Çok zorluk çekiyoruz. Zaten bir engelimiz var, onlar da bize engel olmasınlar. Biz engelimizi kabullendik onlar da bizi kabullensinlerö diye konuştu.


'DENİZİ GÖRMEK İSTİYORUZ'


Denizle kenarında koşamasalar da tekerlekli sandalyeleri ile gezmek istediklerini söyleyen Güntaze Gedik ise "Doğa harikası bir yerde yaşıyoruz. Bölgemizde dağlar, yeşillikler denizle buluşuyor ama biz denizle buluşamıyoruz. Havalar ısındı. Herkes sahil kenarında fotoğraf çekiliyor, biz ancak o fotoğraflara bakıyoruz. Heves ediyoruz. Biz de denizi görmek istiyoruz. Biz de gezmek istiyoruz, yeşil alanlarda piknik yapmak istiyoruz" diyerek kendilerine yardımcı olunmasını istedi.


Görüntü Dökümü:


----------------------------


-İlçe sahilinden drone görüntüleri


-Üstgeçitlerden detaylar


-Muhabir anonsu


-Engellilerin yaşadığı zorluklardan görüntüler


-Röportajlar


-Detaylar


BOYUT: 607 MB


Haber: Aleyna KESKİN - Kamera: Emre KOLTUK GİRESUN-DHA)


==================================================


8)MERSİN'DE YASA DIŞI BAHİSE 5 TUTUKLAMA


MERSİN'de yasa dışı bahis oynatan 5 kişi ATM'den paraları çekerken suçüstü yakalandı, sorgulamanın ardından adliyeye sevk edilen 5 kişi tutuklandı.


Mersin polisi, 'cebe havale' yöntemi kullanarak Galatasaray ile Beşiktaş arasında oynanan 'derbi' maçında yasadışı bahis oynatan 4 kişiyi suçüstü yakaladı. Şüphelilere ait 5 cep telefonu, 32 bin lira para, 379 bin lira tutarındaki çek ve senetler ile çok sayıdaki bankamatik ve kredi kartlarına da el konuldu. Soruşturmayı derinleştiren polis, olayla bağlantısı olan 1 kişiyi daha yakaladı.


Ele geçirilen cep telefonlarında inceleme yapan ekipler,  yasadışı bahis olayının, yurt dışında olan ve internet üzerinden 'Skype' grubunda kullandıkları yazışmalarda, 'hacker' gibi kod adı kullanan örgüt yöneticilerince koordine edildiğini belirledi.


Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, internet üzerinden yasa dışı bahis oynayan çeteyi belirledi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlatan ekipler, çetenin maç saatine saatler kala paraları banka ATM'lerinden çekeceğini belirleyerek fiziki takibe başladı. Şahısları yakalamak için Galatasaray-Beşiktaş maçının oynandığı saatlerde 9 farkı bölgedeki ATM önünde görev alan ekipler, 4 şüpheliyi 'QR kod' yöntemiyle para çekerken suçüstü yakaladı.


Elde edilen bilgiler doğrultusunda Şüphelilere ait 5 cep telefonu, 32 bin 190 lira para, 379 bin lira tutarındaki çek ve senetler ile çok sayıdaki bankamatik ve kredi kartlarına el konuldu.


Şüphelilerin yapılan sorgusunda para çekmek için kullandıkları çok sayıdaki bankamatik kartlarını temin ettikleri şahsında kimlik bilgilerinin tespit edildiği ortaya çıktı. Zanlıyı yakalamak için takibe alan polis, şüpheliyi kaçmaya çalışırken kıskıvrak yakaladı. Şüphelilerden Ö.D., S.Ö., Y.A., H.A. ve H.K. yapılan sorgulamanın ardından sevk edildikleri adliyede mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi


Görüntü Dökümü:


----------------------------


-Emniyet Müdürlüğü binası


-Siber Suçlar Şube Müdürlüğü bina girişi ve tabelası


-Adliye binası girişi ve tabelası


(BOYUT: 85 MB) (SÜRE: 45 Saniye)


Haber: Mustafa ERCAN-Kamera: MERSİN,

Kaynak: DHA