Dha Yurt Bülteni -8
Bakan Gül: Yeni Zelanda hükümeti, faillerin hak ettikleri cezayı alması için gerekeni yapmalıAdalet Bakanı Abdülhamit Gül, Yeni Zelanda'daki saldırıyı bütün dünyanın cılız bir sesle dile getirdiğini belirterek, "Yeni Zelanda hükümetinden, İslam karşıtı bu saldırıyı büyük bir titizlikle takip...
Bakan Gül: Yeni Zelanda hükümeti, faillerin hak ettikleri cezayı alması için gerekeni yapmalı
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Yeni Zelanda'daki saldırıyı bütün dünyanın cılız bir sesle dile getirdiğini belirterek, "Yeni Zelanda hükümetinden, İslam karşıtı bu saldırıyı büyük bir titizlikle takip ederek soruşturmayı etkin bir şekilde yürütmesini ve faillerinin bir an önce adalet önünde hak ettikleri cezayı almaları için gerekeni yapmasını bekliyoruz.
İslam karşıtlığı, Türk karşıtlığı, Türkiye karşıtlığı bu dünyada hiç kimseye fayda sağlamaz. Demokratik hiçbir toplum, hiçbir ülke asla bunu kabul edemez. İnancımız odur ki, hiçbir din asla ve asla terörle anılamaz. Terörün dini olmaz, dinin de terörü olmaz" dedi.
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül bir süre önce hizmete açılan Bolu Adalet Sarayı binasının açılışına katıldı. Bakan Gül törende yaptığı konuşmada, "Adaleti sağlamak ve hayatımızda bu erdemi hakim kılmak değişmez çabamızdır. Altyapı çalışmalarımız yanında insan kaynağımız gün ve gün artırıyoruz. Yaklaşık 20 bin hakim ve savcı yargı mensubumuz var. Diğer çalışanlarımızla birlikte toplam 150 bin adalet hizmetini sunan onurlu, şerefli bu mesleğin büyük bir ailesine sahibiz. İnsan sayımızın niceliği kadar bu saraylarımızın teknik kapasiteye ulaşması kadar elbette nitelik önemlidir. Adalet saraylarını merdiven altından cumhurbaşkanımızın öncülüğünde çok büyük imkanlara kavuşturduk. Elbette bu teknik kapasiteleri artırmak, bu binaları yapmak işin bir yönü. Asıl yönü içerisine eğitimli, nitelikli, kaliteli adalet hizmetlerini standardını artırarak vermek. Nitelik elbette nicelikten daha önemlidir. Hakim, savcı eğitimi de bu çerçevede önem kazanmaktadır. 2019 yılını eğitim yılı olarak ilan ettik. Bu çerçevede tamamlayıcı hukuk eğitimi, sürdürülebilir hukuk eğitimi ve kişisel mesleki gelişim eğitimi olmak üzere 3 temel eğitim alanında yoğunlaşacağız. Türkiye adalet akademisini daha reforme ederek, geliştirerek, fonksiyonunu artırarak çok gecikmeden tekrar hizmete açmayı planlıyoruz. Çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi
YENİ ZELANDA HÜKÜMETİNE ÇAĞRI
Bakan Gül, Yeni Zelanda hükümetine şu çağrıda bulundu:
"Yeni Zelanda hükümetinden, İslam karşıtı bu saldırıyı büyük bir titizlikle takip ederek soruşturmayı etkin bir şekilde yürütmesini ve faillerinin bir an önce adalet önünde hak ettikleri cezayı almaları için gerekeni yapmasını bekliyoruz. Bütün dünyanın, işlenen bu nefret suçunu maalesef cılız bir sesle dile getirdiğini üzülerek görmekteyiz. İslam karşıtlığı, Türk karşıtlığı, Türkiye karşıtlığı bu dünyada hiç kimseye fayda sağlamaz. Demokratik hiçbir toplum, hiçbir ülke asla bunu kabul edemez. İnancımız odur ki hiçbir din asla ve asla terörle anılamaz. Terörün dini olmaz, dinin de terörü olmaz."
Bakan Gül'ün konuşmasının ardından kurdele kesilerek Adalet Sarayı'nın açılışı yapıldı. Bakan Gül, daha sonra adliye binasını gezerek bilgi aldı.
Görüntü Dökümü
---------
-Karşılamadan görüntüler
-Bakan Gül'ün konuşması
-Açılış töreni
-Adliye binasının gezilmesi
-Detaylar
Süre: 05.27-Boyut:
Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,
================
İçişleri Bakanı Soylu: Bütün terör örgütlerinin tozunu atıyoruz
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, önceki 2 yılda 3 bin 333 teröristi etkisiz hale getirdiklerini belirterek, "3 bin 99 barınak ve sığınağı ortadan kaldırdık. Son 30 yılda terör örgütüne katılımı en düşük düzeye düşürdük. Onun 3 katı kadar terör örgütünü ilk kez böyle yakaladık. Sadece onu mu PKK, PYD, DEAŞ, DHKP-C, FETÖ ile mücadele ediyoruz. Bütün terör örgütlerinin tozunu atıyoruz" dedi.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, seçim çalışmaları kapsamında Antalya'nın Demre ilçesinde düzenlenen mitinge katıldı. Antalya'daki yoğun programının ardından dün gece yarısı helikopterle Demre'ye geçen Bakan Soylu, büyük coşkuyla karşılandı. Bakan Soylu'ya, AK Parti Antalya milletvekilleri Sena Nur Çelik, İbrahim Aydın, Mustafa Köse, Atay Uslu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, AK Parti ile MHP il ve ilçe teşkilat mensupları ve Demre Belediye Başkanı Süleyman Topcu eşlik etti.
Demre Belediyesi önünde konuşan Bakan Soylu, programa geç katıldığı için kendisini bekleyen vatandaşlardan helallik istedi. Gecenin bu saatinde neden Demre'ye geldiğini anlatan Bakan Soylu, şöyle dedi:
"Demre'ye niçin geldim biliyor musunuz? Bir tek şey için geldim. Allah şahittir. On yıllardan beri bu millete çektirdiklerine rağmen, tehdit etmelerine rağmen, korkutmalarına rağmen Demre hiç eğilmediniz. Elif gibi dimdik durdunuz. Huzurunuza bir tek şey için geldim. Yıllarca bize 'köylü' dediler. 'Poturlu, şalvarlı, kasketli' dediler. Yıllarca 'Siz kimsiniz de bu ülkeyi idare edeceksiniz' dediler. 'Akıllanmadınız mı?' dediler. 'Bir başbakan astık, iki bakan astık, onca darbe yaptık her 10 yılda bir akıllanmadınız mı? Sizi küçümsedik hakir gördük' dediler. Dediler ki 'İktidara gelirsiniz ama muktedir olamazsınız.' Demre size minnetlerimizi sunmak, bu ülkenin bırakın bakanını, bir evladı olarak söylemek için geldik. Şükranlarımızı sunmak için geldik. Bize yukarıdan bakıp 'İktidar olursunuz muktedir olamazsınız' diyenlere Allah'a çok şükür bu meydandaki insanlar gibi, bütün milletimiz dedi ki 'Bugün milletimiz iktidar, bugün milletimiz muktedir.'"
'BU ÜLKENİN ONURUNU TESLİM ALMAK İSTEDİLER'
7 Haziran seçimlerinde HDP'nin yüzde 13 oranında oy aldığını anımsatan Bakan Soylu, "Bu ülkeye çok acılar verdiler. 7 Haziran seçimlerinde HDP denilen parti yüzde 13 oranında oy aldı. Ama durmadılar. Doğu'yu ve Güneydoğu'yu yaktılar. Camileri, okulları, spor salonlarını, kütüphaneleri, Siirt Hastanesi'ni bir günde 7 defa yaktılar. 25 bin evi tarumar ettiler. İnsanlar orada yaşayamaz oldu. Hiç düşmediler bu ülkenin yakasından. Nihayetinde 15 Temmuz darbesi. O Amerika uşağı olan, o Pensilvanya'daki şarlatanla beraber bu ülkeyi teslim almak istediler. Bu ülkenin onurunu teslim almak istediler. Bitti mi zannediyorsunuz? Hayır bitmedi. Irak'ın kuzeyinde bir devlet kurmak istediler. Afrin'de terör merkezi oluşturup, terör hattı kurup Türkiye'nin güneyiyle Ortadoğu'nun bağını tamamen koparmak istediler. Bizi içine sıkışmış bir devlet haline getirmek istediler. Bitti mi? Hayır bitmedi. Ardından döviz operasyonları yaptılar. Amerika yaptırdı. Dolar operasyonları yaptırdılar. Türkiye tam seçime giderken iktidarla milletin arasını bozup, 'Acaba buradan önümüzdeki 4.5 yıl için zafiyet oluşturabilir miyim? Hükümeti zayıf bir duruma düşürebilir miyim' diye bir anlayış ortaya koymaya çalıştılar. Tezgahları bitmiyor. Zayıf düşersek kat be kat üzerimize oynayacakları apaçık ortadadır" dedi.
'TERÖRÜ ORADAN KAZIDIK, ALDIK'
Türkiye'nin önemli işler yaptığını vurgulayan Bakan Soylu, "Irak'ın kuzeyinde devlet kurmak isteyenlere Amerika destek oldu değil mi? Oldu. Afrin'e binlerce Tır silah gönderdi değil mi? Gönderdi. Peki, Irak'ın kuzeyinde bunlar devlet kurabildiler mi? Kuramadılar. Peki, Afrin'de terör merkezini devam ettirebildiler mi? Hayır. Irak'ın kuzeyinde de devlet kurdurmadık. Afrin'in merkezine de Amerika bize dedi ki 'Girerseniz başınıza iş açarsınız.' Çatır çatır girdik. Terörü oradan kazıdık, aldık. Tayyip Erdoğan tarihe bir not bıraktı. Sizin 50 gramlık oy pusulalarıyla aldığı iradeyle bütün dünyaya dedi ki 'Ey dünya size sesleniyoruz. Türkiye olarak sesleniyoruz. Bizim coğrafyamızda bize rağmen kimseye oyun kurdurmayız'" diye konuştu.
'BÜTÜN TERÖR ÖRGÜTLERİNİN TOZUNU ATIYORUZ'
Ülkenin huzuruyla, birliğiyle kimseyi oynatmayacaklarını vurgulayan Bakan Soylu, şöyle devam etti:
"Emin olun. 13-14 yaşındaki kızları dağa götürüp, o kızlara taciz ettirenlere, tecavüz ettirenlere ve anaları gözü yaşlı bırakanlara hesabını sormaz, burunlarından fitil fitil getirmezsek namerdiz. HDP'nin vekilleri, ben onlara milletvekili demiyorum çünkü onlar bu milletin milletvekili olabilecek karaktere ve haysiyete sahip değil. Onlar PKK'nın vekilidir. İstanbul'dan bir araya gelecekler sonra yürüyecekler. Nereye yürüyecekler? 15 vilayet daha sonra Diyarbakır'a gidecekler. Apo'nun İmralı'dan çıkması için yürüyüş eylemi yapacaklar. Diyarbakır'da sonlandıracaklar, sonra da bütün dünyaya duyuracaklarmış. Ne demişiz. Kötü bir şey demedik. 'Sizi yürüten adam değildir' dedik. İstanbul'da Taksim Meydanı var. Otelin 2 metre önüne çıktılar, bizim polislerimiz orada onları şapa oturttu. Son 2 yılda 2017- 2018'de 3 bin 333 teröristi etkisiz hale getirdik. 3 bin 99 barınak ve sığınağı ortadan kaldırdık. Son 30 yılda terör örgütüne katılımı en düşük düzeye düşürdük. Onun 3 katı kadar terör örgütünü ilk kez böyle yakaladık. Sadece onu mu PKK, PYD, DEAŞ, DHKP-C, FETÖ ile mücadele ediyoruz. Bütün terör örgütlerinin tozunu atıyoruz."
Bakan Soylu daha sonra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve Demre Belediye Başkan Süleyman Topcu için vatandaşlardan oy sözü istedi.
Görüntü Dökümü
------------
Bakan Soylu'nun konuşması
Miting alanından
Haber-Kamera: Suat SÖĞÜT/FİNİKE (Antalya),
==================
Soğanlı Ören Yeri'nde kilise duvarlarındaki tahribata tepki
Kayseri'nin Yeşilhisar ilçesindeki Soğanlı Ören Yeri'nde yılda yaklaşık 45 bin yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği 8 kilisenin duvarları son 5 yılda ciddi oranda tahrip edildi. Üzerlerine yazılar yazılan fresklerin gözlerinin oyulup tahrip edilmesi, tepki çekti.
Kayseri- Niğde- Nevşehir üçgeninde yer alan Yeşilhisar ilçe merkezine 15 kilometre uzaklıktaki Soğanlı Ören Yeri, kaya kiliseleri ve mağaraların bugünkü evler ile iç içe girdiği bir vadi içerisinde bulunuyor. Roma döneminden itibaren yerleşim alanı olarak kullanılan vadi yamaçlarında yer alan kayalıkları Romalılar mezarlık, Bizanslılar ise kilise olarak kullanmış. M.S. 4'üncü yüzyıldan itibaren Hristiyanlığın Kapadokya'daki merkezlerinden biri olan, önemini 7 ve 8'inci yüzyıllarda da sürdüren Soğanlı Ören Yeri'nde 50'ye yakın kaya kilisesi ve mağara bulunuyor. Bunlardan ziyarete açık olan 8 kiliseyi, her yıl binlerce kişi ziyaret ediyor.
SON 5 YILDA TAHRİBAT ARTTI
2018 yılında 11 bin 500'ü yabancı, 32 bini yerli turistin ziyaret ettiği kiliselerde, stil açısından 10-12'nci yüzyılları yansıtan freskler, son 5 yılda büyük oranda tahribata uğradı. Ziyarete açık olan Karabaş, Kubbeli, Tahtalı, Yılanlı, Saklı,Tokalı, Ballık ve Geyikli kiliselerinde mezarlar, İsa Peygamber ve havarilere ait resimler ile İncil'den sahnelerin yer aldığı fresklerdeki tahribat son dönemde iyici arttı. Gözleri oyulan fresklerin her birinin üzeri, farklı dillerde yazılmış yazılarla doldu. Kiliselerin duvarlarındaki ağır tahribat, ziyarete gelenler ve bölgede yaşayanların tepkisini çekti.
SOĞANLI'DA YAŞAYANLAR TEPKİLİ
320 haneli Soğanlı Mahallesi'nde yaşayan Raşit Karataş, kiliselere gereken koruma ve bakım yapılmadığını söyleyerek, "Kiliselerde yer alan freskler, ziyarete gelen kişiler tarafından geçmişten bu yana zarara uğratıldı. Özellikle gelen yabancı ziyaretçiler hatıra olması için duvarlardaki fresklerden parça söküp yanlarına alıyorlar. Kiliselerin restore edilmesi için muhtarımız birçok kez dilekçe verdi. Ancak, hiç kimse bu konu ile ilgilenmedi" dedi.
İlçe sakinlerinden Metin İnce ise Soğanlı'nın dünyanın tanıdığı bir turizm beldesi olduğunu vurgulayarak, "Burası yıllardır ihmal edilmiş. Kapadokya'nın giriş bölgesi; ancak kaderine terk edilmiş bir yer. Yetkililer Soğanlı'ya yeterince eğilim göstermiyor" diye konuştu.
Soğanlı Ören Yeri'nden sorumlu olan Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü yetkilileri ise 5 TL giriş ücreti olan kiliselerdeki tahribat ile ilgili çok sayıda şikayet aldıklarını, zararın giderilmesi için gerekli çalışmaların yapıldığını söyledi.
Görüntü Dökümü
----------
Soğanlı ören yeri levhalarından görüntü
Ören yerinde bulunan peri bacalarından görüntü
Kilislerden ve tahrip edilen fresklerden görüntü
Soğanlı mahalle sakini ile röportaj
İlçe sakini Metin İnce ile röportaj
Diğer görüntüler
Süre: 5.14 Boyut: 585 MB
Haber - Kamera: Yasin DALKILIÇ-İsmet KÖZELO- KAYSERİ, DHA)
==================
Kayseri'de DEAŞ operasyonu: 4 gözaltı
Kayseri'de polis tarafından düzenlenen oprasyonda, Suriye ve Irak'ta terör örgütü DEAŞ adına faaliyette bulundukları öne sürülen 4 şüpheli gözaltına alındı.
Kayseri Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bu sabah daha önceden belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon yaptı. Operasyonda, Suriye ve Irak'ta bulundukları dönemde terör örgütü DEAŞ adına faaliyet yürüttükleri tespit edilen Irak uyruklu S.A. ile Suriye uyruklu A.A.A., S.Ö. ve A.H. gözaltına alındı. Devlet Hastanesi Adli Tabipliği'nde sağlık kontrolünden geçirilen 4 şüpheli, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.
Görüntü Dökümü
----------
Gözaltına alınan şüphelilerin hastaneye getirilişi
Sağlık kontrollerinin ardından polis araçlarına bindirilmesi
Diğer görüntüler
Süre: 1.32 Boyut: 14 MB
Haber-Kamera: Muhammed KISIR/KAYSERİ,
================
Çömlek ustası muhtar adayından her eve bir çömlek
Nevşehir'in Avanos ilçesinde Cumhuriyet Mahallesi'nde muhtar adayı olan çömlek ustası Gökhan Özgül (46), seçim çalışmaları kapsamında ziyarette bulunarak oy istediği her eve bir çömlek ve testi hediye ediyor.
Avanos'ta işlettiği atölyesinde yıllardır elleriyle çömlek yapıp satan Gökhan Özgül, yaşadığı Cumhuriyet Mahallesi'nde 31 Mart yerel seçimleri için muhtar adayı oldu. Mahallede 10 adayla yarışacak Özgül, seçim çalışmaları kapsamında ziyarette bulunduğu her eve bir çömlek ve testi hediye ediyor. 2 bin 30 seçmenin bulunduğu mahallede tüm oylara talip olduğunu anlatan Gökhan Özgül, şöyle konuştu:
"Yaklaşık 1020 hanemiz var. Her bir eve bu çömlekleri yetiştirmem lazım. İnşallah bunları seçimden önce yetiştireceğim. Ben diğer muhtar adaylarından bu zamana kadar böyle bir çalışma görmedim. Bu sanatı yaptığım için güzel bir hizmet olacağını düşündüm. Ben seçmenime kullanmalık ürünler olmadığı için broşür ve çanta vermedim. Bu testileri kullanabilirler. Herkes de bu durumdan memnun kalıyor."
Görüntü Dökümü
---------
Muhtar adayı Gökhan Özgül'ün çömlek dağıtması
-Özgül'ün testi yaparken görüntüsü
-Muhtar adayı Özgül ile röportaj
Genel detay
Süre: 5.07 Boyut: 617MB
Haber-Kamera: Metin YILDIRIM/NEVŞEHİR,
==================
'Bayrakçı dede' bayraklarının bakımı için sergi açtı
Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde, topladığı çakıl taşlarıyla tepe yamaçlarına Türk bayrağı yapmasıyla tanınan ve 'Bayrakçı dede' olarak bilinen Turan Kaplan (66), makrome kursunda yaptığı süs eşyalarıyla sergi açtı. Kaplan, sergide satacağı ürünlerden elde edeceği gelirle bayrakların bakımını yapacağını söyledi.
Sandıklı Hüseyin Develi Huzurevi'nde kalan, işçi emeklisi Turan Kaplan, 2015 yılında Dağlıca- Yüksekova yolunda 16 askerin şehit olduğu saldırıdan büyük üzüntü duyarak, şehitler anısına huzurevinin karşısındaki Timurlenk Tepesi'nin yamacına çakıl taşlarıyla 220 metrekarelik Türk bayrağı yaptı. Kaplan, daha sonra 2016 yılında çocuklar ve gençler için aynı tepeye 217 metrekarelik ve 300 metrekarelik bayraklar yaptı. İlçede 'Bayrakçı dede' olarak tanınan Kaplan, boş zamanlarında Halk Eğitim Merkezi'nin düzenlediği 176 saatlik makrome kursuna katıldı. Turan Kaplan, bu kursta ve boş kaldığı zamanlarda hamak, beşik, tespih, anahtarlık, kolye gibi çok sayıda hediyelik ve süs eşyası yaptı. Kaplan ürünlerini Belediye Meydanı'na sergi açarak, satışa çıkardı. Serginin açılışını Kaymakam Eflatun Can Tortop ve Belediye Başkanı Mustafa Çöl kurdele keserek yaptı. Kurdele kesimi sonrası Kaymakam Tortop ve Başkan Çöl, sergideki ürünleri inceledi.
'BAYRAKLAR İÇİN HARCAYACAĞIM'
Serginin açılışında konuşan Turna Kaplan, "Kurstan öğrendiğim makrome tekniğiyle beşikler, hamak, bebek, tablo ve el işlerini yaptım. Bugün de burada sergimizin açılışını yaptık. Güzel bir anı ve güzel bir hatıra olmasını istedim. Buradaki ürünlerin yüzde 80'i benim el emeğim. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'ndeki hocamla birlikte günde 4- 5 saat kurs gördüğüm süre içerisinde yaptım. 176 saatte bu ürünleri tamamladım. Kendi emekli maaşım var. Buradan kazandığım paraları yaptığım bayrakların boyası, cilası, bakımı ve tel örgüsü için harcayacağım. Doğaya yaptığım en küçük bayrağımın büyüklüğü 330 metrekare, bunların bütün bakımlarını yapacağım" dedi.
Kaymakam Tortop ise "Turan amcamız, bayrakçı dedemiz sürekli üretim yapıyor. Yaşlılık demek, atıl bir köşede kalmak değildir. Yapıldığı zaman üretildiği zaman bir de beceriniz yeteneğiniz varsa ortaya çok güzel ürünler koyabiliyorsunuz. Turan amcamız da bugün burada 176 saatte ürettiği ürünleri sergiliyor" diye konuştu.
Başkan Çöl ise "Turan amca bizim için ülkemizin bayrağını en güzel şekilde dalgalandıran çok güzel çalışmalara imza attı. Muhteşem eserler; eline, emeğine, yüreğine sağlık. Yaptığı el emeği göz nuru eserlerini Sandıklı ve belediyemizin en güzel yerinde sergiliyor. Rabb'im inşallah daha güzellerini yapmayı nasip etsin. Canı gönülden teşekkür ediyorum" dedi.
Görüntü Dökümü
--------------
-Serginin afişi görüntüsü
-Vatandaşlar sergiyi incelerken görüntü
-Sergide ki ürünler yakın görüntü
-Turan Kaplan sergide ürünleri incelerken ve satış yaparken görüntü
-RÖP1: Turan Kaplan(sergi açan bayrakçı dede)
-Serginin kurdelesi kesilerek açılışı yapılırken görüntü
-Protokol sergiyi incelerken görüntü
RÖP2: Eflatun Can Tortop(Kaymakam)
-Protokol sergi incelemesinden görüntü
-RÖP3: Mustafa Çöl(Belediye Başkanı)
-Vatandaşlar sergiyi incelerken görüntü
-Sergide ki ürünlerden görüntü
426 MB///03.50
Haber-Kamera: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI(Afyonkarahisar),
======================
İstanbul semalarında leylek şöleni
İlkbaharın habercisi leyleklerin Güney Afrika'dan Avrupa ve kuzey ülkelerine İstanbul üzerinden gerçekleştirdiği göç yolculuğu başladı. İstanbul semaları, on binlerce leylekle süslendi.
Her ilkbaharda, batıda Atlas Okyanusu'ndan, doğuda Hint Okyanusu'na, güneyde Güney Afrika'nın Ümit Burnu'na kadar Afrika Kıtası'nın Ekvator kuşağı güneyinde kalan geniş topraklarda kışlayan leyleklerin, Avrupa ve Asya'nın kuzey ülkelerine dönüş yolculuğu başladı. Avrupa ve Balkanlarda yazı geçirdikten sonra ağustos-eylül aylarında Afrika'ya göç eden ve bu göç sırasında toplandıkları en dar alan olan İstanbul'da, geçen yıl bir günde 237 bin, toplamda 1 milyona yakın leylek geçişi yaşanmıştı.
Afrika'dan geri dönüş yolunda en dar geçit olarak kullanılan İstanbul'da baharın habercisi leylekler gökyüzünü süslüyor. İstanbul Kuş Gözlem Topluluğu, Doğa Derneği gibi birçok kuş gözlem topluluğu üyeleri, bu şöleni hem görüntülüyor hem sayım yapıyor. 14 yıldır sayım yapan, yaralı leylekleri tedavi ettiren ve bölgede 'Leylek Baba' olarak tanınan avukat Fikret Can (73) ve gönüllüler, ilkbaharla birlikte Güney Afrika'dan yeniden Avrupa ve Balkanlar'a göç eden leylekleri yine İstanbul'da karşıladı. Gözlemcilerin geçen yıl sohbaharda çektiği ve yüzlerce leyleğin İstanbul semalarını süslediği fotoğraflar, bu yıl yeni başlayan göçte de görülmeye başlandı. Gruplar halinde geçiş yapan yüzlerce leylek sürülerinin önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.
İSTANBUL'UN KUZEYİNDEN GEÇİYORLAR
Bu coşkulu serüvenin milyonlarca yıldır kesintisiz devam ettiğini belirten Fikret Can, "Afrika'dan yola çıkan leylek sürülerinin hedefi Avrupa'dır. Sahraaltı Afrika'dan yola çıkan leylekler, Nil Vadisi, Filistin, İsrail, Lübnan, Suriye güzergahını izleyerek Hatay Belen geçidinden ülkemize giriş yapar. Anadolu'yu boydan boya geçtikten sonra önlerine geçit vermez Karadeniz dikilir. İlkbahar göçünün kalbi Karadeniz sahillerinde atar. Devasa leylek sürüleri Boğazı geçip Avrupa'ya varmak için Üçüncü Boğaz Köprüsü, Üçüncü Havalimanı, Kuzey Ormanları istikametini takip eder. Göç merkezi Rumeli Feneri'dir. Her ilkbaharda bu güzergahtan 500-600 leylek geçer. En yoğun geçişler 15 Mart- 15 Nisan tarihleri arasına denk gelir" dedi.
EN ÖNEMLİ GÖÇ YOLU İSTANBUL
Doğu, Batı, Kafkaslar, Hazar Denizi ve Afrika olmak üzere 5 göç yolu bulunduğunu kaydeden Can, bu rotanın Trakya, İstanbul Boğazı, Bursa, Eskişehir, Konya, Mersin, Adana, Hatay (Belen Geçidi), Suriye, Lübnan, İsrail, Filistin, Sina Yarımadası, Nil Vadisi, Sahraaltı Afrika olduğunu söyledi. Bu rotayı yıllık sonbahar döneminde 1 milyon, ilkbaharda ise 500-600 bin civarında leyleğin kullandığını söyleyen Can, "Doğu Göç yolu diğerinden daha önemli ve bu yolu kullanan en kalabalık göçmen türü leylekler. Sonbaharda üreme alanından kalkan leylek sürüleri, kışı geçirmek üzere Afrika'ya gider. İlkbaharda ise Afrika'dan yola çıkar, üreme alanlarındaki yuvalarına geri dönerler" diye konuştu.
DÜNYADA EŞİ BENZERİ YOK
Göç dönemlerinde ülkemizden 1 milyon leyleğin geçtiğini, bunlara yüz binlerce şahin, çaylak, kartal gibi kuş türlerinin eşlik ettiğini dile getiren Can, "Bu bizim en büyük zenginliğimiz. Böyle bir doğa olayının dünyada benzeri yok. Son yıllarda, ülkesinde 100 leyleği bir arada göremeyen birçok Avrupalı dostumuz geldi ve büyülendiler. Fransa'da Colmar kasabasında tek bir leylek yuvası var. Fransızlar bu yuvayı turizm merkezlerinden biri yapmayı başardı. Her yıl on binlerce turist ziyaret ediyor. Henüz fark edemediğimiz farklı bir turist potansiyeli var. Amerika'da 37 milyon, İngiltere'de 6 milyon, Avrupa'da 25 milyondan fazla kuş gözlemcisi ve fotoğraf meraklısı var. Bu insanlar sürekli ülkelerarası hareket halindeler. Doğu Göç Yolu'nun merkezi İstanbul'daki bu muhteşem doğal zenginliği, dünya kuş gözlemcileriyle buluşturmalıyız" dedi.
GÜNDE 200-300 KİLOMETRE
Uzun mesafe göçmeni leyleklerin değişen etkenlerle göç süresinin 3 ile 10 hafta sürebildiğini anlatan Can, "Günde 7-10 saat uçabilir, saatte 50 km hız yapabilir, 200-300 km yol gidebilir. Günde 600 km yaptıkları da görülmüştür. İlkbaharda üreme alanlarına dönmek için, Afrika'dan yola çıkan sürüler, besin bolluğu nedeniyle yollarda oyalanır ve yuvaya dönüş yolculuğunu, ortalama 49, bazen 70 günde tamamlayabilir. Yavru leylekler üreme alanlarından erken ayrılır, genç bireylerden oluşan sürüler bazen birkaç erişkin birey ile yola çıkabilir" diye konuştu.
BİRÇOK ÜLKEDE GÖRÜLMEZ OLDU
6 cins ve 19 türden oluşan leyleklerin doğal ortamda 20-25 yıl yaşam süresine sahip olduğunu belirten Fikret Can, uzun gagası, bacakları ve boynu ile beyazlığının en belirgin özelliği olduğunu kaydetti. Sanayileşme ve tarım yöntemlerinin değişmesi ile birlikte 19'uncu yüzyıldan itibaren leylek nüfusunun azalmaya başladığını kaydeden Can, eskiden yuva kurdukları ülkelerin birçoğunda artık görülmez olduğunu, ormanların hızla yok olmasının da yaşam alanlarını daralttığına işaret etti.
EN BÜYÜK FELAKET ELEKTRİK DİREKLERİ
Leyleklerin sulak alanlara ve tarım arazilerine yakın köylerde yuva kurduğunu anlatan Can, "Bir zamanlar, yalnız bir ağaç, insan yaşayan evin çatısı, üreme mevsimi duman tütmeyen bir baca, cami ve kilise kubbesi, çan kulesi, taş duvar, sur, kemer, kaya gibi yüksekçe yerlerde yuvalandılar. Köyler hızla kentleşti, mimari değişti, yuva yapacak çatı, baca kalmadı. Ağaçlar kesildi, beslenme alanları kurudu, çember daraldı. Yeni çözüm yolları arayan leylek, şimdilerde çareyi dünyanın her yerinde ot gibi biten elektrik direklerinde buldu. Yaşadığı en büyük felaket de bu oldu" dedi.
DÜNYANIN İLK HAYVAN HASTANESİ LEYLEKLER ADINA
Çıplak hatları yer altına alan Almanya ve Avusturya hariç, yaşadığı diğer ülkelerde de elektrik yüzünden ölümlerin çok olduğunu anlatan Can, "Bizim farkımız bütün sürülerin ülkemizden geçiyor olması ve bu yüzden leylek ölümlerinin kabul edilemez boyutlara ulaşması. Doğa, çevre, hayvanları koruma gibi kavramların henüz sözünün dahi edilmediği çağlarda, muhtaç leylekler için Osmanlı döneminde Garip Leylekler Vakfı'nı (Vakf-ı Gureba-i Laklakan) kurmuş, bu tavrıyla dünyaya örnek ve öncü olmuş, gurur duyulacak bir ecdadın torunları olarak bu soruna bir an önce çözüm bulmalıyız" diye konuştu.
HİÇ KIŞ GÖRMÜYORLAR
Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarında toplamda 6 milyon 320 bin kilometrekare alanda dağılım gösterdiklerini söyleyen Can, leyleklerin iki yarımküre arasındaki normal göç döngüsünde, aslında hiç kış görmeden, sürekli ilkbahar ve yaz mevsiminde yaşayan bir kuş türü olduğunu kaydetti. Çok fazla yaklaşılmadığı sürece insandan kaçmadığını ve ürkek olmadıklarını dile getiren Can, solucan, yılan, akrep, fare, kurbağa, kertenkele, balık gibi hayvanlarla beslendiğini belirterek, "Erişkin bir leylek günde 500-700 gram, çok hızlı büyümesi gereken bir yavru her gün 1600 gram et tüketir. Dört yavrusu olan bir aile her gün 7-8 kg kadar canlı yem avlamak zorundadır" dedi.
GÖKYÜZÜNDE BİNLERCE LEYLEK
15 yıldır kuş gözlemi ve leylek sürülerini inceleyen İstanbul Kuş Gözlem Topluluğu üyesi Ümit Yardım, tüm yırtıcılar, ötücüler ve leyleklerin ilkbahar göçünün başladığı ve en büyük kolun İstanbul üzerinden geçiş yaptığını söyledi. Kuzey ormanlarından yapılan geçişin en güzel Sarıyer tepelerinden izlenebildiğini anlatan Yardım, aynı zamanda sayım yaptıklarını açıkladı. Gökyüzünde binlerce leylek görmenin mümkün olduğunu aktaran Yardım, "Bir günde 267 bin leylek sayımıyla rekora ulaşmıştık. Ayrıca Afrika'dan göç sırasında bilhassa Lübnan ve Suriye'den geçerken büyük kuş olmaları nedeniyle leylekler büyük engellerle karşılaşıyor. Her şeye ateş eden avcılar var ve leylekleri öldürmek maalesef gelenek olmuş" diye konuştu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------
-Leyleklerden görüntü
-23 Ağustos 2018'den ARŞİV görüntüler
Haber: Mehmet ÇINAR- Kamera: İSTANBUL-DHA)