Diyarbakır Barosu: Elçi Olayında Gizlenen Bir Polis Tespit Ettik
Diyarbakır Barosu, Elçi'yi görebilecek yerde bir şarjör boşaltan, 12 gün boyunca ifade vermeyen ve olay yeri tutanağına imza atmayan bir polis tespit ettiklerini belirtti.
Diyarbakır Barosu, 28 Kasım'da öldürülen Baro Başkanı Tahir Elçi soruşturmasına ilişkin gazetecilere bilgi verdi. Kamera ve fotoğraf makinelerinin alınmadığı toplantıda basın mensuplarına projektör yardımıyla Elçi dosyasında bulunan belgeler ve gelişmeler hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı.
Elçi'nin öldürülmesi olayını araştırması için bir komisyon kurulduğunu aktaran Baro yetkilileri, 20 kişi oldukları belirtilen bu ekipte; ceza hukukuna hakim avukatların yanı sıra, adli tıp uzmanı ve teknik konularda uzmanlarla birlikte çalıştıklarını dile getirdiler.
Başkanlarının öldürülmesi olayının üzerinden günler geçmesine ve birçok polisin ifadesi alınmasına rağmen tek bir şüphelinin olmadığı kaydedilirken şöyle dendi:
"Elçin'in katledildiği yere kadar 83 delilin numarası verildi. Ancak bu delillerden 43'ü toplandı. Olay yerinde bulunduğu söylenen deforme mermi 16 nolu delildir. Bu Elçi'nin vurulduğu yerden çok uzak bir yerde bulunuyor. 43'e kadar toplanması tesadüfî değildir. 43'e kadar toplandı sonra bırakıldı. Şunu net olarak söylüyorum. 16. delil olan deforme olmuş mermi çekirdeğinin Elçi cinayetiyle yakından uzaktan alakası yoktur.
Bu şahıs neden gizlendi?
Görüntülerde görülen çatışan yaralı polis Dökümcüler Sokak'ta bir polisin daha olduğunu söylüyor. Verilen polis ifadelerinde ve olay yeri tutanağında istihbarattan bir polis yine ortada yok. 8 Aralık'ta bu kişinin savcılıkla ifadesinin alınmasını istedik. Ancak 12'nci gün bu şüpheli polisin tanık olarak ifadesi alınabildi. Bu şahıs ya gizlenen ya da amirleri tarafından gizlenen bir kişidir. 12 gün ifadesine başvurulmamış, olay yeri tutanağına imza atmamış. Bir şarjör boşattığını söyleyen tanığın ifadesine rağmen bu 26'ncı silahı da alınmış değil. Tanık beyanı alındı ancak. Günler sonra bu polisin ifadesi alındığı için ifadesi çelişkili ve yalan beyanlarla doludur. Şüphelendiğimiz ana kişilerden biri de bu polistir. Bu şahıs tüm şüphelere rağmen 12 gün boyunca gizleniyor. Silahını teslim etmiyor. İfadeye dahi gelmeyen kişi yalan söylüyor. Bu şahısın tutuklanması gerekiyordu. Ancak sadece günler sonra ifadesi alındı. İfadesi alındığı sırada gördüm onu sakal bırakmıştı. İlk andan itibaren herkese görüntülerde silah sıkan 3 polis şüpheli olarak görülüyor. Ancak bizim tespitlerimiz sonrasında ortaya çıkan bu şahıs en büyük şüpheli durumundadır" dedi.
"Birçok delil bize verilmedi"
Dosyada bulunana birçok delilin kendilerine verilmediğini anlatan avukatlar, "Dosyada en önemli delil niteliğinde olan PTT ve Mardin Kebap Evi ve foto film şubeye ait görüntüler dosyada olmasına rağmen bize verilmiyor. Biz bu görüntüleri ham haliyle istiyoruz. Çünkü görüntüler üzerinde kimi zaman oynamalar hatta eklemeler bile yapılabiliyor. Mardin Kebap Evi'nin kamera kayıtları önce bozuk diye alınmadı. Sonra bizim baskımızla savcılık tarafından istendi. Kamera sistemlerini işyeri sahibi sökülerek emniyete teslim etti. Dosyada önemli yer tutacak olan olay yeri krokisinin neden dosyada olmadığı veya bizlere neden verilmediğine anlam veremiyoruz. Olay yeri krokisi neden bize verilmiyor?" diye sordu.