Eczacılık Günü'nde Acil İlaç Erişimi Vurgusu

Son Güncelleme:

CHP, 14 Mayıs Eczacılık Günü'nde ilaç erişiminin temel hak olduğunu belirterek sağlık politikalarını eleştirdi.

(ANKARA) - CHP CAO Sağlık Politika Kurulu tarafından 14 Mayıs Eczacılık Günü'ne ilişkin yapılan açıklamada, "Sağlık bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Türkiye'de hiçbir yurttaş, erişemediği bir ilaç nedeniyle yaşam hakkını ve sağlık hakkını kaybetmemelidir. Halk sağlığı için fedakarca görev yapan, ilaca erişim mücadelesinde vatandaşlarımızı hiçbir zaman yalnız bırakmayan tüm eczacılarımızın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü'nü kutluyoruz" denildi.

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Sağlık Politika Kurulu, 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. İktidarın sağlık politikalarının eleştirildiği açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Eczacılık mesleği yalnızca ilacın sunumuna indirgenebilecek bir meslek değildir. Eczacılar; toplum sağlığının korunmasında, ilaç güvenliğinin sağlanmasında ve sağlık hizmetlerine erişimde kritik sorumluluk üstlenen kamusal sağlık profesyonelleridir. Ancak bugün eczacılık mesleği, tarihinin en ağır yapısal sorunları ile ciddi bir darboğazla karşı karşıyadır. Bugün dünyada ilaç politikaları yeni bir kırılma döneminden geçmektedir. Küresel ölçekte yaşanan savaşlar, tedarik zinciri sorunları, ham maddeye erişimde yaşanan sıkıntılar ve jeopolitik gerilimler; ilacın artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir güvenlik başlığı haline geldiğini açık biçimde göstermektedir. Türkiye ise bu sürece kırılgan bir sağlık ve ilaç politikası yapısıyla yakalanmıştır."

"HASTALAR TEDAVİ SÜREÇLERİNDE CİDDİ MAĞDURİYETLER YAŞIYOR"

Son yıllarda yeni nesil tedavilere ve ilaçlara erişim giderek zorlaşmakta, ilaç yoklukları yaygınlaşmakta, hastalar tedavi süreçlerinde ciddi mağduriyetler yaşamaktadır. Bugün birçok hasta, reçetesindeki ilacı bulabilmek için eczane eczane dolaşmak zorunda kalırken; eczacılarımız hastalarının tedavilerinin yarım kalmaması adına büyük bir sorumluluk ve özveriyle mücadele vermektedir. Dünyada biyoteknoloji, yapay zeka destekli ilaç geliştirme süreçleri ve kişiselleştirilmiş tedaviler sağlık alanında yeni bir dönemi başlatmıştır. Dünyada kanser tedavilerinden nadir hastalıklara kadar birçok alanda çığır açan yeni nesil tedaviler hızla sağlık sistemlerine dahil edilmektedir. Bazı yeni nesil kanser tedavileri saatler süren uygulamaları dakikalara indirirken, Türkiye'de hastalar hala temel ilaçlara erişim sorunu yaşamaktadır. Avrupa ülkelerinde yenilikçi ilaçlara erişim oranı yüzde 40'ların üzerindeyken, Türkiye'de bu oranın yüzde 3 seviyelerine kadar gerilemiş olması kabul edilemez bir tablodur.

"YERLİ İLAÇ ÜRETİMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ STRATEJİK ÖNEMDEDİR"

Bilimsel ilerlemenin bu kadar hızlandığı bir çağda, vatandaşlarımızın çağdaş tedavilere erişememesi ciddi bir sağlık eşitsizliği yaratmaktadır. İlaca erişim yalnızca ekonomik bir mesele değildir. İlaç politikaları yalnızca maliyet hesabıyla yürütülemez. İlaca erişim yaşam hakkının, sağlık hakkının ve sosyal devlet ilkelerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle yerli ilaç üretiminin güçlendirilmesi, biyoteknoloji ve ilaç Ar-Ge yatırımlarının artırılması, klinik araştırma altyapısının geliştirilmesi, genç eczacıların üretim, araştırma, sağlık teknolojileri ve kamu alanlarında daha etkin rol almasının sağlanması Türkiye açısından stratejik önemdedir. Türkiye'nin güçlü bir sağlık sistemi kurabilmesi için yalnızca hastane yatırımlarına değil; nitelikli sağlık insan gücüne, ilaç üretim kapasitesine ve bilimsel altyapıya yatırım yapması gerekmektedir. Özellikle genç eczacıların yaşadığı istihdam sorunu artık ne bireysel ne de mesleki bir mesele olmaktan çıkmış; ülkenin sağlık politikalarını ilgilendiren kamusal bir mesele haline gelmiştir. Her yıl binlerce genç eczacı mezun olurken; kamuda, ilaç sanayisinde, klinik eczacılıkta, araştırma alanlarında ve sağlık teknolojileri alanında yeterli istihdam olanakları oluşturulamamaktadır. Genç eczacıların yalnızca serbest eczacılık alanına yönelmek zorunda bırakılması sürdürülebilir değildir.

"TÜRKİYE'NİN DAHA GÜÇLÜ BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK SİSTEMİNE İHTİYACI VAR"

Bugün genç eczacılarımız, yıllarca emek vererek aldıkları eğitimin ardından gelecek kaygısıyla karşı karşıya bırakılmaktadır. Genç eczacılar bu ülkenin yetişmiş insan kaynağıdır. Bu nitelikli insan gücünün yeterince değerlendirilememesi, Türkiye'nin sağlık sistemi açısından ciddi bir kayıptır. Türkiye, yetişmiş sağlık insan gücünü yalnızca mevcut sistemin yükünü taşıyan değil; bilim, üretim ve sağlık teknolojileri alanında ülkeyi ileri taşıyan bir güç olarak değerlendirmek zorundadır. Öte yandan toplumdaki sağlık okuryazarlığı düzeyinin yetersizliği; yanlış ilaç kullanımını, kronik hastalık yükünü, önlenebilir sağlık sorunlarını ve gereksiz sağlık harcamalarını artırmaktadır. Yanlış ilaç kullanımı, bilinçsiz takviye ürün tüketimi ve sağlık bilgisi kirliliği toplum sağlığını tehdit eden önemli sorunlar haline gelmiştir. Türkiye'nin koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen daha güçlü bir birinci basamak sağlık sistemine ihtiyacı vardır. Eczacılar; toplumun sağlık sistemiyle en sık temas kurduğu sağlık profesyonellerinden biri olarak, ilaç kullanım güvenliğinden kronik hastalık takibine, koruyucu sağlık uygulamalarından sağlık farkındalığının geliştirilmesine kadar geniş bir alanda önemli katkılar sunabilecek konumdadır. Özellikle yaşlanan nüfusun ve kronik hastalık yükünün arttığı günümüzde; eczacının sağlık sistemi içerisindeki rolünün güçlendirilmesi hem toplum sağlığı hem sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından önemli bir gereklilik haline gelmiştir.

"TÜM ECZACILARIMIZIN 14 MAYIS BİLİMSEL ECZACILAR GÜNÜ'NÜ KUTLUYORUZ"

Bugün sağlık çalışanlarına yönelik şiddet, eczacılar açısından da ciddi bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Hiçbir sağlık çalışanı görevini yaparken kendisini güvende hissetmediği bir ortamda hizmet sunmak zorunda bırakılmamalıdır. Eczacıların ve tüm sağlık çalışanlarının can güvenliğini sağlayacak etkili hukuki ve idari mekanizmaların oluşturulması artık ertelenemez bir zorunluluktur. CHP CAO Sağlık Politikaları Kurulu olarak; sağlıkta güvenlik ağının en önemli unsurlarından biri olan toplum eczanelerinin sürdürülebilirliğini, vatandaşlarımızın güvenli ilaca erişim hakkını, lamu ve hastane eczacılarının çalışma koşullarının iyileştirilmesini, genç eczacıların geleceğini, toplum sağlığını önceleyen sağlık politikalarını, sağlık hizmetlerinde kamusal sorumluluk anlayışını savunmaya devam edeceğiz. Çünkü; sağlık bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Türkiye'de hiçbir yurttaş, erişemediği bir ilaç nedeniyle yaşam hakkını ve sağlık hakkını kaybetmemelidir. Halk sağlığı için fedakarca görev yapan, ilaca erişim mücadelesinde vatandaşlarımızı hiçbir zaman yalnız bırakmayan tüm eczacılarımızın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü'nü kutluyoruz."

Kaynak: ANKA