Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız Açıklaması

Son Güncelleme:

"Nükleer enerjinin enerji arz kaynaklarımıza entegrasyonu, artan elektrik talebi karşılanırken ithal yakıtlara bağımlılıktan kaynaklı risklerin azaltılmasına yönelik başlıca araçlardan biri olacaktır"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, nükleer enerjinin enerji arz kaynaklarına entegrasyonunun, artan elektrik talebi karşılanırken ithal yakıtlara bağımlılıktan kaynaklı risklerin azaltılmasına yönelik başlıca araçlardan biri olacağını belirtti.


CHP Sinop Milletvekili Engin Altay'ın yazılı soru önergesini yanıtlayan Yıldız, 600 Megavat'lık (MW) kapasite için güneş enerjisinden elektrik üretim tesisi kurmak üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na 496 adet ve toplamda 7 bin 873 MW kapasite miktarına tekabül eden lisans başvurusu yapıldığını kaydetti.


Sinop'taki nükleer santralin yapımı ve işletimi nedeniyle Türk tarafına herhangi bir mali yük gelmeyeceğini bildiren Yıldız, şunları belirtti:


"Bütün yatırım maliyeti başlangıçta yüzde 100 Rus sermayeli Proje Şirketi tarafından karşılanacaktır. Diğer taraftan, elektrik satın alma alma sözleşme döneminin bitişini takiben (15 yıl sonra) santralin net karının yüzde 20'si santral üretimini devam ettirdiği sürece Türk Hükümetine verilecektir. Anlaşmada santralin 1 ve 2. Üniteler için yüzde 70, 3 ve 4. Üniteler için yüzde 30 olmak üzere toplam tüm projenin yarısı için alım garantisi verilmiş olacaktır.


Dünya genelinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik politikaların yanı sıra nükleer enerjinin rolünün küresel ölçekte yeniden tartışılmaya başlandığı görülmektedir. Ayrıca, yeni enerji teknolojilerinin ticarileşme süreci üzerinde arayışların yoğunlaştığı ve iklim değişikliğine ilişkin duyarlılıklar ekseninde öncelik kazandığı gözlenmektedir. Yaşanan yüksek ekonomik gelişme ve artan refah seviyesinin sonucu olarak Türkiye'nin enerji sektörünün her alanında hızlı bir talep artışı olduğu gözlemlenmektedir. 18 Mayıs 2009 tarihinde Yüksek Planlama Kurulu tarafından kabul edilmiş olan, Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Strateji Belgesi'nde 'Nükleer güç santrallerinin, elektrik enerjisi üretimi içerisindeki payının 2020 yılına kadar en az yüzde 5 seviyesine ulaşması ve uzun dönemde daha da artırılması hedeflenmektedir' ifadesi yer almaktadır.


Ülkemiz için; nükleer enerjinin enerji arz kaynaklarımıza entegrasyonu, artan elektrik talebi karşılanırken ithal yakıtlara bağımlılıktan kaynaklı risklerin azaltılmasına yönelik başlıca araçlardan biri olacaktır.


10 bin MW nükleer güç santralinin üreteceği elektriği elde edebilmek için 30 bin MW rüzgar veya 38 bin MW güneş santrali yapılması gerekmektedir. Yenilenebilir enerji kaynaklarımızı etkin kullanabilmek için baz güç santrallerine ihtiyaç duyulmaktadır. Nükleer güç santralleri herkesin malumu olduğu üzere baz istasyonlar olarak çalıştırılmaktadır.


2023'e kadar iki nükleer santral, yani 10 bin MW'ı devreye aldığımız takdirde, yaklaşık 80 milyar kilovatsaatlik üretim ihtiyacımız karşılanmış olacaktır." - TBMM

Kaynak: AA