Erdoğan'a "İsa Bey İshakoviç" Ödülü

Son Güncelleme:

Bosna-Hersek'te bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, 'İsa Bey İshakoviç' ödülü verildi.

Bosna-Hersek'te bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, 'İsa Bey İshakoviç' ödülü verildi.


Saraybosna'daki törende ödül verildikten sonra bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, "Yakın tarihte yaşadığı büyük acılara rağmen, bugün de Saraybosna, dünya üzerinde, ben buna böyle inanıyorum, kardeşliğin, dostluğun, bir arada barış içinde yaşama kültürünün, örnek şehirlerinden biridir. Başçarşı'dan başlayıp, -bugün yine üniversitede söyledim- Ferhadiye Caddesi'nin sonuna kadar yürüyen bir yabancı, eminim ki, birkaç kilometre içinde şahit olduklarına bakıp, Saraybosna'nın dünyanın en renkli şehirlerinden biri, bir kardeşlik, bir dostluk şehri olduğuna hükmedecektir. Bu şehir, kurulduğu günden bugüne, 550 yıldır kimliğine, özüne, öz değerlerine, kendi öz kültürüne yönelik her saldırıyı bertaraf etti. Saraybosna, her zaman Saraybosna olarak kaldı. Onu değiştirmek, onu yıkmak, onu tahrip etmek, bozmak isteyenler Saraybosna'nın içinde eridiler, kayboldular. Saraybosna'daki dostluk ve kardeşliği bozup, tüm Bosna-Hersek'te, tüm Balkanlar'da yangın çıkarmak isteyenler kendi yaktıkları ateşte yanıp kül oldular ama Saraybosna'yı yakamadılar" diye konuştu.


Saraybosna'nın bir dünya şehri olduğunu kaydeden Erdoğan, "Saraybosna; bir kardeşlik şehridir, dostluk şehridir. Saraybosna, tüm insanlığa ait eşsiz bir hazinedir. Bu şehre dokunan, bu şehre kasteden etnik kökeni, inancı, ideolojisi her ne olursa olsun insana dokunmuştur, insanlığa insani değerlere kastetmiştir. Yanılmıyorsam az önce ödülü getiren kızlarımızın biri Boşnak, biri Hırvat, biri Sırp, biri Musevi. Buyurun, yan yana onların elinden ödülü almak kadar büyük mutluluk olur mu? Bu tablo çok önemli. Saraybosna'nın gözyaşı, hiç kuşkusuz, insanlığın gözyaşıdır. Saraybosna'nın sevinci, hiç tereddütsüz, insanlığın sevincidir. Şundan emin olunuz sevgili dostlarım; ne Türkiye'deki kardeşleriniz olarak bizler, ne de tüm dünyadaki halklar Saraybosna'dan en küçük dahi olumsuz haber, kötü haber, endişeli haber duymak istemiyorlar. İnanın, eğer tuzak kurmaya kalkarlarsa, o tuzak onların başına örülür. Biz buradan sadece dostluk ve kardeşlik şarkıları işitmek istiyoruz. Biz buradan tarihin, sanatın, sporun, tabii güzelliklerin fotoğraflarını temaşa etmek istiyoruz. Drina'nın, Bosna'nın, Neretva'nın, Milyaçka'nın sadece ve sadece dostluğa, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe akmasını arzuluyoruz" dedi.


İstikrar ve güvenin bir ülkenin kalkınması için önemli olduğunu dile getiren Erdoğan, "Değerli dostlarım, gerek Doğu Bloku olarak adlandırılan ülkeler, gerek eski Yugoslavya'nın bakiyesi olan ülkeler çok kısa süre zarfında büyük ilerlemeler kaydettiler. Bu ülkelerden bazıları ekonomilerini düze çıkardılar. Siyasi ve sosyal anlamda önemli reformlar yaptılar. Hatta bazıları Avrupa Birliği'ne üye oldular ya da adaylık statüsünü kazandılar. İstikrar ve güven bir ülkenin kalkınması için, ilerlemesi için, huzur ve refaha ulaşması için en önemli şartlardır. Ülke içinde yatırımların artması için, uluslararası yatırımların ülkeye gelmesi için, istikrar ve güven mutlaka tesis edilmelidir. Zira para aynen cıva gibidir. Kendisi için uygun bulduğu yere akar. Eğer sermaye, istikrarı görmezse, güveni görmezse asla o ülkeye gitmez. Ama orada istikrarı görürse, güveni görürse oraya akar. İşte, İnşallah, en kısa zamanda, şu içinde bulunulan siyasi krizler de atlatılmak suretiyle Bosna-Hersek, istikrarın ve güvenin önemli bir limanı olur ve uluslar arası sermaye buraya çok daha farklı bir şekilde akar. Biz Türkiye'de, son 10 yıl içinde istikrar ve güvenin ne kadar önemli olduğunu bizzat yaşayarak tecrübe ettik. Dün akşam Konsey Dönem Başkanı, değerli kardeşim Bakır İzzetbegoviç'le birlikte diğer konsey başkanlarıyla bir arada olduk. Dedim ki, -şöyle en kısa zamanda sizleri Türkiye'de ağırlayalım ve iş adamlarınızla, iş adamlarımızı bir araya getirelim. Müşterek bir çalışma yapalım. Bosna-Hersek'te ne gibi bir yatırım yapılabilir buna teşvik edelim. Türkiye'de ne yapılabilir buna teşvik edelim. Olmadı, müşterek üçüncü ülkelerde ne yapılabilir bunu belirleyelim. ve bu şekilde adımlar atmak suretiyle Bosna-Hersek ekonomisine bir canlılık, daha farklı bir hareket getirelim-. İnşallah, onu, değerli kardeşim Bakır bey ile birlikte planlayarak, en kısa zamanda adımını atacağız.


"BİLİYORUM Kİ BOSNA-HERSEK'İ ÇOK KISA ZAMANDA İNŞALLAH AB'YE ALACAKLAR"


Bosna-Hersek'in Avrupa Birliği (AB) üyesi olması gerektiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, "Demokrasinin standartlarını yükselterek, içeride ve dışarıda huzuru, güveni, barışı tesis ederek, Türkiye ekonomisini 10 yılda 3 kattan fazla büyütme başarısını gösterdik. Ülke içinde yerli yatırımlar çok hızlı şekilde artarken, uluslararası yatırımlar noktasında, Türkiye dünyanın en fazla dikkat çeken ülkelerinden biri oldu. Bosna-Hersek'in bunu başarması asla imkansız değil. Bosna-Hersek'in ekonomisiyle, demokrasisiyle, sosyal barışıyla dünyada öne çıkması asla imkansız değil. Bosna-Hersek'in Avrupa Birliği'ne üye olması, Saraybosna'nın bir Avrupa Birliği başkentine dönüşmesi için de, açık söylüyorum, imkansız değildir. Siz bizden daha şanslısınız. Niye söylüyorum? Çünkü biz 1963'ten bu yana, Avrupa Birliği kapısındayız. 50 yıl oldu. Bizi almadılar. Ama ben biliyorum ki Bosna-Hersek'i çok kısa zamanda inşallah alacaklar. Sizin şansınız daha çok. Tabii bunu başarmak için önce ülke içinde istikrar ve güven tam manasıyla tesis edilmesi gerekiyor. Tartışmaların, tereddütlerin, karşılıklı güveni zedeleyecek adım ve girişimlerin artık geride kalması gerekiyor. Bu güzel ülkede, bu güzel şehirde düşmanları sevindirecek değil; düşmanları kıskandıracak, dostları sevindirecek bir kalkınma hareketinin hızla devam etmesi gerekiyor" dedi.


"Kardeşlerim, burada altını çizerek bir ifade kullanmak istiyorum. Siyasette düşman olmaz" diye devam eden Erdoğan, "Siyasette rakip olur. Ama bu birbirine karıştırılıyor ve bakıyorsunuz rakipler düşman haline geliyor. Bundan dolayı bedeli, faturayı neresi ödüyor? Ülke ödüyor ve o ülkenin halkı ödüyor. Bunu çözmemiz gerekiyor. ve Türkiye olarak hiçbir art niyet, hiçbir ön yargı taşımadan, Bosna-Hersek'in ve Bosna-Hersek halklarının refahı için elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğiz. Biz tarih boyunca sizin sevincinizi, sevincimiz olarak gördük ve ayrım yapmaksızın sevincinizi, hüznünüzü paylaşmaya devam edeceğiz. Saraybosna'nın kurucusu olan İsa Bey İshakoviç bu güzel şehri aşk üzerine, sevda üzerine, dostluk ve kardeşlik üzerine inşa etmişti. Onun izinden giden yöneticiler olarak, Saraybosna'nın aşkla, sevda ile, dostluk ve kardeşlikle geleceğe yürümesi için tarihi sorumluluğumuzu her zaman yerine getireceğiz. Değerli kardeşlerim, huzurlarınızı daha fazla meşgul etmek istemiyorum. Bu duygular içerisinde sözlerime son verirken, bir kez daha ödül komitesine şükranlarımı sunuyorum. Benimle birlikte bu ödülü almaya hak kazanmış çok değerli dostlarımı da bu vesileyle tebrik ediyorum. Saraybosna'nın kuruluşunun 550. yıl dönümü kutlu olsun diyor, başta İsa Bey İshakoviç olmak üzere bu şehre hizmet etmiş herkesi tekrar tekrar rahmetle yad ediyorum ve merhum Aliya İzzetbegoviç'in sözlerini unutmuyorum. Onlar kulağımda bir küpedir. Biz hiçbir zaman Bosna'yı unutmayacağız. Öyle dedi, 'burayı ihmal etmeyin'. ve ihmal etmeyeceğiz, inşallah sizlerle beraber Bosna-Hersek'in çok daha ilerilere gitmesi için elimizden gelen gayretle sizlerle dayanışma içerisinde olacağız. Türkiye, Bosna-Hersek kardeşliğine olduğu kadar Saraybosna'nın ruhunu da en iyi şekilde yansıtan sevgili Dino Merlin'in şu dizelerini sizlerle paylaşmak istiyorum: 'Sarayevo güzel şehir/ Sensiz bile seninleyim. Yanlışlarım olursa beni bağışlayın, 'U tebi su i kad nisu tvoji sinovi' ve seninleyim" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA