Erdoğan: "Küresek Kriz, Ekonomimizi Test Etmek Açısından Farklı Bir Fırsat Teşkil Etti"

Son Güncelleme:

Resmi Ziyarette Bulunmak Üzere Paris'te Bulunan Recep Tayip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Nikolas Sarkozy ile Birlikte Katıldığı Çalışma Yemeğinin Ardından Fransa'nın Önde Gelen Şirketlerinin Ceo'larıyla Buluşarak, Onları Türkiye'de Yatırım Yapmaya Davet Etti.

“Türk Mevsimi” etkinliğinin kapanış gecesi vesilesiyle dün akşam Müsenna oyununu izleyen Başbakan Erdoğan, “Fransız halkının Türkiye Mevsimi etkinliklerine olan ilgisinin son derece sevindirici bir düzeyde olduğunu gördük. Bu etkinlikler vesilesiyle iki ülke arasındaki dostlukların pekişmesinden de memnuniyet duydum. Türkiye ile Fransa bölgelerinin güçlü birer üyesi olarak asırlardır işbirliği içinde oldular. Etkinlik boyunca birlikte çalışan Türk ve Fransa şirketleri işbirliğini bundan sonra da devam ettirmelidir. Bu iki ülkenin bizim ekonomik ve siyasi güçlerimizi birleştirmeleri neticesinde ne tür bir küresel güce dönüşecek bir kabiliyete sahip oldukları açık ve ortadadır” şeklinde konuştu.


Fransa ile Türkiye’nin ilişkilerinin asırlar öncesine dayandığının altını çizen Erdoğan, “Türkiye G20 üyesi bir ülke olarak birlikteyiz. BM Güvenlik Konseyinde geçici üye olarak orada birlikteyiz. AB ‘de müzakereci bir ülke konumundayız. NATO’da birlikteyiz. Medeniyetler İttifakının Girişimci Eşbaşkanı olarak, atılan bir adımla AB’yi merkez almış bir adımın içindeyiz, OECD’de birlikteyiz. Sadece bu yönlerden bile, iki ülkenin bölgelerimize ve dünyamıza çok önemli katkılar sağlayacaktır” dedi.


“2007’DE KRİZ TEĞET GEçECEK DEDİM, KİMSE İNANMADI. ŞİMDİ TEĞET GEçTİ DİYORLAR”


Turizmin arttığına dikkat çeken fakat Türkiye ile ilgili bazı algılamaların gerçeği yansıtmadığını belirten Erdoğan, “Tarihin en büyük küresel krizlerinden birini yaşıyoruz. Dünya ile entegre olmuş hemen her ülke bu krizden az ya da çok etkilendi. Küresek kriz bizim açımızdan ekonomimizi test etmek açısından farklı bir fırsat teşkil etti. İktidarda bulunduğumuz yıllar içinde ekonomik reformlara da imza ettik. 2007’de bu finans krizi Türkiye’ye teğet geçecek dedim. Kimse inanmadı. Şimdi diyorlar ki: gerçekten teğet geçti. Biz 2000‘li yıllardaki krizlerden ders aldık. Dersimizi iyi çalıştık ve mali disiplinden asla taviz vermedik. Bakkal dükkanı açar gibi banka açılmasına izin vermedik. Bizden önce böyle olduğu için 21 banka fona devredildi. Bankacılık yapacaksanız, bankacılık yapacaksınız ama kendinizi finanse edecek bir aktivite olarak görüyorsanız buna müsaade edemeyiz.” dedi. Erdoğan, “Türkiye ekonomisinin kronik sorunlarını çözmek, ekonomiyi sağlam bir zemin üzerinde yeniden inşa etmek için yoğun gayret gösterdik. Yedi buçuk yıl önce her dalgalanma karşısında olumsuz etkilenen kendi iç siyasi tartışmaları nedeniyle ekonomisinin dengeleri sürekli bozulan bir Türkiye vardı. Denetim diye bir şey yoktu. O bankalar bu yüzden battı ve kılıf uydurup görev zararı dediler adına. Mali disipline dikkat edilirse, bundan taviz verilmezse finans sektörünün hepsi de kazandı, kazanıyor. Ama biz istiyoruz ki finans sektörü reel sektör üzerinde de Demokles’in kılıcı gibi kılıcını sallayıp durmasın, kredi musluklarını açsın. Bunu açarken de işini sağlama alsın. Gerekli ilkeler neyse taviz vermeden yerine getirirse yatırım ve istihdam oluşur. Reformların ardından son derece dirençli bir yapıya kavuştuk. Küresel kriz nedeniyle hiçbir banka veya finans kuruluşu sorun yaşamadı, 2009’dan bu yana da yüzde 8.5 büyüdü” ifadelerini kullandı.


“TüRKİYE AB üYESİ OLMADAN 1996’DA GüMRüK BİRLİĞİ üYESİ OLMUŞTUR. ASLINDA TüRKİYE DOLAYLI OLARAK AB’NİN İçİNDEDİR”


Erdoğan Türkiye’nin AB üyeliği süreci konusunda, “Türkiye’nin AB üyeliğine yaklaştığını ifade eden Erdoğan, Sarkozy ile görüşmesinde Türkiye’nin AB üyeliği süreci, G20 ile yapılabilecekler, ikili ilişkiler, bölgesel ilişkiler, İran, Irak, Afganistan ve Orta Doğu konularını ele aldıklarını ifade etti. Sarkozy’nin Türkiye’ye bir ziyaret düzenleyeceğini de ifade eden Erdoğan, “Hiçbir ülke, AB üyesi olmadan Gümrük Birliği’ne üye olamamıştır. Türkiye AB üyesi olmadan 1996’da Gümrük Birliği üyesi olmuştur. Aslında Türkiye dolaylı olarak AB’nin içindedir. Gümrük Birliği nedeniyle şuanda da ne adaydır ne üyedir, müzakerecidir. Temenni ediyorum ki bu süreci devam ettireceğiz. Fransa ile diğer ülkelerle müzakerelerimizi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. Yatırım için güvenin gerekli olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bir yatırım için güven aranır, güvenlik aranır, istikrar aranır. Türkiye'de zaten bunlar var. Bu zeminde bizler girişimcileri ülkemize bekliyoruz” diye konuştu.


“çOK BOYUTLU ENERJİ STRATEJİMİZ çERçEVESİNDE BİZ KENDİ ENERJİ STRATEJİMİZİ SAĞLARKEN AB'YE DE KATKIDA BULUNMAK İSTİYORUZ”


Türkiye'nin ihracatında Fransa’nın, Almanya'nın ardından ikinci sırada olduğunu ifade eden Erdoğan, “Türkiye'de 900'e yakın Fransız sermayeli şirket faaliyet gösteriyor. Fransa ülkemize en fazla doğrudan yatırım yapan üçüncü ülke. çok boyutlu enerji stratejimiz çerçevesinde biz kendi enerji stratejimizi sağlarken AB'ye de katkıda bulunmak istiyoruz. Özellikle Fransız firmaları ile atacağımız adımlar ki Enerji'de Fransız şirketlerin konumu Gazdofrance önemli bir adım attı. Kocaelinde özelleştirme girip aldılar. Şimdi yeni özelleştirmeler var. Gayet güzel neticeler aldık. Ankara geliyor, İstanbul ki bunlar önemli. Piyasaları olan doğalgaz dağıtım illerimiz. Bu yarış içerisinde Gazdofrance da bu şirketler arasında yerini alacaktı” dedi.


Gülten ÖZBEY– Bahri YAŞAROĞLU– Ender DURUEL/ PARİS, (DHA)

Kaynak: DHA