"Ergenekon" Davası

Son Güncelleme:

"Ergenekon" davasının hakkında yakalama kararı bulunan sanıklarından YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler, ihbar mektubundaki "2007 yılı Eylül ayında üniversitelerden bir kısım akademisyen ve CHP yönetiminden bazı politikacıların desteği ile"...

"Ergenekon" davasının hakkında yakalama kararı bulunan sanıklarından YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler, ihbar mektubundaki "2007 yılı Eylül ayında üniversitelerden bir kısım akademisyen ve CHP yönetiminden bazı politikacıların desteği ile himayesinde kamuoyunu yönlendirme maksatlı çeşitli belgeler hazırlandığı" iddiasını reddetti.


İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada videokonferans yöntemiyle Ankara GATA'daki odasına bağlanılarak savunmasını yapan Taşdeler, dava konusu internet sitelerinin 1999 yılında kurulduğunu anımsattı.


İnternet siteleri konulu iddiaların Genelkurmay Harekat Başkanlığı yaptığı dönemi de kapsadığını ifade eden Taşdeler, şöyle konuştu:


"Ancak, 1999 yılında başlayan internet sitelerinin kurulması ve faaliyette bulunması konusundaki Harekat Başkanı sorumluluğunun, iddia makamı tarafından, 8 yıl sonra, benim bu göreve başladığım 11 Ağustos 2007'den itibaren başlatılmasının sebebini veya sebeplerini anlamak mümkün değildir. Aslında, Genelkurmay Başkanlığı'nın kurumsal bir fonksiyonu olarak yürütülen, yasalara uygun rutin bir faaliyet nedeniyle 1999-2007 dönemindeki Harekat Başkanlarına herhangi bir sorumluluk yüklenmemiş ve suçlama yöneltilmemiş olmasını, haklı ve doğru bir tasarruf olarak görüyorum. Sorun, böyle bir sorumluluk tevcihinin 11 Ağustos 2007'den itibaren adeta doğrudan şahsımı hedef alarak başlatılmasındaki yanlışlık ve haksızlıkla ilgilidir."


Taşdeler, Ağustos 2007-Ağustos 2008 arasında Genelkurmay Harekat Başkanlığı görevinde bulunduğunu belirterek, Genelkurmay bünyesindeki ilk internet sitesinin 14 Mart 1999'da, son internet sitesinin de 24 Mayıs 2007'de açıldığını, döneminde açılan ve kapatılan internet sitesi olmadığını, sitelerin yürütülmesi esasında da döneminde bir değişiklik yapılmadığını anlattı.


Nusret Taşdeler, "Benim dönemimdeki Bilgi Destek Daire Başkanı da haklı olarak suçlanmamaktadır. Ancak, bu durumda Harekat Başkanı'nın, Bilgi Destek Dairesi'nin internet siteleriyle ilgili faaliyetlerinden dolayı suçlanmasının haklı ve doğru bir davranış olduğunu iddia etmek de mümkün ve uygun olmasa gerektir" dedi.


-" Ergin Saygun'dan böyle bir emir almadım"-


İhbar mektuplarını "iftira mektubu", ihbarcıları da "müfteri" olarak nitelendiren Orgeneral Taşdeler, "İddianameyi hazırlayan savcı iftira mektubunu muteber kabul ederek, haksız, mesnetsiz iddialarıyla andıç sanıkları arasında yer aldım. İddia makamının ihbar mektuplarına önem ve öncelik verdiği, muhbirlere itibar ettiği anlaşılmaktadır. Hakkımdaki iddialar, imzasız, isimsiz ve adressiz bir ihbar mektubuna dayanmaktadır. Şaibeli iftira mektubu gerçek kabul edilerek suçlamalar yapılmıştır" dedi.


İddianamede sahte olduğunu iddia ettiği "Bilgi Destek Planı" konulu belgeyle ilgili iddiaların ihbar mektubuna dayandığını belirten Taşdeler, bundan çıkarılan haksız ve mesnetsiz iddialarla sanık olduğunu söyledi.


Taşdeler, ihbar mektubundaki "2007 yılı Eylül ayında dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun'un emri gereği, üniversitelerden bir kısım akademisyen ve CHP yönetiminden bazı politikacıların desteği ile dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Nusret Taşdeler'in himayesinde Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı'nda şube müdürü olarak görevli kurmay albaylar Dursun Çiçek, Sedat Özüer, İlker Ziya Göktaş ve Fuat Selvi tarafından kamuoyunu yönlendirme maksatlı çeşitli belgeler hazırlandığına tanık oldum" ifadeyi anımsattı.


Bu mektupta doğru ve gerçek olan tek şeyin Saygun'un Genelkurmay 2. Başkanı, kendisinin Harekat Başkanı, diğer albayların da şube müdürlüğü yapmaları olduğunu ifade eden Taşdeler, "Diğer bütün ifadeler yanlış, gerçeğe aykırı ve yanıltıcıdır. Bu dönemde, birinci amirim olan Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun'dan 'kamuoyunu yönlendirme maksatlı çeşitli belgeler hazırlanması' veya 'görev alanı dışında, hukuki dayanağı olmayan herhangi bir faaliyette bulunulması' konusunda veya bu mahiyette, yazılı, sözlü veya başka bir surette, hiçbir emir almadım" dedi.


Mektuptaki ifadelerin askeri literatüre ve alışkanlıklara uygun olmadığını belirten Taşdeler, "Onur duyan bir subay olsaydı 'cunta örgütlenmesi' gibi askeri literatüre ve alışkanlıklara uygun olmayan ifadeleri rahatlıkla kullanmazdı. İhbar mektupları göndermek gibi onursuz bir davranışta bulunacağına, söyleyeceği bir şey varsa gelip huzurda mertçe söyler, mektubuna adını, imzasını yazardı" şeklinde konuştu.


-CHP'li politikacıların desteği iddiası-


YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler, ihbar mektubunda tanık olarak çağrılması durumunda gelip tanıklık edeceğini belirtmesine rağmen savcılık ve mahkemenin ihbarcının kimliğiyle ilgili bir çalışma yapmadığını söyledi. Taşdeler, ihbar mektuplarının bir kişi değil, birden fazla kişiyle organize bir grup tarafından hazırlandığını iddia etti.


İhbarcının, himayesinde yürütüldüğünü ileri sürdüğü belge hazırlama çalışmalarına, üniversitelerden bir kısım akademisyen ve CHP yönetiminden bazı politikacıların destek sağladığını iddia ettiğini belirten Taşdeler,


"Genelkurmay Harekat Başkanı olarak görev yaptığım 11 Ağustos 2007-20 Ağustos 2008 dönemini kapsayan bir yıllık süre içerisinde, hiçbir akademisyen ile bu anlam ve içerikte bir münasebetim olmadığı gibi ne CHP ne de başka bir siyasi partinin yöneticisi veya herhangi bir politikacı ile Başbakan Askeri Başdanışmanlığı görevim dışında hiçbir temasım olmadı" şeklinde konuştu.


Nusret Taşdeler, CHP'nin o dönemdeki Genel Başkanı Deniz Baykal'ın da bu iddiayı reddettiğini, muhbirin derhal ortaya çıkarılmasını talep ettiğini kaydetti.


Duruşma, Orgeneral Nusret Taşdeler'in savunmasıyla devam ediyor.


Muhabir: Melike Gallenkuş - Hanife Sevinç


Yayıncı: Sibel Ertürk Kurtoğlu - İSTANBUL

Kaynak: AA