Fırat Üniversitesinde Dirençli Yüksek Tansiyon Tedavisi
Fırat Üniversitesi Hastanesinde, dirençli yüksek tansiyon hastalarına karşı geliştirilen "Renal denervasyon" yöntemi uygulanmaya başlandı.
Fırat Üniversitesi Hastanesinde, dirençli yüksek tansiyon hastalarına karşı geliştirilen "Renal denervasyon" yöntemi uygulanmaya başlandı. Hastaneye yaklaşık bir hafta önce dirençli hipertansiyon şikayetiyle gelen 58 yaşındaki Zeliha Balcı'nın, uygulanan tedaviyle tansiyon değerleri 120-80'e düşürüldü.
Tedaviyi uygulayan kardiyoloji bölümünden Prof. Dr. Mehmet Akbulut, hastayla birlikte gazetecilere yaptığı açıklamada, dünyada ve Türkiye'de hipertansiyon hastalığının oldukça yaygın olduğunu, bu hastalığın inme, kalp yetersizliği, son dönem böbrek rahatsızlıkları gibi ölüme neden olan önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.
Bu hastalığın oluşturduğu şikayetlerin fark edilmesinin zor olduğunu, farkında olanların ise tedavi yöntemlerinden yeterince yararlanamadıklarını ifade eden Akbulut, şunları kaydetti:
"Faydalansalar dahi hastaların yaklaşık yüzde 15'i dirençli hipertansiyon dediğimiz tansiyonlara sahiptirler. Yani diğer bir deyişle üç ya da daha fazla ilaç almasına rağmen yüzde 15 hastada istenilen kan basıncı seviyesine ulaşılamıyor. Maalesef günümüzde bu hastalara yönelik ek bir tedavi seçeneği şu ana kadar bulunmamaktadır. Bununla birlikte özellikle bugünden itibaren bu klinik duruma cevap verebilen ve alternatifi de olmayan yeni bir tedavi seçeneği de hayatımıza girmiştir ki buna biz kateter bazlı renal sempatik denervasyon diyoruz."
Bu yöntemin bu hasta grubuna oldukça fayda sağladığını, kan basınçlarını belirgin şekilde düşüren oldukça da etkili bir yöntem olduğunu ifade eden Akbulut, tedavi yöntemini şöyle anlattı:
"Bu sistemin temel mekanizması özellikle tansiyonun yükselmesinde çok önemli bir etken olan sempatik aktivasyonun böbrek ile beyin arasındaki iletişimini sağlayan sinirlerin blokasyonuna dayanıyor. Böbrekte belirlenen 4 ile 6 noktaya yaklaşık olarak 120 saniye boyunca 8 Watt enerji gücünde radyofrekans enerji verilerek bu sinirlerin blokasyonu sağlanıyor.
Bu sempatik aktivasyonun blokasyonuyla biz bu başarıyı elde ediyoruz. Tabi ki bu aktivasyonu sağlayan sinirlerdir. Beyinden böbreklere birbirlerine giden bir sinir ağı var. Siz bu sinir ağını eğer bloke ederseniz beyinden gelebilecek tansiyon yükselmesini tetikleyecek sinir uyarısını da bloke etmiş oluyorsunuz. Böylece bazı hormonların salınımı bloke ediliyor. Bunun sonucunda böbrek kaynaklı özellikle hipertansiyonun temel nedeni sayılabilen sistemi bloke etmiş bulunuyorsunuz. Sonuçta da tansiyonu doğal olarak kontrol altına almış oluyorsunuz."
Akbulut, bu işlemden sonra beklenilen 3 ile 6 ay boyunca sürekli bir kan basıncı düşüşü olduğunu kaydetti.
Sistemin etkinliğinin özelikle birinci aydan 6 aya kadar devam ettiğini, 2 yıllık sonuçlarda da bu düşüşün devamlı olduğunun görüldüğünü ifade eden Akbulut,
"Bu tedavi Türkiye'de ilk olarak İstanbul'da yaklaşık 1 ay önce uygulandı. Ankara'dan bu tarafa ilk kez bizim kliniğimizde gerçekleştirildi" dedi.
Akbulut, tedavinin, damar ve kanallara sokulan tüpler aracılığıyla yapılan tedavilerden bir farkı olmadığını, dolayısıyla bir yan etki bulunmadığını, 2 yıllık sonuçlarda herhangi bir komplikasyonun gelişmediğini bildirdi.
-Bir haftada tansiyonu düştü-
Akbulut, yaklaşık bir hafta önce hastanelerine gelen ve 4 ilaç kullanan dirençli hipertansiyon hastasına ilk kez bu tedavi yöntemini uyguladıklarını, hastanın ikinci gün taburcu edildiğini söyledi.
Akbulut, "Bu işlemden sonra hastanın 220-120 olan tansiyon değeri 160-90'a düştü. Bugünden itibaren de 120-80 değerlerine düştüğünü gördük" diye konuştu.
Tedavi gören hasta 58 yaşında Zeliha Balcı da durumunun iyi olduğunu, şikayetinin bulunmadığını söyledi.
- ELAZIĞ