Geleneksel Tıp ile Ağrılar Azalıyor
Doç. Dr. Aysun Özlü, GETAT ile pek çok alanda başarılı tedavi yöntemleri uygulandığını belirtti.
Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Aysun Özlü, ağrılardan romatizmal hastalıklara ve spor yaralanmalarına kadar birçok alanda Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp'tan (GETAT) güzel sonuçlar aldıklarını söyledi.
Aynı zamanda Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi olan Özlü, sağlık kongresi için geldiği Antalya'da, AA muhabirine, geleneksel tıbbın tamamlayıcı tedavi olduğunu ifade etti.
GETAT'ı acil durumlar hariç her yaş grubunda ve her hastalıkta kullanabildiklerini belirten Özlü, "Nörolojik rehabilitasyon açısından felçli hastalar, bel, boyun ağrısı, inflamatuar ağrı dediğimiz romatizmal hastalıklar, kas tendon problemleri, spor yaralanmaları başta olmak üzere birçok alanda tamamlayıcı tedavileri kullanıyoruz. Çünkü Sağlık Bakanlığının tanımladığı protokoller ve tedaviler bunlar. Akupunktur, ozon, hacamat, sülük, proterapi, mezoterapi, refleksoloji, fizik terapi gibi çok farklı yöntemlerimiz var. Hekimler yapıyor bu uygulamaları." dedi.
Özlü, bu uygulamaların sağlık kuruluşlarında, özel sağlık merkezlerinde ya da kamu hastanelerinde kolaylıkla uygulanabildiğini kaydetti.
GETAT kapsamında en fazla akupunkturun, kronik ağrılarda ve migrende etkili olduğuyla ilgili çok güzel çalışmalar bulunduğunu anlatan Özlü, "Ama hastalık ve branş özelinde de kesin sonuçlar alınan tedaviler var. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de tamamlayıcı tedavi olarak kullanıyoruz. İltihaplı eklem romatizmasında özellikle ozon tedavisi daha ön planda iken ağrılar için akupunktur, mezoterapi, kupa tedavileri de yapılıyor." diye konuştu.
Toplumda yaygın görülen diz ağrısından korunmak mümkün
Obezite ve plansız yaşam arttıkça ayak bileği, kalça, bel gibi bölgelerdeki ağrıların kaçınılmaz olacağını dile getiren Özlü, etkin kilo kontrolü ve sağlıklı yaşam için düzenli egzersizin zorunlu olduğunu dile getirdi.
Yaş arttıkça kireçlenme problemlerinin de arttığına dikkati çeken Özlü, "Bunu engellemek için düzenli egzersiz yapacağız, kilo kontrolünü sağlayacağız. Kilo kontrolü için önerilen egzersiz haftada 150 dakikadır. 30 dakikadan haftada 5 kez yürüyüş şeklinde nabzın bir miktar artmasını sağlayarak tempolu yürüyüşlerle başlayabiliriz." önerisinde bulundu.
Özlü, yürümenin de formülleri olduğunu, bunun hastanın oksijen kapasitesine, nabız hızına ve kronik hastalıklarına göre değiştiğini belirtti.
Egzersizin düz zeminde ve tartan pistte yapılmasını öneren Özlü, "Yani çakıllı, pütürlü yüzeyler, koşu bandı, engebeli yüzeyler, engebeli araziler diz ve kalça problemlerini hatta yer yer ayak bilek problemlerini beraberinde getirir. Dolayısıyla yürüdüğümüz zemin ve giydiğimiz ayakkabı, spor malzemeleri çok önemli." ifadelerini kullandı.