Uygulamayı yükle! YÜKLE

Gözlemci ülkeden ev sahibi ülkeye Türkiye'nin iklim diplomasisi tarihi

Son Güncelleme:

- Türkiye, 1995'te Berlin'de düzenlenen ilk COP zirvesinden BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf olduğu 2004 yılına kadar COP zirvelerinde gözlemci ülke statüsünde yer aldı. 24 Mayıs 2004'te sözleşmeye katılan Türkiye, sonraki zirvelere taraf ülke olarak katıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2017'de başlatılan "Sıfır Atık Projesi" kapsamında uluslararası alanda atılan adımlar, Türkiye'nin iklim diplomasisi gündemlerinden birini oluşturdu

Küresel iklim müzakerelerinin ivme kazandığı 1990'lı yıllardan bu yana iklim müzakerelerinin içinde yer alan Türkiye, COP31 ev sahipliği ve dönem başkanlığıyla yeni bir dönemin sayfasını açmaya hazırlanıyor.

Dünyanın en önemli iklim zirvesi olan COP toplantılarının 31'incisine ev sahipliği yapacak Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında uluslararası alanda bugüne kadar atılan birçok adıma katkıda bulundu.

AA muhabiri, Türkiye'nin iklim diplomasisi alanında aldığı kararları, imzaladığı anlaşmaları ve hayata geçirdiği uygulamaları derledi.

İklim değişikliğiyle mücadelede küresel işbirliğinin sağlanması amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde yürütülen çalışmalar sonucunda 1992 yılında BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC), Rio'da gerçekleştirilen Yeryüzü Zirvesi'nde imzaya açıldı.

İklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliğinin temeli haline gelen sözleşme, 1994'te yürürlüğe girdi.

Sözleşmenin yürürlüğe girmesinin ardından uluslararası iklim müzakerelerinde Taraflar Konferansları (COP) dönemi başladı. COP, sözleşmenin uygulanmasını düzenli olarak gözden geçirerek etkin biçimde uygulanmasını teşvik etmek amacıyla gerekli kararları almakla yetkili kılındı.

COP zirveleri ve Kyoto Protokolü

İlk COP zirvesi 1995'te Berlin'de yapılırken Türkiye, bu ilk zirveden UNFCCC'ye taraf olduğu 2004 yılına kadar COP zirvelerinde gözlemci ülke statüsünde yer aldı. 24 Mayıs 2004'te sözleşmeye katılan Türkiye, sonraki COP zirvelerine taraf ülke olarak katıldı.

Sözleşmeye taraf olunmasının ardından aynı yıl içinde İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu yeniden yapılandırıldı ve 8 teknik çalışma grubu kuruldu. 1-3 Eylül 2004'te Ankara İklim Değişikliği Konferansı düzenlendi.

2006'da Türkiye'nin ilk sera gazı envanteri UNFCCC Sekreteryası'na sunuldu. TBMM'de 22. ve 23. dönemlerde Küresel Isınma Araştırma Komisyonları kuruldu.

Türkiye, 1997'de kabul edilmesinin ardından 2005'te yürürlüğe giren ve sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik o güne kadarki en önemli adım olarak nitelendirilen Kyoto Protokolü'nü 2009'da imzaladı.

Mayıs 2010'da Ulusal İklim Değişikliği Strateji Belgesi, 2011'de Ulusal İklim Değişikliği Eylem Planı ile İklim Değişikliği Uyum Stratejisi ve Eylem Planı yayımlandı.

Bu belgeler, uluslararası iklim müzakerelerinde Türkiye'nin yükümlülüklerini yerine getirmesi yolunda önemli adımlar olarak nitelendirildi.

Paris Anlaşması ve Ulusal Katkı Beyanları

İklim değişikliği konusunda yasal bağlayıcılığı bulunan Paris Anlaşması, 12 Aralık 2015'te Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen COP21'de kabul edildi ve 4 Kasım 2016'da yürürlüğe girdi.

Anlaşmaya taraf ülkelerin, sera gazı emisyonlarını azaltmaya ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı dayanıklılığını artırmaya yönelik somut taahhütlerini ortaya koyan Ulusal Katkı Beyanları (NDC'ler), bu küresel çerçevenin merkezinde yer aldı.

Paris Anlaşması'nı 22 Nisan 2016'da imzalayan Türkiye, anlaşmaya 10 Kasım 2021'de taraf oldu. Bütün taraflar gibi Türkiye de 5 yılda bir UNFCCC Sekreteryası'na her seferinde daha iddialı azaltım hedefleri ve isteğe bağlı olarak iklim değişikliğine uyum hedefleri içerecek şekilde Ulusal Katkı Beyanı sunmaya başladı.

Türkiye, COP26'da tarafların UNFCCC ve Paris Anlaşması'na ek olarak kabul ettiği Glasgow İklim Mutabakatı bağlamında Güncellenmiş Birinci Ulusal Katkı Beyanı'nı 13 Nisan 2023 tarihinde sundu.

Bu kararla birlikte Türkiye, 2012'nin referans yılı olarak kabul edildiği Birinci Ulusal Katkı Beyanı ve Niyet Edilen Ulusal Katkı Beyanı'nda belirtilen referans senaryoya kıyasla, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonunu yüzde 41 azaltacağını teyit etti.

Türkiye, sunduğu İkinci Ulusal Katkı Beyanı'nda (NDC 3.0) hedeflerini güçlendirdi, 2035 yılı referans senaryoya kıyasla 466 milyon ton karbondioksit eş değeri sera gazı azaltımı gerçekleştirmeyi ve emisyonlarını 643 milyon ton karbondioksit eş değeriyle sınırlandırmayı taahhüt etti.

Türkiye'nin sıfır atık vizyonu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2017'de başlatılan "Sıfır Atık Projesi" kapsamında uluslararası alanda atılan adımlar, Türkiye'nin iklim diplomasisi gündemlerinden birini oluşturdu.

BM Genel Kurulu'nda 14 Aralık 2022'de 30 Mart "Uluslararası Sıfır Atık Günü" olarak kabul edildi. Aynı toplantıda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in duyurduğu "BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu" 12 Nisan 2023'te kuruldu. Guterres'in teklifi üzerine Emine Erdoğan, BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu'nun başkanlığını üstlendi.

Türkiye'nin COP31 ev sahipliği

Geçen yıl Brezilya'nın Belem kentinde düzenlenen COP30'da varılan uzlaşının ardından Türkiye, COP31'e ev sahipliği yapma ve başkanlığı yürütme görevini üstlendi. Antalya'da 9-20 Kasım'da düzenlenecek COP31, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliğine katkı sunacağı önemli bir platform olacak.

Kaynak: AA