Hak İş'in 38. kuruluş yıl dönümü Çelik

Son Güncelleme:

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, "Çalışanların sadece yüzde 10'unun hak edebildiği kıdem tazminatının sürdürülebilirliği yok. Bu konu mutlak suretle ele alınmalı ve çözüme kavu...

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, "Çalışanların sadece yüzde 10'unun hak edebildiği kıdem tazminatının sürdürülebilirliği yok. Bu konu mutlak suretle ele alınmalı ve çözüme kavuşturulmalı" dedi.


Çelik, Hak-İş'in kuruluşunun 38. yılı dolayısıyla Rixos Otel'de düzenlenen 2. Kısa Film Yarışmasının ödül törenine katıldı. Çelik, buradaki konuşmasında çalışma hayatının dinamik bir hayat olduğuna inandığını belirterek bu dinamik hayatın sorunlarının da zamanı geçmeden çözülmesinin gerekli olduğunu söyledi.


Sorunların çözülmemesinden hem işverenin hem de işçinin zararlı çıkacağını ifade eden Çelik, bu sorunlardan ilkinin taşeron işçilik, diğerinin ise kıdem tazminatı olduğunu vurguladı.


-"İşçi olmayınca işveren, işveren olmayınca işçi olmaz"-


Bakan Çelik, taşeron işçilerin sorunlarının bir an önce çözüme kavuşturulması gerektiğini bildirerek, şöyle konuştu:


"Çalışanların sadece yüzde 10'unun hak edebildiği kıdem tazminatının sürdürülebilirliği yok. Bu konu mutlak suretle ele alınmalı ve çözüme kavuşturulmalı. Yüzde 37'lerde olan kayıt dışılığın daha da düşürülmesi noktasında gerekli önlemlerin mutlak suretle alınma zarureti ortadadır. Taraflarla diyalog çerçevesinde bu zor konuların çözümü konusunda bir ilave ortaya koyma çabasındayız. İşveren de bizim işçi de bizim. İşveren olmayınca işçi olmayacak, işçi olmayınca işveren olamayacak. Mühim olan bu iki kesimin birbirinden ayrılan yanlarının görmemiz değil, aksine endüstriyel ilişkilerini güçlendirecek, çalışma hayatında emeğin hakkını hak sahiplerine teslim edecek, diğer taraftan da uluslararası rekabeti yerine getirebilecek etkileşimi de tespit edebilecek bir anlayışı yaygınlaşması gerekiyor."


-"Sendikalı işçi sayısı kamuyla artmaz"-


Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası'nın önemli olduğunu ve bu yasa sayesinde ciddi kazanımların elde edildiğini ifade eden Çelik, sendikalı işçi sayısını yetersiz gördüğünü, sayının artmasında emekçilerin gayretiyle mümkün olacağını belirtti.


Yalnız kamuya dayanarak sendikalı işçi sayısının artırılamayacağına dikkati çeken Çelik, kamuda toplu sözleşme yapan sadece 200 bin işçi bulunduğunu, 11,5 milyon işçi içinde bunun çok düşük bir rakam olduğunu dile getirdi.


Çelik, Ulusal İstihdam Strateji'nin tamamlandığını ve çok kısa süre sonra yayımlanmasının planlandığını bildirerek, Ekonomik Sosyal Konsey konusundaki çalışmaların da tamamlanmaya yakın olduğunu kaydetti.


-"Temel referanslar ILO sözleşmeleri olmalı"-


Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan da Konfederasyon olarak dünya emek hareketinin saygın ve etkin bir üyesi olarak uluslararası platformlarda yer aldıklarını belirterek,"Tarihsel aidiyetimizin ve coğrafyamızın bize hatırlattığı sorumluluklarımızı emek hareketinde yoğunlaştırarak ülkemize, yöremize, bölgemize ve küremize olan sorumluluklarımızın idrakiyle hareket ediyoruz" diye konuştu.


İçi doldurulmamış sloganların, arkası boş şablonların, ideolojik şartlanmışlığın peşine düşmediklerini ifade eden Arslan, iddialarını, erdemli bir sendikal inşa için sürdürdüklerini anlattı.


Arslan, taşeron işçilik uygulamasının çalışma hayatının dengelerini bozduğunu, ekonomik ve sosyal olarak büyük bir tahribat yarattığını söyleyerek, şöyle devam etti:


"HAK-İŞ olarak, kölelik sistemiyle eş değer hale gelen ve kabul edilemez bulduğumuz alt işverenlik uygulamasını teşvik eden politikaların terk edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu noktada temel referansımızın ILO sözleşmeleri olması gerekmektedir. Alt işveren işçilerinin ücret alacakları, sendikal örgütlenme, senelik izinlerinin hak edilmesi ve kullanılması, kıdem tazminatı ile işverenlerin değiştiği durumlarda yaşanan mağduriyetlere ilişkin İş Kanunu'nda yer alan düzenlemeler güçlendirilmeli."


Taşeron çalışanların yaşadıkları sorunları yakından bildiklerini vurgulayan Arslan, bu kesimin mağduriyetlerinin giderilmesi için yoğun çaba harcadıklarını kaydetti.


Çalışanların kıdem tazminatı haklarının garanti edilmesinden yana olduklarını, bunun kaldırılması ya da düşürülmesi gibi bir yaklaşımı asla kabul etmeyeceklerini bildiren Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"HAK-İŞ olarak, kıdem tazminatının alınması konusunda yaşanan sorunları ortadan kaldıracak, kıdem tazminatının istisnasız her bir çalışan için güvence altına alınacağı, haksızlıkların, adaletsizliklerin olmadığı, uygulanabilir ve sürdürülebilir güçlü bir sistemin kurulmasından yanayız."


Arslan, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası'nın yürürlüğe girmesinin üzerinden 10 ay geçtiğini anımsatarak, yayımlanan çalışma istatistiğinin, yasaya karşı çıkanların kaygılarının yersizliğini gösterdiğini söyledi.


Kaygıların aksine sendikal örgütlenmede ciddi bir geriye gidişin yaşandığını vurgulayan Arslan, "Sendikal örgütlenme oranı Ocak 2013'te yüzde 9,21 iken, temmuz ayında yüzde 8,88'e gerilemiştir. Türkiye'deki toplam 11 milyon 628 bin olan işçinin sadece 1 milyon 32 bininin sendika üyesi olduğunu görüyoruz. Bu ülkemiz işgücü piyasasına yakışmayacak kadar düşük bir orandır" değerlendirmesini yaptı.


-Birinci ödülünü Arınç'tan aldı-


Törene, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu, AK Parti Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken ve Hak-İş üyeleri ve diğer davetliler katıldı.


2. Kısa Film Yarışması'nda "Son kar" isimli filmiyle birinci olan Feyzullah Aslan'a ödülünü Başbakan Yardımcısı Arınç verdi. Tören, Hak-İş'in 38. kuruluşunun yılı pastasının kesilmesiyle son buldu.


Kaynak: AA