Hiçbir Muhalifin Garantisi Yok
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Türkiye'de hükumete muhalif olan herkesin AİHM'e başvurması gerektiğini söyledi.
İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Türkiye'nin yargı ve demokratikleşme paketlerini öven ve ilk kez AİHM'e olan hak ihlalleriyle ilgili başvuruların azaldığı yönündeki AB ilerleme raporunu değerlendirdi.
Türkiye'nin yargı paketinde olumlu gelişmelerin olduğunu ancak uygulamada sınıfta kaldığını, demokratikleşme paketinde ise beklenilenin altında olduğunu ifade eden Bilici, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuruların azalmasını ise Terörden zarar görenlerin tazmini konusunda yapılan yasa değişikliğinin etkili olduğunu savundu.
İÇ HUKUK YOLLARININ UZUN SÜRMESİ VE ANAYASA MAHKEMESİ SÜRECİ AİHM'DEN VAZGEÇİRDİ
Terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkındaki kanunun Avrupa'da önemli bir adım olarak algılandığını kaydeden Bilici, yasa ile 1987'den bugüne kadar terörden zarar görenler de tazminat kapsamına alındığını, bu güne kadar bu yasadan faydalanmak isteyen 70 bin civarında başvuru olduğunu söyledi. Türkiye'nin yürürlüğe koyduğu yasa, sadece maddi zararların karşılanmasını öngördüğünü kaydeden Bilici, "Hâlbuki benzer durumlarda AİHM'ne yapılan başvurularda hem maddi hem de manevi tazminat talepleri ortaya çıkıyor. AİHM, bu iki talebi de yerinde görebiliyor. Türkiye, kendi komisyonlarında çok düşük rakamlar verirken AİHM, en az on kat yüksek tazminatların ödenmesini isteyebiliyor. Ancak iç hukuk yollarının çok uzun sürmesi ve anayasa mahkemesi süreci de devreye girmesi vatandaşın bu yönde AİHM'e olan başvurularını azalttığını düşünüyorum" dedi.
BAŞVURULAR YÜKSELECEK
Önümüzdeki yıllarda KCK'dan tutuklanan ve yıllardır cezaevinde olanlar ile gezi olaylarında yaralanan, aşarı şiddet gören ve ölenlerin dosyalarının AİHM'e yetişeceğini ve başvuruların yükseleceğini dile getiren İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, "Türkiye'de KCK adı altında yapılan operasyonlar sonucunda siyasetçiler, yazarlar, gazeteciler, avukatlar, STK temsilcileri tutuklandı cezaevine gönderildi. Bu insanların tamamı düşüncelerinden dolayı cezaevindeler. Ama Türkiye, 'Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte, örgüte yardım ve yataklık' gibi öyle bir formül buldu ki şimdi devlete göre düşüncesinden tutuklu kimse yok. Ama bizler de Avrupa da neyin ne olduğunu biliyor. Bu insanlar şiddete bulaşmadı, şiddet içeren eylemlerin içerisinde olmadı. Yine Gezi olaylarında insanlar orantısız şiddet gördü. Birçok insan yaralandı, yaşamını yitirdi. Bunlar ihlal değil mi?" diye konuştu.
TÜM MUHALİFLER AİHM'E BAŞVURMALI
Türkiye'de hükümete muhalif herkesin tutuklanmayacağının bir garantisinin bulunmadığını ifade eden Bilici, "Hükümete muhalif hiçbir kimsenin tutuklanmayacağı garantisi yok. Özellikle 'Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte, örgüt adına suç işleme' formülü ile herkes tehlike altındadır. Ben şimdi dışarı çıkıp sokağı süpürsem 'Törer örgütüne yardım yataklık' deyip tutuklanabilirim. Türkiye'de hükümete muhalif herkes AİHM'e başvurmalıdır" şeklinde konuştu.
YENİ FASILLAR İYİ DEĞERLENDİRİLMELİ
AB'nin Türkiye İlerleme Raporu sonrasında, AB ile müzakere konusunda düşünce, toplantı ve gösteri, örgütlenme özgürlüğü gibi fasılları açtığını hatırlatan Bilici, AK Parti hükümetinin bu fırsatı iyi değerlendirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Engin ÖZTÜRK