Hükümetten İlerleme Raporu'na İlk Değerlendirme (2/son).

Son Güncelleme:

AB Bakanı Egemen Bağış, Ekonomik Kriterler bölümünde Türkiye'nin Kopenhag kriterleri çerçevesinde işleyen bir piyasa ekonomisi ve Gümrük Birliği sayesinde AB'nin rekabet gücünün değerli bir bileşeni olduğuna vurgu yapıldığını belirterek, "Küresel"...

AB Bakanı Egemen Bağış, Ekonomik Kriterler bölümünde Türkiye'nin Kopenhag kriterleri çerçevesinde işleyen bir piyasa ekonomisi ve Gümrük Birliği sayesinde AB'nin rekabet gücünün değerli bir bileşeni olduğuna vurgu yapıldığını belirterek, "Küresel krize rağmen son 11 yıldır ekonomimizin sergilediği başarı İlerleme Raporuna da yansımıştır. Bu çerçevede özellikle istihdamda yaşanan ciddi artışa dikkat çekilmiştir" dedi.


-GÜL ERDOĞAN UZLAŞMACI VE UZLAŞTIRICI OLDU-


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da bütün kurum ve kuruluşları da demokratik taleplerin hayata geçirilmesi noktasında son 11 yılda son derece "uzlaşmacı" ve "uzlaştırıcı" bir rol üstlendiklerini anlatan Bakan Bağış, değerlendirmelerine şöyle devam etti:


"-Ülkemizde ifade ve basın özgürlüğü alanında tarihin en şeffaf ve özgürlükçü atmosferi yakalanmıştır ve bu atmosferi daha da güçlendirmek için Hükümetimiz gerekli adımları atmaya devam edecektir.


-Çıkardığımız her yasa, gerçekleştirdiğimiz bütün reformlar en geniş manada milletimize danışılmak suretiyle hayata geçmiştir ve bundan sonra da aynı katılımcı anlayışla Hükümetimiz bu reformları hayata geçirmeye devam edecektir. Raporun nispeten daha az tartışılan fakat Türkiye'nin AB sürecinin en önemli boyutlarından biri olan Üyelik Yükümlülüklerini Üstlenebilme Yeteneği bölümü de AB'ye uyum sürecindeki kararlı duruşumuzu yansıtmaktadır.


-Son İlerleme Raporundan bu yana fasıllar itibarıyla 33 müzakere faslının 32'sinde ilerleme kaydedilmiş olduğunun AB tarafından bir kez daha teyit edilmesi önemle not edilmelidir.


-Bu bağlamda, reform mutfağı olarak gördüğümüz Bakanlığımızın toplumsal yaşamı ilgilendiren her konuda ne kadar etkili çalıştığının da teyit edildiği düşünülmektedir.


-İktidara geldiğimiz 2002 yılından bu yana AB uygulamalarıyla paralellik sağlamak amacıyla çıkarılan 2000'e yakın mevzuata ek olarak, son bir yıl içerisinde AB'ye uyum amaçlı yaklaşık 180 mevzuat çıkardık.


-Ayrıca yapılan çeşitli düzenlemeler sayesinde birçok faslın açılış ve kapanış kriterini yerine getirdik, fasılların açılması/kapanmasının önündeki teknik engelleri kendi adımıza ortadan kaldırdık.


-Bütün bu gelişmelere rağmen, müzakere sürecinde yaşadığımız tıkanıklığın tarafımızca anlaşılması mümkün değildir. Nitekim bu yıl Avrupa Komisyonu da müzakere fasıllarındaki çalışmaların üye ülkeler arasında mutabakat olmaması nedeniyle birçok kez sekteye uğradığının altını çizmiştir. Dolayısıyla Komisyon da artık müzakere sürecinde yaşanan tıkanıklığın, Türkiye'nin teknik eksikliklerden değil, bazı üye devletlerin süreçteki belirsiz siyasi tavırlarından kaynaklandığını kabul etmiştir. Raporda ayrıca Türkiye-AB ilişkilerinin potansiyelini tam anlamıyla kullanmanın en iyi yolunun aktif ve güvenilir bir katılım müzakeresi çerçevesinde mümkün olduğu belirtilerek, müzakerelere ivme kazandırılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu çerçevede bizim için en önemli husus artık Komisyonun da 23. ve 24. Fasılların biran önce müzakerelere açılması gerektiğinin altını çizmesidir.


-YENİ FASILLAR AÇILIŞ KRİTERLERİNİN İLETİLMEMESİ KABUL EDİLEMEZ-


- Yargı Reformu Stratejisi ve Yolsuzlukla Mücadele Stratejisinin kabul edilmesi ile Kamu Denetçiliği Kurumu ve Türkiye İnsan Hakları Kurumu'nun kurulması gibi bu fasıllar açısından çok kilit adımları atmamıza rağmen, 2006 yılında tarama süreci tamamlanan bu fasılların açılış kriterlerinin hala tarafımıza iletilmemesi şüphesiz kabul edilemez bir durumdur. Nitekim Avrupa Komisyonu yetkilileri de bu haksızlığa daha fazla sessiz kalamayarak, açılış kriterlerinin bir an önce Türkiye'ye iletilmesi konusunda çağrı yapmaktadır. Komisyon'un üye ülkelere çağrıda bulunması önemli bir gelişmedir.


-Biz bazı üye ülkelerin içinde bulunduğu akıl tutulmasından biran önce kurtulmasını ve diğer fasıllar üzerindeki siyasi blokajları da en kısa sürede kaldırarak ilişkilerimizin daha sağlıklı bir zemine taşınmasını bekliyoruz."

-KIBRIS'TA ÇÖZÜMDEN KAÇAN TARAF OLMAYACAĞIZ-

Kıbrıs meselesinde BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde adil, kapsamlı ve uygulanabilir bir çözüm bulma yolunda tüm desteği sürdürdüklerini belirten Bakan Bağış, "Türkiye asla masadan kalkan, çözümden kaçan taraf olmamıştır, olmayacaktır. Hükümetimizin her türlü muhalefete rağmen attığı cesur adımları, karşı taraftan da bekliyor, barışın bu sefer de ekonomik kriz nedeniyle iç kamuoyunda pazarlık konusu yapılmamasını ümit ediyoruz" dedi.

-DURMAK YOK, REFORMA DEVAM!-

Türk vatandaşlarının AB'ye vizesiz girişinin Türk halkının hakkı olduğunu anlatan Bağış, buna karşı tutumları üzüntüyle izlediklerini bildirdi. Bağış değerlendirmesini şu satırlarla bitirdi:


"Biz haklılığımızın farkındayız ve 50 yıl önce imzaladığımız Ankara Anlaşması'nın neden, niçin, ne istikamette imzalandığını biliyoruz. Bu Anlaşmadan doğan haklarımızın sonuna kadar takipçisi olacağız. Netice olarak bu yıl ülkemizde kaydedilen gelişmelerin ve yapılan köklü reformların İlerleme Raporunda büyük ölçüde karşılık bulmasından memnunuz. Biz doğru bildiğimiz yolda "Durmak Yok, Reforma Devam' parolasıyla ilerlemeye devam edeceğiz."

Kaynak: ANKA