Huzurun Yolu, 360 Derece İletişim
Esenler Belediyesi Dijital Kütüphane'de "İletişim Becerileri" Konulu Bir Konferans Veren İletişim Uzmanı Hayati Odabaşı, "İletişim, Bize Sıkılan Yumrukları Açabilmektir.
Esenler Belediyesi Dijital Kütüphane'de "İletişim Becerileri" konulu bir konferans veren iletişim uzmanı Hayati Odabaşı, "İletişim, bize sıkılan yumrukları açabilmektir. Başarılı olmanın, huzur ve mutluluğun yolu 360 derece iletişimden geçiyor" dedi.
Esenler Belediyesi Dijital Kütüphane'nin üyelerine ve Esenler halkına yönelik eğitim konferansları devam ediyor. Kütüphanenin son konuğu, İletişim ve Yönetim Danışmanı, radyo programcısı Hayati Odabaşı'ydı.
Günümüzde teknolojinin baş döndürücü bir şekilde ilerlemesine rağmen, kişiler arası iletişim kalitemizin de aynı oranda arttığını söylemenin mümkün olmadığını söyleyen Odabaşı, "Günlük hayatımız; sadece konuşarak ve eteğindeki taşları dökerek iletişmeye çalışan, (dediğim dedik) tavrıyla karşısındakileri yok sayan, çevresindeki insanlara zarar veren iletişim canavarları ve bunların sebebiyet verdiği, sayısı giderek artan iletişim kazaları ile dopdolu" dedi.
Dinleyicilere "İletişim canavarı olmayın" tavsiyesinde bulunan Odabaşı daha sonra konuşmasını şöyle sürdürdü: "İşimize, okulumuza gitmek, güzel bir güne başlayabilmek için her sabah güzel duygularla kalkıyor ve yola çıkıyoruz.
Peki; gün boyu eşimizden, dostumuzdan, komşularımızdan, iş yerinde iş arkadaşlarımızdan, bazen alışveriş yaptığımız mağazanın kasiyerinden, bazen de bindiğimiz otobüsün şoföründen ters bir bakış, bir söz, bir tavır ve ön yargı şeklinde kaç yumruk yiyoruz dersiniz? Kaç kere kalbimiz kırılıyor? Kaç kere içimiz acıyor? İletişim, bize sıkılan yumrukları açabilmektir."
Sıkılan yumruğu açma formülü Odabaşı, "Peki; karşılaştığımız her iletişim kazasında ne yapacağız? Çevremizde iletişim canavarı varsa ne yapacağız?" diye sordu ve cevabını da şöyle verdi: "İyi iletişim kurabilirsek, yumruklaşmayız ve bize sıkılan yumruğu açıp tokalaşabiliriz. Elbette sıkılan o yumruğu açıp tokalaşmak kolay değil. Dürüstlükle, empati ile, samimiyetle her gün yediğimiz 20 yumruğun en az 13-14 tanesini açabiliriz. Açılmayan diğerleri için de formüller var. Görürsünüz, boks maçı yapan sporcular bazen sarılırlar.
O zaman bir birlerine yumruk atamazlar. O zaman biz de önce sarılmayı deneyeceğiz. Her zaman sarılmak da olmaz. Bezen hediye vererek, bazen karşındaki kişiyi överek yakınlaşabilir, iyi iletişim kurabilirsiniz. İkisinde de başarılı olmuyorsanız yolunuzu değiştireceksiniz, kaçacaksınız. Kaçamıyorsanız, aynı evi paylaştığınız kişiden yumruk yiyorsanız ne yapacaksınız? Boşanmak, mahkemeye vermek vs. bunlar iletişimin kopmasıdır".
En uzun mesafe; zıt iki kafa arasındadır
Değer verdiği insanlar tarafından atılan iletişim yumruklarının bizleri üzdüğüne dikkati çeken Odabaşı, "Esas sizi acıtan nedir biliyor musunuz? Sizi acıtan, karşıdakine değer vermenizdendir. İletişim canavarlarından korunmanın bir yolu da değersizleştirmedir. İletişim için bütün yollar kapandığında o kişiyi değersizleştireceksiniz. Ona değer vermeyin, ciddiye almayın, onu hasta yerine koyun. Hasta yerine koyduğunuz bir insanın söyledikleri sizi acıtır mı? Kendimize şu soruyu sormamız lazım. İtişmek mi, iletişebilmek mi? En uzun mesafe birbirini anlamayan iki kafa arasındaki mesafedir".
Söz kulağa değil, göze söylenir Başarılı iletişimin püf noktalarını da anlatan Hayiti Odabaşı sözlerine şöyle devam etti: "Konuşma vardır, konuşma vardır. Dinleme vardır, dinleme vardır. Söz kulağa değil, göze söylenir. Muhatabını karşına alıp gözlerine bakarak konuşmak,( ben sana değer veriyorum, vaktimi ayırıyorum) demektir.
Gözün televizyonda dizi izlerken, eşinle, çocuğunla yaptığın konuşma konuşma değildir. Bu sefer çocuk ne yapıyor? Dikkati çekmek için başka yollara sapıyor. Saçını uzatıyor, garip garip boyatıyor, ilginç şeyler giyiyor. Evde bulamadığı ilgiyi dışarıda birisinde bulunca da peşine takılıp tıpış tıpış gidiyor".
360 derece iletişim
Başarılı olmanın, huzur ve mutluluğun yolunun 360 derece iletişimden geçtiğini ve iletişimde 360 derecelik dairenin içine hep başkalarını koyduğumuzu hatırlatan Odabaşı, "Hep muhatabımız o dairenin içinde. Ona göre konuşuyoruz. Halbuki o dairenin içine önce kendimizi koymamız lazım. Önce aynayı kendimize tutmamız lazım. Kendimizle barışık olmamız gerekir. Fiziki yapımızla, kaşımızla, gözümüzle, burnumuzla, saçımızla, saçsızlığımızla barışık olacağız" dedi.
İletişimin muhasebesini yapmıyoruz
"Hep paramızın muhasebesini yapıyoruz, iletişimimizin muhasebesini yapmıyoruz" diyen Odabaşı sözlerini şöyle tamamladı: "Başarılı olmanın yolu, yüzde 80 iletişimden, yüzde 20 de teknikten geçiyor. Biz hep yüzde 20 tekniğin peşindeyiz.
İnsanlar aralarına iletişim duvarları var. Bu duvarları kaldırdığımız sürece başarılı oluruz. Duvarsızlık samimiyettir, empati kurabilmektir. Empati, karşımızdaki insanın penceresinden bakabilmektir. Herkes kendi sivriliğini bilmeli. Sivriliklerimizi tamamen ortadan kaldıramayız ama törpüleyebiliriz. Gülmeyi bileceğiz. Kaşları çatmak için 72, gülmek için 12 kas hareket ediyor.
İnsanlara mümkün olduğu kadar ismiyle hitap edin. İletişim, sadece konuşmak değildir. Dinlemeyi bilmek de iletişimdir. Karşımızdakine, seni gözlerimle, kesintisiz, ilgi ile, kalbimle dinliyorum mesajını vermemiz gerekir. Sakın kulağım sende demeyin. Ailemizde,işimizde ve içimizde, huzur ve mutluluğu yakalamanın yolu, 360 derece iletişimden geçiyor".