İbrahim Akın'dan Demirtaş'ın Tahliyesi İçin Çağrı

Son Güncelleme:

DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, TBMM Genel Kurulu'nda Selahattin Demirtaş'ın tahliyesi için Adalet Bakanlığı'na çağrıda bulundu ve Türkiye'deki yerel sorunların sistem sorunu olduğuna dikkat çekti.

(TBMM) - DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, TBMM Genel Kurulu'nda; "Sevgili Selahattin Demirtaş'ın hakkında verilmiş olan AİHM kararının üçüncü kez hukuk dışı, adalet dışı olduğunun ifadesine bağlı olarak yaşanan tartışmalara bir son vermek gerektiğini düşünüyorum ve Adalet Bakanlığı'nı görevine çağırıyorum ve bir an önce sevgili Selahattin Demirtaş'ın ve aynı pozisyonda olan diğer siyasi tutsakların bırakılması için gerekli çabaların sarf edilmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.

DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, TBMM Genel Kurulu'nda gündem dışı söz alarak İzmir'in yerel sorunları hakkında konuştu. Sözlerine Edirne F Tipi Cezaevi'nde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tahliyesine ilişkin konuşarak başlayan Akın, "Sevgili Selahattin Demirtaş'ın hakkında verilmiş olan AİHM kararının üçüncü kez hukuk dışı, adalet dışı olduğunun ifadesine bağlı olarak yaşanan tartışmalara bir son vermek gerektiğini düşünüyorum ve Adalet Bakanlığı'nı görevine çağırıyorum ve bir an önce sevgili Selahattin Demirtaş'ın ve aynı pozisyonda olan diğer siyasi tutsakların bırakılması için gerekli çabaların sarf edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Daha fazla bunun süründürülmesi demek aslında sürecin aynı zamanda belirsizliğe, hukuksuzluğa, adaletsizliğe sevk edilmesi anlamına geldiğini ifade ediyor ve sürecin geleceği açısından da bunun kıymetli olduğunu ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.

"Her yerel sorun aynı zamanda Türkiye'nin bir sistem sorunudur"

İzmir'in yerel sorunlarının ülkenin içinde bulunduğu durumdan bağımsız olmadığına dikkat çeken Akın, şöyle konuştu:

"Maalesef yerel sorunları konuşurken ülkenin içinde bulunduğu durumdan bağımsız olmadığını, her yerel sorunun aynı zamanda Türkiye'nin ortak sorun olduğunu bir sistem sorunu olduğunu, bir rejim sorunu olduğunu ifade etmek istiyorum. Ancak bu kadar otoriterleşmiş bir sistemin sürdürülmesini mümkün olmadığını da ifade etmek isterim. Bunun en somut örneklerinden bir tanesi geçen seçimlerde Kıbrıs'ta ve en sonunda Amerika'nın neredeyse kaybı olan New York'ta gerçekleşti ve New York'ta yerel seçimlerde Trump'ın bütün çabalarına rağmen bir belediye başkanı ki o belediye başkanı bütün ötekilerin temsilcisiydi ve kazanmış oldu. Buradan kutluyorum.

"İzmir'de 2020'de gerçekleşen deprem sonrasında bin 34 tane bina hasar gördü ve bu binalar şu anda maalesef hala yapılabilmiş değil"

İzmir maalesef hem iktidarın hem de yerel yönetiminin büyük ölçüde olumsuz yaklaşımları sebebiyle neredeyse güç savaşları altında eziliyor ve kötülük yapılıyor. İzmir'in buna yakışmıyor olduğunu ifade etmek istiyorum. Birkaç konuyu özellikle başlık olarak ifade etmek istiyorum. Birinci konu İzmir deprem bölgesi ve kentsel dönüşümün çok yoğun olduğu yerlerden bir tanesi. Ancak İzmir'de 2020 yılında gerçekleşen bir deprem sonrası yaklaşık 117 yurttaşımızı kaybettik. O gün bin 34 tane bina hasar gördü ve bu binalar şu anda maalesef hala yapılabilmiş değil ve bu binalar için sürdürülen çabalar çok kıymetliyken en son İzmir'de bir kooperatifler davası gerçekleşti ve bu dava vasıtasıyla neredeyse İzmir halkının dayanışma içerisinde birlikte ortak geleceğini ifade etmek isteyen ve kentin bütün dinamiklerinin ortak ihtiyacını karşılamak üzere olan kooperatifçiliğe karşı bir savaş açılmış gözüküyor. Kooperatifçilik bizim açımızdan değerlidir ve kıymetlidir. Kooperatif vasıtasıyla yapılan üretimler İzmir'de birçok kentin yeniden yapılanmasında önemli olmuştur. Türkiye'nin birçok kentinde de böyledir ve Avrupa'nın birçok şehrinde yüzde 56'sı kooperatifler vasıtasıyla konut üretimi yapmaktadır. İzmir'de 1 milyon civarında konut var. Bu konutların yaklaşık 550 bin-600 bin civarındaki konutu maalesef depreme dayanıklı değil ve bu konutların yenilenmesi gerekiyor. Ancak bunun karşısında mevcut rejim ve şu anki sistem sadece TOKİ vasıtasıyla bir üretim yapıyor."

Kaynak: ANKA