İso Başkanı Bahçıvan Soruları Yanıtladı Açıklaması

Son Güncelleme:

"Sanayimizin bundan böyle devletten istediği uzun vadeli kredi teşviklerinde yapısal dönüşümü destekleyecek, sanayinin şu anda girmiş olduğu bu karsızlık ortamını aşacak boyutta bir iş birliği bekliyoruz" "Yüksek bir yabancı borç yükü Türk sanayisinin üzerinde her zaman ciddi bir kılıç olarak.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, " "Sanayimizin bundan böyle devletten istediği uzun vadeli kredi teşviklerinde yapısal dönüşümü destekleyecek, sanayinin şu anda girmiş olduğu bu karsızlık ortamını aşacak boyutta bir iş birliği bekliyoruz" dedi.


Bahçıvan, " Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" 2013 yılı araştırması sonuçlarını açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


Kur farkının şirketlerin mali yapısı üzerindeki etkilerine ilişkin bir soruya Bahçıvan, "Son dönemde Türkiye'deki özel şirketlerin taşıdığı aşağı yukarı 270 milyar dolar dolayındaki bir borcun ne kadar hassas olduğunu, Türkiye'yle ilgili mali tablolar verilirken en çok dikkat edilmesi gereken noktanın özel sektörün taşımış olduğu bu ciddi 270 milyar dolarlık dış borç olduğunu hatırlatmak isterim" yanıtını verdi.


Bu rakamın bir kısmını finansal giderlerin oluşturduğunu anımsatan Bahçıvan, "Çok net bir şey var ki bu kadar yüksek bir yabancı borç yükü Türk sanayisinin ve Türk özel sektörünün üzerinde her zaman ciddi bir kılıç olarak durmakta, oluşabilecek türbülanslardaki etkisini de 2013 yılı bilançolarında gördüğümüz gibi çok net ve acımasızca görebilme riski bulunuyor" ifadelerini kullandı.


Türkiye'nin tasarruflarının oranının yüzde 12'lere gerilemesinin reel sektör adına kaygı verici olduğunu ifade eden Bahçıvan, "Bu oran reel sektörün kendisini geliştirmek noktasında ihtiyaç duyduğu kaynakları TL bazlı edinme fırsatını Türk sanayicisinin eline vermiyor. Bu mecburiyetten dolayı da birçok sanayicimiz ne yazık ki döviz kaynağıyla bu ihtiyaçlarını gideriyor. Türkiye bu yüzde 12'lik tasarruf oranını artıramadıkça başkasının tasarrufuna daha uzun bir süre ihtiyaç duyacak gibi görünmekte" dedi.



Sukuk ve sermaye piyasası araçları



Türkiye'de sermaye piyasalarının henüz yeterince gelişememesi nedeniyle sanayicinin bu piyasalara göstermek istediği ilgiyi şimdilik gösteremediğini kaydeden Bahçıvan, sanayi şirketlerinin yatırım için gereksinim duyduğu finansmana ilişkin çeşitliliğin şimdilik yetersiz olduğuna işaret etti.


Bahçıvan şöyle konuştu:


"Şu anda  piyasaya sürülen tahvil ve bonolara baktığımızda son 1,5 yıldan beri, tekrar tavhil-bono piyasasında açılma olduğunu görüyoruz. Ne yazık ki bunların da çok çok önemli bir bölümünü yine finansman kuruluşları yapmakta. Hatta bunun içinde bazı faktoring kuruluşları, leasing kuruluşlarının olması da daha ironik bir durum. Sermaye piyasası, tahvil-bono enstrümanı yine birtakım başka kuruluşlar tarafından değerlendiriliyor ve onlar sanayi şirketlerine tekrar kredi yoluyla dönüyor. Bunun farklı yöntemlerle teşvik edilmesi noktasında biz  hükümetimizle yaptığımız toplantılarda bunu dile getiriyoruz.


Sanayicinin çıkaracağı tahvilin, sanayinin yüzde 100 sermaye piyasası araçlarını kullanarak oluşturacağı borçlanma enstrümanlarının mutlak suretle belli bir teşvik mekanizmasıyla desteklenmesinin, sanayinin şu anda daha kendi refleksleriyle oluşturamadığı bu talebi, en azından bir nebze de olsa teşvik edebilmesi noktasında birtakım farklı teşvikleri, farklı teşvik enstrümanlarının biz fayda sağlayacağını düşünüyoruz. Bu konuda farklı önerilerimiz de var."


Bahçıvan, dünya genelinde görülen düşük faiz ortamında sanayi kuruluşlarının banka dışı kaynaklardan finansman temininin daha kolay olacağını söyledi. Bahçıvan sukuk ve sermaye piyasası araçlarını buna örnek verdi.


Türk sanayi şirketlerinin birleşerek büyümesi ve sermaye piyasası araçlarına yönelmesiyle dünyayla rekabet edebilir konuma yükseleceğini dile getiren Bahçıvan, zaman kaybetmeden bu konuda çalışmaların geliştirilmesi gerektiğini anlattı.



"Sadece firmaların beyan ettiği rakamlardan çıkan sonuçları mukayese ediyoruz"



Sanayi çevrelerinin ABD Merkez Bankası (Fed) kaynaklı olası faiz artırımından önce, kolay para erişimi ve düşük faiz ortamını iyi değerlendirmesi gerektiğini söyleyen Bahçıvan, "Hepimiz kabul ediyoruz ki bu ucuz ve bol para bir gün bitecek. Şu anki faiz oranlarına aldanmamalıyız" dedi.


Türk sanayisinin dünya standartlarında rekabetçilik kazanabilmesi için devlet desteğine de değinen Bahçıvan, "Sanayimizin bundan böyle devletten istediği uzun vadeli kredi teşviklerinde yapısal dönüşümü destekleyecek, sanayinin şu anda girmiş olduğu bu karsızlık ortamını aşacak boyutta bir iş birliği bekliyoruz. Bizim son dönemde dikkati çektiğimiz bütünsel kalkınmayı hedefleyen bir yapıda olmasının öncelikli konu olması gerektiğine inanıyoruz" diye konuştu.


"Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" araştırması Ar-Ge harcamaları sıralamasında, yoğun teknoloji kullanmayan bazı şirketlerin üst sıralarda yer almasını izah eden Bahçıvan, "Biz bu araştırmanın sonuçlarını makro ve total verilerle değerlendiriyoruz. Burada sadece firmaların beyan ettiği rakamlardan çıkan sonuçları mukayese ediyoruz" ifadelerini kullandı.


- İstanbul

Kaynak: AA