İzmir Engelli Seçmenin Yargı Zaferi )
HER yıl, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde engellilerin sorunları bir kez daha masaya yatırılıp, çözüleceği vaatlerinde bulunulurken, İzmir'de 14 yaşından bu yana tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşayan Süleyman Eryiğit (51), son genel seçimde,...
Son genel seçimde gerekli önlemler alınmadığı için oy kullanamayan ortopedik engelli, Yüksek Seçim Kurulu'nu 5 bin lira tazminat ödemeye mahkum ettirdi
Engelli seçmenin, yargı zaferi
HER yıl, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde engellilerin sorunları bir kez daha masaya yatırılıp, çözüleceği vaatlerinde bulunulurken, İzmir'de 14 yaşından bu yana tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşayan Süleyman Eryiğit (51), son genel seçimde, seçmen kütüğüne engelli olarak kaydedildiği halde sandık 3'üncü katta olduğu için oyunu kullanamadığı gerekçesiyle açtığı davada, Yüksek Seçim Kurulu'nu (YSK), 5 bin lira manevi tazminat ödemeye mahkum ettirdi. Siyasal yaşama katılım hakkının engellendini belirten Eryiğit, "Bu tüm engelliler adına kazanılmış örnek bir dava oldu" dedi.
İzmir Karşıyaka'da yaşayan, Karşıyaka Engelliler Spor Kulübü Derneği Üyesi olan Eryiğit, 12 Haziran 2011'de yapılan milletvekilliği genel seçimi öncesi İl Seçim Kurulu'na başvurarak, özürlü olarak kaydını yaptırdı. Seçim günü oy kullanmak için gittiği Hasan Pınarçalı İlköğretim Okulu'nda sandığın 3'üncü katta olduğunu öğrendi. Yetkililere başvuran Eryiğit, sandık kurulunun aşağıya inerek oy kullanmasını sağlamasını istedi. Ancak isteği reddedildi. Bunun üzerine Eryiğit oy kullanamadığını tutanakla belgeledi. Eryiğit bir engelli derneği olan Spida Bifida Derneği 2. Başkanı olan avukat Nurdan Anlı aracılığıyla yargıya başvurdu. Manevi tazminat davası İzmir 1'inci İdare Mahkemesi'nde, sandık kurulu başkanı A.Ç.'nin (Ali Çapık) görevi ihmalle suçlandığı dava da Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nde açıldı. Bu davalardan manevi tazminatla ilgili olan sonuçlandı. Mahkeme, Yüksek Seçim Kurulu'na açılan davada, 5 bin lira manevi tazminata hükmetti.
Seçmen olduğu günden beri her seçimde oy kullanma çabasına girdiğini, her defasında binbir güçlükle de olsa oy kullandığını belirten Eryiğit, "Her seçimde aynı tartışmalar yaşanıyor, sandık bize gelmiyor, paldır küldür yakınlarımız bizi taşıyor. Bu defa seçim öncesi özürlü kaydımı yaptırdım. Ama sandığa gidince yine aynı sorunlar karşıma çıktı. 3'üncü kata çıkmak zor, ya düşsek, bir yerimiz kırılsa. Özürlü kaydına karşın önlemler alınmadığı için yargıya başvurdum. Davayı kazandım. Bu benim adıma iyi, güzel. Gelecek seçimde bir yaptırım olacak mı, bilmiyorum. Yaşayıp göreceğiz. Engelliler her seçimde aynı şeyi yaşıyor. Birimiz oy kullanabilir, diğeri kullanamıyor. Benim oy kullanacağım okulda rampası olan bir başka bina vardı ama orası seçimde kapalıydı, kullanılmadı" diye konuştu.
Dernek Başkanı Osman Ertöz, seçimden üç ay önce dernek üyesi 20 kadar arkadaşyının kimlikleriyle İlçe Seçim Kurulu'na başvurduğunu söyledi. Ertöz, "Kurulun bulunduğu yer de Ziya Gökalp Kültür Merkezi'nin zemin katındaydı. Aşağıya inme şansımız yoktu. Yetkili yanımıza geldi, kimlikleri alıp aşağıya indi. Engelli olduğumuzun kayıt altına alındığını söyledi. Ama üç ay sonra seçimlerde aynı sorunlar başımıza geldi. Seçim günü ben de sıkıntı yaşadım. Çok direndiğim için sandık görevlisine karşı verdiğim bir saatlik mücadele sonucunda oyumu kullanabildim. Millet uzaydan paraşütle dünyaya atlıyor. Biz bu basit sorunlarla uğraşıyoruz. Türkiye'de 10 milyon engelli seçmen var. Artık bu sorunlarla uğraşmamalıyız. Bu dava bir örnek teşkil edecektir. Böyle bir dava ilk. Bundan sonra düzenlemelerin yapılması, ciddiye alması konusunda ümitlerim var. Bu sadece İzmir'de değil Türkiye'nin her yerinde yaşanıyor. Yetkililer tekerlekli sandalyeye otursun ve sokağa çıksın, 100 metre gitse her şeyi anlayacaktır" dedi.
Dernek üyesi Erdal Denizaslanı da engellilerin yaşadığı sıkıntıları anlattı. Engellilerin karşılaştığı hak ihlallerinde dava açmasına olanak sağlayacak yasanın üç yıl ertelenmesine de tepki gösteren Denizaslanı, "Maalesef bu davada olduğu gibi hakkınızı söke söke almak zorundasınız. Bu davayı o nedenle önemsedik ve destekledik. Çözüm çok basit, listelerde illa özürlü yazması gerekmiyor. Her seçim merkezinde zemin kata konulacak bir nöbetçi sandık sorunu çözer" diye konuştu.
Spina Bifida Derneği'nin ikinci başkanlığını yürüten avukat Nurdan Anlı ise dava sonucuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
"Ülkemizde yasal düzenlemeler hayata geçirilemediği için engelliler eğitim hakkı başta olmak üzere istihdam, sosyal yaşama katılım gibi her alanda hak ihlali yaşamaktadırlar. Siyasal yaşama katılım hakkı da bu alanlardan biridir. 18 yaşını dolduran her Türk vatandaşının seçme hakkı Anayasal güvence altındadır. Seçim Kanunu da engellilerin oylarını rahatlıkla kullanabilmeleri için gerekli tedbirlerin alınacağını düzenlemiştir. Türkiye, Birleşmiş Milletler Engelli Kişilerin Haklarına Dair Sözleşmeyi 2008 yılında onaylamış bir devlettir ve seçimlerde sandıkların ve oy pusulası gibi materyallerin engelliler için erişilebilir ve anlaşılabilir olmasını sağlamak zorundadır. Yüksek Seçim Kurulu seçim öncesi engellilerin oylarını rahatlıkla kullanabilmeleri için genelge yayınladığı halde, her zamanki gibi yasal düzenleme yapılmış, ancak uygulamaya geçirilememiştir. Davamızda müvekkil baştan seçmen kütüğüne engelli olarak kaydedildiği halde sandık 3'üncü katta olduğu için oyunu kullanamamıştır. Yüksek Seçim Kurulu'na karşı açtığımız manevi tazminat davasında 5 bin lira manevi tazminata hükmedildi. Bu çağdaş karar engelli hakları açısından oldukça umut verici. Sandık kurulu başkanı hakkında görevi kötüye kullanmaktan açılan ceza davası da devam ediyor. Engelli kişiler Türkiye'de yasal süreçlerin çok uzaması ve dava açmanın mali boyutları sebebiyle yargıya başvurmaktan çekinmekteler. Bu yargı kararı, hak arandığında sonuç alınabildiğini göstermesi bakımından da çok önemli."