Kadınlardan Nafaka İptaline Tepki
Menteşe Kadın Platformu, nafakanın iptaline karşı eylem düzenleyerek haklarını savundu.
Haber: Esma TURAN
(MUĞLA) - Muğla'da Menteşe Kadın Platformu üyeleri, Anayasa Mahkemesi'nin süresiz nafakayı iptal etmesine tepki gösterdi. Platform Başkanı Dilek Bulut, "Nafaka, bir zenginleşme aracı değil, ataerkil sistemin ve evlilik kurumunun kadınlar üzerinde yarattığı ekonomik tahribatın bir nebze olsun telafi edilmesini sağlayan hayati bir haktır" dedi.
Muğla'daki Anayasa Mahkemesi'nin yoksulluk nafakasının süresiz uygulanması düzenlemesini iptal etmesine tepki gösterdi. Menteşe Kadın Platformu öncülüğünde Sınırsızlık Meydanı'nda bir araya gelen kadınlar, karar tepkilerini dile getirdi.
Bazı siyasi parti ve çeşitli ivil toplum kuruluşu temsilcilerin de destek verdiği eylemde konuşan Menteşe Kadın Platformu Dilek Bulut, kararı, kadınların evlilik birliği içindeki karşılıksız ve görünmez emeğini hiçe sayan, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren ve kadınları yoksulluk ile şiddet sarmalına mahkum eden hukuka aykırı bir adımdır olduğunu söyledi.
"Kamuoyunda kadın düşmanı erkeklerin yaratmaya çalıştığı algının tersine yıllardır hedef alınan nafaka hakkının adı 'yoksulluk nafakasıdır' ve yoksulluğa düşen taraf kadınsa kadına erkek ise erkeğe verilmektedir. ve süresiz değildir" diyen Bulut, şöyle konuştu:"
"Nafaka, bir zenginleşme aracı değil, ataerkil sistemin ve evlilik kurumunun kadınlar üzerinde yarattığı ekonomik tahribatın bir nebze olsun telafi edilmesini sağlayan hayati bir haktır. Türk Medeni Kanunu'nun 196. maddesi, eşin ev işlerini görmesi ve çocuklara bakmasının ailenin geçimine katkı olduğunu açıkça düzenlemektedir. Evlilik boyunca gelir getirici bir işte çalışamayan kadının, boşanma sonrasında bir anda ekonomik bağımsızlık kazanmasını beklemek, toplumsal gerçeklikten kopuktur. Toplumsal cinsiyet eşitliğine bağlı yapısal eşitsizliklerin derinliği nedeniyle, ekonomik olarak güçsüz olan ve boşanma durumunda yoksulluğa düşecek olan taraf kadın olduğundan büyük oranda yoksulluk nafakası kadınlara bağlanmaktadır. Kadınların karşılıksız bakım emeğinin çok küçük bir karşılığı olmasına rağmen, yoksulluk nafakası medeni haklar açısından önemli bir kazanımdır."
"BOŞANMAK İSTEYEN KADINLARI EKONOMİK KAYGILAR NEDENİYLE MAHKUM EDECEK"
Yoksulluk nafakası, kamuoyunda yaratılmaya çalışılan algının aksine, kadınlara refah sağlayan değil, çoğu zaman açlık sınırının çok altında kalan sembolik bir ekonomik destek niteliğinde olduğunu söyleyen Bulut, "Çünkü mesele hiçbir zaman nafakanın miktarı olmamıştır. Mesele, boşanma sonrasında kadınların ekonomik olarak bağımsızlaşabilmesi için hukuk düzeninin sağladığı sınırlı güvencelerin ortadan kaldırılmasıdır. Bu yaklaşım, boşanmak isteyen kadınları şiddet gördükleri veya mutsuz oldukları evliliklere ekonomik kaygılar nedeniyle mahkum edecek, aynı zamanda siyasal iktidarın kadının itaatine dayalı, reisli ve çok çocuklu aile modelini güçlendiren politikalarına hizmet edecektir. Boşanmak isteyen erkeğin ise evlilikten ve çocuklardan kaynaklanan sorumluluklarından daha kolay sıyrılmasına neden olacaktır" diye konuştu.