Karakoldaki Dayağa Görevsizlik

Son Güncelleme:

İzmir'de, Karabağlar Polis Merkezi'nde, gözaltına alınan Fevziye Cengiz'e dayak attıkları iddiasıyla, yenilenen iddianameyle haklarında, 'tehdit, hakaret ve kasten yaralamasuçlarından 1.5 yıl ile 5 yıl 10 ay arasında hapis cezaları istenen dört...

Dava ÜST MAHKEMEYE GÖNDERİLDİ


İzmir'de, Karabağlar Polis Merkezi'nde, gözaltına alınan Fevziye Cengiz'e dayak attıkları iddiasıyla, yenilenen iddianameyle haklarında, 'tehdit, hakaret ve kasten yaralamasuçlarından 1.5 yıl ile 5 yıl 10 ay arasında hapis cezaları istenen dört polis memurunun Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına başlandı. Yaklaşık yarım saat süren duruşmada, Hakim Atilla Özemre, yeni iddianame doğrultusunda, üç polis memurunun, müştekiye yönelik birlikte alenen 'Kahpediyerek hakaret ettikleri, yine birlikte 'Eğer bu yaşananları söylersen seni öldürürüz diyerek tehdit ettiklerini belirtti. Hakim Özemre, tehditin birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda yasadaki cezanın üst sınırına göre eylemi yargılama görevinin Asliye Ceza Mahkemesi olduğuna karar vererek, 'görevsizlik kararı verdi. Mağdur avukatlarının talebine rağmen işkence yönünden duruşmada değerlendirme yapılmadı.


Bugün, ilk kez, 17'nci Sulh Ceza Mahkemesi'nde yapılan duruşmaya, müşteki Fevziye Cengiz ile birlikte tutuksuz yargılanan, idari soruşturma kapsamında açığa alınan Cinayet Büro Amirliği'nde görevli polis memurları B.S. (Beyit Sezgen), H.Y. (Hakan Yörük), Ahlak Büro Amirliği'nde görevli polis memuru T.D. (Tekin Doğan) ve Karabağlar Polis Merkezi Amirliği'nde görevli N.A. (Nevzat Ataseven) katıldı. Cengiz'i, üçü erkek 14 avukat savunurken, İzmir Baro Başkanı Sema Pekdaş ve kadın derneklerinin temsilcileri de gözlemci olarak izledi. Mahkeme hakimi, kimlik tespitinin ardından ifade almadan, davayı sonlandırdı. Hakim Atilla Özemre, B.S. ve H.Y. hakkında, müştekiye yönelik eylemleri nedeniyle önce 'kasten yaralamaö suçundan kamu davası açıldığını, daha sonra ise Ocak ayındaki yeni iddianameyle, aynı sanıkların T.D. ile birlikte müştekiye yönelik alenen 'Kahpe diyerek sövdüklerini, yine birlikte 'Eğer bu yaşananları söylersen seni öldürürüz diyerek tehdit ettiklerini belirtti. Olaya göz yumduğu iddiasıyla hakkında 1.5 yıl hapis cezası istenen N.A.?nın da bulunduğu, 'tehdit ve hakaretö suçlarını kapsayan ikinci iddianameyle, ilkinin birleştirildiğini kaydetti. Hakim Özemre, ikinci iddianamedeki anlatımla, sanıklar B.S., H.Y. ve T.D.?nin atılı tehdit eylemini birlikte işlediklerinin ifade edilmesi, tehditin birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda yasadaki cezanın üst sınırına göre eylemi yargılama görevinin Asliye Ceza Mahkemesi'ne ait olduğunun anlaşıldığını dilegetirdi. Hakim Özemre, avukatların davanın işkenceden açılarak ağır cezada görülmesi talebine de CMK 206 maddesi gereğinde sanıkların mahkeme tarafından sorgulanmadığını bu nedenle işkence yönünden görevsizlik kararı verilmesini değerlendirmediğini belirtti. Hakim Özemre, kamu davası dosyasının görevli ve yetkili İzmir Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi.


HAKİMDEN SÖZLÜ AÇIKLAMA


Hakim Özemre, daha sonra salona sözlü olarak, iddianamedeki tehdit olayı ile ilgili görevsizlik verdiğini, işkenceye yönelik olarak dosyada delil bulunmadığından bu yöndeki görevsizlik talebini reddettiğini, yeni mahkemenin savunma ve delillere göre karar vereceğini dile getirdi. Yaklaşık yarım saat süren duruşmanın ardından, eşi Mehmet Murat Cengiz'le davaya gelen Fevziye Cengiz, açıklama yapmadan taksiye binerek adliyeden ayrıldı.


İŞKENCE İTİRAZLARIMIZ SÜRECEK


Duruşmanın ardından açıklama yapan Cengiz'in avukatı Hanife Yıldırım, 'Hakim, tehdit yönünden görevsizlik kararı verdi. İşkenceyle ilgili değerlendirmede bulunmadı. Tehdit yönünden sanık sayısı çoğaldığından ve ceza miktarı arttığından dolayı dosyayı görevsizlikle sonlandırdı. Biz, işkence olduğuna inanıyoruz ve itirazlarımız var. Yeni mahkemede de bu itirazlarımızı sürdüreceğiz. Delillerimizi sunacağız. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dosyanın gönderilmesi için çalışacağızdedi.


EMNİYET ŞEFFAF


Bazı insanların emniyet teşkilatı aleyhine karalama kampanyasında bulunduğunu söyleyen, polis memurlarının avukatı Tolga Yurdakul ise, 'Müvekkillerim de pişman ve üzgünler. Ancak karakoldan önce polislere yönelik davranışlar da var ve bunlar görülmüyor. Karşı tarafın da birçok hakareti ve eylemleri var polis memurlarına karşı. Onlar da insanlar. Artık biz de susmayacağız. Kanunlar ne öngörüyorsa devletin görevlileri de onu uyguluyor. Bunu da uygulamak zorunda. Kanundan başka kimse bir şey beklemesin. Emniyet bu olayda şeffaf davrandı, görüntüleri de verdi. Kimse gereğinden fazla üstüne gelmesin. Polisler kamera olduğunu biliyorlardı. Bir anlık öfkeyle bu duruma gelinmiştir. Gereksiz, haksız iddialar var. Özellikle facebook'ta haddini aşan eleştiriler var. Eleştiri sınırlarını da aşmış durumda. Hakaretler var. Biz de bunlarla ilgili hukuki mücadeleyi yapacağızö diye konuştu.


OLAYIN GEÇMİŞİ


Geçen yıl temmuz ayında eşiyle gittiği Karabağlar İlçesi'ndeki bir müzikholde gözaltına alınan Fevziye Cengiz, götürüldüğü karakolda polis memurlarından dayak yediğini, hakarete uğradığını, tehdit edildiğini belirterek şikayetçi oldu. Fevziye Cengiz'in polis merkezinde yediği dayağın güvenlik kamerası görüntüleri herkesin tepkisini çekti. Olaya karışan Asayiş Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memurları T.D., B.S. ve H.Y. hakkında 'zor kullanma yetkisini aşarak basit yaralama' suçlarından 6'şar aydan 1.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle İzmir 17'inci Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Fevziye Cengiz'in avukatı Hanife Yıldırım, üç polis memuru ve adı tespit edilmeyen resmi giyimli karakol polisi hakkında 'Ek kovuşturmaya yer olmadığına' dair karar verilmesi üzerine Karşıyaka 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne itirazda bulundu. İtirazı değerlendiren 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi, geçen 31 Aralık'ta, avukat Yıldırım'ın itirazını yerinde görüp, ek kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen mahkeme kararını kaldırdı. Mahkeme, polis memurları T.D., B.S., H.Y. ve daha önce adı tespit edilmeyen, dayak olayını seyreden resmi üniformalı polis memuru N.A.'nın hakkında da dava açılmasına karar verdi. Mahkeme dosyayı, sanıklar hakkında yeniden dava açılması için soruşturmayı yapan, İzmir Adliyesi'ndeki memur savcısı Alaaddin Dokur'a gönderdi. Savcı Alaattin Dokur, mahkemenin verdiği karar üzerine, hazırladığı yeni iddianemeyi davanın görüleceği İzmir 17'nci Sulh Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. Savcı Dokur iddianamade, süpheli N.A'nın ilgili karakol merkezinde grup amir vekili olduğu, karakolun yetkilisi ve sorumlusu konumunda bulunduğu halde, diğer süpheli polis memurları B.S., H.Y. ve T.D.'nin suç işlemeleri sarısında onlara müdahale etmeyip, hatta ortamı hazırlayarak, icrasını kolaylaştırmak suretiyle suça yardım ettiğini belirtti. Yine süpheli T.D.'nin aynı şekilde arkadaşları B.S. ve H.Y.'nin eylemlerini müştekiye karşı gerçekleştirdikleri sırada ve işledikten sonra yardımda bulunarak suçun icrasını kolaylaştırarak yardım ettiklerini vurguladı. 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin itirazı kabul kararında bahsettiği, doğrudan müşteki ile irtibatta bulunan polis memurları süpheliler B.S., H.Y. ve T.D. hakkında 'hakaret ve tehdit suçundan kamu davası açılması' hükmüne dikkat çekti. Kararda, bu üç süphelinin, Fevziye Cengiz'e alenen 'k..peö diyerek hakaret ettikleri ve 'Eğer bu yaşananları başkasına söylersen seni öldürürüzö diyerek tehdit ettiklerinin tespit edildiğinin vurgulandığına değindi. Savcı Dokur, polis memurları B.S. H.Y. ve T.D.'nin, 'Hakaret' suçundan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 1251-4 maddesine göre 2 yıl 4'er ay, 'tehdit' suçundan TCK'nın 1061 maddesine göre 2'şer yıl hapsini istedi. Polis memuru N.A ve T.D.'nin 'kasten yaralamaö suçundan TCK'nın 862-3 maddesine göre 1 yıl 6'şar ay hapis ile cezalandırılmalarını talep etti.


Polislerin karşı şikayette bulunmasıyla Fevziye Cengiz hakkında, 'görevli memura mukavemet ve hakaret' suçlamasıyla İzmir 15'inci Sulh Ceza Mahkemesi'nde 6.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan dava ise 22 Şubat'ta görülecek.

Kaynak: DHA