Karaman: Ülkemiz Taşeron Cumhuriyetine Dönüştürülüyor

Son Güncelleme:

BES adına açıklama yapan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Urfa Dönem Sözcüsü Feridun Karaman, taşeron işçi sorununa dikkat çekti.

BES, TBMM'ye sunulan torba yasanın emekçilere verilen yargı kararlarını ortadan kaldırdığını ve hükümetin bu yasayla sermaye çevrelerine prim affı, vergi affı gibi düzenlemelerle diyet borcu ödediğini belirtti.

Büro Emekçileri Sendikası (BES), SGK Şanlıurfa İl Müdürlüğü önünde bası açıklaması yaparak ülke gündeminin cumhurbaşkanlığı seçimlerine kilitlendiği bir süreçte torba yasayla emekçilerin kazanılmış haklarının elinden almaya yönelik işler yapıldığını iddia etti.

BES adına açıklama yapan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Şanlıurfa Dönem Sözcüsü Feridun Karaman, TBMM'ye sunulduğunda 60 madde olan torba yasanın verilen önergelerle 140 maddeye çıktığını belirterek AK Parti iktidarının torba yasaya eklediği maddelerle kendi uygulamaları aleyhine verilen yargı kararlarını ortadan kaldırmaya çalıştığını, diğer yandan da sermaye çevrelerine SSK prim affı, vergi affı vb. düzenlemelerle diyet borcunu ödemeye devam ettiğini ifade etti.

'İKRAMİYELERİMİZİN GASPINA İZİN VERMEYECEĞİZ!'

İktidarın, emekçilerin talepleri olduğunda kılını bile kıpırdatmadığını, iş emekçilerin haklarını ortadan kaldırmaya yönelik yasalara geldiğinde, bir gecede düzenleme yapabildiğini kaydeden Karaman sözlerine şöyle devam etti: "666 Sayılı KHK ile gasp edilen ikramiyelerimizle ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin vermiş olduğu 9 aylık süre yarın doluyor. BES olarak aylardır gerek hukuki zeminde gerekse de kurum yöneticileri ile yaptığımız görüşmeler ve ortaya koyduğumuz eylem programlan ile SGK emekçilerinin ikramiyelerinin gaspının karşısında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz."

Karaman, mevcut torba yasa ile özelleştirme, HES projeleri, doğanın talanına karşı kazanılan davalar yok sayılarak, anayasa ihlal edilerek hızla hukuk devleti olmaktan uzaklaşıldığını belirterek "Emek alanına yönelik yapılan düzenlemelerle ülkemiz bir taşeron cumhuriyetine dönüştürülmeye çalışılmakta, İnsanca yaşayabilecekleri bir ücret için greve giden şişe-cam işçilerinin grevleri yasaklanabilmektedir. AKP iktidarı darbe koşullarını aratmayacak bir süreci emekçilere dayatmaktadır" dedi.

MEMUR-SEN ELEŞTİRİLDİ

Toplu sözleşme döneminde Memur Sen'den dolayı oldubittiye getirilerek imzalanan sözleşmeyle Temmuz ayında ilk defa kamu emekçilerinin maaşlarında artış söz konusu olmayacağını ifade eden Karaman, bununla ilgili eleştirileri Memur Sen'in AK Parti iktidarının taktikleriyle aşmaya çalıştığını, kendilerini eleştirenleri darbeci, paralel medya vb. söylemlerle eleştirilerin üstünü örtmeye çalıştıklarını belirtti. Memur-Sen'le ilgili eleştirilerini sürdüren Karaman, "Başbakan R.T. Erdoğan'ı daha aday olmadan cumhurbaşkanı ilan eden zihniyetin haliyle daha önemli gündemleri olduğu ortadadır. Memur-Sen camdan bir kale olduğunu AKP iktidarı değişirse tuz buz olacağını bildiğinden AKP'yi bir can simidi olarak görmektedir. Memur-Sen, AKP'nin memur kolları, kamu emekçilerinin hakları önünde barikat olmaya devam ediyor" diye konuştu.

15 TEMMUZ'DA İŞ BIRAKMA EYLEMİ

15 Temmuz 2014 tarihinde talepler için iş bırakma eylemi gerçekleştireceklerini belirten Karaman, taleplerini şu şekilde sıraladı:

Kamuda en düşük ücret yoksulluk sının rakamı olan 3.772 TL' ye çıkarılmalıdır.

Açlık sınırı rakamları vergiden muaf tutulmalı, yoksulluk sının en düşük vergi diliminden vergilendirilmelidir.

Ek ödemeler emekliliğe esas aylıklara dâhil edilmelidir.

Ücret adaletsizliği giderilerek eşit işe eşit ücret verilmelidir.

2014 yılı için enflasyon farkı verilmeye başlanmalıdır.

Enflasyon hesaplamaları hükümetten bağımsız kuruluşlarca hesaplanmalı sendikalarda bu süreçlerde etkin rol almalıdır.

Taşeron çalışma yasaklanmalı, güvencesiz çalışanlar kadroya geçirilmelidir.

Torba yasada kamu emekçilerinin hukuki süreçlerini kısıtlayan maddeler çıkarılmalıdır.

Kamu alacakları ile ilgili yeniden yapılandırmanın yasallaşması durumunda büro işkolunda yer alıp bu süreçte ilave iş yükü oluşacak kurumlarda 3 yıl boyunca 3 aylık dönemlerde bir maaş ikramiye ödenmelidir.

666 sayılı KHK ile ilgili Anayasa Mahkemesinin kararlan uygulanmalı, SGK ve ÎŞ-KUR emekçilerinin ikramiyeleri ödenmelidir.

Mobbing uygulamalarına ve kamuda her türlü ayrımcılığa son verilmelidir.

Kadrolaşmaya son verilmeli, görevde yükselme sınavları adil olmalı mülakat uygulaması kaldırılmalıdır.

SGK'da yıllık, hastalık, refakat ve doğum izinlerinde ek ödemelerde kesinti yapılmasına son verilmelidir.

İşkolumuzda istihdam açığı kapatılmalıdır.

Yardımcı hizmetli kadrosunda çalışanların genel idari hizmetler kadrosuna alınmalıdır.

Sendikal faaliyetlerimize yönelik idari ve adli soruşturmalara son verilmelidir.
(Kaynak: Gazeteipekyol)

Kaynak: Temsilci