Kartalkaya Yangını Davası... Bolu İl Özel İdaresi Yetkilileri: "Denetim Sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndadır"

Son Güncelleme:

Bolu Kartalkaya’da bulunan Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin davada, Bolu İl Özel İdaresi yetkilisi sanıklar, denetim yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda olduğu iddiasında bulundu. Tutuklu sanık Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, “2007 yılında o günkü yöneticiler tarafından otele ruhsat verilmiştir. Turizm işletme belgeli tesisler sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından denetlenmektedir. Belediyenin burada bir yetkisi yoktur" dedi.

Haber: Esra TOKAT

(BOLU) - Bolu Kartalkaya'da bulunan Grand Kartal Otel'de 78 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin davada, Bolu İl Özel İdaresi yetkilisi sanıklar, denetim yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda olduğu iddiasında bulundu. Tutuklu sanık Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, "2007 yılında o günkü yöneticiler tarafından otele ruhsat verilmiştir. Turizm işletme belgeli tesisler sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından denetlenmektedir. Belediyenin burada bir yetkisi yoktur" dedi.

Bolu Kartalkaya'da bulunan Grand Kartal Otel'de, 21 Ocak'ta 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasına ilişkin, 20'si tutuklu toplam 32 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasının üçüncü celsesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle verilen bir gün aranın ardından Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam ediliyor.

Duruşma esas hakkındaki mütalaaya karşı sanıkların savunmalarıyla sürüyor.

Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, "İl Özel İdaresi 2005 yılında kurulmuştur. Grand Kartal Otel ise 1999'da açılmıştır. 2007 yılında da o günkü yöneticiler tarafından otele ruhsat verilmiştir. Turizm işletme belgeli tesisler sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından denetlenmektedir. Belediyenin burada bir yetkisi yoktur. Ben bana tanımlı görevleri eksiksiz olarak yerine getirdim. Kaldı ki İl Özel İdaresi'nin en üstü ben değilim, ben Vali adına görevleri yerine getiririm. Soruşturma izni verilmeden gözaltına alındım ve 9 aydır da tutukluyum. İl Özel İdaresi'nin yangın personel kadrosu, yangın uzmanı kadrosu yok. Benim yangın uzmanı personeli görevlendirme yetkim de yok. Biz her ay norm kadro sayımızı İçişleri Bakanlığı'na, Valiliğe de gönderiyoruz. Bu olayda haksız şekilde tutuklu olduğumu düşünüyorum. Bazı söylemediğim sözler basında söylenmiş gibi gösteriliyor. Kanun ve yönetmeliklere göre asla suçum yok" dedi.

Köstereli'nin avukatı da denetim sorumluluğunun Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda olduğunu ifade ederek, "Müvekkilimin beraatini istiyorum. Heyet aksi takdirdiyse müvekkilimin eylemine en fazla 'görevi ihmal' suçundan ceza verilebilir" ifadelerini kullandı.

"Kültür ve Turizm Bakanlığı bizi hedefe koydu"

Yangında çocukları ve torunlarını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, geçtiğimiz duruşmada söz alarak "Adalet olmadan Cumhuriyet olmaz" diyen sanık avukatına tepki gösterdi. Gültekin, "Para kazanma hırsıyla hareket eden liyakatsiz siyasiler Cumhuriyetin yüz karalarıdır" dedi.

Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat Müdürü Yeliz Erdoğan da savunmasında şunları kaydetti:

"Kültür ve Turizm Bakanlığı bizi hedefe koydu. Mahalli İdare Teşkilatı ve bağlı olduğu bakanlıklar, binaların yangına uygunluklarını denetler. Bu da Turizm Bakanlığı'dır. Madem yetki bizde, madem otelin kapısına mühür vurma yetkisi bizde neden o halde itfaiye denetim raporunu bize göndermedi Bakanlık? Binaların yangından korunmasına ilişkin yönetmelikte eksiklikleri tamamlama yetkisi bina sahibinde, denetleme yetkisi de bende değil. Denetleme yetkisi yine Bakanlıkta. Ben yangın önlemleri hususunda hiçbir yetkiye sahip değilim. Tüm bunlara rağmen ben 7 aydır tutukluyum ve kendimi savunuyorum. Neden bütün kurumların hesabı bizden soruluyor? Beratimi istiyorum."

"Otelin denetiminden sorumlu olanlar dışarda ellerini kollarını sallayarak gezerken ben neden hala tutukluyum"

Tutuklu sanık Eski İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, " Kültür ve Turizm Bakanı, İl Özel İdaresi'ne hiçbir şekilde haber vermeden bazı otellere denetim yapması, sorumluluğun Bakanlıkta olduğunun kanıtıdır. Türkiye'de hiçbir özel idarenin yangın personeli kadrosu bulunmamaktadır. Benim görevim 2010-2016 yılları arasındadır. Otele ruhsat verildiği 2007 tarihinde ve yangının olduğu tarihte ben görevli değildim. Yapılan iş ve işlemlerden haberim yoktur. Toptancı bir yaklaşım nedeniyle cezalandırılmaktayım. Benim yangın ile ne alakam var? Bu otelin denetiminden sorumlu olanlar dışarda ellerini kollarını sallayarak gezerken ben neden hala tutukluyum, anlamamaktayım. Üzerime atılan suçlamayı kabul etmiyorum, tahliyemi ve beraatimi istiyorum" şeklinde savunma yaptı.

"Yapılan yargılamada toptancı bir bakış açısıyla yaklaşılması doğru değildir"

Özel'in avukatı da "Yapılan yargılamada toptancı bir bakış açısıyla yaklaşılması doğru değildir. 9 yıl önce görev yapmış insanı burada yargılıyoruz. Birçok yönetmelik denetimi yapması gerekenin, Kültür ve Turizm Bakanlığı olduğunu ifade ediyor. Vatandaş otelin kapısına girdiğinde dahi kapıda 'bu otel Kültür ve Turizm Bakanlığı' tarafından denetlenir' diyor. Ama burada biz 9 yıl önce görevde olan Mehmet Özel'i yargılıyoruz. Mehmet Özel yargılanıyorsa ondan öncekiler neden yargılanmıyor?" dedi.

Aileler sanık avukatının son sözlerine "Bizler evlatlarımızı kaybettik, sen ne anlatıyorsun" diye tepki gösterdi.

Kaynak: ANKA