Kendi Çöplüğünü Çok Seven Takım

Son Güncelleme:

Galatasaray, deplasman sıkıntısına yeni bir halka ekleyerek Antalya’dan beraberlikle döndü ve liderle arasındaki puan farkının açılmasına izin verdi.

Galatasaray'ın ilk yarıda kendi savunduğu sol kanattan bu kadar fazla atak yemesinin basit bir sebebi var. Wesley Sneijder top Galatasaray'ın ayağına geçtiği zaman kaç kez sol kanatta bindirme yapıyor ve bunların kaçında eli boş halde geriye dönüyor, bunun bir istatistiği yapılsa çok yüksek bir oran elde edilebilir. Aslında Hollandalı, bir maç içinde defalarca kendisini boşa çıkarmasına rağmen topun kendisiyle buluşturulmadığı her anda rakip sahanın ortasında kalıyor. Tabii Sneijder'ın savunmaya verdiği desteğin çok fazla olmadığı düşünülünce bu büyük bir kayıp gibi görünmeyebilir. Ama Telles bu pas trafiğinin yapılmadığı her pozisyonda, yalnızca rakibin sağ kanat oyuncusu veya sağ açığıyla değil sağ bekiyle de mücadele etmek zorunda kalıyor. Çünkü Sneijder'ı savunma görevini üzerinden atmış olan rakip takımın komple bir hattı Galatasaray kalesine akıyor. Yani rakibin savunma hattını kademeli olarak zorlayıp onları daha fazla tedbir almaya, geriye doğru yaslanmaya veya ileri çıkarken sürekli arkasını kontrol etmeye zorlamak yerine, toplu olarak hücum yapmasını kolaylaştırıyorsunuz. Üstelik Alex Telles gibi bir hücumcu bek varken bu silahı kullanamamak, hem de kullanıldığı anda (ilk gol Sneijder-Telles ikilisinin sol kanatta aralarında yaptığı pasla geldi) ne sonuç vereceğini görmenize rağmen kullanamamak endişe verici. Bununla beraber sarı-kırmızlıların o kanatta yediği atakların gole dönüşmemesi onların şansıydı. Ama bu Mancini'nin takımının tek problemi değildi.


Tita, Süper Lig'de Anadolu kulüplerinin hemen hepsinde yer bulabilecek, rakip savunmaların yumuşak karnını çok iyi saptayıp bunun üzerine oynayabilen bir oyuncu. Brezilyalı ligin ilk yarısında takımının kendi evinde 2-1 mağlup olduğu Fenerbahçe maçında da çok iyi oynamıştı. Bugün, onun için çok uygun bir ortam vardı: Birbirini tanımayan iki savunma oyuncusu. Semih ve Burdisso'nun arasına atılan hemen her top, özellikle Galatasaray'ın 20. dakikadan itibaren rakibe bıraktığı oyun kontrolü göz önüne alındığında önemli tehlikeler yarattılar. Lamine Diarra'nın da özellikle Galatasaray ceza sahasının sağ çizgisine doğru yaptığı boş koşulara dikkat çekmek lazım, bir çok atağı Antalyaspor böyle şekillendirdi ve ikinci golü de bu şekilde gelişen bir atağın sonunda buldular. Diarra, kariyerinin son 7-8 yılını Güneydoğu Avrupa'da forvet oynayarak geçirmiş bir oyuncu. Bu tür savunma oyuncularıyla nasıl mücadele edeceğini biliyor. Ama örneğin Burak Yılmaz hala kendi kalesine doğru ayağında topla koşan oyuncuya gelip arkadan faul yaparak onu adeta büyük bir dertten kurtardığını öğrenemedi.


Formalarını şöhretlerine giydirmiş adamlar


Galatasaray'ın bireysel anlamda tercih ve form sorunu da irdelenmesi gereken bir başka konu. Didier Drogba ve Selçuk İnan'ın geçmişlerinden getirdikleri şöhretleri oynuyor sahada. Üstelik her ikisi de özeleştiri yapıyor gibi durmuyorlar. Drogba, üstüste sayısız hafta oyunda pek bir varlık gösteremedikten sonra yine benzer oynadığı bir maçta kenara alındığında dahi sinirlenebiliyor. Selçuk İnan ise yanı başında her maç kendini paralayan Felipe Melo'ya baktığında ne düşünüyor bilmiyoruz. Melo ve Selçuk beraber oynadıkları ilk sezonda müthiş bir performans göstermişlerdi. Melo geçen sezon düştü ve bu sezon geri gelmeyi başardı. Selçuk ise 7 aydır kayıp ve artık formsuzluğu bir istikrara dönüşmüş durumda.


Bir parantez de Umut Bulut için açmak lazım. Belki pek fazla kimsenin dikkatini çekmedi ama Umut bu sezon Burak ve Drogba ikilisinden daha az süre almasına rağmen Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki en golcü futbolcusu. Bir süre sonra kenardan gelip gol atmaktan ve tekrar kulübeye dönmekten bıkacaktır. Artık hakettiğinin verilmesi gerekiyor. Bu akşam o oyuna girdikten sonra Galatasaray, 20-80 arasındaki bir saatte yakalayamadığı pozisyonların tümünü son dakikalara sığdırdı. Üstelik ne Drogba gibi kötü günlerinde kaybolup gidiyor ne de Burak gibi savunma oyuncularına gereksiz fauller yapıyor. Büyük bir golcü değil ama en azından bıkkın değil, küsmüyor, yılmıyor ve çalışıyor. Bunlar, en azından Türkiye Ligi'nde formayı almak ya da şans verilmesi için bir süreliğine yeterli olmalı.

Kaynak: TotemSpor.Com