"Kürtler ile Bozguncular Ayırt Edilmeli"
Oktay ENSARİ/KAYSERİ, (DHA) GAZİ Üniversitesi öğretim üyesi, Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof.
Oktay ENSARİ/KAYSERİ, (DHA)
GAZİ Üniversitesi öğretim üyesi, Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof.Dr. Yusuf Halaçoğlu, Dadaloğlu şenlikleri nedeniyle geldiği Kayseri'de "Ben, Kürdüm diyelerin bizim açımızdan Türklerle ayrıma tabi tutulması söz konusu olamaz. Onun dışında kalan aşırı milliyetçi, Kürtçü davrananlarla veya bozguncu davrananlar ayırtedilmeli bunlardan" dedi.
Dadaloğlu Vakfının davetlisi olarak Kayseri'ye gelerek Şehir Tiyatrosunda bir konferansa katılan Prof.Dr. Yusuf Halaçoğlu, Yörtürk Vakfı Kayseri şubesini ziyaret etti. Şube Başkanı Ali Aydın'ın "Hoşgeldiniz" diyerek ağırladığı Halaçoğlu'nun boynuna poşu bağlandı. Dadaloğlu ve Yörtürk Vakfı gibi sivil toplum örgütlerinin Anadolu'nun kaynaşmasına, birleşmesine önemli katkılar yaptığını belirten Prof.Dr. Yusuf Halaçoğlu, "Anadolu'nun gerçek sahiplerini Türkiye genelinde birleştirmek, barışı sağlamak bana göre önemlidir. Türkiye'de son zamanlarda büyük bir ayrımcılık ve adeta bölünme yaşanmaktadır. Bundan faydalanacak olanlar sadece Türkiye'de olanlar değil, dışarda olanlar. Dolayısıyla Türkiye'de birlik ve beraberliği sağlamak için sivil toplum örgütlerine önemli görevler düşüyor. İnsanlar kendilerini tanıdıkça, ne olduklarını bildikçe adetlerini, geleneklerini, kültürlerini yaşatırlar. Kim olduğunuzu bilmek zorundasınız ki ayakta kalasınız. Türkiye'de Oğuzboyuna ait 24 boy vardır. Türkmenistan'da bile sadece 5 boy var" diye konuştu.
Prof.Dr. Yusuf Halaçoğlu, siyaset yapmayı sevmediğini belirtti. Prof.Dr. Halaçoğlu, açılım ve referandum konusunda konuşmak istemediğini söylerken, gazetecilerin sorularını şöyle yanıtladı:
"Açılım kelimesi bile pek hoş olmayan bir kelime. Eğer birilerine hak vermemişseniz onların dağa çıkmasını da meşru olarak kabul etmeniz gerekir. Hakkınızı vermediğiniz insanlar hakkını arar. O zaman hak mı verilmedi acaba? Yoksa, Türkiye'de bütün insanlar mı bazı haklardan mahrum. Böyle düşünmek gerekir. Demokrasilerde hele böyle belli bir gruba açılım söz konusu bile edilemez. Çünkü demokrasi, belli gruplara verilen özgürlükler değildir. Hangi etnik gruba mensup olursa olsun, hangi inanca mensup olursa olsun herkese aynı kanunlarda yaklaşmak zorundasınız. Demokrasi de budur zaten. Ben bunun gerçekte Türkiye'deki demokrasi ve eğitim eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Kişileri eğitirken yanlışlar yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Yoksa ben Kürdüm diyenlerin, bizim açımızdan Türklerle ayrıma tabi tutulması söz konusu olamaz. Onların da aynı düşündüğünü biliyorum. Onun dışında kalan aşırı milliyetçi, Kürtçü davrananlarla veya bozguncu davrananlar ayırtedilmeli bunlardan. Bunların birçoğunun temeline iyi bakmak gerekiyor. Kim olduklarına iyi bakmak gerekiyor. Ayrımcılıktan çok tam tersine, insanları birleştirmeye çalışan, onları birlik, beraberlik halinde aynı ülkede, aynı bayrak altında yaşatmaya çalışan anlayışa sahibiz. Türk milletinde böyle ayrım hiçbir zaman olmamıştır. Olsaydı zaten imparatorluk kuramazlardı."