Malatya'da "Otizm" Paneli
Prof. Dr. Melda Akçakın "3 yaşın altındaki otizm ve benzeri durum gösteren çocukların belirtilerine duyarlı olabilmek, erken tanı ve girişim programlarının kapısını açacaktır" dedi
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melda Akçakın "3 yaşın altındaki otizm ve benzeri durum gösteren çocukların belirtilerine duyarlı olabilmek, erken tanı ve girişim programlarının kapısını açacaktır" dedi. İnönü Üniversitesi Engelli Çocuklar Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından "Otizm" konulu panel düzenlendi.
2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen panele katılan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melda Akçakın, otizmde, en temel özelliğin karşılıklı etkileşim ve ilişki kurma becerisindeki güçlüklerle ilgili olduğunu belirtti. Otizmde toplumsal etkileşim ve iletişim için gerekli olan sözel olmayan davranışlarda göz göze gelme, yüz ifadesi ve beden dilinin kullanılmasında dikkati çekici bozulmalar olduğunu dile getiren Akçakın, şunları kaydetti:
"Otizmde akran ilişkilerine kayıtsızlık ve gelişim düzeyine uygun ilişki geliştirememe dikkati çeker. Herhangi bir şeyi yalnızca beğendiği, hoşlandığı için göstermede zorlukları vardır. Karşılıklı toplumsal ya da duygusal ilişkilere girmede, oyunlara katılmada güçlük çekerler. Başkalarının gereksinim ve sıkıntılarını anlamada sorun vardır. İletişimdeki bozulma belirgindir ve bu durum hem sözel, hem de sözel olmayan becerileri etkiler. Dil, konuşma gelişiminde gecikme vardır ya da hiç gelişmemiştir. Ancak yeterli konuşmaları olsa bile başkalarıyla konuşmayı başlatma ve sürdürmede belirgin bozuklukları vardır, sohbet edemezler. "
3 yaşın altındaki otizm ve benzeri durum gösteren çocukların belirtilerine duyarlı olabilmenin erken tanı ve girişim programlarının kapısını açacağına dikkati çeten Akçakın, şunları söyledi: "Bu sayede daha sonra ortaya çıkacak sorunların önüne geçilir. Ancak hala çalışmalara bakıldığında, ailenin şüphe etmesi, başvurması ve tanı konması arasında belirgin zaman farklılıkları vardır. Otizmi olan çocukların neredeyse tamamında kendiliğinden hoşuna giden bir şeyi gösterme ya da paylaşma yoktur. Otizmi olan çocukların ilk ilişki, oyun kurma aşamasından sonra, süratle özel eğitime veya kreşe başlamaları gerekir. İlişki kurma sağlanmadan eğitimden yeterince yararlanamazlar. Otizm tedavi süreci, oyun, özel eğitim ve kreş olmak üzere üç bölümden oluşur. Oyunun, özel eğitimin ve kreşin birbirini tamamlar hale getirilmesi ve aralarında geçişler olması gerekir. "Panele İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik, rektör yardımcıları, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
- MALATYA