Mimar Mina Hasman’a OBE Nişanı
Türk mimar Mina Hasman, sürdürülebilir tasarımdaki katkıları nedeniyle Britanya İmparatorluğu Nişanı aldı.
İngiltere'de mimariye ve sürdürülebilir tasarıma katkılarından dolayı "Britanya İmparatorluğu Nişanı"na layık görülen Türk mimar Mina Hasman, sürdürülebilirlik alanındaki dönüşümün yeni iş alanları ve girişimler oluşturarak ekonomiye ve topluma önemli katkılar sağlayabileceğini belirtti.
Türk mimar ve sürdürülebilirlik uzmanı Hasman, mimariye ve sürdürülebilir tasarıma yaptığı hizmetlerden dolayı İngiltere Kralı 3. Charles'ın 2026 Doğum Günü Onur Listesi'nde yer alarak Britanya İmparatorluğu Nişanı'nın "Officer" derecesi olan OBE ile ödüllendirildi.
OBE, Kral V. George tarafından 1917'de kurulan Britanya İmparatorluğu Nişanı'nın beş ana derecesinden biri olarak, kamu hizmeti, sanat, bilim, iş dünyası, medya ve sivil toplum gibi farklı alanlarda üstün katkı sağlayan kişilere veriliyor.
Skidmore, Owings & Merrill (SOM) Sürdürülebilirlik Direktörü mimar Hasman, aldığı OBE ödülünü, mimarlık alanındaki kariyerini, sürdürülebilir tasarıma yaklaşımını, iklim okuryazarlığının önemini ve geleceğe ilişkin hedeflerini başkent Londra'da AA muhabirine anlattı.
Yaklaşık 30 yıldır yurt dışında yaşayan Hasman, mimarlığa küçük yaşlardan itibaren ilgi duyduğunu, resim yapmayı ve matematiği sevmesinin de bu alana yönelmesinde etkili olduğunu belirtti.
Ailesinin desteğiyle yurt dışında eğitim alma imkanı bulduğunu anlatan Hasman, ABD'deki mimarlık eğitimi sırasında sürdürülebilirlik alanında çalışan hocası Kevin Pratt'ın kendisini derinden etkilediğini söyledi.
Hasman, Pratt'ın sürdürülebilirlik konusunu büyük tutkuyla anlattığını, mimarlık ile sürdürülebilirlik arasındaki bağa ilişkin bugünkü yaklaşımının temellerinin de bu dönemde atıldığını vurguladı.
ABD'de mimarlık eğitimini tamamladıktan sonra 2 yıl çalıştığını aktaran Hasman, daha sonra sürdürülebilirlik alanındaki eğitimini ilerletmek üzere İngiltere'ye geldiğini dile getirdi.
Sürdürülebilirlik anlayışının özellikle İngiltere'de gelişen ilkelerden beslendiğini söyleyen Hasman, Londra'da bu alanın öncülerinden eğitim aldığını ve 2012'den bu yana SOM'da görev yaptığını kaydetti.
"Bu ödül, sürdürülebilirlik alanında ilk defa bir mimara veriliyor"
Hasman, OBE ödülüne layık görüldüğünü ilk öğrendiğinde büyük şaşkınlık yaşadığını belirterek "Gerçekten ödül haberi ilk geldiği zaman inanamadım. Gerçek değil herhalde, bir yanlışlık olmalı diye düşündüm. Çok büyük şaşkınlık yaşadım ve tabii ki çok büyük bir minnettarlık duydum." dedi.
Ödülün kendisi için sadece bir takdir değil, aynı zamanda önemli bir sorumluluk anlamına geldiğini vurgulayan Hasman, mimarlık alanında bu ödülün uzun yıllar boyunca büyük etki yaratan projelere imza atan isimlere verildiğini ifade etti.
Hasman, OBE nişanının özellikle sürdürülebilir tasarıma yaptığı katkılar nedeniyle bir mimara ilk kez verildiğinin altını çizerek, şunları söyledi:
"Bu ödül normalde mimarlara daha önce verilmiş ama çok uzun yıllarını vermiş ve gerçekten çok büyük etki yaratan projeler üretmiş mimarlara verilmiş. İlk defa benim gibi, mimarlık alanındaki en genç üyelerden bir tanesiyim, sürdürülebilirlik alanında da ilk defa bir mimara veriliyor. O nedenle ödülün benim için bir ayrıcalığı var, aynı zamanda sorumluluğu da var."
Hasman, OBE'nin kendi alanlarında uluslararası düzeyde etki oluşturan kişilere verildiğine dikkati çekerek "Mesela David Beckham bu ödülü aldı. Müzisyenlerden Adele aldı. Aktörlerden Helen Mirren aldı. Genelde dünya çapında çok büyük etki yaratmış, kendi alanında önemli işler yapmış kişiler bu ödülle tanınıyor." diye konuştu.
Mimar Hasman, OBE'nin, İngiltere'yi en güzel şekilde temsil etmiş ve etki yaratmış isimlere verildiğini vurguladı.
Türk ve kadın bir mimar olarak İngiltere'de bu ödüle layık görülmesinin kendisi için ayrıca anlamlı olduğunu dile getiren Hasman, inşaat ve yapı sektörünün ağırlıklı olarak erkeklerin hakim olduğu bir alan olduğuna işaret etti.
Hasman, "Bu ödüle layık görüldüğüm için kendimi çok şanslı hissediyorum. Umarım bu, Türkiye'de ya da yurt dışında yaşayan birçok Türk'e ve genç nesle, özellikle de kadınlara örnek olur, umut verir." ifadesini kullandı.
OBE nişanının ilerleyen aylarda Kral Charles veya Kraliyet ailesi üyelerinden biri tarafından düzenlenecek resmi törende takdim edilmesinin beklendiğini aktaran Hasman, törenin tarihinin henüz belli olmadığını belirtti.
"Sürdürülebilirlik çevresel olduğu kadar ekonomik ve sosyal bir mesele"
Hasman, uzun yıllardır üzerinde çalışmalar yürüttüğü sürdürülebilirlik konusunun sadece çevreyi korumaya yönelik bir başlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkati çekti.
İklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı, kaynak kısıtlaması ve artan eşitsizliklerin yalnızca çevresel riskler oluşturmadığını vurgulayan Hasman, bu alanların aynı zamanda ekonomi, toplum ve güvenlik açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.
Sürdürülebilirliğin, gelecekteki riskleri azaltmanın yanı sıra yeni ekonomik fırsatlar da oluşturduğunu anlatan Hasman, yenilenebilir enerji üretimi, mevcut binaların yenilenmesi ve iklim değişikliğine uyum sağlayacak sistemlerin geliştirilmesinin bu dönüşümün önemli parçaları olduğunu ifade etti.
Mina Hasman, şunları kaydetti:
"Sürdürülebilirlik konusu gerçekten çok büyük fırsatlar da oluşturuyor. En basit şekilde tarif edersem, yenilenebilir enerji üretilmesi gerekiyor diyoruz veya var olan binaların tekrardan yenilenmesi gerekiyor diyoruz. İklim değişikliğine bir cevap olarak iklim uyumluluğu yaratılması gerekiyor. Bunların hepsi aslında küresel ekonomiye çok büyük katkı yaratacak. Yeni işler yaratacak, yeni iş modelleri yaratacak, yeni girişimler üretebilecek fırsatlar sunuyor. Bunları bir şekilde değerlendirebilirsek, sürdürülebilir bakış açılarının ve yaklaşımların ekonomimize ve toplumumuza çok büyük katkı sağlayacağına inanıyorum."
İklim okuryazarlığı çağrısı
Hasman, sürdürülebilirliğe mimarlık ve inşaat sektöründe isteğe bağlı veya ikincil unsur olarak bakılmaması gerektiğinin de altını çizdi.
Mimarlık ve inşaat sektörünün iklim krizine karşı daha etkili rol oynayabilmesi için atık, su, enerji tüketimi ve karbon salımının azaltılması gibi başlıkların daha iyi anlaşılması gerektiğine değinen Hasman, herkesin uzman olmasının gerekmediğini ancak temel bilgi seviyesine sahip olmasının önem taşıdığının altını çizdi.
Hasman, sürdürülebilir mimarlığın yalnızca sınırlı sayıdaki örnek projelerde değil, her tür yapıda ve şehirde uygulanabilir hale gelmesi gerektiğini vurguladı.
Sürdürülebilirlik dönüşümünün temelinde eğitimin bulunduğuna işaret eden Hasman, iklim okuryazarlığının mimarlar ve mühendislerin yanı sıra şehir plancıları, yasa yapıcılar, karar vericiler ve yatırımcılar için de önemli olduğunu belirtti.
Mimarlık, mühendislik ve şehir planlama alanında çalışanların ortak temel anlayış etrafında buluşmasının, iklim krizine karşı daha hızlı ve etkili adımlar atılmasını sağlayacağını ifade eden Hasman, eğitim girişimlerini bu nedenle önemsediğini söyledi.
Hasman, üniversitelerin yanı sıra meslek içi eğitimlerin de güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu yaklaşımın günlük projelere ve karar alma süreçlerine yansıtılması gerektiğini kaydetti.
Türkiye'de de sürdürülebilirlik ve iklim okuryazarlığı alanlarında eğitim odaklı çalışmalar yürütmek istediğini anlatan Hasman, mevcut eğitim sistemine ve sektörlere katkı sağlayabilecek fırsatlar oluşturmayı arzuladığını sözlerine ekledi.