Mtm Genel Müdürü Vayıs : "Yarışta Öne Geçtik"

Son Güncelleme:

Medya Takip Merkezi Genel Müdürü Halef Vayıs, Ajans Press ile "veri hızsızlığı" davasındaki son gelişmeleri değerlendirdi ve "yarışta öne geçtiklerini" savundu Medya Takip Merkezi Genel Müdürü Halef Vayıs, Ajans Press ile "veri hızsızlığı"...

Medya Takip Merkezi Genel Müdürü Halef Vayıs, Ajans Press ile "veri hızsızlığı" davasındaki son gelişmeleri değerlendirdi ve "yarışta öne geçtiklerini" savundu Medya Takip Merkezi Genel Müdürü Halef Vayıs, Ajans Press ile "veri hızsızlığı" davasındaki son gelişmeleri değerlendirdi ve "yarışta öne geçtiklerini" savundu. "Veri hırsızlığı" ile ilgili iddialar üzerine Vayıs, "Çalmakla itham edildiğimiz, veri dedikleri şey ise gazete kupürleri. Yani zaten herkes kolayca ulaşabilir. Türkiye'nin her yerinde tedarik ağı olan bizim gibi profesyonel bir kuruluş için, bu çok rutin bir iş" diye konuştu.


Medya Takip Merkezi Genel Müdürü Halef Vayıs, Ajans Press ile ilgili yaşadıkları ve dava konusu olan "veri hırsızlığı" ile ilgili ANKA'nın sorularını yanıtladı. Vayıs'a yöneltilen soru ve yanıtlar şöyle:


-MTM'nin iddia edildiği gibi rakiplerini dahi tarayacak bir teknoloji alt yapısı gerçekten mevcut mudur?


MTM, genişleyen yapısı ve yeni merkeziyle birlikte teknoloji altyapısına ciddi yatırımlar yaptı. Sonucunda oluşmaya başlayan fark, sektörümüzde oldukça belirginleşmeye başladı. Son yıllarda yaptığımız atılımlarla yarışta öne geçtik ve mesafeyi açmaya başladık. Bu durum rakibimiz üzerinde rahatsızlık yarattı. Bu nedenle, işimize harcadığımız enerjiyi, bu gibi anlamsız iddialara kanalize etmeye çalışıyorlar. Saygınlığımıza gölge düşürmek amaçlanıyor.


-Söz konu iddialarda adı geçen şahıslar, şu an MTM çalışanı mıdır?


Anadolu Yakası temsilciliğimizi yapan, gayet saygıdeğer insanlar. Bizim sektörümüz az sayıda firmadan oluşuyor. Çeşitli nedenlerle işinden ayrılan profesyoneller, sektördeki öteki firmayla çalışmaya başlar, bu doğaldır. Bizden ayrılıp orada çalışanlar olduğu gibi oradan ayrılıp da bizimle çalışan insanlar var.


-Konu ile ilgili olarak kamuoyuyla paylaşılan ve bilirkişi raporları olduğu iddia edilen çok sayfalı belgeler var. Bu belgelerin içerikleri hakkında ne düşünüyorsunuz?


İlgili bilirkişi raporu, sanki bir mahkeme kararıymış ve suç unsuru tespit edilmiş gibi medyaya yansıtıldı. Oysa ortada karar veya suç tespiti yok. Belge diye sunulanlar, rakip şirketin kendi bünyesindeki mail tanımlama pencerelerini ve mail gönderim ekranlarını içeriyor. Bilirkişi raporunda, MTM'nin herhangi bir veri aldığına dair bir tespit olmamasına rağmen, onlarca sayfanın arasında karambol yaratılarak aksi bir izlenim oluşturulmaya çalışılıyor. Çalmakla itham edildiğimiz, veri dedikleri şey ise gazete kupürleri. Yani zaten herkes kolayca ulaşabilir. Türkiye'nin her yerinde tedarik ağı olan bizim gibi profesyonel bir kuruluş için, bu çok rutin bir iş.


-Tam olarak neyle itham ediliyorsunuz?


Müşterilere medya yansımaları mail ile sunulurken, her bir müşteri için mail grupları oluşturulur ve gruplara müşteri temsilcilerinin özel mailleri de, kontrol amacıyla eklenir. Bu arkadaşlarımız işten ayrıldıktan sonra, o mail adreslerinin sistemden çıkartılması yine o firmanın kontrolündedir. Yani "siz işten ayrılan insanlara mail göndermeye devam ediyorsunuz, sonra da bu mailler için bizden veri çaldınız" diyorsunuz. Ayrıca söz konusu edilen maillerin içerikleri, gazete kupürleridir. Medya zaten bizim tarafımızdan çok detaylı bir biçimde taranıyor ve işleniyor. Aynı datayı maillerden tekrar almamız, tekrar işlememiz sadece bize ek maliyet oluşturur. Böyle saçma bir işi kim yapar bilemem ama biz yapmayız. Bu tuzağa düşmeyeceğiz.


-MTM : "MİSAFİR EDİP RAPOR HAZIRLAMIŞLAR.."-


-Sizce rapor için neden Amerika'da faaliyet gösteren bir şirket seçildi?


Bunun nedenini rakibin kendi resmi sitesinde, kendi yayınladığı metinde bulabilirsiniz aslında. Şöyle diyor: "Türkiye'de bir PR şirketinin kurucusu ve uzun yıllar müdürlüğünü yapan Türk asıllı Sayın Yalkın Demirkaya'nın başında olduğu, Cyber Diligence ekibi misafirimiz olarak Türkiye'ye geldi ve gereken incelemeleri gerçekleştirdi." Misafir edip rapor hazırlatmışlar. Daha ne diyebilirim ki, rakibimiz kendi sitesinde bunu zaten açıklıyor. Belki adı Amerikalı olan bir şirket olsun istemişlerdir.


-Bu gibi suçlamalar markanızın itibarını nasıl etkiledi?


Sektörümüzde bu tür manipülasyonlar, ne yazık ki yıllardır oluyor. Medya takip hizmeti kullanıcıları bilir ki; bahsi geçen firmanın geçmişte de sektördeki diğer firmalarla benzer husumetleri olmuştu. Rakibimizin tekelci anlayışı hep vardı, hep engellemeleri ile karşılaştık. Pazarda bizden önce gelip yer tuttuklarını düşünüyor, her türlü keyfiyeti kendilerinde hak görüyorlar. Biz ise her zaman işimizi yapmayı tercih ettik. Şu anda böyle bir olayla anılmaktan da son derece rahatsızız.


-Rakibiniz 5.5 milyon dolarlık maddi bir zarara uğradıklarını söylüyor. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?


4 ana oyunculu medya takip sektörünün, toplam pazar büyüklüğü en fazla 20 milyon dolar civarında. Bu rakam yıllık ve dört şirket arasında paylaşılıyor. Dağılımın eşit olmadığını varsaysak bile, sizce bu mantıklı bir zarar açıklaması mıdır? Bu durumda 7-8 aylık süreçte, kendi ifadesiyle olası tüm yıllık cirosunu kaybetmiş oluyor. Bunu hangi şirket kaldırabilir? Mantık dışı


-Ortada yargıya taşınmış bir durum söz konusu, süreçle ilgili olarak neler söylemek istersiniz?


Dava konusunda konuşmak istemiyorum. O şirket avukatlarımızın işi. Ancak adalet için Amerika'ya gitmeye gerek yok. Bize oluşturdukları zaman ve emek kayıplarımızı tazmin etmek için Türk Yargısına güveniyoruz. - Ankara

Kaynak: ANKA