Mukabele Nedir, Ne Demektir? Mukabele Nasıl Yapılır?

Son Güncelleme:

Mukabele, kelime anlamı karşılık verme, karşılıkta bulunma anlamına gelir. Peygamber Efendimize Kur'an-ı Kerim'in vahyedilmesi ile başlayan mukabele, günümüzde özellikle Ramazan'da yapılmaya devam etmektedir. Peki mukabele nedir, zamanı var mıdır? Mukabele okunan camiler listesi ve merak edilenler haberimizde.

Karşılık verme anlamına gelen mukabele; toplu yerlerde yüksek sesle hatim okunurken Kur'an okumasını bilenlerin gözleriyle Kur'an'ı takip etmesi, bilmeyenlerin dinlemesi demektir. Peygamber Efendimiz ile Cebrail AS arasında başlayan bu uygulama, günümüzde halen aynı iştiyakla devam etmektedir. Peki mukabele yapmanın zamanı var mıdır? Sadece Ramazan ayında mı yapılır? Mukabelenin şartları nelerdir?

MUKABELE NEDİR?

Sözlükte iki şeyi birbiriyle karşılaştırma anlamına gelen mukabele, üç aylarda bilhassa ramazanlarda câmi, mescit ve evlerde daha çok sabah, öğle ve ikindi namazları öncesinde hafızlar tarafından okunan Kur'an'ı takip etmek suretiyle hatim indirme geleneğine ad olmuş, zamanla hafızların bu okuyuşları için de aynı terim kullanılmıştır. Bu gelenek Cebrâil'in ramazan aylarında her gece Hz. Peygambere gelerek o zamana kadar nâzil olan ayet ve sureleri karşılıklı olarak okuyup kontrol etmeye dayanır. Kur'an'ın ramazan ayında nâzil olmaya başlaması, bu ayda yapılan amellerin diğer zamanlara göre daha faziletli kabul edilmesi de geleneğin yaygınlaşmasında etkili olmuştur.

MUKABELE ZAMANI NEDİR? SADECE RAMAZAN'DA MI YAPILIR?

Ramazan ayında Kur'ân-ı Kerîm'i mukabele tarzında okumak ve yapılan tilâveti takip etmek Hz. Resûlullah'ın (asm) ve Hz. Cebrâil'in (as) amelinden; Allah Resûlünün (asm) sünnetindendir.

Resulullahın bu sünneti sebebiyledir ki mü'minler ramazan ayında Kur'an okumaya her zamankinden daha çok önem verirler, hatim indirirler, hatimle teravih kılarlar ve mukabele dinlerler. Aynı sünnet ashap tarafından da yaşanmış, nesiller boyunca yaşatılmış ve nihayet günümüze kadar gelmiştir.

Fakat mukabele sadece Ramazan'da yapılır demek değildir. Yılın her vaktinde mukabele yapılabilir. Aşağıdaki linkten faaliyet türüve ülke, şehir, ilçe seçimi ile "mukabele okunan camiler" listesine ulaşabilirsiniz.

MUKABELE ADABI NEDİR?

1- Okumaya başlamadan önce ağzı misvakla temizlemek

2- Kur'an'ı mescit veya bir başka temiz yerde okumak.

3- Kıbleye yönelmek.

4- Allah Teala'nın: "Kur'an okuyacak olduğun zaman,kovulmuş şeytandan Allah'a sığın" ayeti (Nahl, 98) mucebince Kur'an okumaya başlarken euzü çekmek.

5- Tevbe Suresi hariç her surenin başında besmele çekmek.

6- Okunan Kur'an ayetlerini huşu ile dinleyip anlamları hakkında düşünmek.

7- Sesi güzelleştirmek ve Kur'an'ı tane tane okumak.

8- Aceleci davranmamak.

9- Med kaidelerine uymak.

PEYGAMBERİMİZDEN MUKABELE ÜZERİNE HADİS-İ ŞERİFLER

Bilindiği gibi Hazret-i Cebrâil (as) her Ramazan ayında Resûl-i Ekrem Efendimiz'e (asm) gelir ve Kur'ân-ı Kerîm'in o âna kadar nâzil olan âyetlerini baştan sona, karşılıklı, mukabele tarzında okurlardı. Peygamber Efendimiz'in (asm) vefât edeceği yılın Ramazan ayında Hazret-i Cebrâil (as) iki defa geldi ve Kur'ân-ı Kerîm'i baştan sona iki defa mukabele tarzında karşılıklı tilâvet buyurdular.

Peygamber Efendimiz (asm) Kur'ân'ı başkasından dinlemeyi de severdi. Başkasından dinlerken mübarek gözyaşlarını tutamazdı.

İbn-i Mes'ud (ra) anlatıyor: Resûlullah (asm) bana hitaben:

"Bana Kur'ân oku!" buyurdu. Ben:

"Ya Resûlallah! Kur'ân sana indirildiği halde, sana Kur'ân'ı ben mi okuyacağım?" dedim.

Allah Resûlü (asm):

"Ben Kur'ân'ı kendimden başka birisinden dinlemeyi hakikaten severim" buyurdu. Bunun üzerine, Resûl-i Ekrem'e (asm) Nisâ Sûresinden okumaya başladım. Nihâyet; "Her ümmetten birer şâhit getirdiğimiz ve ey Muhammed, onların üzerlerine de seni şâhit olarak getirdiğimiz zaman onların hâli nice olur?"1 âyetine geldiğimde, Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm):

"Şimdilik yeter!" buyurdu. Dönüp baktığımda, bir de ne göreyim, Resûl-i Ekrem Efendimiz'in (asm) iki gözünden yaşlar akıyordu.

Kur'ân'ı dinlemek aynı zamanda Kur'ân'ın da emridir. Cenâb-ı Hak: "Kur'ân okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, merhamet olunasınız" buyurur.

Ebû Ümâme (ra) der ki: Resûlullah'ın (asm) şöyle buyurduğunu işittim: "Kur'ân okuyunuz! Çünkü Kur'ân, kıyâmet günü, kendi yârânına (kendisini okuyan ve amel edenlere) şefaatçi olarak gelecektir."

Ebû Hüreyre (ra) bildirmiştir ki, Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur:

"Bir cemaat, Allah'ın evlerinden birinde toplanır; Allah'ın Kitâbını okurlar ve aralarında (birinin okuduğunu diğerleri—açık veya gizli—tekrarlamak sûretiyle) ders yaparlarsa, üzerlerine huzur iner, onları rahmet kaplar, çevrelerini melekler kuşatır. Allah o kimseleri, kendi katında bulunanların arasında anar.