Murat Övüç için istenen ceza belli oldu! İddianamedeki ifadeler dikkat çekti

Son Güncelleme:

Başörtülü videosunun ardından tutuklanan sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında üç yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İddianamede, Övüç için "Kadınsı hareketler sergileyen ve kendisini gay olarak tanımlayan şüpheli" ifadeleri kullanıldı.

Başörtülü videosunun ardından "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan tutuklan sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında iddianame hazırlandı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, Övüç'ün tutukluluğunun 46'ncı gününde hazırladığı iddianameyi asliye ceza mahkemesine gönderdi.

İŞTE SORUŞTURMAYI BAŞLATAN PAYLAŞIM

İddianamede, soruşturmanın "Bee Haber" rumuzlu hesaptan şüphelinin başörtüsü takmış şekildeki videosunu "başörtüsü takan Murat Övüç, parmağındaki pırlanta yüzüğü adeta kameranın içine soktu" paylaşımı üzerine başlatıldığı belirtildi.

"BAŞÖRTÜSÜ İLE ALAY ETTİ"

İddianamede Övüç için "Kadınsı hareketler sergileyen ve kendisini gay olarak tanımlayan şüphelinin İslam dininin önemli vecibelerinden biri olan başörtüsü ile alay ettiği, şüphelinin tanınan bir kişi olması nedeni ile paylaşımın geniş kitlelere ulaşarak toplumsal barışı zedeleme ve kamu düzenini bozma bakımından açık ve yakın tehlike oluşturduğu" ifadeleri kullanıldı.

1 YILDAN 3 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ

Savcılık, Övüç'ün halkın diğer kesimini alenen tahrik etmek sureti ile üzerine atılı suçu işlediğini iddia ederek "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapsini talep etti.

İddianamede Övüç hakkında şu ifadeler yer aldı:

"İslam dinine göre başörtüsünün bir "sembol" olarak görülmediği, bir ibadet ve tesettür yükümlülüğünün parçası olarak görüldüğü, yani dini açıdan anlamının simgesel değil emir olduğu; dini açıdan İslam'da başörtüsünün, Allah'ın emrine uymak, mahremiyeti korumak, iffet ve haya ilkesi, dikkat çekici teşhirden kaçınmak amacı ile ilişkilendirildiği, Kur'an'da ve fıkıhta başörtüsünün bir rozet olarak tanımlanmadığı, aksine tesettürün dini bir vecibe olarak kabul edilmesi nedeni ile Allah'a kulluk için örtünüldüğü, yasaklar, kamusal alan tartışmaları, siyasal kamplaşmaların başörtüsünün bir kesim tarafından kimlik sembolü olarak görüldüğü, kısacası İslam inancına göre tesettürün bir sembol değil dini yükümlülük olduğu,

Şüphelinin programcı Armağan Çağlayan'ın sunmuş olduğu ve youtube.com isimli sosyal medya platformunda yayınlanan programda "Ben gay'im" ifadelerini kullandığının görüldüğü, şüphelinin herkese açık şekilde yapmış olduğu paylaşımlarında sergilediği beden dili, mimik, jest, giyim, hareketler, konuşma şekli ve sesini kullanma ve hitap tarzının toplumda yaygın olarak kabul gören erkek davranış kalıbının dışında kadınsı davranış biçimlerinde hareket ettiğinin de gözlemlendiği, kadınsı hareketler sergileyen ve kendisini gay olarak tanımlayan şüphelinin İslam dininin önemli vecibelerinden biri olan başörtüsü ile alay ettiği, şüphelinin tanınan bir kişi olması nedeni ile paylaşımın geniş kitlelere ulaşarak toplumsal barışı zedeleme ve kamu düzenini bozma bakımından açık ve yakın tehlike oluşturduğu anlaşılmıştır."