Mustafa Bozbey'in Gözaltına Alınması... Özgür Özel: "Bu Milletin Önüne Bir Şekilde Sandığı Getireceğiz"

Son Güncelleme:

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Genel seçim sandığını getirmesi için her şeyi yapacağız. Yapmadı, önümüzdeki günlerde Meclis Başkanı ile bir görüşme talep edeceğim. Bu milletin önüne bir şekilde bir sandığı getireceğiz" dedi.

(ANKARA)- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Genel seçim sandığını getirmesi için her şeyi yapacağız. Yapmadı, önümüzdeki günlerde Meclis Başkanı ile bir görüşme talep edeceğim. Bu milletin önüne bir şekilde bir sandığı getireceğiz" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey'in gözaltına alınmasının ardından, partisinin Genel Merkezi'nde açıklamalarda bulundu.

Özgür Özel, şunları kaydetti:

"Bugün Meclis'te Hatay halkının seçip gönderdiği bir milletvekili Silivri'de olduğu için görev yapamamaktadır. Hatay. Hatırlatırım, Hatay, Misak-ı Milli sınırlarındadır ama Kurtuluş Savaşı sonucunda Türkiye toprağı değildir. Sonradan özel statü ve devlettir. Hatay bu ülkeye nasıl katılmıştır? Sandıkla. Sandık kurup oy attılar. Cumhurbaşkanı, Hatay'ı Türkiye'ye katan, kendini Cumhurbaşkanlığı'ndan alan oylamada oy attı. Allah gani gani rahmet eylesin. Türkiye'ye sandıkla katılmış ilin sandıkta belirlediği milletvekili hapistedir. Rejimin bizi getirdiği nokta burasıdır."

Bugün yapılan, iktidarın CHP'nin başına çorap ördüğünü söyleyenlere söylüyorum, milletin başına çuval geçiriyor. Kuzey Irak'ta Amerika nasıl Türk askerinin başına çuval geçirip hepimize mesaj verdiyse bugün 'Biz Cumhuriyet rejimini sürdüreceğiz, seçilenin iktidarda kalmasını savunuyoruz' diyen Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına örülen çorap, milletin kafasına geçirilen çuvaldır. Talimat yine Amerika'dandır. Amerika olur verdiği için yapılabilmektedir bunların hepsi. Her darbenin arkasından çıktıkları gibi bu darbenin de arkasındadırlar. 15 Temmuz'da olduğu gibi, 12 Eylül'de 'Bizim çocuklar' yaptığı gibi onların çocuklar şimdi de bundan sonraki Cumhuriyet hükümetine darbe girişimindedirler.

"Gelen gelsin, alabilen alsın. Dokunulmazlığımı kaldıran kaldırsın"

Ben bu somut tanı ve bu iddia ile burada duruyorum. Gelen gelsin, alabilen alsın. Dokunulmazlığımı kaldıran kaldırsın. Yazmış bugün, aslında muhaliflere ilişmemek centilmenlik geleneğiymiş, yazdırmışlar. 'Özgür Özel hakaretlerini sürdürüyormuş.' Bir elim gitti, 'Yapma bunu' dedim, 'Yapma bunu Özgür.'.. Recep Tayyip Erdoğan'ın Sayın Bahçeli'ye yaptığı hakaretleri sıralayacaktım ve aldığı cevapları, bir de bana 'küfür' dedikleri lafları. Ben kimseye o lafları etmedim. Hiç kimseye o lafları etmedim. Edilen lafa cevap vermedim. Son açtığı dava yine 'küfür' dediği… Benim dediği şu; 'Seçilmiş bir Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tarihe böyle geçebilirdin. Aday olup kaybetsen de kazansan da şerefli bir sonuçtu. Ama sen tarihe cuntanın başı olarak geçmeyi tercih ettin.' Buymuş küfür. Yaptığın ne? Çıktığın, her şeyi borçlu olduğun sandığa bak. Bugün o sandığın sonucuna senin itirazın.

"Biz yangınlardan çıkmış, bu ülkeyi küllerinden doğmuş bir partiyiz"

Demek ki bu yol meşruysa, sen İBB Başkanı iken ve yargılanırken çok mu zordu o dönemin hakimlerine o dönemin iktidarlarının bir tutuklama çıkarması? Bitmiştin o zaman, yoktun. AK Parti hiç iktidar olamamıştı o zaman öyle mi? Değil. Onu da yapsalardı bu millet bir yolunu bulur, istediğini başa getirirdi. O yüzden benim bu günlerde bu millete inancım, anlıyor musun? Ama sen 'Keşke beni o günlerde tutuklasalarmış, o zamanlar beni tutuklasalar kurtulurlardı benden' diyorsun. Çünkü üç aylık haksız hapsin yarattığı mağduriyeti görüyorsun ama burada aynı işi milletin kararına rağmen böyle yapıyorsun. Sen o zaman dört kere üst üste seçilmiş biri değildin. Milletvekili seçimine girmiş, kaybetmiş, Beyoğlu Belediye Başkanı olamamış, kaybettiği seçimde ilçe seçim müdürüne saldırmış… Böyle bir adamsın sen.

Sonra 28 Şubat'ın mağduriyetini hem hocaya ve dava arkadaşlarına, 'Biz o gömleği çıkardık' deyip askere göz kırparak, Amerika'dan icazet alarak, 1 Mart tezkeresinin sözünü vererek, acil bir erken seçimle, bütün partiler baraj altı bırakılarak siyasi mühendislikle gelmiş, buralara kadar gitmiş, şimdi bu millete bunu yapan birisin sen. O yüzden milletin başına çuval geçirir Amerika, geçirtir askerin başına. Ama bu millet, bunun hesabını eninde sonunda görür. O yüzden 'Cumhuriyet Halk Partisi'nin evinde yangın çıkıyor' diye bakanlara şunu söyleyeyim, komşuyuz, bizim ev yanarsa apartman yanar. Bu ulu çınar yanarsa orman yanar. O yüzden herkes kimin ateşle oynadığına, kimin elde tiner çakmak çaktığına dikkat etsin. Biz yangınlardan çıkmış, bu ülkeyi küllerinden doğurmuş partiyiz.O yüzden herkes nerede durduğuna, kime ne yaptığına, kimle paslaştığına, kimi tehdit ettiğine doğru karar versin. O tehditlerden yılacak birini arıyorsanız onu bu partinin ne başında ne de onun yanı başında bulabilirsiniz.

"Mücadeleye ve direnmeye devam edeceğiz"

Bundan sonra ne yapacağız? Mücadeleye devam, direnmeye devam. Bizimle birlikte mücadele edecek herkesle birlikte olmaya; en alçak gönüllü ve en yapıcı tarafından yan yana durmaya, birlikte olmaya devam edeceğiz. Bir başımıza da kalsak direneceğiz, omuz omuza verirsek çok daha güçlü geleceğe yürüyeceğiz.

"Partim birinci parti, gösterdiği cumhurbaşkanı adayı kazanmadan çıkarsa siyaseti o dakika bırakıyorum"

İkincisi; bu milletin önüne bir sandık gelmesi lazım artık. Buradan Erdoğan'a söylüyorum, bu milletin önüne getir seçim sandığını. Partim seçimden birinci parti ve iktidar, hatta daha da artırıyorum, gösterdiği cumhurbaşkanı adayı kazanmadan çıkarsa siyaseti o dakika bırakıyorum.  Önümüzdeki nisan, mayıs ayında getir sandığı, koy oraya. Kazanırsan güçlenerek yürü. İç cephe de tahkim olmuş olur. Zaten bu vakitten sonra önünde beş yıl dolmuş olur. Onun için getir sandığı, hep birlikte getirelim sandığı. Ol, aday oluyorsan. Bırakıyorsan adayımı, adayım belli. Bırakmazsan, o adayın yerine 25-26 milyon 'O aday çıksın' diye imza atanlardan herhangi bir nefer bu seçimi kazanmaya hazır. Gel, erken seçimi yapalım. Niye korkuyorsun milletten? Milletimize sesleniyorum; eğer bunlar kendilerine çok güveniyorsa, biz hırsızsak, biz yolsuzsak, biz bu milletin güvenini kaybetmişsek kaybedelim, gidelim o zaman. Getirsin sandığı korkmuyorsa. Ben millete güveniyorum. Ben yüzde 60'ı görüyorum. Bizdeki yüzde 60'ı görüp her gün farklı farklı oyunlarla saldırana söylüyorum, teslim olmayacağız. Bizi teslim alsan bu milleti teslim alamazsın.

"Bu millet zorla müdahaleyi cevapsız bırakmayacak"

Bu millet bu işlere pabuç bırakmadı, bırakmaz. Bu millet Menderes'i bırakmadığı gibi, Demirel'i bırakmadığı gibi, Ecevit'i bırakmadığı gibi, Türkeş'i, Erbakan'ı bırakmadığı gibi siyasete dışarıdan zorla yapılan hiçbir müdahaleyi cevapsız bırakmaz. Bırakmayacak. Yenemeyeceksin. Sanıyor ki 'Özgür Özel'i alırsam, tutuklarsam ya da ortadan kaldırmayı başarırsam; Ekrem'i yok edersem, Mansur'dan kurtulursam, CHP'den kurtulurum.' CHP, o değil ki. CHP, son mermi kalana kadar, son asker ölene kadar teslim olmamanın adıdır.

100'üncü mitingi boşuna yapmadım Çanakkale'de, mermi bitince süngünün üstüne koşmanın adıdır, 'Çanakkale Savaşı'nı Mustafa Kemal Atatürk değil, ona yardıma gelenler kazandı' deyip, Çanakkale Savaşı'nı yok gösterenlerin, 'Oradan o ordu geçmesin' diye o kadar vatan evladı ölmüşken, bir olurla bir - iki yıl sonra o işgal donanmasını İstanbul'a davet edenlerin, kırmızı halı serenlerin, Atatürk'e idam fermanı verip, 'Atatürk'e destek olmak günahtır' diye İngiliz uçağından fetva attıranların bugün geldiği noktada Cumhuriyet Halk Partisi'ni zapt etmesi mümkün değildir, son CHP'li süngüye göğsünü vurana kadar… Bu kadar açık ve bu kadar nettir mesele.

"Bir şekilde sandığı getireceğiz"

Burada genel seçim sandığını getirmesi için her şeyi yapacağız. Yapmadı, önümüzdeki günlerde Meclis Başkanı ile bir görüşme talep edeceğim. Bu milletin önüne bir şekilde bir sandığı getireceğiz. Yapılmadı. 'Olmuyor. Zamanı var.' Her şeyi göze alacağız. Buradan bir kez daha ilan ediyorum, Türkiye'de seçtiği kişiler tarafından yönetilmeyen bütün belediyeler için, İstanbul Büyükşehir dahil, milletimin huzurunda söylüyorum, Esenyurt'undan Beşiktaş'ına, Beykoz'undan Şişli'sine, Beylikdüzü'nden Şile'sine, Avcılar'dan Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne kadar, Şehitkamil, Aydın ya da kayyımdaki Ovacık, oralarda bizim o gücümüz olmayabilir, ancak kayyımla yönetilen DEM Partili belediyelere de önerim aynısıdır, sandık gelsin. Hakkari'de, Mardin'de, Batman'da, Halfeti'de sandık gelsin, sandık. Avcılar'da, Ceyhan'da, Seyhan'da, Bolu'da, Kuşadası'nda. Bu sandıklarda AK Parti'ye gerilersem yine görevi bırakıyorum. Net. Buyurun gelin. Cumhuriyet Halk Partisi'nin girdiği, daha önce kazandığı yerlerde AK Parti'ye kaybedersem, gerilersem yine görevi bırakıyorum. Var mısın Erdoğan? Var mı cesaretin? Sen Bursa'ya sandığı koy. Var mı cesaretin? Haydi Aydın'a? Hafta sonu söyledim, 'Aydın'a sandık.' Bir kifayetsiz, yetkisiz, yeteneksiz çıkmış diyor ki 'Oraya koymayalım, Uşak'a koyalım.' Koymayan namerttir. Nereyi istiyorsanız sandığı koyalım, kararı millet versin. Var mısınız bu kadar kendine güvenenler? Yok. Bu dediğim önümüzdeki günlerde gel, genel seçimi yap. Oy vereceğim, bütün yerel seçimleri aynı sandıkta yapalım ve aynı pazar günü yapalım. Biz 'he' demeden olmuyor ya o. Sen getir mayısa, hazirana genel seçim sandığını, bütün yerel seçim sandıklarını yanına koymayan namerttir. Var mı cesaretin Erdoğan?

Beş yıl boyunca güçlü Türkiye olmasın mı? Bir yanda seçimden sonra güçlü bir hükümet çıkıp da Türkiye'ye oluk oluk yabancı sermaye akmasın mı? Borsa fırlamasın mı, döviz düşmesin mi, yüzler gülmesin mi? Biz bunu vaadediyoruz. Buna hazırız. Türkiye'de güçlü bir iktidar, mayıs ayında göreve gelirse herkes kendine çeki düzen verir. 'İç cepheyi güçlendireceğim, güçlendireceğim…' Bırak, millet güçlendirsin iç cepheyi.

"Tüm kötülüklere sonuna kadar hazırlıklıyız"

Sen kaybettiğin seçimin yıl dönümüne, sabahın körüne, milli maç gününe darbeyle başlar mı adam? Bir gün bekleyemedin, bir gün önce yapamadın, bugüne yaptın. Mesaj veriyorsun millete mafya gibi. Milletin gözüne sokuyor. 'Sen öyle yaptın ama bak ben ne yaptım?' Ne yaptın sen, bunda övünecek bir şey yok. Bu utanılacak bir şey. Biz bu milletin önünde mücadeleye, direnmeye ve bu milletin önüne öyle veya böyle sandık getirmeye, sözü millete söyletmeye kararlıyız arkadaşlar. Bunun için ne gerekiyorsa onu yapacağız.

47 yıllık hasreti bitirdiğimiz bu kürsüden bir kez daha dua ediyorum millilere. Biz orada olmadık. Bu saldırı karşısında orada olamadık. Burayı bırakamadık. Ümit ediyorum milli takım başaracak. Ümit ediyorum 31 Mart milli takıma da bütün Türkiye'ye de uğurlu gelecek. Geçen sefer uğurlu geldi. Aslında Türkiye bütün ümidini 31 Mart'ta yeniledi. Bunu hazmedemeyenlere karşı biz bugün, 31 Mart'ın ikinci yıl dönümünde o akşam olduğumuz kadar kararlı, o akşam olduğumuz kadar güçlüyüz. Karşımızdakilerin tüm kötülüklerine de sonuna kadar hazırlıklıyız.

Bir tane güvencemiz var, o da bu milletin elinden neyi alırsan 'Vatan sağ olsun' der, sandığı alırsan 'Allah belanı versin' der. Bu milletin belasını alanın daha da ahretliği olmamıştır. Siz bu milletin 31 Mart 2019'da sandıkta verdiği kararı elinden aldınız, 13 bin fark, 806 bin oldu. Neye uğradığınızı şaşırdınız. O gün bugün hayretmiyorsunuz, o gün bugün. Halen daha milletle inatlaşın. Sandığa el uzatanın elini, millet nasıl kırıyor görürsünüz."

(SÜRECEK)

Kaynak: ANKA