Okfram: Cari Açıktaki İyileşme Eğiliminin Devam Etmesi Beklenilebilir
OKFRAM, Türkiye'nin 2012 yılında enflasyon ve cari açık konusundaki hassasiyetlere bağlı olarak sıkı politikalarını sürdürmeye devam edeceğine işaret ederek, dış ticaret açığının kazandığı iyileşme eğiliminin, MB'nin sıkı para politikasının...
OKFRAM, Türkiye'nin 2012 yılında enflasyon ve cari açık konusundaki hassasiyetlere bağlı olarak sıkı politikalarını sürdürmeye devam edeceğine işaret ederek, dış ticaret açığının kazandığı iyileşme eğiliminin, MB'nin sıkı para politikasının devamı ve yeni ihracat pazarlarının geliştirilmesine bağlı olarak devam etmesinin beklenebileceğini söyledi OKFRAM, Türkiye'nin 2012 yılında enflasyon ve cari açık konusundaki hassasiyetlere bağlı olarak sıkı politikalarını sürdürmeye devam edeceğine işaret ederek, dış ticaret açığının kazandığı iyileşme eğiliminin, MB'nin sıkı para politikasının devamı ve yeni ihracat pazarlarının geliştirilmesine bağlı olarak devam etmesinin beklenebileceğini söyledi. OKFRAM, "Şimdilik en önemli risk unsuru olarak, Çin'in yavaşlayarak, emtia fiyatları ve ABD'nin dış ticaret açığının olumsuz etkilemesi ihtimali ön plana çıkmaktadır" dedi.
Okan Üniversitesi Finansal Riskleri Araştırma ve Uygulama Merkezi (OKFRAM) tarafından yayımlanan ekonomi bülteninde, TÜİK tarafından açıklanan dış ticaret verilerine göre; 2012 yılı Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 17.1 artarak 11.77 milyar dolara, ithalat ise yüzde 1.1 oranında artarak 17.71 milyar dolara yükseldi. Açıklamada; küresel resesyonun, yüksek kurun gecikmeli etkileri, içerdeki kredi daraltıcı önlemler ve sıkı para politikası uygulamaları, iç ve dış talep arasındaki dengelenmenin en önemli nedenlerini oluşturduğuna dikkat çekilirken, 2012 yılı ilk çeyreğinde üretimin yavaşlamasıyla daha da hızlanan iç-dış talep dengelenmesinin, ihracatın ithalatı karşılama oranının bir önceki aya göre 7 puanlık artışla yüzde 66.5 düzeyine yükselmesini sağladığı belirtildi. Böylece, son 10 yıllık ortalama olan yüzde 65 seviyesi aşılmış oldu. Bu kırılmanın, önümüzdeki dönemde ihracat lehine yaşanan iyileşmenin bir süre daha devam etmesine işaret ettiğine vurgu yapılan açıklamada; Son 12 aylık dönemde ise, ihracatın yüzde 17.1 artarak 137.48 milyar dolara, ithalatın yüzde 22.9 artarak 241.49 milyar dolara yükseldiği, aynı dönemde, ihracatın ithalatı karşılama oranının bir önceki döneme göre 2 puan gerileyerek yüzde 57 düzeyinde oluştuğu ifade edildi. Bu değerin uzun vadeli ortalama olan yüzde 65'in oldukça altında olmasının da, son dönemde gözlenen iyileşme eğiliminin devamını desteklediği belirtilirken, bunun daha çok, küresel genişleme politikaları karşısında Merkez Bankası'nın (MB) sıkı politikaları devam ettirme konusundaki duruşunu ne kadar daha sürdürebileceğine bağlı olacağıyla ortaya çıkacağı ifade edildi.
-DIŞ TİCARET AÇIĞI, MAYIS 2011'DEKİ TARİHİ REKORLARDAN BU YANA YÜZDE 40 GERİLEDİ-
Kredi daraltıcı politikalar ve yüksek kurun gecikmeli etkileriyle iç ve dış talepte gözlenen dengelenme, Şubat ayında da devam etti. Dış ticaret açığı, Şubat ayında önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20 azalarak 5.9 milyar dolara gerilerken, bu düzey, tarihi rekor seviyeler olan 10 milyarın görüldüğü Mayıs 2011'den bu yana ise yüzde 40'lık bir gerilemeyi ve talep dengelenmesi bakımından olumlu bir yola girildiğini işaret ediyor. Son 12 aylık dönemdeki kümülatif dış ticaret açığı, bir önceki yıla göre yüzde 31.5 oranında büyüyerek 104 miyar dolara çıktı. S&P ve Moody's'in; Türkiye'nin kredi notu artışı için anahtar konuları; iç ve dış talep dengesizliğinin giderilmesi ve ödemeler dengesi şoklarına karşı esneklik kazanmak üzere rezervlerin geliştirilmesi olarak belirttiğine dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"MB'nin "küresel kriz ortamında' enflasyon ve büyüme arasındaki dar marjda, esnek adımlarla kredi notu artışı anahtarlarını sağlayıp sağlayamayacağı küresel merkez bankacılığı çevrelerinde de ilgiyle izlenmektedir. MB'nin son adımlarını bu açıdan değerlendirelim. 2012 yılının ilk çeyreğinde, tüketimin yavaşladığını gösteren veriler, MB'nin sıkı para politikasını faiz koridorunu daraltarak bir miktar gevşetmişti. Son PPK toplantısında ise politika faizlerinde bir değişikliğe gidilmezken, piyasada likiditeyi artırmadan altın ve döviz rezervlerini yükseltmek amacıyla zorunlu karşılık oranlarında düzenlemelere gidildi. MB'nin piyasalara ek likidite sağlamayan bu adımı, enflasyon vurgusunu yineler nitelik taşırken, rezerv artışı bakımından kredi derecelendirme kuruluşlarının not artışı haritasını da izlemektedir. MB'nin cari açıktaki iyileşmenin bozulmaması ve enflasyona yönelik endişeler sebebiyle bu politikalarını sürdürmesini ve dış ticaret açığındaki iyileşmenin devam etmesini bekliyoruz. Diğer yandan, küresel genişleme eğilimine rağmen, MB'nin izlediği ısrarcı sıkı politikalar, Çin'in yavaşlamasının emtia fiyatlarında gerilemeye ve ABD'nin dış ticaret açığında artışa neden olması ihtimali karşısında, "emniyetli liman' olma hazırlığı olarak da değerlendirilebilir."
-ŞUBAT AYINDA AB'YE YAPILAN İHRACAT YÜZDE 42 İLE ÖNCEKİ YILA GÖRE 7 PUAN GERİLEDİ-
Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında, 2012 yılının Şubat ayında önceki yılın aynı ayına göre en hızlı ihracat artışı yüzde 9.14 ile Almanya'ya gerçekleşirken, bunu yüzde 6.79 ile Irak, yüzde 6.75 ile İngiltere izledi. Aynı dönemde Avrupa Birliği'ne yapılan ihracatın toplam ihracat içindeki payı 7 puan gerileyerek yüzde 42 düzeyinde gerçekleşti. En çok ithalat yapılan ülkelere bakıldığında ise; ilk sırada yüzde 10.39'luk artışla Rusya dikkati çekerken, bunu sırasıyla yüzde 9.79 ile Çin, yüzde 8.25 ile Almanya izledi.
-"EN ÖNEMLİ RİSK UNSURU OLARAK, ÇİN'İN YAVAŞLAYARAK, EMTİA FİYATLARI VE ABD'NİN DIŞ TİCARET AÇIĞININ OLUMSUZ ETKİLEMESİ İHTİMALİ ÖN PLANA ÇIKIYOR"-
Kredi daraltıcı önlemler ve yüksek kurun gecikmeli etkilerinin iç ve dış talebi dengeleyici etkisinin devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, "Global ölçekte 2012 yılının seçim yılı olması ve küresel yavaşlama kaygıları, genişlemeci politikaların devamı getirebilecek olsa da, Türkiye, enflasyon ve cari açık konusundaki hassasiyetlere bağlı olarak sıkı politikalarını sürdürmeye devam edecektir. OKFRAM olarak, dış ticaret açığının kazandığı iyileşme eğiliminin, MB'nin sıkı para politikasının devamı ve yeni ihracat pazarlarının geliştirilmesine bağlı olarak devam etmesi beklenebilir. Şimdilik en önemli risk unsuru olarak, Çin'in yavaşlayarak, emtia fiyatları ve ABD'nin dış ticaret açığının olumsuz etkilemesi ihtimali ön plana çıkmaktadır" denildi. - Ankara