Ordulu Ev Hanımları Mutluluğu Resim Yaparak Yakaladı

Son Güncelleme:

Ordu'da faaliyet gösteren bir kulübün üyeleri arasında yer alan ev hanımları, el becerilerini geliştirmek adına verilen eğitimler sonucunda resim yaparak mutlu olmayı öğrendi.

Ordu'da faaliyet gösteren bir kulübün üyeleri arasında yer alan ev hanımları, el becerilerini geliştirmek adına verilen eğitimler sonucunda resim yaparak mutlu olmayı öğrendi.


AZDUR Spor, Sanat ve Kültür Kulübü Başkanı Zeki Demircan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kursa katılan kadınların kendilerini tamamen sanata adayarak, yaptıkları çalışmalarla hem kendilerini mutlu ettiklerini hem de sergiler açarak güzel şeyler ortaya koyduklarını söyledi.


Kulüp olarak Ordu'nun sanatına, kültürüne katkı sunmayı amaçladıklarını ifade eden Demircan şöyle konuştu:


"Her şeyden önce biz bu işe bir sosyal sorumluluk projesi olarak bakıyoruz. Kişilerin kendi hayatlarında kişisel gelişimlerine katkı sunmak amacıyla özverili toplumsal faaliyetler içinde olması, çevrelerindeki kişilere örnek olması noktasında çok önem arz ediyor. Bunu birde hem psikolojik hem de sosyal yönden ele almak lazım. Çünkü bir şeyler yaparak ortaya koyulan objeler karşılığını övgü olarak buluyor. Bu da çalışma sahibini mutlu ediyor. Buradaki bazı kadın kadın arkadaşlarımız artık yaptıkları çalışmaları satmaya da başladı. Resim yapan insanların çevresine bakışları, verdikleri mesajlar tamamen pozitif oluyor, dolaysıyla da mutlu insanlar mutlu toplumları oluşturuyor. Buna bir anlamda terapide diyebiliriz."


-Kızının resmini yapıyor-


Kuriyer ev hanımlarından Gülsen Yalınkaya, ruhlarına, hayatlarına bir boyut katmak isteyen insanların resim sanatı ile uğraşmaları gerektiğine inandığını dile getirdi.


Kendisini şu an mutlu eden tek şeyin resim yapmak olduğunu belirten Yalınkaya, "Yaklaşık yedi yıl önce İranlı bir ressam bana resim yapmayı öğretti. Kısa bir süre bu işle uğraştım. Kızımı dünyaya getirdikten sonra onun bakımı nedeniyle bu uğraşıya ara vermek zorunda kaldım. Ama aklım hep resim yapma isteği vardı ve en sonunda bu kulübe kayıt yaptırarak çalışmalarıma kaldığım yerden başladım. Resim yapmak benim için çok büyük bir zevk olduğu için vazgeçemiyorum. İnsanlar ruhuna, hayatlarına bir boyut katmak istiyorlarsa resim sanatı ile uğraşsınlar. Ben şu an kızımın resmini yapıyorum. Bundan da çok büyük mutluluk duyuyorum" diye konuştu.


Diğer kursiyer Hanife Er de çevresinde gördüğü tabloların her zaman ilgisini çektiğini kaydederek, "Altı yıl önce tablolardan etkilenerek resim yapmaya başladım. İyi işler ortaya çıktığında insan da tarifi mümkün olmayan mutluluk yaşıyor. Herkese resim yapmayı tavsiye ediyorum. Bu inanılmaz güzel bir duygu" dedi.


Kulübün eğitmeni Türkan Tahtabacak ise kursiyerlerin yaklaşık iki aylık gibi bir eğitimin ardından istedikleri alanda resim yapmaya başladıkları söyledi.


İlk olarak kursiyerlere resmin temeli olan çizgileri öğrettiklerini, doğadaki düz, eğri ve dik çizgilerden bahsedildiğini ifade eden Tahtabacak,


"Kursiyerlerin bileklerinin gelişmesi için tıpkı ilkokul çocukları gibi düz ve eğik çizgiler çizdirmeye çalışıyoruz. Böylece kalemle özdeşleşiyorlar ve kalemi daha rahat kullanmayı öğreniyorlar. Çizgilerden sonra kara kaleme geçiyoruz. Işık gölge değerlerini veriyoruz. Kara kalemde 'oldu, yapabiliyor' dedikten sonra tercihleri kendilerine bırakarak, ister sulu boya, ister pastel, ister yağlı boya şeklinde resim yapmaya başlıyorlar. Alınan temel eğitimler sonucunda görülmeye değer çalışmalar ortaya çıkıyor" dedi.


(GG-İSM-MKU - ORDU

Kaynak: AA