Özgür Özel açıklamalarda bulunuyor: Sonuna kadar direneceğiz
Mahkemeden CHP kurultayının iptal edilip mutlak butlan kararının çıkmasıyla birlikte görevden alınan Özgür Özel kameralar karşısına geçti. Canlı yayında konuşan Özel, "Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybettiler, milli iradeyi yerle bir ettiler. Siyaset üretemeyince yargı kollarını devreye soktular. Bu darbeye sonuna kadar direneceğiz. Tedbir kararının kaldırılmasını da içerecek şekilde Yargıtay'a ilk itirazımızı yaptık. Yarın YSK'ya başvuracağız." dedi.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayı’nı hukuka aykırı bularak iptal etti. "Mutlak butlan" kararıyla birlikte Genel Başkan Özgür Özel ve parti yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılırken, görevin eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yönetimine geçmesine hükmedildi.
ÖZGÜR ÖZEL KARAR SONRASI KAMERALAR KARŞISINDA
Kararın ardından Özgür Özel MYK'yı topladı. Özel, MYK toplantısının ardından kameralar karşısına geçerek açıklamalarda bulundu.
Özgür Özel'in açıklamalarından satır başları şu şekilde:
"Biz CHP değişmelidir dedik. Bu sözlerimiz tepki görünce, görevi biz üstlendik. Bir yola çıktık. Yola çıktığımızda aday dahi olamayacağımızı söylediler. Biz bütün kampanya boyunca ne yapacağımızı açık açık paylaşarak il il gezdik. Dediler ki delegeleri ikna edemezsiniz. Biz dedik ki o delegeyi biz ikna etmeyeceğiz. O delegeyi kurultaya yollayan oğlu, torunu, eşi, berberi ikna edecek. Ben delegelerimizle konuşurken en güvendiğinizle konuşun öyle gelin dedim. Biz onların vicdanına güvendik.
"TÜRK DEMOKRASİSİ İÇİN KARA BİR GÜN"
Türk demokrasisi için kara bir gündeyiz. Biz AK Parti'nin esas çomağını orada soktuk. Ne bizim suçumuz? bizim suçumuz 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak, kurulduğu günden bu yana AKP'yi ilk kez yenmek! Bizim suçumuz, emeklinin, asgari ücretlinin umudu olmak.
"KURULTAYI KAZANMAMIZI HAZMEDEMEDİLER"
Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybettiler, milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri bizim ne kurultayı kazanmamızı da hazmetti. Bir diğerleri ne yerel seçimi kazanmamızı hazmetti. Milletin kararına savaş açmayı seçtiler. Siyaset üretemeyince yargı kollarını devreye soktular.
"KONFORLU MUHALEFET PARTİSİ BAŞKANLIĞI KOLTUĞUNU REDDEDİYORUM"
Bize sağdan soldan Ekrem'i, mücadeleyi bırak. Ankara'ya dön, Ankara merkezi siyaset yap. Partinin başında otur. Oturmadık o koltukta. Oturmayacağım o koltukta. Oturmayacağım koltuk; mutlu, mesut, güvenli, muhalefet liderliği koltuğu. Ben bu koltuğu reddediyorum. Konforlu muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum. Saray'ın icazetiyle, yargısının açtığı yolla o koltukta oturmadım, oturmam kimse oturmamalıdır. Bu millet kendisine rağmen kimseyi o koltukta oturtmaz.
Bu rejim 30 sene bu koltukta oturmayı vadediyor. Ama bu ülkenin 80 yaşına kadar muhalefet koltuğunun tadını çıkaranlara değil. Muhalefette olduğu her gün ızdırabta olan, bu milletin sorunlarını çözecek iktidarı kuracak bir genel başkana ihtiyacı var.
"BU KARARIN MAĞDURU MİLLETTİR"
Şahsi çıkarlarımızı reddederek her türlü kirli teklife, işbirliği teklifine hayır diyerek. Doğru bildiğimiz yolda bugüne geldik biz. Bu mesele bizim değil milletin meselesidir. Bu savaş bize değil, millete açılmıştır. Bu darbe bize değil millete yapılmıştır. Sandığa, seçme ve seçilme hakkına yapılmıştır. Bu darbe; 19 Mart'ta cumhurbaşkanı adayına, 21 Mayıs'ta da geleceğin iktidar partisine yapılmıştır. Mesele bu darbeye teslim olup olmama meselesidir. Bu kararın mağduru millettir ve maalesef çok daha ağır bedeller ödeyecektir.
"YARGITAY'A İTİRAZIMIZI YAPTIK"
Erdoğan, milleti adaysız, partisiz, seçeneksiz, lidersiz bırakma çabası içindedir. CHP tüm darbecilere karşı dimdik ayaktadır.
Siyasi partiler demokrasilerin vazgeçilmez unsurudur. Siyasi partileri ayakta tutan üyeleri delegeleri, kongreleri ve kurultaylarıdır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. Artık hiçbir siyasinin koltuğunda güvenle oturmaması demektir. Mücadele edilen meselenin kendisi budur. İlk itirazımızı tedbir kararının kaldırılması için Yargıtay'a süresi içinde yaptık. Yarın YSK’ye başvuracağız. Yargıtay’a tedbirin durdurulması için yaptığımız başvuruların en hızlı şekilde ele alınıp, kendi sorumluluğuna sahip çıkmasını bekliyoruz.
"CHP TESLİM OLMAYACAK"
Bu gece Türkiye demokrasisi açısından bir kara gündür. Ama bu gece bir matem gecesi olmaktan umut gecesine dönüştüğünü memnuniyetle ifade etmek isterim. Bir yandan butlana toplumda verilmeyen destek, boş sokak. Çarpık açıklamalar. Bir tarafta demokrasiye sahip çıkanlar. Bu hukuksuz karara tepki gösteren genel başkanlar, sivil toplum örgütlerinin açıklaması bu geceyi umuda dönüştürmüştür. CHP’nin buna karşı hazırladığı bir eylem planı vardır. CHP bu darbeye teslim olmayacaktır. Bu gece seçim akşamı ışıklarını açık tutanların, gelecek seçimlerde ışıklar erkenden kapanmasın diye baba ocağına sahip çıktığı gecedir. Buradayız, darbeye karşı sonuna kadar direneceğiz.
"HERKESİ TEPKİYİ YÜKSELTMEYE DAVET EDİYORUM"
Onlar sana tuzak kurarken de Allah da karşı plan yapıyordu. Allah plan yapanların en hayırlısıdır. Bu yapılan size, partinize yapılsa ne hissederdiniz? Bir diğer temenni: Yolumuz yolsuza, yüzümüz nursuza, ömrümüz arıza denk düşmesin inşallah. Sözümüze kıymet veren herkesi direnişe, bir arada durmaya, tepkiyi yükseltmeye davet ediyorum. Yarın yanlışın üzerine yanlışla gidilmemesini ümit ediyorum. Bundan sonra partiyi savunmak rekabetli bir seçimi savunmaktan başka bir şey değildir.
"BÜTÜN KİRLİ TEKLİFLERİ REDDEDİYORUZ"
Bizi teslim alırlarsa sandığı teslim almış olurlar. Buradayız ve bütün kirli teklifleri reddediyoruz. Müesses nizamın makbul muhalefeti olmak yerine her şeyi göze almışız. Düzeni değiştirip iktidar kurmak üzerine risk alıyoruz. Biz bu koltukları reddediyoruz. Sadece milletimizden destek bekliyoruz. Onun dışında her türlü kirli teklife kapalıyız.”
"HER ŞARTI ZORLAYACAĞIZ"
Öncelikle mücadeleyi yükselteceğiz. Önümüzde mahkeme kararını YSK nasıl yorumlayacak, hangi hükümlerini tenzil edecek göreceğiz. Biz bize verilen bayrağı yere bırakmayız. Millet bayrağı verir, zoru görünce kaçanı, bayrağı birinin istediği gibi sallayanı haz etmez. Her şartı zorlayacağız. Elimizdeki bayrağı bırakmayacağız.
"KILIÇDAROĞLU'NUN TELEFONUNA DÖNMEDİM"
Yoğun bir toplantı, sonra partilerden ziyaretler vardı. Arayanlar arasında Kılıçdaroğlu var. Henüz dönmedim. Dönüp de ne konuşacağız.? Bugün zaten yargı kararına saygılıyız diyen bir vekili disipline vermişiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun AKP yargısı eliyle koltuğa döneceğini hayal bile etmek istemem. Bu gece bu psikoloji içinde o telefona dönmenin manası olmaz. Bu telefon o kararla uzlaşmaysa öyle bir şey olmaz. Elbette bir şekilde telefonuna dönülecek. Bir butlan kararını meşru görmesini beklemesini beklemem. Ben genel merkezdeyim. Bundan sonra gecesiyle gündüzüyle genel merkezdeyiz.
"BABA OCAĞINDAN AYRILMAYI DÜŞÜNMEYİZ"
İkinci bir parti seçeneği kapatma davasına karşı bir tedbirdir. Butlana karşı böyle bir tedbir düşünmedik, düşünmeyiz. Çünkü biz burada ev sahibiyiz. Kiracılar gider, ev sahipleri kalır. Baba ocağından ayrılmayı düşünmeyiz. Baba ocağında kimin oturacağına da Baba ocağının gerçek sahipleri karar verir. Ona Asliye Hukuk Mahkemeleri karar vermez"