Pagder: Kurdaki Hızlı Yükseliş İthal Hammaddeye Bağımlı Plastik Sektörünü Baskı Altına Alıyor
Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Semerci, son dönemde ekonomik gelişmelerle birlikte yaşanan kurdaki hızlı yükseliş ve aşırı dalgalanmanın ardından TL'nin hızla değer kaybetmesinin plastik sanayicilerini zor...
Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Semerci, son dönemde ekonomik gelişmelerle birlikte yaşanan kurdaki hızlı yükseliş ve aşırı dalgalanmanın ardından TL'nin hızla değer kaybetmesinin plastik sanayicilerini zor durumda bıraktığını açıkladı.
İSTANBUL Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Semerci, son dönemde ekonomik gelişmelerle birlikte yaşanan kurdaki hızlı yükseliş ve aşırı dalgalanmanın ardından TL'nin hızla değer kaybetmesinin plastik sanayicilerini zor durumda bıraktığını açıkladı.
Semerci konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, mamul bazında dış ticaret fazlası veren plastik sanayisinde, ilk bakışta TL'nin değer kaybetmesinin uluslararası piyasalarda rekabet avantajı sağladığı algısının doğabileceğini ancak yerli üretim olmaması nedeniyle zorunlu olarak hammadde ithalatçısı durumundaki sektörün hızlı kur yükselişi ve aşırı dalgalanmadan çok olumsuz etkileneceğini belirtti. Semerci, "Plastik sektöründe küresel rekabet sent düzeyinde devam etmektedir. Sent düzeyinde küresel rekabete göğüs geren sektör, kur riskinin etkisinden korunmalıdır. Plastik sektörü de gerek sağladığı istihdam, katma değer ve ihracat başarısı ile gözardı edilemeyecek sektörlerin başında gelmektedir. Kurdaki ani yükseliş şu anda sektörümüzü fiyat baskısı altına almış durumda" dedi.
-"KONTRATA BAĞLANMIŞ HAMMADDE ALIMLARINDA FİYAT BASKISI ALTINDAYIZ"-
Türkiye'nin toplam plastik hammadde ithalatının 9,9 milyar dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Hüseyin Semerci, şunları kaydetti:
"Çok büyük miktarlarda hammadde ithal etmek zorundayız. Şu anda kontrata bağlanmış hammadde alımlarının hepsinde fiyat baskısı altındayız. Sanayicilerimiz yüksek kar etme derdinde değil; sektörün özelliği nedeniyle zaten normal dönemlerde bile yüksek kar mümkün görünmemektedir. Çok ağır bir rekabet ortamında, "ihracatçı sektör, kurdan etkilenmez hatta olumlu etkilenir' diyerek gerekli önlemin alınmaması endişesini taşıyoruz. Plastik sektörü, yaklaşık 14 bin firmasıyla; 250 bin kişiyi aşan istihdamımızla, mamul bazında dış ticaret fazlası vermemizle, sağladığımız katma değerle ve küresel rekabet içinde Türkiye'yi adına yakışır seviyeye taşıyan girişimcilerimizle gözardı edilebilecek bir sektör değildir. Eğer bugün bir hata yaparsak gelecek dönemde bugünleri çok ararız."
-VADELİ İTHALATLARDA YÜZDE 6,5 OLARAK UYGULANAN KKDF ORANI YÜZDE 1'E ÇEKİLMELİ-
Hüseyin Semerci, ana beklentilerinin, sanayicilerin karar verirken baz aldıkları ekonomik belgelerde görülen kur tahminlerine tam ya da yakın bir seyiri oluşturacak bir istikrarın sağlanması gerektiğini kaydederek, Türkiye ekonomisinin istikrarı ve plastik sektörünün kısa vadadedeki olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması için ekonomik program ve planlarındaki seviyelerin savunulmasını istedi.
Kısa vadede ithal hammaddelere yönelik konulan ek vergilerin küçük çaplıda olsa, süreyle sınırlanmış olarak kaldırılmasını ve ithalata bağımlı tüm sektörlerde, vadeli ithalatlarda yüzde 6,5 olarak uygulanan uygulanan KKDF (Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu) oranının yüzde 1 olarak uygulanmasını öneren Hüseyin Semerci, kısa vadede alınması gereken bir diğer önlemin ise üretici firmalara yönelik olarak, rekabetçi fiyatları oluşturmaya imkan verecek maliyette bir finansman desteğinin sağlanmasının şart olduğunun altını çizdi.
-"SURİYE İLE YAŞANAN GERİLİMİN BOYUTU ARTTIKÇA MEVCUT EKONOMİK DURUMDAKİ OLUMSUZLUKLAR DERİNLEŞECEKTİR"-
Suriye ile yaşanan gerilimin boyutu arttıkça mevcut ekonomik durumdaki olumsuzluklarında derinleşeceğini ifade eden Semerci, ekonomi yönetiminin sessizlikten kurtulup realist yaklaşımlarla çözüm arayışını başlatması gerektiğini vurguladı.
29.4 milyar dolar değerinde üretim yapan Türkiye plastik sektörünün 4.1 milyar dolarlık direk ihracat yapabildiğini, üretiminin miktar bazında yüzde 19'unu değer, dolar bazında ise sadece yüzde 14'ünü ihraç edebildiğini aktaran Hüseyin Semerci,"Hammaddesinin ise yüzde 85'ini ithalat yaparak karşılayan sektörümüz döviz ile hammadde alıp TL ile satıyor. Bu veriler değerlendirildiğinde sektörümüzün içinde bulunduğu kaos çok net ortaya çıkmaktadır; döviz kurunda yaşanan artışlar, hızlı dalgalanmalardan sektörümüz birinci dereceden etkileniyor" açıklamasında bulundu.
Türkiye'de tüm bu olumsuz gelişmeler karşısında ekonomi dünyasının sessizliğine de dikkat çeken Hüseyin Semerci, ekonomi yönetiminin sağduyu içinde bu konulara realist yaklaşımlarla çözüm araması gerektiğinin altını çizerek, Suriye konusundaki yol arkadaşlarımızdan "ABD'nin GSYH'ı bizim GSYH'nın 20 katı, Fransa'nın 4 katı, İngiltere'nin 4 katı Onlar füze menzilinde bile değil, biz ise tüfek menzilindeyiz" dedi. - İstanbul