Ppk: Gıda Fiyatları Haziran Ayı Yıllık Enflasyonunda Belirgin Bir Artışa Neden Olacak

Son Güncelleme:

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'na göre enflasyondaki artışta enerji fiyatlarından kaynaklanan baz etkisi belirleyici olurken temel enflasyon göstergeleri ılımlı seyrini korudu Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'na göre enflasyondaki...

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'na göre enflasyondaki artışta enerji fiyatlarından kaynaklanan baz etkisi belirleyici olurken temel enflasyon göstergeleri ılımlı seyrini korudu Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'na göre enflasyondaki artışta enerji fiyatlarından kaynaklanan baz etkisi belirleyici olurken temel enflasyon göstergeleri ılımlı seyrini korudu. Baz etkilerinin Haziran ayında da enerji enflasyonunu yukarı çekeceğini vurgulayan Kurul, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki seyrin Haziran ayı yıllık enflasyonunda belirgin bir artışa neden olacağının altını çizdi.


Merkez Bankası, Haziran ayı Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti'ni yayınladı. Buna göre gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yıllık enflasyon yüzde 7.07'ye yükseldi. İşlenmiş gıda grubunda fiyatlar Mayıs ayında yüzde 0.55 oranında artarken yıllık enflasyon yüzde 8.19'a geriledi. Grup enflasyonunda aylık bazda gözlenen artışın temel belirleyicisi ekmek ve tahıllar alt grubu olurken, diğer işlenmiş gıda fiyatlarının katkısı sınırlı kaldı. İşlenmemiş gıda fiyatları ise Mayıs ayında temelde taze sebze kaynaklı olarak yüzde 5.33 oranında geriledi, ancak baz etkisi nedeniyle grup yıllık enflasyonu artış kaydetti. Haziran ayına ilişkin öncü göstergeler bu grupta yıllık enflasyonunun belirgin olarak yükseleceğine işaret etti.


-ULUSLARARASI PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ENERJİ ENFLASYONUNA OLUMLU YANSIMASI SÜRDÜ-


Uluslararası petrol fiyatlarındaki düşüşün enerji enflasyonuna olumlu yansıması sürdü, grup fiyatları Mayıs ayında yüzde 0.69 oranında azaldı. Buna karşılık geçtiğimiz iki aydaki olumlu baz etkilerinin ortadan kalkmasıyla birlikte yıllık enerji enflasyonu 1.30 puan yükselerek yüzde 6.24 oldu. Baz etkisinin, Haziran ayında enerji enflasyonunu yukarı çekeceği, Ağustos ayından itibaren ise enflasyondaki düşüşe oldukça önemli bir katkı sağlayacağı öngörüldü.


-HİZMET FİYATLARI YILLIK ENFLASYONUNDAKİ ARTIŞ TEMELDE KİRA VE HABERLEŞME HİZMETLERİNDEN KAYNAKLANDI-


Hizmet fiyatları Mayıs ayında yüzde 0.76 oranında artarken grup yıllık enflasyonu yüzde 7.45'e yükseldi. Yıllık enflasyondaki artış temelde kira ve haberleşme hizmetlerinden kaynaklandı. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, başta kira olmak üzere, hizmet grubu genelinde enflasyonun artış eğiliminde olduğu görüldü. Yayılım endeksinde ise bir önceki aya kıyasla belirgin bir değişiklik kaydedilmedi.


-BAZ ETKİLERİ HAZİRAN AYINDA ENERJİ FİYATLARINI YUKARI ÇEKECEK-


Temel mal grubunda yıllık enflasyon Mayıs ayında belirgin bir değişiklik göstermeyerek yüzde 3.66 oldu. Giyim grubunda yıllık enflasyon son üç aydaki gerilemenin ardından Mayıs ayında sınırlı bir artış kaydederken giyim ve dayanıklı mallar hariç temel mal enflasyonundaki istikrarlı yavaşlama eğilimi ise sürdürdü. Temel mal fiyatlarının mevsimsellikten arındırılmış artış eğilimi ise bu dönemde aşağı yönlü bir seyir izledi. Bu doğrultuda, hizmet enflasyonunun eğilimindeki yükselişe rağmen, temel enflasyon göstergelerinin mevsimsellikten arındırılmış eğilimlerinde düşüş kaydedildi. Kurul, baz etkilerinin Haziran ayında da enerji enflasyonunu yukarı çekeceği öngörüsünü yineledi, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki seyrin Haziran ayı yıllık enflasyonunda belirgin bir artışa neden olacağının altını çizdi.


-İKİNCİ ÇEYREKTE ÖZEL YATIRIMLARIN BÜYÜMEYE KATKISI SINIRLI OLACAK


Kurul'a göre son dönemde açıklanan veriler iç ve dış talep gelişmelerinin öngörüldüğü şekilde seyretti. TÜİK tarafından açıklanan 2013 yılı ilk çeyreğine ilişkin milli gelir verilerine göre iktisadi faaliyet beklentilerine paralel olarak arttı. Bu dönemde büyümeye en yüksek katkı yapan bileşenin temelde kamu yatırımları ve özel tüketim kaynaklı olmak üzere nihai yurt içi talep olduğu görüldü. Öte yandan, zayıf küresel talebe paralel olarak ihracat yatay seyrederken ithalat talebinin artması sonucunda net ihracat büyümeyi düşürücü yönde etkilemiştir. Böylelikle, talep bileşenleri arasındaki dengelenme eğilimi ilk çeyrekte bir miktar bozuldu.


İkinci çeyreğe ilişkin veriler yurt içi nihai talebin sağlıklı bir toparlanma sergilediğine işaret etti. Sanayi üretimi Nisan ayında ilk çeyrek ortalamasına göre arttı. Tüketim malları üretimi ve ithalatı, otomobil satışları, krediler ve tüketici güven endeksleri de yurt içi talepteki artışın devam edeceğine işaret etti. Yatırıma ilişkin göstergeler olumlu bir görünüm çizmekle beraber ikinci çeyrekte özel yatırımların büyümeye katkısının sınırlı olacağı öngörüldü.


-CARİ İŞLEMLER AÇIĞINDA BR MİKTAR YÜKSELİŞ ÖNGÖRÜLÜYOR-


Dış ticaret ve cari dengeye ilişkin veriler öngörüler doğrultusunda gerçekleşti. İhracat zayıf küresel talebin etkisiyle yavaşladı. İthalatta ise iç talepteki canlanmaya ve altın ithalat talebindeki yükselişe bağlı olarak artış gözleniyor. Bu durumun cari işlemler açığında bir miktar yükselişe neden olacağı öngörülüyor. Bununla birlikte Kurul, mevcut politika çerçevesi ve emtia fiyatlarında gözlenen düşüşün iktisadi faaliyetteki artışın cari işlemler açığına yansımasını sınırlayacağı görüşünü koruyor.


Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, 2013 yılı Mart döneminde tarım dışı istihdam artışı makul bir oranda gerçekleşti ancak işgücüne katılımdaki artışı karşılamakta yetersiz kaldı ve işsizlik oranları yükseldi. Tarım dışı istihdam artışı asıl olarak hizmetler ve 2012 yılı son çeyreğiyle birlikte toparlanma eğilimine giren sanayi sektöründen kaynaklandı, inşaat sektöründe ise istihdam yatay seyrini korudu. Anket göstergeleri yılın ikinci çeyreğinde sanayi istihdamında artışın sürdüğüne işaret etti. Kurul, önümüzdeki dönemde toplam istihdamın ılımlı artışlar sergileyeceğini öngördü. Öte yandan, küresel ekonomiye dair belirsizlikler önümüzdeki dönemde istihdam artışını sınırlayabilecek bir unsur olarak önem arz etti.


-SERMAYE AKIMLARINDA ZAYIFLAMA GÖZLENDİ-


Yakın dönemde küresel para politikalarına ilişkin artan belirsizlik nedeniyle sermaye akımlarında zayıflama gözlendi. Özellikle önde gelen gelişmiş ülke merkez bankalarının uyguladığı destekleyici para politikalarının önemli bir parçası olan miktarsal genişleme politikalarından çıkışa yönelik belirsizliklerin belirginleşmesi gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışları yaşanmasına yol açtı. Para politikalarına dair belirsizliklerin yanında, gelişmiş ülkelerde bilanço düzeltme sürecinin devam ediyor olması ve parasal aktarım mekanizmasının işleyişindeki aksaklıkların sürmesi küresel düzeyde oynaklığın yüksek seyretmesine neden oldu.


-ROM, DÖVİZ KURLARINDA YAŞANAN OYNAKLIĞI SINIRLAYICI YÖNDE KATKIDA BULUNDU-


Kurul, rezerv opsiyonu mekanizmasının (ROM'un) sermaye hareketlerindeki oynaklığa karşı otomatik dengeleyici olarak çalıştığını değerlendirdi. Sermaye girişlerinin güçlü olduğu dönemlerde ROM aracılığı ile tuttukları döviz rezervi miktarlarını artıran bankalar sermaye çıkışı döneminde de ROM çerçevesinde Merkez Bankası nezdinde tuttukları bu döviz rezervlerini kullanmışlardır. Böylelikle ROM, döviz kurlarında yaşanan oynaklığı sınırlayıcı yönde katkıda bulundu.


Kurul artan oynaklığa karşı gerekli görüldüğünde kısa süreli ek parasal sıkılaştırma ve döviz satım ihalelerinin de uygulanabileceğini belirtti ve para politikası araçlarında herhangi bir değişikliğe gitmedi. Öte yandan Kurul, kredi büyüme oranlarının, hem tüketici hem de ticari kredilerde olmak üzere, referans değerlerin üzerinde artmaya devam ettiğini belirtti.


-DÖVİZ SATIM İHALELERİ AŞIRI HIZLI KREDİ GENİŞLEMESİNİ YUMUŞATACAK-


Kurul, sağlıklı bir şekilde toparlanan iç talep, referans değer üzerinde artan krediler ve küresel belirsizlik sonucu oluşan döviz kuru hareketlerinin fiyatlama davranışı üzerindeki etkilerinin yakından izlendiğini ifade etti. Küresel ekonomiye dair belirsizliklerin ve sermaye akımlarındaki oynaklığın sürmesi nedeniyle para politikasında her iki yönde de esnekliğin korunmasının uygun olacağı belirtildi. Kurul, bu doğrultuda Merkez Bankası tarafından sağlanan Türk lirası likiditesinin kompozisyonunda gereken ayarlamaların yapılacağını belirtti. Kompozisyon ayarlamasındaki en önemli araç net dış varlıklardan net iç varlıklara ve kalıcı likiditeden kısa vadeli fonlamaya kaymayı sağlayan döviz satım ihaleleri oldu. Kurul, döviz satım ihalelerinin hem döviz kurlarındaki aşırı değer kaybı baskısını piyasa şartları içinde sınırlayacağını, hem de TL likiditesini çok daha kısa vadelere kaydırarak aşırı hızlı kredi genişlemesini yumuşatacağını değerlendirdi.


Kurul, maliye politikasına ve vergi düzenlemelerine ilişkin gelişmeleri enflasyon görünümüne etkileri bakımından yakından takip etti. Para politikası oluşturulurken Orta Vadeli Program'da belirlenen çerçeve esas alındı. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde mali disiplinin korunacağı ve yönetilen veya yönlendirilen fiyatlarda öngörülmeyen bir artış gerçekleşmeyeceği varsayıldı. Maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesi söz konusu olabilecek. - Ankara

Kaynak: ANKA