Psakd Başkanı Gümüş: Diyanet Alevilik Konusunda Fetva Veremez
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (Psakd) Başkanı Fevzi Gümüş, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'nun "Cemevleri İbadethane Statüsü Verilmesi Kabul Edilemez" Sözlerine Tepki Göstererdi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Başkanı Fevzi Gümüş, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'nun "Cemevleri ibadethane statüsü verilmesi kabul edilemez" sözlerine tepki göstererek "Aleviliğin tanımı konusunda, Alevi inanç ve ibadetleri konusunda, Alevilerin ibadethanesinin neresi olduğu konusunda hiçbir şekilde Alevilere dünyalar kadar uzak olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın söz söylemesi, fetva vermesi kabul edilemez" dedi.
Gümüş, yaptığı yazılı açıklamada AKP'nin başlatmış olduğu Alevi Açılımı kapsamında bugün yapılan 7. çalıştaya Diyanet İşleri Başkanlığı'nın da katıldığını belirterek Diyanet İşleri Başkanlğı'nın "Türkiye demokrasisinin üzerinde en büyük tehditlerden ve vesayet kurumlarından birisi" olduğunu savundu. Hükümet'in çalıştayı "Aleviliği Sünnilik içinde eritmeye aracılık edecek "yandaş' sözde Alevi kurumları" ile birlikte yaptığını ifade eden Gümüş, şöyle dedi:
"Bu çalıştaydan önce ilgili Devlet Bakanı Faruk Çelik'e kendisine bağlı olan Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu tarafından "cemevleri' konusunda fetva yani talimat verilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir bakanına, ona bağlı Diyanet İşleri Başkanının talimat-fetva vermesi Alevilerin yıllardır Türkiye demokrasinin üzerinde en büyük tehdit ve vesayet kurumu görüşümüzü doğrulayan bir gelişmedir. Bakan Çelik Diyanet İşleri Başkanı ile yaptığı görüşmenin ardından kendisine verilen talimata-fetvaya uygun şekilde "Cem evlerinin statünün ne olacağı konusunda siyasilerin karar verici olmamaları gerekir' diyerek fetva-vesayet makamını adres göstermiştir."
3-4 Haziran'da Alevi açılımı için yapılan ilk çalıştayda 35 Alevi kurumunun ortak taleplerini Hükümet'e bildirdiğini anımsatan Gümüş, "Hükümet eğer Alevi açılımı yapılacak idiyse birinci çalıştaydan sonra yapardı. Ancak AKP hükümeti "Alevi açılımı' dediği süreci sulandırdı" dedi. Hükümet'in Aleviliği Diyanet İşleri Başkanlığı yetkililerine, ilahiyatçılara sorarak "Türk, İslam sentezi" mantığına göre bir Alevilik kurgulamaya çalıştığını kaydeden Gümüş, "Aleviliğin tanımı konusunda, Alevi inanç ve ibadetleri konusunda, Alevilerin ibadethanesinin neresi olduğu konusunda hiçbir şekilde Alevilere dünyalar kadar uzak olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın söz söylemesi, fetva vermesi kabul edilemez. Dün şeyhülislam fetvalarıyla hakkında katliam hükümleri verilen Aleviler ve inançları, ibadet merkezleri bugün diyanet fetvalarıyla yok sayılmakta, Sünnileşmeye zorlanmaktadırlar" görüşüne yer verdi.
-"BU HÜKÜMET'TEN ALEVİ SORUNUNU ÇÖZMESİNİ BEKLEMİYORUZ"-
Alevilerin demokrasi ve insan hakları bağlamında eşit yurttaşlık hakkı istediğini vurgulayan Gümüş, şunları kaydetti:
"Alevi sorunu, Alevilerle çözülür. AKP hükümetinin son bir yıldır ortaya koyduğu politikalar samimiyetten uzak kültür ve inancımızı tartışmaya açan saygısız bir siyasettir. Böylesi bir hükümetten "Alevi sorununu çözmek' gibi bir beklentimiz yoktur. Ancak bu iktidarın Alevileri AKP'ye yedeklemeye, Aleviliği de Sünnilik içinde asimile etmesine kayıtsız kalmayacağımızın da kamuoyunca bilinmesi gerekir. Nasıl Demokratik Alevi Örgütlenmesi 8 ve 9 Kasım'larda yüz binlerce Alevi'yi demokratik istemleri konusunda bir araya getirdiyse, bundan sonra da AKP'nin Alevileri aldatmaya yönelik çabası karşısında daha kararlı bir şekilde bir araya getirmeye devam edecektir.
Alevilerin cemevi talebi, kendi inanç ve kültürlerini öğrenme talebi, çocuklarının asimilasyona maruz kalmaması talebi, zorunlu din derslerinin kaldırılması talebi, Alevi tapınaklarının Alevilere iade edilmesi talebi, Alevi köylerine cami yapılmaması imam atanmaması, imamların geri çekilmesi talebi, kamuda, çalışma yaşamında ayrımcılığa uğramamama talebi, Madımak Oteli'nin müze olması talebi kısacası eşit yurttaşlık talebi Alevilerin daha kararlı ve inançlı olarak fiili demokratik mücadelesini gerektiriyorsa Demokratik Alevi Örgütlenmesi bu sorumluluğunu yerine getirmekten asla geri durmayacaktır." (ANKA)
(HH/BÜN)