Rota Virüsünde Mevcut Durum Salgın Değil, Aşı Kritik Önemde

Son Güncelleme:

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Mukaddes Kılıç Sağlam, rota virüsünün belirtileri, risk grupları ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Virüs, özellikle 2 yaş altındaki çocuklar için tehlikeli olup aşı ile koruma sağlanabiliyor.

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Mukaddes Kılıç Sağlam, rota virüsü hakkında bilgilendirmede bulundu. Rota virüsü enfeksiyonları genellikle sonbahar ve kış aylarında daha sık görülse de yılın her döneminde ortaya çıkabilir. Hastanede rota virüsüne bağlı yatışlar sık görülüyor olsa da bu sayıların önceki yıllarla benzer düzeyde olduğu belirtildi, bu nedenle mevcut durumun bir salgın olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı.

En riskli grup 2 yaş altı çocuklardır, ancak genel olarak 5 yaşın altındaki tüm çocuklar risk altındadır. Özellikle kreş ve anaokulu gibi toplu yaşam alanlarında virüs kolay yayıldığı için bu yaş grubunda enfeksiyon daha sık karşılaşılır. Rota virüsünün en yaygın belirtileri ishal, kusma, ateş ve karın ağrısıdır, zaman zaman dışkıda kan görülmesi, ağız ve boğazda kuruluk, uyku hali, iştahsızlık, yorgunluk, halsizlik ve baş dönmesi de eşlik edebilir.

Ailelerin özellikle sıvı kaybı belirtilerine dikkat etmesi gerekmektedir. Ağız kuruluğu, gözyaşında azalma, idrar miktarında belirgin düşüş, dalgınlık ve genel durum bozukluğu varsa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Küçük çocuklarda sıvı kaybı hızlı gelişebileceği için bu belirtiler önem taşır. Rota virüsü enfeksiyonu genellikle 3 ila 7 gün içinde kendiliğinden düzelir, ancak ağır seyretme riski özellikle 2 yaş altındaki bebeklerde, bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklarda ve yeterli sıvı alamayanlarda daha yüksektir.

Rota virüsü öncelikle dışkı yoluyla bulaşır. Kontamine yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi, el-ağız teması, kişisel eşyaların ortak kullanımı ve ellerin yeterince sık ve doğru yıkanmaması bulaşmayı kolaylaştırır. Virüs kapı kolları, oyuncaklar ve diğer sert yüzeyler üzerinde uzun süre canlı kalabildiği için bu yüzeyler aracılığıyla da yayılabilir. Ev içinde bulaşmayı önlemek için el hijyenine dikkat edilmeli, çocuğun altı değiştirildikten sonra eller mutlaka sabun ve suyla yıkanmalı, sık temas edilen yüzeyler ve oyuncaklar düzenli olarak temizlenmelidir.

Rota virüsü tedavisinde en önemli yaklaşım kaybedilen sıvının yerine konmasıdır. Hastalığın en önemli riski sıvı kaybıdır, bu nedenle çocuklara bol sıvı verilmesi, mümkünse oral rehidratasyon solüsyonlarının kullanılması büyük önem taşır. Antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur. Hafif ve orta şiddetteki vakalarda evde bakım yeterli olabilir, ancak ağızdan sıvı alamama, sürekli kusma, idrar miktarında belirgin azalma, ağız kuruluğu, gözyaşında azalma, dalgınlık, yüksek ateş veya genel durum bozukluğu varsa vakit kaybetmeden hastaneye başvurulmalıdır.

Rota virüsü aşısı özellikle 2 yaş altındaki bebekleri ciddi hastalıktan korumada etkilidir. Ağız yoluyla uygulanır ve genellikle 2–3 doz olarak programlanır. Aşının en önemli faydası, ağır seyreden ishal ve kusma nedeniyle hastaneye yatış gerektiren vakaları büyük ölçüde önlemesidir. Aşı hastalığı tamamen engellemese de ciddi vakaları yüzde 85–95 oranında önleyerek önemli bir koruyucu etki sağlar. Aşılı çocuklarda hastalık genellikle daha hafif geçer ve komplikasyon riski düşüktür.

Aşı yaptırılmayan çocuklar özellikle 2 yaş altında ciddi risk altındadır. Bu durum hızlı sıvı kaybına, hastaneye yatışa ve nadiren de olsa hayati komplikasyonlara yol açabilir. Hastanede yatış yapılarak izlenen rota virüs vakalarının tamamı aşısız çocuklardan oluşmaktadır. Aşılanmamış çocuklarda hastalık daha ağır seyredebilir ve bulaş riski yüksektir, ayrıca küçük kardeşler ve okul/kreş ortamındaki diğer çocuklar için yayılma riski artar. Bu nedenle aşı hem bireysel hem de toplumsal koruma açısından kritik öneme sahiptir.

Kaynak: Son Dakika Haber Servisi