Savunma Sanayii Başkanı Görgün, SAHA 2026'nın açılışında konuştu Açıklaması
"Türkiye’yi savunma ve havacılık ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasına taşımayı hedefliyoruz" - "Sahip olduğumuz savunma sanayisi kapasitesi, uluslararası alanda omuzlarımıza yeni sorumluluklar yüklemiştir. Türkiye’nin bu konudaki yaklaşımı nettir. Biz gücümüzü kaosun değil, istikrarın hizmetine sunuyoruz"
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatının kısa süre içerisinde 11 milyar doların üzerine çıkarak dünyada ilk 10 ülke arasına taşımayı hedeflediklerini söyledi.
Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı başladı.
Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu etkinliğin açılış töreni Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ile çok sayıda ülkeden üst düzey isimlerin katılımıyla gerçekleştirildi.
Görgün, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, sahip oldukları savunma sanayisi kapasitesinin uluslararası alanda omuzlarına yeni sorumluluklar yüklediğine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin bu konudaki yaklaşımı nettir. Biz gücümüzü kaosun değil, istikrarın hizmetine sunuyoruz. Teknolojimizi gerilimin bir aracı değil, barışın ve güvenliğin teminatı olarak görüyoruz. Bu anlayışla, geçtiğimiz 12 aylık dönemde 185 ülkeye toplamda 10,5 milyar dolarlık savunma ve havacılık ihracatı gerçekleştirdik. Yakında 11 milyar doların üzerine çıkarak Türkiye'yi savunma ve havacılık ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasına taşımayı hedefliyoruz.
Bu hedefi yakalayacağımıza eminiz, zira artık savunma sanayisinde yalnızca hedef koyan değil, koyduğu hedeflere adım adım ulaşan bir Türkiye var. Kendi mühendisinin aklına güvenen bir Türkiye var. Kendi sanayicisinin emeğine sahip çıkan bir Türkiye var. Kendi gencinin hayaline yatırım yapan bir Türkiye var. Kendi teknolojisini geliştiren ve dünyaya sunan bir Türkiye var. SAHA 2026, işte bu Türkiye'nin en güçlü vitrinlerinden biridir."
Görgün, elde edilen başarıların temelinde başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü iradenin yanında stratejik yaklaşım ve vizyonun yanı sıra yoğun emek, mühendislik kabiliyeti ve vatan sevgisinin bulunduğunu ifade etti.
"Tüm paydaşları bir araya getiren çok boyutlu bir deneyim ve işbirliği platformu"
Görgün, gelinen noktayı yeterli görmediklerinin altını çizerek, savunma sanayisinin gücünün yalnızca büyük ana yüklenicilerle ölçülemeyeceğini belirterek, bu çerçevede SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nın sadece bir fuar değil, tüm paydaşları bir araya getiren çok boyutlu bir deneyim ve işbirliği platformu olacağını vurguladı.
Fuarda ana yüklenicilerin yeni tedarikçilerle tanışacağını ve KOBİ'lerin küresel firmalarla temas kuracağını aktaran Görgün, şunları kaydetti:
"Genç girişimlerimiz yatırımcılarla buluşacak. Dost ve müttefik ülkelerle ortak üretim ve teknoloji geliştirme modelleri değerlendirilecek. SAHA 2026 tüm bu açılardan çok kıymetli bir buluşma zemini oluşturuyor. Aynı zamanda kapsamlı programıyla öne çıkıyor. Fuar boyunca ürün lansmanları, imza törenleri, B2B, G2B, G2G görüşmeleri ve yatırımcı buluşmaları gerçekleştirilecek. Düzenlenecek etkinlikler ve panellerde geleceğin teknolojileri derinlikli bir şekilde ele alınacak. Böylece SAHA 2026, yalnızca bir fuar değil, çok boyutlu bir deneyim paylaşımı ve işbirliği platformu olacaktır."
Görgün, bu yıl "Teknolojiye Hükmet, Geleceği Şekillendir" mottosuyla düzenlenen fuarın sektör açısından taşıdığı öneme dikkati çekerek, stant alanının her organizasyonda en az yüzde 50 artarak bugün 120 bin metrekareye ulaştığını belirtti.
"Kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı sıfırlayacağız"
SSB Başkanı Görgün, savunma sanayisinin geldiği seviyede en büyük payın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ait olduğunu anlatarak, "Kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı sıfırlayacağız. İhracatımızı sürdürülebilir biçimde büyüteceğiz. Firmalarımızın küresel rekabet gücünü daha da yükselteceğiz. Kamu, sanayi ve akademi arasındaki işbirliğini güçlendireceğiz. Ana yüklenici ile KOBİ arasındaki bağı daha verimli hale getireceğiz. İnsan kaynağımızı, teknolojik hedeflerimizle uyumlu şekilde geliştireceğiz. Bu hedeflere ulaşmada, dost ve müttefik ülkelerle güvene dayalı yeni işbirlikleri geliştirmek hayati önemdedir." diye konuştu.
Görgün, Türkiye'nin savunma sanayisinde güvenilir, tecrübeli ve uzun vadeli düşünen bir yol arkadaşı olduğuna değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizim işbirliği anlayışımız, yalnızca ürün satışıyla sınırlı değildir. Biz, ortak aklı, ortak emeği ve ortak kabiliyeti esas alan bir sanayi yaklaşımına inanıyoruz. Bu yaklaşım, birlikte geliştirmeye, birlikte üretmeye ve kazan-kazan ilişkisi kurmaya dayalıdır. Bugün Türk savunma sanayisi şirketleri, dünyanın farklı coğrafyalarında yalnızca ürünleriyle değil, mühendislik birikimiyle, entegrasyon kabiliyetiyle, bakım-idame tecrübesiyle ve eğitim altyapısıyla da değer üretmektedir. Biz bu birikimi dost ve müttefik ülkelerle daha güçlü ortaklıklara dönüştürmeye hazırız. Her ülkenin kendi sanayi önceliklerini, yerel yetkinliklerini ve güvenlik ihtiyaçlarını dikkate alan esnek modeller geliştirebiliriz. Tek taraflı bağımlılıklar yerine, adil ve sürdürülebilir ortaklıkları önemsiyoruz."
Temmuz ayında Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi ve Savunma Sanayii Forumu'nun, son derece kıymetli bir zemin olduğuna değinen Görgün, Forumun NATO'nun bugüne kadar düzenlediği en büyük savunma sanayisi etkinliği olacağının altını çizdi.
Görgün, Türkiye olarak bu süreci, yalnızca diplomatik bir temas takvimi olarak görmediklerini vurgulayarak, "Aynı zamanda müttefiklerimizle savunma sanayisi işbirliklerini derinleştirecek, tedarik zincirlerimizi daha dirençli hale getirecek ve ortak kabiliyet geliştirme anlayışını güçlendirecek stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. SAHA 2026'da kurulacak temasların, bu büyük buluşmaya güçlü bir hazırlık zemini oluşturacağına inanıyorum. Burada atılacak her adımın, kolektif güvenliğimize katkı sunacağına yürekten inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.