Uygulamayı yükle! YÜKLE

Sivil Toplum Örgütleri Genelkurmay'a Tepkili

Son Güncelleme:

Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Sonrası Genelkurmay Başkanlığı Tarafından Yapılan Yazılı Açıklamaya Tepki Gösteren 5 Sivil Toplum Örgütü Temsilcisi, Ortak Açıklama Yaptı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya tepki gösteren 5 sivil toplum örgütü temsilcisi, ortak açıklama yaptı.


Genelkurmay Başkanlığı'nın gece yarısı yayınladığı açıklamasına, Diyarbakır'da bulunan sivil toplum örgüt temsilcileri yaptıkları basın açıklamasıyla tepki gösterdi. Diyarbakır Adliyesi önünde yapılan açıklamaya, İnsan Hakları Derneği (İHD), Mazlum-Der, Diyarbakır Barosu, Özgür-Der ve Ayder ve Mustazaf-Der'in de aralarında bulunduğu sivil toplum örgüt temsilcisi katıldı. STÖ'ler adına açıklamayı yapan Mazlum-Der Bölge Koordinatörü Selahattin Çoban, Cumhurbaşkanı'nın taşıması gereken vasıfların Anayasa'da


açıkça belirtilmiş olmasına rağmen 'özde bağlılık, sözde bağlılık' gibi subjektif kriterlerin geliştirilmesinin hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğunu söyledi. Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamalarını Türkiye'nin iç barışı ve güvenliği için ciddi bir risk olarak niteleyen Çoban, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin askerin siyasete müdahalesini kabul etmediğini belirtti. Hükümetin bu açıklamalara göz yummaması gerektiğinin altını çizen Çoban, Genelkurmay Başkanlığı'nın yaptığı açıklamanın


hukuk devleti anlayışını tehdit eder nitelikte olduğunu söyledi. Çoban, son olarak yargının hemen devreye girerek, suç işleyenin kimliğine ve sıfatına bakılmaksızın soruşturma mekanizmasını derhal başlatması gerektiğini dile getirdi.


Diyarbakır Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu, Genelkurmay Başkanlığı'nın yaptığı açıklamayı 'darbe teşebbüsü' olarak yorumladı. İç Hizmet Kanunu'nun Genelkurmay'a verdiği böyle bir yetkinin olmadığını söyleyen Tanrıkulu, yapılan açıklamaların doğrudan doğruya Türkiye Anayasası ve Ceza Yasaları'na aykırı bir durum olduğunu belirtti. Tanrıkulu, "Ancak bu açıklamanın yolu Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın 12 Nisan tarihindeki açıklamasıyla başladı. Bizim açımızdan kötü olan ve kabul edilemez olan


şey ise mevcut iktidarın 12 Nisan'daki açıklamalar ile ilgili Büyükanıt için 'Devlet adamı gibi konuştu' demiş olmasıydı. Genelkurmay Başkanlığı'nın bu açıklamasının sorumluluğu başta AK Parti iktidarına aittir. Hükümet derhal halktan aldığı bu yetki ile gereğini yapmalı. Bunun gereği de nettir. Genelkurmay Başkanı ve tüm ordu komutanlarının derhal görevden çektirilmesi gerekmektedir. Hükümet ancak bunu yaptığı takdirde meşruluğunu ortaya koyar. Aksi takdirde 'darbe' teşebbüsüne sessiz kalacaktır. Eğer


hükümet o kararlığı gösterirse Diyarbakır ve Türkiye bu kararlılığın arkasında olacaktır" dedi.


(ME-FA-ÖK-ÖK-Y)

Kaynak: İHA