Şöhret Başkalarında Kiracı, Bende Ev Sahibi!
Yeni albümüne adını veren 'Kasetimi Al' şarkısıyla dikkat çeken Cenk Eren, şöhrete geç ulaştığını söylüyor: Bana sindire sindire geldi şöhret, şimdi tadını....
Birbiri ardına açtığı mekanlarla İstanbul gece hayatını hareketlendiren, bu yaz Bodrum ve Kıbrıs'ta açağı mekanlarda da düzenli olarak sahneye çıkacak olan Cenk Eren, yeni albümü 'Kasetimi Al'la sevenlerinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Albümlerini uzun aralıklarla çıkaran Eren, hareketli şarkılarıyla bu kez sevenlerini şaşırtacak bir projeye imza atmış. Eren ile pazartesi günü piyasaya çıkacak olan yeni albümünü ve yaz için planlarını konuştuk...
Herkes deli gibi kaset alırken kaset yapmadınız, şimdi ortada kaset kalmadı; 'Kasetimi Al' diyorsunuz...
Enteresan değil mi, ironi. Onur Özdemir ile Alper Öznarman'ın şarkısı bu; çok hoşuma gitti. İlk başta tedirgin oldum aslında komik bir şey mi yapıyorum diye, sonra düşündüm; "Ben komik bir adamım, niye yapmayayım?" dedim. Ortalarda kasetler uçuşurken yapmayıp şimdi CD'lerin bile esamesi okunmazken ben "Hadi kasetimi alın" diyorum.
ŞIKIR ŞIKIR BİR ŞARKI
Siz kaset yaptınız mı hiç?
Tabii, ilk albümüm kasetti; 94-95 yıllarında falan çıkmıştı.
Müzik hayatınız boyunca çok az albüm yapmış biri olarak albümlerin hiç satmadığı dönemde böyle bir işe girişmek deli cesareti değil mi?
Satacak!
İddialısınız yani...
Evet, çünkü güzel şarkılar yaptık. Belki çok büyük rakamlara ulaşamayacağız ama şarkılar çok sevilecek. Özellikle 'Kasetimi Al' insanların şıkır şıkır oynayacakları bir şarkı oldu.
Sizden dinlemeye alışık olduğumuz tarzda bir parça değil, çok farklı.
Evet. Ben ilk albümümde hızlı bir şarkıyla çıkmıştım ama aradan geçen bunca yılda yaptığım bütün albümlerde hep slow şarkılar ağırlıklı oldu. Ama olgunlaştıkça hareketli olmaya karar verdim! (Gülüyor)
ŞAŞIRTMAYI SEVERİM
Başkaları olgunlaştıkça durulur...
Benim her şeyim tersine, bayılıyorum ters şeyler yapmaya. Şaşırtmayı da çok severim, şaşırmayı da...
'Herkes benden slow şarkılar duymaya alışık, bunu nasıl karşılarlar' diye bir tereddüdünüz oldu mu?
Tedirgin olmadım çünkü artık o rahatlığım var. Canım isterse iki ay sonra slow şarkılardan oluşan bir albüm yaparım. O lükse ulaştım artık. 'Kasetimi Al' şarkısını söylerken de çok eğlendim ve böyle bir albüm yapmaya karar verdim. Aslında o slow şarkıları söyleyen adam da benim ama sahnede de tam tersiyim. Sahnede çok eğlenceli, çok hareketliyimdir. Bugüne kadar ikisi hep farklı oldu; sahnedeki adamla, albümlerdeki şarkıları söyleyen adam hep farklı gibiydi. Bu sefer ikisi aynı anda olsun, sahnedeki halimi albüme de yansıtayım istedim.
Niye bugüne kadar sahnede izlediğimiz Cenk Eren ile albümlerini dinlediğimiz Cenk Eren farklıydı?
Bu, prodüktörlerin hatası olabilir... Şimdi her şeyi kendim yapabildiğim için doğrusunun bu olduğunu düşünüyorum. O zamanki prodüktörlerim belki böyle olsun istediler, öyle bir repertuvarı direttiler bana. Benim de o zaman fazla seçme şansım yoktu, "Onlar doğru biliyordur" dedim. Aslında böyle olması şimdi hoşuma da gidiyor. Dönüp baktığınız zaman bar çıkışlı bir şarkıcıyım ama Sabahattin Ali'nin şiiri bestelenmiş, bir albümümde onu okumuşum. İki tarafta da olmak çok güzel.
Asıl Cenk Eren hangisi peki?
Daha kimse görmedi aslını. İkisi de değil; daha neler var göstereceğim!
ONLAR ALBÜMÜ ALMASIN!
Yeni nesil kaset dönemlerini pek hatırlamıyor. 'Kasetimi Al' demeniz onlar için bir şey ifade edecek mi?
Doğru; bazen "Kaset ne abi, ne kaseti?" diyorlar ama bir şeyi yaşamamış olmak, onun hakkında bilgi sahibi olmamak anlamına gelmiyor. Bizim yeni jenerasyon gençlerde öyle bir şey var ama; 20 yaşındaki çocuğa 12 Eylül'ü soruyorsun, Kenan Evren'i soruyorsun, "Bilmiyorum, tanımıyorum" diyor. Kaseti de bilmeyebilir 20 yaşındaki çocuk. Zaten Kenan Evren'i tanımıyorsa, kaseti de bilmemesi çok normal. Kenan Evren'i tanımayanlar da albümümü almasın zaten.
My Piyasa'dan sonra My Pavyon geldi; şimdi sırada ne var?
Evet, bu sene bir şey çıkarmam lazım. Türkçe müzik yapan altı-yedi tane mekan açıldı, benim artık başka bir şey yapmam lazım. Ama daha ne yapacağıma karar veremedim. Bir türkü bar açabilirim belki. (Gülüyor)
Batakhane adlı bir mekan açma projeniz vardı; vaz mı geçtiniz?
Vazgeçmedim, önümüzdeki sezon açmayı planlıyorum. Şu sıralar mekanı nerede açabiliriz diye yer bakıyoruz. İsmine uygun bir yerde açalım istiyoruz.
KALBİM ÇOK TEMİZDİR
Size şöhret biraz geç mi geldi sizce, ne dersiniz?
Müziğe 20 yaşında başladım. 12 senedir falan şöhretim. Şu an 45 yaşında olduğuma göre 33 yaşında şöhret olmuşum. Ee geç gelmiş tabii. Ama iyi ki geç gelmiş, sindirmişim şöhreti. Erken geldiği zaman sindiremiyorlar, ne oldum delisi oluyorlar. Bana ufak ufak, sindire sindire geldi şöhret; şimdi tadını çıkarıyorum. Hiç gitmez benden artık. Yani şöhret bende ev sahibi oldu, belki başkalarında kiracı ama...
Bunu planlayarak yapmadınız herhalde...
Yok, çok temiz kalple yaptım, kimsenin kuyruğuna basmadım, kimse için kötü bir şey düşünmedim. Ben çok iyi niyetliyim, benim kalbim çok temiz. Berrak suya küçücük, toplu iğne başı kadar bile leke koymadım.
#Sayfa#
90'LAR MODASI BENİMLE BAŞLADI
Son dönemde 90'lar ve 90'ların sanatçıları yeniden popüler oldu. 'Kasetimi Al' da 90'lara bir gönderme mi?
Ben aslında 90'lar modasını 2.5-3 yıl önce My Piyasa adlı mekanımla başlattım. İstanbul'un Türkçe müzik çalan ilk yeriydi. My Piyasa'da 90'lı yılların popüler olmuş Türkçe müziklerini çala çala, arkamdan altı-yedi tane daha böyle bir mekan açılmasına vesile oldum.
BENDEN KOPYA ÇEKTİLER
"90'lar trendini ben başlattım" diyorsunuz yani...
Biraz öyle değil mi? Belki albüm anlamında değil ama Türkçe müzik çalan mekanlar anlamında ben başlattım. Daha sonra benden kopya çekmiş olabilirler. (Gülüyor)
Peki, son dönemde 90'ların bu kadar popüler olmasına ne diyorsunuz?
Suşi moda olur ama sonuçta
ALBÜME İDDİALI GİRMİŞİM, DEĞİL Mİ?
Albümde beş şarkı var ve hepsi çok ünlü müzisyenlerin imzasını taşıyor...
Bu albümün en büyük özelliği; Mustafa Ceceli, Sinan Akçıl, Cemil Bardakçı ve Özgül Ordulu gibi dört aranjörün imzasını taşıması. Bu dört arkadaşım da geçmişte benim orkestra şefliğimi üstlendiler. Ağabeyleri böyle bir albüm yapınca hepsi güzel güzel bu aranjeleri yaptılar. İki şarkımız Onur Baştürk'ün, bir şarkı Alper Narman ve Onur Özdemir'in, bir tane Fettah Can, bir tane de Sinan Akçıl'ın şarkısı var. Vokal koçum Levent Yüksel, süpervizör'um İzel, yapımcım Polat Yağcı. İddialı girmişim albüme, değil mi? (Gülüyor)
Şimdi mi fark ettiniz bunu?
Şimdi fark ettim! Bu isimlerin hepsi benim çok sevdiğim dostlarım. Belki başkası için bu kadar ismi bir araya getirmek iddialı ve zor olabilir ama bu isimlerin hepsi bana bir telefon kadar yakınlar. Kimisiyle aynı anda yola çıkmışız, kimisiyle belki yolun ortasında tanışmışız...
#Sayfa#
HAYATIMDA BİRİ OLSA YAN GELİR YATARIM
Albümde 'O Aşk Eskidendi' adında bir şarkı var. Sizin için de aşk eskide mi kaldı?
Onur Baştürk'ün yazdığı şarkı o. Kime, niye yazmış bilmiyorum ama çok güzel bir şarkı. Ben yorumcuyum, o kadar içine dalamam şarkının. Benim görevim onu iyi yorumlamak. Ama tabii ki yorumumla şarkının duygusunu vermek zorundayım. Sorunuza gelince; bende aşk eskiden de vardı, gelecekte de olur.
Şimdi?
Var gibi.
AŞKTAN GÜZELİ YOK!
Sürekli iş düşünüyorsunuz. Hayatınıza girecek kişi buna isyan etmez mi?
Yalnızken sadece iş düşünüyorum evet ama birisi olsa hiçbir şey düşünmem; yan gelir yatarım. (Gülüyor)
Ama o zaman da işler rayında gitmez...
Aman gitmesin; ondan daha güzel iş mi var!
MÜKEMMELİ ARAYAN BİR İNSANIM
Pek belli etmiyorsunuz ama siz bana biraz otoriter, sert biri gibi geliyorsunuz...
(Gülüyor) Otoriter demeyelim de ona... Ben detaycı ve mükemmeliyetçi, yani mükemmeli arayan bir adamım, işimde de biraz disiplinliyim. Bir sürü insanla çalışıyorum, ben kötü olsam kimse hiçbir şekilde yanımda durmaz herhalde. Yol arkadaşlarım, benim detaycılığımı, mükemmeliyetçiliğimi sevdikleri için beni tolere ediyor.
Bu yaz Bodrum ve Kıbrıs'ta sahneye çıkacaksınız, değil mi?
My Pavyon ve My Piyasa'yı Bodrum Türkbükü'nde açıyoruz. Bir My Pavyon da Kıbrıs'ta açılıyor. Yani bu yaz Kıbrıs- Bodrum arasında mekik dokuyacağım.
SAHNEDE ÖNCE BEN EĞLENİRİM
Siz müzik listelerinin kralı olamadınız belki ama eğlence hayatının kralı oldunuz diyebiliriz, değil mi?
Teşekkür ederim, doğrudur tespitiniz. İnsanlar ben sahnedeyken çok eğleniyor çünkü önce ben eğleniyorum. Gelen insanlara kıymet veriyorum ben, onlar benim baş tacım. Ben o sahnenin kralıysam; orada oturanların hepsi de o dükkanın kralları, kraliçeleri, prensleri, prensesleri... Ben onlara bunu hissettiriyorum.
Sabah : http://www.sabah.com.tr