Soma'daki Maden Faciası

Son Güncelleme:

Konya'da "Öksüz Ozan" mahlaslı Ahmet Yıldırım, bestelediği eserinde Soma'daki maden faciasında yaşanan acıyı mısralara döktü.

Konya'da 25 yıllık halk ozanı Ahmet Yıldırım, Soma'daki maden faciasıyla ilgili bestelediği eserinde Türkiye'nin yaşadığı ortak acıyı dile getirdi.


"Öksüz Ozan" mahlasını kullanan Ahmet Yıldırım (50), AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk ozanlarının her dönemde milletin duygu ve düşüncülerine tercüman olduklarını söyledi.


"Halk ozanı demek; halkın gören gözü, konuşan dili, duyan kulağıdır" diyen Yıldırım, Soma'da 301 maden işçisinin hayatını kaybettiği facianın kendisini derinden yaraladığını ifade etti.


Manisa'da askerlik yaptığını, o bölgeyi çok iyi bildiğini dile getiren Yıldırım, "301 canın toprağa düşmesine bir halk ozanı olarak kayıtsız kalamazdım. Hepsi bizim kardeşimizdi. Dünyanın neresinde bir can gitse, bizden de bir can gider. En azından içimiz burkulur, insan olarak" dedi.


Faciayla ilgili haberleri medyadan takip ettiğini, can kaybının her geçen saat arttığını üzüntüyle öğrendiğini belirten Yıldırım, "Sayı en son 301'e dayandı. 'İnşallah bundan sonra daha fazla olmaz' dedim ve Soma şehitlerimiz için şiir yazdım. 1800'lü yıllarda yaşanan deprem, sel gibi felaketleri halk ozanları, aşıklar ve şairler o dönemde destanlaştırmışlar. Biz de olanları kitaplardan okuyup, öğreniyoruz. Bizim bugün Soma için yaptığımız eserler de gelecek kuşaklara kalacak. Onlar da bu sayede bugün yaşananlardan haberdar olacak" diye konuştu.


Ahmet Yıldırım'ın yazıp, bestelediği eserin sözleri şöyle:


SOMA'DA


(Maden şehitlerine rahmet ve minnetle)



Türkiye'm elemde hıçkıran seste


Madenin yasını tutar Soma'da


Gül matemli açar hüzünlü beste


Bülbüller acıyla öter Soma'da



Kime bir şey sorsan yarası derin


Elleri koynunda kadının erin


İhmali olandan hesabı sorun


Sanmam bu ıstırap biter Soma'da



Toprağın altında sevdiği inler


Mutluluk beklenen gelecek günler


Elleri kınalı taze gelinler


Oldu seksenlikten beter Soma'da



Sen gittin madencim yanıyor döşüm


Ne baharın belli ne yazın kışın


Kabrine sarılır evladın eşin


Ayrılık buhranı tüter Soma'da



İhmal var tedbir yok ranta giden yol


Can veren gariban beyim rahat ol


Sıyırır paçanı atarsın çok gol


Belki servet yükün artar Soma'da



Kömürün karası vicdanın akı


Ellerdeki nasır helallik takı


Aldığı ücreti değildi hakkı


Bu acı içime batar Soma'da



Beş liralık maske korumaz tozdan


Patronum cebini sever bu yüzden


Beden bitap düştü zehirli gazdan


Afet bir gün gelir çatar Soma'da



Değişmez madenin ilkem modası


Moderin asırda vicdanın pası


Daha yapılmamış kaçış odası


Olumsuzluk katar katar Soma'da



Öksüz Ozan böyle bir destan oldu


En son üç yüz birdi sor kaç can oldu


Onlara özel bir kabristan oldu


Maden şehitleri yatar Soma'da - Konya

Kaynak: AA