Sorun İndirim Değil Zamanlama
Hükümet, Merkez Bankası’na faizleri indirme konusunda baskıyı artıyor.
Hükümetin Merkez Bankası'na faiz indirme baskısı şiddetini artırarak sürüyor. Başbakan ve ekonomiyi yöneten bakanlar hemen her gün bu konuyla ilgili 'Merkez Bankası'nın bağımsızlığı'na vurgu yaparak, faizlerin düşürülmesi gerektiği yönünde açıklamalar yapıyorlar.ÖZETLEFaiz düşerse yatırım artar
Merkez temkinli yaklaşıyor
Başbakan sert çıkmıştı Hükümet ve Merkez Bankası faiz indirme konusunda aslında aynı şeyi düşünüyor ve söylüyor. Anlaşamadıkları nokta bunun zamanlaması.Hükümet faizlerin hemen indirilmesini ve yılsonunda öngörülen enflasyon rakamlarına çekilmesini istiyor. Merkez Bankası ise temkinli yaklaşarak faizlerin enflasyonun düşüş hızında indirilmesi gerektiğini açıklıyor.Merkez Bankası'nın tahminine göre, enflasyon Haziran ayı ile birlikte düşüşe başlayacak. Bu düşüşle birlikte faizler de kademeli olarak yani yavaş yavaş düşürülecek.Faiz düşerse yatırım ve harcama artarHükümet faizlerin düşmesini istiyor çünkü bu sayede yatırım ve harcamanın artacağını öngörüyor. Dolayısıyla bunun da ekonomiyi canlandıracağı ve Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yani Türkiye'nin büyümesine direkt etkisini olacağını hesaplıyor.Basit bir hesapla şu anda kredi kullanacak bir yatırımcı veya tüketici ortalama yüzde 15 faizle bu krediyi kullanabiliyor. Merkez Bankası'nın enflasyon tahminleri ise yıl sonu için yüzde 7 civarında. Bu enflasyon tahminini yüzde 7,5 olarak hesaplarsak, kredi kullanıcısı enflasyonun 2 katı faiz ödemek zorunda kalıyor.Beşbeken, Merkez Bankası'na 'artık yeter' diyerek sert çıkmıştı.Yani; 100 bin lira kredi kullanan bir yatırımcı bir yıl sonunda 15 bin lira faiz ödüyor. Oysa enflasyon yüzde 7,5 olarak hesaplanıyor. Yani reel olarak bu yatırımcı enflasyon oranının yüzde 100 üzerinde bir faiz ödemek zorunda kalıyor.Bu faiz oranlarının düşürülmesi daha düşük faiz kullanacak üreticinin üretimini ve yatırımlarını artırması anlamına geliyor. Tüketici bazında baktığımızda ise bugün faizler yüksek diye ertelenen alışverişin düşük faizle yapılması demek. Örneğin bu yılın ilk dört ayında otomotiv ve ev satışlarında ciddi düşüşler yaşandı.Dolayısıyla tüketim olunca üretimin daha da artması ve ekonomik dengenin sağlanması hızlanacak.Merkez'in çekinceleriMerkez Bankası ise finansman temininde sıkıntı yaşanabilir endişesi taşıyarak, faizleri yavaş yavaş indireceğini zaten açıkladı.Finansman temininde sıkıntı yaşamak ne anlama geliyor; Bugün Türkiye'de enflasyon yüzde 9 civarında. Gösterge faiz ise yüzde 9,5. Banka kredisi faizleri ise ortalama yüzde 15.Dolayısıyla Merkez Bankası'nın düşüncesine göre Türkiye'de faizlerin, enflasyonun yüzde 9 olmasından dolayı aşağı doğru inmemesi gerekir. İnerse dünya piyasalarından Türkiye'nin finansman temininde sıkıntı yaşanabilir. Yani faizlerin enflasyondan düşük olduğu gelişmekte olan bir ülkeye dışardan yatırımcı gelmez.Merkez sunuma hazırlanıyorMerkez Bankası ise 2 Haziran Pazartesi günü Bakanlar Kurulu'na sunum yapmaya hazırlanıyor.Başbakan Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Merkez Bankası'nın faiz indirimini yeterli bulmadığını açıklamıştı. Başbakan'ın 'artık yeter' diyerek sert çıkışının ardından, hükümet üyelerinden de benzer açıklamalar gelmişti. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz kararına ilişkin, "Bir Ekonomi Bakanı olarak Merkez Bankası yönetimini eleştirmek gibi bir şey içinde olmayacağım ama Başbakanımızın bu yöndeki yaklaşımını ya da şikayetini haklı buluyorum" demişti.Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise, "Enflasyon haziranda açıklanacak rakamla zirveyi bulmuş olacak. Muhtemelen haziran ayı sonrasında enflasyon TCMB'nin tahminleri çerçevesinde düşmeye başlayacak" mesajı verdikten sonra, TCMB politikalarıyla ilgili yorum yapmadığını, Banka'nın Türkiye'nin menfaatlerini düşünerek en iyisini yaptığına ve yapacağına inandığını belirtmişti.