TBMM'de Cinsel İstismar Davası: Cezalar Açıklandı

Son Güncelleme:

TBMM'deki stajyer öğrencilere cinsel istismar iddialarına dair davada sanıklara çeşitli hapis cezaları verildi.

Haber: Esra TOKAT

(ANKARA) - TBMM'de stajyer kız öğrencilere cinsel istismar iddialarına ilişkin görülen davada, sanıklar Durmuş Uğurlu'ya 6 yıl 16 ay 3 gün, İbrahim Beşlioğlu'na 1 yıl 15 ay, Recep Seven'e 6 yıl 3 ay, Halil İlker Güner'e 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası verildi. Ramazan Çetin ise üstüne atılı suçlamalardan beraat etti. Sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmadı, tutuklu kaldıkları süre dikkate alınarak yeniden tutuklama kararı verilmedi.

TBMM'deki stajyer öğrencilere yönelik "cinsel istismar" davasında karar duruşması Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Duruşmada sanıklar esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yaptı. Sanık Durmuş Uğurlu, "İsnat edilen suçu kesinlikle işlemedim. İftiraya maruz kaldım. İşe yönlendirmek amacıyla dokunduğum ortadadır. Benim de kızım var, eşim var. Sağda solda gezdiği için ben uyardım ve o yüzden böyle bir şey kurgulamıştır" şeklinde savunma yaptı.

Uğurlu'nun avukatı ise müvekkilinin cinsel haz alma gibi bir amacının olmadığını öne sürerek beraatini istedi ve "Cezasızlık algısı diye bir şey yok. Bugün tam tersi insanlar asansöre binmeye korkuyor kadınlarla" dedi.

CİNSEL İÇERİKLİ MESAJLARA "ÖĞRETİCİ DİL" SAVUNMASI

Sanık İbrahim Beşlioğlu da cinsel saikle mesaj atmadığını iddia ederek beraatini talep etti. Beşlioğlu'nun avukatı da Beşlioğlu'nun "erkekleri yatakta tanıyamazsın" yönündeki mesajının "kaba ve ağır bir öğretici dil" olduğu şeklinde savunma yaptı. "Savcılığın cımbızla kelimeleri seçerek suç vasfı yüklemesi dosyaya sunduğumuz Yargıtay kararlarına göre suç teşkil etmez" diyerek beraat, aksi kanaat oluşacak ise adli kontrol istedi.

"TOPLUM VE MEDYA BASKISIYLA HÜKÜM KURULAMAZ"

Sanık Recep Seven de beraatini istedi. Seven'in avukatı ise kamera kayıtlarına göre cinsel taciz eylemini gerçekleştirmediğinin ortaya çıktığını öne sürerek, "İddiaların dedikodu olduğu anlaşılmaktadır. Şaibeli, soyut beyanlar dayalı cezalandırma yapılması hukuka aykırıdır. Bu nedenle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesini talep ediyoruz. Toplum ve medya baskısıyla hüküm kurulamaz. Mahkemeler bağımsızdır. Dosyada bulunan delil durumuna göre değerlendirme yapılması gerekir" beyanında bulundu.

Sanık Halil İlker Güner, "Benim şikayetçi olan tarafa hiçbir dokunmam olmamıştır. Mesajlaşmalarım vardır ancak karşı tarafın da bana yönelik mesajları vardır. Adaletine güveniyorum" dedi.

"MESAJLAR TEK TARAFLI DEĞİL"

Güner'in avukatı da şu savunmayı yaptı:

"Müvekkilimin dokunması, öpmesi gibi herhangi bir fiziksel teması bulunmamaktadır. Mağdurenin de beyanı böyledir. Mesajlaşmalar ise iddia edildiği gibi tek taraflı değildir. Söz konusu diyaloglar karşılıklı ve Rıza çerçevesi içerisindedir. Karşılıklı yazılan mesajlarda cinsel amaç ve saik bulunmamaktadır. Mağdurenin yaş grubu, hukuken olayların anlam ve sonuçlarını algılamak ve davranışlarını yönlendirmeye sahip bir dönemdir. İlgili mesajlaşmalar staj dönemi bitimi sonrasıdır. Bu sebeple ast üst ilişkisi de bulunmamaktadır. Beraat talep ediyoruz."

Sanık Ramazan Çetin de üstüne atılı suçlamaları reddederek beraatini talep etti. Çetin'in avukatı ise savunmasında, "Müvekkilim açısından etkin bir soruşturma yürütülmediği barizdir. Savcılığın şüpheli adına lehe ve aleyhe delil toplama yükümlülüğü vardır. Soyut beyanlara dayalı bir iftira nedeniyle müvekkilim yargılanmaktadır. Bir delil bulunmamaktadır. Bu nedenlerden dolayı beraat talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

MÜŞTEKİ ANNE: "SENİ SU GİBİ İÇERİM' DERKEN ABİLİK Mİ YAPIYORDU?"

Mağdur çocuğun annesi E.D, "Benim çocuğumun yaşadığı travma ne olacak? Kimseye güveni kalmadı çocuğumun. 'Erkekleri yatakta tanıyamazsın' derken abilik mi yapıyordu? 'Seni su gibi içerim' derken abilik mi yapıyordu? Şikayetçiyim" dedi.

"MESAJLARIN CİNSEL SAİKLE ATILMADIĞINI İDDİA ETMEK AKILLA ALAY ETMEKTİR"

Mağdur çocukların avukatlarından Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Cemile Didem Karaboğa da savunmasında, şunları kaydetti:

"Küçük sevgilim, sana hakim olmak istiyorum' şeklindeki mesajların cinsel saikle atılmadığını iddia etmek en ufak tabiriyle akılla alay etmektir. Sanıkların tahliye edilmeleri cezasızlık algısını besleyen bir karardır. Sanığın eğitici sıfatını dolayısıyla tahakküm gücünü kullanarak atılı suçu işlediği hem müvekkil beyanı hem de delillerle sabittir. Mağdurların adalete olan inancının yeniden tesisi hem de bu ülkenin herhangi bir yerinde eğitici sıfatına sahip herhangi birinin bir çocuğa elini uzatmaması için emsal bir karar verilmesini bekliyoruz."

CEZALARDA TAKDİRİ İNDİRİM UYGULANDI

Savcılık beyanların ardından esas hakkındaki mütalaasını tekrarladı. Son sözleri sorulan sanıklar beraatlerini istedi. Beyanların ardından mahkeme kararını açıkladı.

Hakim, sanık Halil İlker Güner'e mağdur D'ye yönelik "çocuğa karşı cinsel taciz" suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Sanık Güner'in suçu "kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak, eğitici yükümlülüğü bulunması suretiyle işlediği" gerekçesiyle cezasında yarı oranda artırıma gitti. Ayrıca suçu birden fazla kez işlediği gerekçesiyle de zincirleme suç hükümlerini kurdu. Sanık Güner'in sabıkasız olduğu gerekçesiyle cezada takdiri indirime gidildi ve toplamda 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası verildi.

Sanık İbrahim Beşlioğlu'na mağdur S'ye yönelik "çocuğa karşı cinsel taciz" suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Sanığın Beşlioğlu'nun "suçu kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak, eğitici yükümlülüğü bulunması suretiyle işlediği" gerekçesiyle cezasında yarı oranda artırıma gidilerek toplamda 1 yıl 15 ay hapis cezası verildi. Sanığın sabıkası olduğu için takdiri indirim uygulanmadı.

İKİ SANIĞA "SARKINTILIK YAPMAK SURETİYLE ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARI" SUÇUNDAN CEZA

Sanık Recep Seven'e mağdur S'ye "sarkıntılık yapmak suretiyle coçuğun cinsel istismarı" suçundan 4 yıl hapis cezası verildi. Sanığın suçu "kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak, eğitici yükümlülüğü bulunması suretiyle işlediği" gerekçesiyle cezasında yarı oranda artırıma gidildi. Öte yandan sanık Seven'in suçu birden fazla kez işlediği gerekçesiyle zincirleme hükümleri uygulandı. Sanığın sabıkasız olduğu gerekçesiyle de takdiri indirim uygulanarak toplam 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.

BİR SANIK BERAAT ETTİ

Sanık Durmuş Uğurlu'nun da mağdur S'ye yönelik üzerine atılı "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" suçunu işlediğine karar verildi. Sanığın suçu "kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak, eğitici yükümlülüğü bulunması suretiyle işlediği" gerekçesiyle cezasında yarı oranda artırıma gidilerek 5 yıl hapis cezası verildi. Öte yandan, Uğurlu hakkında mağdur S'ye yönelik "çocuğa karşı cinsel taciz" suçundan da 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası verildi. Sanık Uğurlu'ya toplam 6 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası verildi. Cezada sabıkasız olduğu gerekçesiyle takdiri indirim uygulandı.

Sanık Ramazan Çetin'in ise "çocuğa karşı cinsel taciz" suçundan beraatine karar verildi. Sanıkların cezalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmadı. Sanıkların hapiste geçirdiği süre süreler göz önünde bulundurularak tutuklama kararı verilmedi.

ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAADA SANIKLAR HAKKINDA 16 YILA KADAR HAPİS İSTENMİŞTİ

TBMM'de stajyer kız öğrencilere cinsel istismar iddialarına ilişkin görülen davada savcı, esas hakkındaki mütalaasında 5 sanık hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemişti.

Kaynak: ANKA